banner39

Emekli Paşa Erdoğan'ı hedef gösterdi

Cumhuriyet gazetesi yazarlarından biri Başbakan Erdoğan'ı resmen hedef gösterdi ve "birileri ona haddini bildirmeli" diye yazdı.

Arşiv 23.08.2007, 13:20 23.08.2007, 18:46
Emekli Paşa Erdoğan'ı hedef gösterdi

Cumhuriyet gazetesi yazarlarından Emekli Tümgeneral O. Doğu Silahçıoğlu, Başbakan Erdoğan'ı hedef göstererek " birileri ona haddini bildirmeli" dedi.

 Emekli paşanın Cumhuriyetteki yazısının tam metni:

- Başbakan'ın son talihsiz söylemi, yurttaşlarda biraz da şaşkınlıktan kaynaklanan bir suskunluk yaratmıştır!.. Halbuki bunun tam tersi olmalı, suskunluk yerine bir karşı duruş ortaya konmalıdır!.. Türkiye'de özgür düşüncenin yaşatılması için uğraş veren yığınlar, bu tür söylemlerde bulunan bir başbakanın karşısına çıkmalı; tepkilerini dile getirmeli; ona "dur" demeli; ona yanlışının bedelini ödetmelidir!.. Ona bu ulustan özür diletmeli; bu ülkenin "Atatürk Türkiyesi" olduğunu ona öğretmelidir!..

Bu ülkede hukukun ilkeleri zorlanarak ve de tartışmalı yöntemler yaratılarak oluşturulan bir siyasal ortamda, bir kısım siyasilerin kişisel ihtirasından ve de gaflet uykusundan yararlanarak ikinci kez Başbakanlık koltuğunu ele geçirebilme olanağı elde eden bir kişi, bugüne kadarki eylem ve söylemleriyle, Türkiye'de nasıl bir yönetim anlayışını geçerli kılmak istediğini ve bu ülkenin yurttaşlarını ne gözle gördüğünü defalarca ortaya koydu!..

Yakın dönemde Cumhuriyet'in tüm değerlerinin, "Atatürk İlke ve Devrimleri" nin giderek daha yoğun bir şekilde saldırıya uğradığını görme bahtsızlığını yaşayan Türk halkı, gelinen bu noktadan sonra şimdi de kendi başbakanının ağzından, tehdit dolu, yakışıksız, içeriksiz ve de densizlik örneği sayılabilecek nitelikte yeni bir söylemle karşı karşıya kaldı!..

Geçmişte yaptıkları ve söyledikleri bu ulus tarafından unutulmayan, ama hâlâ edep ve adaptan bahsedebilen Başbakan; bu kez Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili olarak eleştiriler ortaya koyan düşünce sahiplerini karşısına aldı!.. Bu konuda "Cumhuriyet Değerleri" ni hedef alacak ve onları reddedecek kadar ısrarlı davrandı!.. Eleştiri sahiplerine yönelik; "İstediğin cumhurbaşkanını seçeceğin ülkeye git!.." şeklinde bir ifade kullanarak tüm toplumda şaşkınlık yarattı!.. Başbakan; çağdaş demokrasi ve özgürlük anlayışında yeri olmayan ve de özgür düşünceyle bağdaşmayan, yalnızca demokrasi dışı yönetimlerde örneğine rastlanabilecek bağnaz bir anlayışla, kendi ülkesinde kendi yurttaşlarına meydan okudu!.. Ve nihayet işi tehdit savurmaya kadar götürdü!..

Bugünün kimi siyasileri, Türkiye Cumhuriyeti'ni haritada yeri bilinmeyen; adı doğru dürüst söylenemeyen; kabile şeflerinin başkan ya da başbakan olabildiği ülkeler gibi görebilirler!.. Aynı kişiler, Ortadoğu'da ABD ve AB'nin çıkarlarını korumak için görevlendirilecek bir Türkiye'nin kendi siyasal emelleri açısından daha da uygun olacağını değerlendirebilirler!.. Ve o nedenle Türkiye'nin böyle bir konum kazanmasını isteyebilirler!..

Türkiye'ye verilmek istenen bu yeni şekil ve bu ülkeye kazandırılmak istenen bu yeni konum; bu kişilerin ya da onlar tarafından temsil edilen siyasal ideolojinin amaçları açısından da yararlı olabilir!.. Hatta genel ve yerel seçimler, anayasa değişiklikleri, cumhurbaşkanlığı seçimleri gibi siyasal gerçekler bu yeni konuma geçiş sürecinde birer adım olarak görülebilir!.. Ne var ki Türkiye Cumhuriyeti'nin temel niteliklerini savunmaya kararlı kişi, kurum ve kuruluşlar, 2002'den bu yana bu gerçeklerin farkındadır!.. Bu kesim ülkede sergilenen kirli oyunları ve sarfedilen örtülü gayretleri görmektedir!..

Son seçimlerde alınmış olan sonuca rağmen yine de yılgınlığa düşmemiştir!.. Hâlâ direnç göstermeye devam ediyor!.. Ulusun ve ülkenin geleceğini iç ve dış kaynaklı yıkıcı güçlere teslim etmemekte kararlı görünüyor!..

Başlangıç döneminde kişileri hedef alan, daha sonra da kurumlara yönelen AKP'nin siyasal sindirme politikasının bugün Türkiye'de ulaştığı nokta, bu ülke başbakanı tarafından, yönetimi eleştiren yurttaşlara "bir başka ülkenin yolunu göstermek" olmuştur. Tarihte herhalde böyle bir talihsizlik örneği, bir başka ülkede daha yaşanmamıştır!..

Başbakan'ın son söylemi, yurttaşlarda biraz da şaşkınlıktan kaynaklanan bir suskunluk yaratmıştır!.. Halbuki bunun tam tersi olmalı, suskunluk yerine bir karşı duruş ortaya konmalıdır!..

Türkiye'de özgür düşüncenin yaşatılması için uğraş veren yığınlar, bu tür söylemlerde bulunan bir başbakanın karşısına çıkmalı; tepkilerini dile getirmeli; ona "dur" demeli; ona yanlışının bedelini ödetmelidir!.. Ona bu ulustan özür diletmeli; bu ülkenin "Atatürk Türkiyesi" olduğunu ona öğretmelidir!..

Dünyanın hiçbir ülkesinde bir başbakana yakışmayacak nitelikte olan bu sözler karşısında, yurttaşlar seslerini yükseltmeli; "Ey başbakan; sen istediğin yaşamı sürdürebileceğin bir ülkeye gidebilirsin!.. Burası benim ülkem!.." demelidir!..

Yaşam ve gerçek
Rastlantıların oluşturduğu bir yolda ilerlerken, nereden gelip nereye gittiğini bilmeyen insanların yaşam içinde kendi bulundukları noktayı değerlendirebilmeleri çok güçtür!.. Ama bu gerçek hiçbir zaman, o noktada bulunan kişiler açısından kişiler ve toplum karşısında saygısız davranabilmenin bir gerekçesi olamaz!..

Bunu yapanlar için; bu tür davranışta bulunanlar için güzel Türkçemizde çok anlamlı sözler söylenir!.. Ne var ki bunun örneklerinden birinin bu satırlar arasında yer alması, okuyucuya karşı duyulan saygı açısından mümkün değildir!.. Ancak farklı bir şekilde ifade edilebilir!..

Ara sıra birilerine kim olduğunu hatırlatmak gerekir!.."

Yorumlar (8)
Zeynep Günel 15 yıl önce
Birileride sana sayın Başbakan'ın Atatürk Türkiye'sinin başbakanı olduğunu haturlatsın densiz adam sen hala kendini orduda görevli filanmı sanıyorsun Türk milletinin senin fikirlerine ihtiyacı yok
İsmail Çınar 15 yıl önce
Bu çok seviyesiz yazıyı okuumuş bulunmaktayım. Bu marjinal adamların ve gazetelerinin anlayamadığı bir hakikat var. "Halk, sayın Başbakana ve ülkenin gerçek sahiplarine sahip çıkmış ve marjinal, seviyesizlere de haddini bildirmiştir". Başbakanın söylemleri yerindedir. Emekli paşaların akıllarına iytiyaç duyulmamaktadır. Bu milletin parası ile bütün ihtiyaçları karşılanan bu insanlara görevleri boyunca ve sonrasında hala hizmet verilmektedir. Arabaları, korumaları her türlü konforları bu başbakanı seçen halkın vergileri ile sağlanmaktadır. Kısa akıllarını ve kısır fikirlerini kendilerine saklasınlar. Milletimiz her şeyin farkındadır.
Saygılarımla
halid 15 yıl önce
sen merak etme herkes haddini biliyor.asıl sen ne olduğunu bilsen sokağa çıkamazsın yıllarca orduda bu ülkeyi sçmürdünüz şimdide bitlenen kafanla ortalığı karıştırmaya çalışıyorsun.senin gibilere haddini bildirmek isteyen binlerce kişi vardır ama sinek ufaktır ama mide bulandırır hesabı.bu ülkeyi seviyosan eğer bi iyilik yap defol git bu ülkeden...
atak 15 yıl önce
Malzeme bulmuşunuz emekli paşam ama değerlendirin biryere kaçıp heba olmasın. Bu fitne fesat işlerini bırakıpta artık şu memlekete bu yaşıma geldim hayırlı bir iş nasıl yaparım diye düşünmeniz yaşınız itibariyle size ve çevrenizdekilere daha hayırlıdır herhalde.
senay 15 yıl önce
yıllarca başını örtmek isteyenler irana yada arabistana gitsin diye höykürenler şimdi aynı şey (kaldıki haklı sebeple söylenmiştir) nasılda tahammülsüz davranıyorlar.
Aziz Birisi 15 yıl önce
Türkiye'nin bu aristokratları sadece ellerinden kaçan ve halkın olan iktidara yanmaktalar. Başka dertleri yok, tek dertleri faşizan emellerini nasıl sürdürebilecekleri ve "Egemenlik; bilâ kayd-u şart milletindir" diyen M.K. Atatürk'e bile gûya Atatürkçü kimliği ile karşı çıkmaktalar. Hani ya gerçekten bir de "köylü de milletin efendisi" olacak olursa? Siz o zaman seyreyleyin Türkiye'nin CHP aristokrasisi vesayeti altındaki gümbürtülerini ve o zaman bakın bakalım Atatürk'ün mirasına çöreklenen bu miras yedilerin gerçek yüzüne... Cumhuriyet Halk Partisi'ymiş? Ne Cumhuriyeti, Ne Halkı Sadece Parti yani .... kısım , bölüm, bölücü
ahmet can 15 yıl önce
Ben 2000 yılında samsunda askerlik yaparken bu komutan her gün zorunlu konferanslar veriyordu askere ve peygamberimize,Kurana Ve İslama en ağır hakaretleri ediyordu bir sözünü söylemek istiyorm
Ebu- leheb büyük insandır çünkü gerçek tehlikeyi görmüştü
bunlarda zaten ebu cehilin,ebu lehebin askerleri Allah islah etsin islah olmazsa Allah kahretsin bu zındıkları
hamza 15 yıl önce
Bu tip insanları anlamak zor.Acaba demokrasiden anladıkları nedir.Ülke küçük olsun hep benim olsun ben sömüreyim zihniyetinde olan paşalar bunlar.Doğaldır sayın Erdoğana kızması.Cün kü onların kendi dilinden konuşunca şaşırdılar.
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?