Erdoğan AKP'nin 8. yılında konuştu

Erdoğan AK Parti'nin kuruluşunun 8. yılı nedeniyle yaptığı konuşmada "açılım"a değindi

Erdoğan AKP'nin 8. yılında konuştu



Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AK Parti) 8. kuruluş yıldönümü nedeniyle parti genel merkezinde düzenlenen il başkanları toplantısı, AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla başladı.

Erdoğan'ın konuşmasından bazı satırbaşları:

Adına isterseniz Doğu, Güneydoğu, Kürt sorunu deyin. Ama bu bir sorundur diye parti programımıza koyduk. O çerçeveyi belirledik. 2005 Diyarbakır konuşmasında onun sinyalini verdik. Demokrasi çerçevesini muhafaza ederek bu sorundan Türkiye kurtulmalıdır dedik. İnsan hakları noktasında önemli reformları gerçekleştirdik. Şimdi bu meseleden kurtulmanın tam zemini diyoruz. Bu meseleyi tarihe gömmek için istek olduğunu görüyoruz. Halkımızda bu talep var. Bu işin istismarını yapan buradan nemalanmak isteyen buradan AK Parti'yi vuracağını zannedenler bu açılımı engellemeye çalışıyor. Bedeli ne olursa olsun adımlarımızı attık, atıyoruz ve atacağız. Bizim muhatabımız 71,5 milyon insanımız. Bir başka temsil mercii de tanımıyoruz. Kimseyle bu süreçte polemiğe girmek istemiyorum. Böyle bir meseleyi alet etmek istemiyorum günlük meselelere.

İçişleri Bakanım anamuhalefet ve diğer muhalefet partilerine mektup yazar onlardan randevu talebinde bulunur da randevunun içinde ne olduğunu bilmeden sayın Bahçeli ret cevabı verirse bunu neyle izah edeceğiz? Hani bunlar uzlaşmacıydı? Kabul etme, görüş, konuş. Biz bu şartlarda yokuz de sonra. Ama bunu bile yapamadılar. Ama bizim kapımız herkese açık. Kim bizimle görüşmek isterse görüşürüz. İçeriğini bildiğimiz konuda, karşı talebimizi iletiriz. Varsa düzenlemeler kesinlikle kabullenir, enine boyuna konuşuruz. MHP Lideri, Bahçeli tam bir panik ve hezeyan durumunda. Çirkin bir üslupla, yardımcıları da aynı, istisnalar kaideyi bozmaz, bana ve bakanıma saldırmasını milletimin takdirine bırakıyorum. Böyle ciddi bir mesele hakkında konuşacaksınız Türkiye'nin tarihi üzerine birkaç kitap okuyun. Tarihin derinliklerinden bugüne ulaşan bir meseleyi yarım yamalak bilgiyle Türkiye'ye haksızlık etmeyin. Basit ve ucuz muhalefet yaparak partinize, Türkiye'ye haksızlık ediyorsunuz.

Alparslan Malazgirt'te Anadolu'nun kapılarını açtı Malazgirt'in adını değiştirmedi. Siz ondan daha mı milliyetçisiniz? Bilecik ismi de değişmedi. Bizans'tan geliyor bu kelime. Bursa ismine kimse dokunmadı. Bursa Yunanca'dan geliyor. Gazi Mustafa Kemal Ankara'yı başkent yaptı, Ankara ismini değiştirmedi. Siz Gazi Mustafa Kemal'den daha mı milliyetçisiniz? Ankara Latince Ankira'dan geliyor. Düşünün, makale kitap okumadan yapılan aceleci yorumlar hiç kimseye hizmet etmez. Sayın Bahçeli sayın Baykal, kapılarınızı kapatmayın, destek olun. Bu meselede mutabakat olmayacak da hangi meselede uzlaşılacak, bu konuya katkınız olmayacak da hangi meseleye katkınız olacak? AK Parti kurulmadan önce siz vardınız. Baykal "Biz Cumhuriyet'ten daha eskiyiz" diyorsunuz, hadi gereğini yapın. Bahçel, siz de partinizin eski olduğunu söylüyorsunuz. Siz duayensiniz. Yapın gereğini. Bizler sorumlu davranmazsak Türkiye kaybeder. Sorumsuzca davrananlar yaşanacak olumsuzlukların vebalini de yüklenirler. DTP, zaman zaman aralarından bazı temsilcilerin tahrik edici açıklamalardan kaçınmalarını rica ediyorum. Mutabakat iklimini zedeleyecek girişimlerden kaçının. Niyetimizin samimi olduğunu açıkladım. Biz duyarlılıkla hareket etmek zorundayız. Bizim annelerin babaların gözyaşlarını dindirmekten başka gayretimiz yok. Türkiye'yi ileriye taşımaktan başka gayretimiz yok. Dürüst olacağız, samimi olacağız. Bu iktidar ne gibi yatırımlar yaptı herşey açık ve net ortada. Olayın psikolojik boyutu, sosyolojik, askeri, siyasi, diplomatik, değil bütün olarak ele alıyoruz. Bölgesel milliyetçilik, etnik, dinsel milliyetçilik yapmayacağız dediki yapmadık, yapmayacağız. Türkiye aşkına bu meseleyi inşallah çözümleyelim

AYRINTILAR GELİYOR...

Güncelleme Tarihi: 14 Ağustos 2009, 15:18
YORUM EKLE
YORUMLAR
Berra Kepekci
Berra Kepekci - 9 yıl Önce

"Ce­ha­le­te da­yan­dık­tan son­ra ta­ri­hi öv­mek ile söv­mek ara­sın­da bir fark yok­tur." değerli bir hocamın bu tesbitini hatırladım, muhalefetin argümanlarını (!) okuyunca. Söz konusu hocamın yazı başlığı "Yorulmadan yoranlar yok olurlar"; okunmasını salık veririm. Selamete erişmek duasıyla...

banner33

banner37