banner27

Erdoğan: Sivil irade işbaşında

Başbakan Erdoğan, 'Herkes sivil iradeye uymak zorunda, buna asker de dahil' dedi.

Erdoğan: Sivil irade işbaşında
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'de sivil bir iradenin işbaşında olduğunu, bu sivil iradenin ve anayasada bütün kurumların tanımının yapıldığını, belirterek, “Bu tanımlar neyse herkes bu tanıma uygun olarak hareket etmek durumundadır. Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) de bu tanıma uygun olarak hareket etmek durumundadır. Bunun dışına çıkamaz” dedi.

Başbakan Erdoğan, Georgetown Üniversitesi'nde, “Global Barış ve Adalet İçin Türkiye'nin Vizyonu” konulu bir konuşma yaptı ve katılımcıların sorularını yanıtladı. Toplantıya, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, AKP Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli, Dünya Bankası Başkanı Paul Wolfowitz, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Ross Wilson, Erdoğan ve Gül'ün eşleri, çok sayıda öğrenci ve davetli katıldı.

Erdoğan toplantıda, bir katılımcının, “Ordu her zaman laik devletin koruyucusu olmuştur. Radikal İslamcı yaklaşımlar nedeniyle daha az demokratik, daha asker kontrolünde yaklaşımlar konusunda ne diyeceksiniz? Bu tip yaklaşımlara karşı generaller ve sizler neler yapıyorsunuz, daha ılımlı ve dengeli yaklaşımlar olabilmesi için?” sorusuna şu karşılığı verdi:

“Bunu herhalde başka bir ülke için soruyorsunuz... her şeyden önce Türkiye bu süreci yaşayan bir ülke değildir. Türkiye AB süreci, Kopenhag kriterleri ile belli bir sürecin içine girmiştir ve bu süreç içerisinde atılması gereken adımlar neyse bu adımlar atılmıştır.

TSK, SİVİL İRADE VE SİVİL İDARENİN DIŞINA ÇIKAMAZ 

Türkiye'de bir siyasi irade, sivil irade işbaşındadır. Bu sivil iradenin ve anayasada bütün kurumların tanımları yapılmıştır. Bu tanımlar neyse herkes bu tanıma uygun olarak hareket etmek durumundadır. TSK da bu tanıma uygun olarak hareket etmek durumundadır. Bunun dışına çıkamaz.

Aynı şekilde sivil irade yine anayasada tanımlandığı şekilde görev tanımı neyse buna göre yapması gerekeni yapar ve TSK, genelkurmay başbakana bağlı bir kurumdur. MGK aynı şekilde AB, Kopenhag siyasi kriterleri sürecinde, daha önce askerdi ama şimdi AB süreciyle ilgili yeni yapılanmayla şu anda sivil. Bu konularda bilginizin olmasında fayda var diye düşünüyorum.”

İZOLASYONLAR KALKMADIĞI SÜRECE

Bir Yunan gazetecinin, “Türkiye'nin AB üyeliği bağlamında Kıbrıs'la ilgili bir adım atacak mısınız?” sorusunu yanıtlarken Erdoğan, Kıbrıs'la ilgili Annan Planı'na KKTC tarafının “Evet” dediğini ancak Rumların aynı yanıtı vermediğini anımsattı. Erdoğan, AB üyesi ülkelerin de bu plana garantör ülke olarak Türkiye'nin destek vermesini istediğini anlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biz bu desteği verdik. Soydaşlarımız yüzde 65 'Evet' dedi. Güney Kıbrıs ise 'Hayır' dedi. Güney Kıbrıs Annan Planı'nı kabul etmediği halde 1 Mayıs'ta AB'ye üye kabul edildi ama Kuzey Kıbrıs 'Evet' dediği halde kabul edilmedi. Burada bir defa bir terslik var. Bu adaletsizliğin giderilmesi lazım. Çünkü 26 Nisan'da AB üyesi ülkeler dediler ki (Bir defa KKTC'nin bu bütünün içerisinde yapılan haksızlığın giderilmesi suretiyle bu sürece katılması gerekir, buraya davet edilmesi gerekir.) Sayın Annan bunun neticesiyle alakalı raporunu hazırladı. Ancak 2,5 yıl oldu BM Güvenlik Konseyi'nde bu raporla ilgili netice hala verilmedi.”

“İZOLASYONLARIN KALKMASI LAZIM”

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin gereken her şeyi yapmasına karşın, KKTC üzerindeki izolasyonların kaldırılmadığına dikkat çekerek şunları kaydetti:

“ Şimdi açık ve net kendi düşüncemizi söylüyoruz: KKTC üzerindeki izolasyonlar kaldırılmadığı sürece... KKTC'nin suçu ne? Terör ülkesi mi burası? Uyuşturucu trafiğinin olduğu bir ülke mi? Hayır. Bunların hiçbiri yok. Peki bunların hiçbiri olmadığı halde Kuzey Kıbrıs'a ticaret yasak. Uçakların indirilmesi yasak. Eğitim işbirliği yasak. Spor yasak. Şu yasak, bu yasak, her şey yasak. Bir kere bu izolasyonların kalkması lazım. Bunlar kalkmadığı sürece kimse bizden havaalanları ve limanların açılmasını beklemesin. Çünkü biz yapmamız gerekenlerin hepsini yaptık. AB müktesebatına uygun olarak da yaptık ve bundan sonra da yine adil olarak her türlü yaklaşımı yaparız. Ama bizden ayrımcı bir tutumla bazı şeyler beklenmemeli diyoruz.

YUNANİSTAN'LA BARIŞÇI DÖNEM

Üstelik biz Yunanistan'la hiçbir dönemde olmayan, şu anda barışçıl bir dönemi yaşıyoruz. Gerek dışişleri bakanım, gerekse şahsım, bizler kaç defa Yunanistan'a resmi ziyaret yaptık ama artık arkadaşım diyeceğim sayın Kostas (Yunanistan Başbakanı Kostas Smitis) hala resmi ziyaretin iadesini gerçekleştirmedi. Niye diye sorduğumuzda içerideki durumları gösteriyorlar. Onun için siz gazeteci olarak, takipçisi olarak bu işi halledin.”

Bir katılımcının, El Kaide gibi terör örgütlerinin El Cezire'den Müslüman dünyasına hitap ederken adaletsizlikten bahsettiğini belirterek, “Küresel zorluklarda bu sorunları nasıl ele almalıyız?” şeklindeki sorusunu Başbakan Erdoğan şöyle yanıtladı:

“Tabi hangi kurumun legal, illegal olarak bu tür açıklama yapıp yapmadığı önemli değil. Ama burada bir tespit çok önemli. Yukarıdakiler ve aşağıdakiler... Veya imkanı çok iyi olanlar ve imkansızlıklar içinde kıvrananlar. Özellikle elit bir takım oluşturma ve öbür tarafta da daha çok sosyalist literatürde yer alan ezilen ve sömürülen gibi yaklaşımları zaten tasvip etmemiz mümkün değil. Adalet derken gelir dağılımındaki adaleti sağlamaktan bahsediyoruz. Yöneticilerin görevi bu. Çünkü adaleti tesis edersek o halkın sevgisini muhabbetini kazanacaksınız. Adaleti tesis edemezseniz o halk sizi o makamda tutmaya mecbur değil.”

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner26

banner25