Erdoğan'dan CHP'ye: Tenekeyi altına boya yine tenekedir

Başbakan Erdoğan partisinin grup toplantısında yaptığı konuşamada gündemdeki konulara değindi.

Erdoğan'dan CHP'ye: Tenekeyi altına boya yine tenekedir

 

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Başbakan Erdoğan partisinin grup toplantısında yaptığı konuşamada gündemdeki konulara değindi. Erdoğan, sözlerine İstanbul'un fethi ve üstad Necip Fazıl Kısakürek'in 27. ölüm yıldönümünü hatırlatarak başladı. Erdoğan, Kısakürek'in,

Gideriz nur yolu izde gideriz
Taş bağırda, sular dizde gideriz
Bir gün akşam olur biz de gideriz
Kalır dudaklarda şarkımız bizim.

mısralarını okudu. 

Erdoğan, konuşmasının önemli bir bölümünde CHP'nin yeni lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nu hedef alarak, 'manşetle gelen manşetle gider' diye konuştu.

Erdoğan şunları söyledi:

"Bildiğiniz gibi CHP kurultay yaptı. CHP'de önemli olan koltuğun değişmesi değil, zihniyetin değişmesi önemlidir. haftasonunda kurultayda zihniyetin 1 katre değişmediği alenen ortaya çıktı. Bugüne kadar malum medya dünyasındaki çevreler AK Parti'ye destek veren medya varsa Yandaş Medya damgası vuruyorlar. Candaş Medya, Yoldaş Medya türedi.

Candaş ve Yoldaş Medya yoğun çaba sarf etti. Hala mesai sarfediyorlar.

Medya egemenliği millî egemenliğin üzerinde değil. Medya her zaman avucunu yalayacaktır. AK Parti'nin rotasını millet çizdi. Biz her zaman söylüyoruz. Malum medya ile yürümedik ve yürümüyoruz. Onlara rağmen Türkiye'de AK Parti iktidarı var. Yazarların masalar üzerinde nasıl alkış tuttuğunu gördük. AK Parti'ye nasıl vurdukları belli. Parti Meclisi'nde zaten geçmişte görev aldıklarını biliyoruz. Bütün bunlar milletimin nezdinde kazandıran değil evelallah kaybettiren olaylar.

ALTIN SARISINA BOYATIN, TENEKE TENEKEDİR

CHP'de olan statükoculuğun popülizme kaydığını görüyoruz. Üslup ve oyuncu değişti. Özü değişmedikten sonra istediğiniz kadar parlatın. Altın sarısına boyayın teneke tenekedir. Muhalefet partiler zihniyet üslup değiştirsin istiyoruz. Muhalefet demokrasi için çok önemlidir. Yapıcı eleştiriler üretebilen muhalefefet demokrasiyi güçlendirir. Biz iktidara geldiğimiz andan itibaren böyle bir muhalafet hasreti içinde olduk. Anamuhalefetin çetelere daha güçlü sahip çıkan bir yapısının olduğunu gördük. VTR'sinde Ergenekon olayının olduğu bir kongreden bu olaya ne gelir?

Orada sarfedilen bolkeseden vaadlere karnımız tok. Kayseri'ye deniz getirme vaadi gibi. Geçmişte bu tür vaadler olmuştu. Biz hiç olmazsa Kayseri'ye Yamula Barajı'nı getirdik. Bunlar onu da yapamadı.

Kaf Dağının ardındakini vaadeden siyasetçinin kendine çıkış yolu aramasını milletimiz görecek ve takdir yetkisini kullanacaktır.

MANŞETLE GELEN MANŞETLE GİDER

Unutmayın. Manşetle gelen manşetle gider. Sabah rüzgarıyla gelen akşam rüzgarıyla gider. Bu sözüme inanmıyorlarsa çok uzağa gitmesinler. Bir önceki genel başkanlarının manşetlerle nasıl alaşağı edildiğini görsünler. Ağlayanlar... Aday değilim diyenler... Ama aday oldular. ağalayanlar hemen etrafını sarıp sarmaladılar. Timsah gözyaşları dedim ya. yeni senaryo hazırlandı ve oynuyorlar. Bu da onları ikna etmeye yetmiyorsa yakın siyasi tarihe "Yeni Başbakan'ı tanıyalım" denilip yine manşetten pazardan geri çekilenleri hatırlasınlar. Yelkenleri manşetlerle şişirilenler açık denize çıkınca alabora olurlar. Halk kelimesini ağızlarından düşürmeyenler, sırtlarını goygoyculara dayamış durumdalar. Millete dayanmamışlar, çetelere dayanmışlar. İşsizliği dillerine dolayanlar, onun sebebi olan statükoya sırtlarını dayamış durumdalar. AYM'ye gitmeyi tercih etmiş, halka gitmekten kaçmış durumdalar. Halka bu kadar güveniyorsanız neden AYM'ye gidiyorsunuz. İşte Ak Parti ile aranızdaki fark bu.

DAVET EDİLMEDİK

AK Parti'nin şiarı samimiyettir. Gönül diliyle konuşmaktır. Biz bu ilkelerimizden şaşmadan milletin rotasında yürümeye devam edeceğiz. Ama burada arkadaşlarım söylediler ama Türkiye'nin kurucu partisiyiz diyen bu partinin yönetimi kongrelerine iktidar partisini davet etmemişler: Biz davet edilmediğiniz yerde olmayız. Buna rağmen arkadaşlarıma dedim ki: Davetin gelmediğini özellikle duyurun ve demokrasimize hayırlı olsun deyin. Ben aramam. Çünkü benim davamın bir izzeti onuru vardır. Leke sürdürmem.

Biz davet edilen eve gideriz. Davetsiz hiçbir eve gitmeyiz. Kapı çalmadan hiçbir evden içeri girmeyiz. Geleneklerimizin öğretisi bu."

ÖLEN İŞÇİLER ÜZERİNDEN OY SİMSARLIĞI YAPMAYIN

Konuşmasında Zonguldak'taki maden kazasına da değinen Başbakan Erdoğan şunları anlattı:

"Zonguldak'taki kazanın nedeni tespit edilmeden insafsız eleştiri oklarını bize yağdırıyordu. Hukukun gereği ne ise o yapılıyor. Bir kez daha elemin kederin siyasi malzeme haline dönüştürülüşüne şahit olduk.

Kimse acılar üzerinden ölen işçi kardeşlerimizin üzerinden istismara, oy avcılığına kalkışmasın. 20-30 yılın birikmiş sorunlarını biz çözdük. Bugün işçi dostuymuş emekli dostuymuş gibi görünen bunları istismar malzemesi yapanlar geçmişte bu milleti nasıl inim inim inlettiklerini bu millet unutmadı.

O gün oaraya bir tanesi gelmiş. Aslen Sivas Şarkışla'lı Ankara'da ikamet eden birisi oraya gelmiş, ağıza alınmayacak sözlerle Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanına hakaretler yağdırıyor. Adeta intihar komandosu...

CANDAŞ VE YOLDAŞ MEDYA TÜREDİ


CHP'de önemli olan koltuğun değişmesi değil zihniyetin değişmesidir. Kurultayda CHP zihniyetinin bir adım bile değişmediğini gördük. Bunun yanında bazı şeyleri bir kez daha gördük. İki tür medya türedi Candaş ve Yoldaş medya..

Medya egemenliği milli egemenliğin üzerinde değil. Millet egemenliği her zaman üstün gelecektir. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.

Bazı köşe yazarlarının ayaklkabılarını çıakarak masalarının üzerine çıkarak nasıl alkış tuttuklarını da gördük.

MANŞETLE GELEN MANŞETLE GİDER

Statüko sadece oyuncu değiştirmiştir. Statükoculuğun özü değişmemiştir. Zihniyet değişmez. Değişirse zaten ortada CHP kalmaz.

Ergenkon'un hakim olduğu kongreden bu ülkeye ne fayda gelir? Size söylüyorum.

Milletimiz bu ibret tablosunu tüm detaylarıyla izliyor. Makyajların cilaların kısa sürede döküldüğünü göreceksiniz.

Unutmayın manşetle gelen manşetle gider. Sabah rüzgarıyla gelen akşam rüzgarıyla gider. Ağlayanlar var mıydı vardı? Aday olmayacanlar var mıydı?

Yeni başbakanı tanıyalım tezgaha sürülenler, talebi karşılamadığı için manşetlerle tezgahtan geri çekilenleri hatırlasınlar. Yelkenleri manşetlerle şişirenler açık denizde alabora olur.

Üç kelimlerinden biri halk olanlar anayasa değişikliğinde neden halka değil Anayasa Mahkemesi'ne gitti.

İşsizliği dillerine dolayanlar o işsizliğin nedeni olan satatükoya sırtını dayamış olanlardır.

CHP KURULTAYINA BİZİ DAVET ETMEDİ

"Türkiye'nin kurucu partisiyiz" diyenler kongrelerine iktidar partisini davet etmediler. Davet edilmediğimizi yere gitmeyiz. Hayırlı olsun diye aramayacağım. Çünkü benim davamın bir izzeti onuru vardır. Arkadaşlarıma hem bir davetin gelmediğini kendilerine iletin. Hem de demokrasi için hayırlı olmasını dilediğimizi iletin dedim.

BREZİLYA, ARJANTİN VE ŞİLİ SEYAHATİ

Dış politika açısından önemli bir haftaya giriyoruz. Bu akşam yola çıkmak suretiyle başlıyoruz. Brezilya, Arjantin ve Şili'de devlet başkanlarıyla görüşeceğiz ve beraberimizdeki iş adamlarını o ülkelerin iş adamlarıyla bir araya getireceğiz. Üz ülkeye ilk kez TC Başbakan düzeyinde ziyaret gerçekleştiriyor. İlginçtir: Brezilya, Arjantin ve Şili ile diplomatik ilişkilerimiz 150 yıl önce başlamış ama hiç ziyaret gerçekleştirilmemiş. Ticari ve siyasi işbirliği yanında tarih boyunca kültürel iş birliği olmuş. Osmanlı devleti pasaportu taşıdıkları için El Türko adıyla tanınmışlar.

Bu ülkelerle şimdi siyasi ve ekonomik işbirliğimizi pekiştirmek suretiyle tarihi bir adım atmış olacağız. Brezilya ve Arjantin ile G20'de bir aradayız. Zaten orada görüşüyorduk. Arjantin'de yapımı tamamlanan Atatürk anıtının açılışını yapacağız. Bu yıl Rio'da düzenlenen 3. Medeniyetler İttifakı var. 2005'te başlattığımız İspanya Başbakanı ile birlikte Medeniyetler İttifakı girişimi 126'yı buldu. Küresel bir girişim haline geldi. Amerika da bu toplantıya katılıyor. Geniş katılımla yapılacak. ve 120 ülke ile başta BM olmak üzere uluslararası örgütler temsil edilecek. Türkiye ve İspanya'nın birlikte başlattığı bu anlamlı griişimin dünyada barış oluşturmasından ve hoşgörü iklimi oluşturmasından mutluluk duyuyorum.

TÜRKİYE DÜNYANIN EN EMİN ÜLKESİ

Bu dalga dalga artık BM'nin 192 üyesini kapsıyor. İstikrara kalkınmaya yönelik mesajlyarımız dünyanın her köşesinde yankı buluyor ve takdir ediliyor. Bu çok net anlaşıldı: Türkiye bölgesinde ve dünyada barış istiyor. Huzur istikrar ve refahtan başka hiçbir niyetimiz yok. Türkiye'nin bu samimiyeti kısa süre içinde görüldüğü için emin bir ülke olarak değerlendiriliyor. Biz tezahürat toplamakt için çıkmadık. Hak ve adalet üzerine kurulu bir dünya olabileceğine inanıyoruz. Ufku dar olanlar bizki anlayamazlar. Ufku Ankara'nın ötesine geçemeyenler bizi anlayamaz. Milletim bizi anlıyor. Hayır dualarla Türkiye'ye emin adımlarla gelecği getiriyoruz. Ne içeriden ne de dışarıdan bu girişimlerimize yönelik haksız itham ve iddialara kulak asmıyoruz. Biz doğru bildiğimiz yaptık bundan sonra da yolumuzdan şaşmayacağız."

Güncelleme Tarihi: 25 Mayıs 2010, 14:23
banner53
YORUM EKLE

banner39