Ergenekon mahkemesi Susurluk raporu istedi

2. Ergenekon Davası'nda mahkeme, Başbakanlık'ta bulunan susurluk raporu ve eklerini istedi.

Ergenekon mahkemesi Susurluk raporu istedi


Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Birleşen Ergenekon davasını yürüten İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) tarafından hazırlanan ve tek nüsha halinde eski Başbakanlardan Mesut Yılmaz'a sunulan Susurluk raporunun, incelenmek üzere istenilmesine karar verdi. Aynı rapor, aynı mahkeme heyeti tarafından yürütülen Ergenekon ana davasında da aylar önce incelenmek üzere de istenmişti.

Tutuklu sanık Tuncay Özkan, bir grup sanık vekili avukat Yusuf Erikel'in soruşturma kapsamında tutuklanmasını, diğer sanık avukatlarına savcılık tarafından gözdağı verilmek amacıyla gerçekleştirildiğini ileri sürdü. Hakkında yapılan suçlamalara değinen ve yargılama sürecini eleştiren Özkan, mahkeme heyetine "Artık size kızamıyorum. Sadece acıyorum." ifadelerini kullandı.

Savcılar Nihat Taşkın ve Mehmet Ali Pekgüzel'i eliyle işaret eden Özkan, "Kızacak olsam bunlara kızarım. Ancak, kızamıyorum." diye konuştu. Kendisinin aklanarak cezaevinden çıkmak istediğini belirten Özkan, "Cezaevinden çıkmam iki tane kampanyaya bakar. İlk seçimde milletvekili olur dışarı çıkarım." dedi. Özkan daha sonra izleyici bölümünde oturan genel başkanı olduğu Yeni Parti üyelerine dönerek; "Beni çıkarmaz mısınız?" diye sordu. Bunun üzerine izleyici bölümünden alkış sesleri duyuldu. Özkan, Silivri Cezaevi İnfaz Kampusu de Nazi Kampların'a benzetti. Özkan, kampus için "Silivri İnfaz Kampı" yakıştırmasını yaptı.

Özkan'ın mahkeme heyeti ve savcılara çıkışı sanık avukatlarını tesir altında bıraktı. Durmuş Ali Özkan'ın avukatı Cavit Subaşı da Özkan'ın iddialarına katıldığını belirterek, "Yusuf Erikel, tutuklandıktan sonra artık üzerimizde bir baskı hissediyoruz. Avukatlık görevimizi icra edemiyoruz. Aynı durumun başımıza gelmesinden çekiniyoruz" diye konuştu.

 

 SAVCILARDAN, SANIKLAR İLE AVUKATLARIN HAKARETLERİNE SERT TEPKİ  

Savcı Mehmet Ali Pekgüzel, mütalaası sırasında sanıklar ve avukatlarının kendilerine yönelik her duruşmada hakaret ettiklerini ve mahkemenin bu konuda bir önlem almadığından yakındı. Savcı Pekgüzel bundan sonra sanıklar ile avukatlarının aynı tutumlarını sürdürmeleri halinde savcılık makamınca re'sen işlem yapılacağını (suç duyurusunda bulunacaklarını) belirtti.

Savcı Pekgüzel, Cumhuriyet savcılarına yönelik olmak üzere Türk Ceza Kanunu tanımlamasına göre duruşmalar sırasında hakaret, tehdit, iftira, devletin kurum ve organlarını aşağılama gibi açıkça suç oluşturabilecek sözler söylendiğini dile getirdi. Yargılamanın başından itibaren bu konunun savcılık makamınca dile getirildiğini kaydeden Pekgüzel, "Suç oluşturan eylemler asla savunma hakkı sınırlarında kabul edilemez. Savunmayı da güçlendirmeyeceği açık olan bu tutumun, söz konusu olmadığından bazı sanık ve müdafilerince kasıtlı olarak ve ısrarla sürdürüldüğü gözlenmektedir. Şimdiye kadar ki mahkeme uygulaması dikkate alınarak bir süredir mahkemenin suç duyurusunda bulunulmasına karar vermesi talep edilmemektedir. Ancak duruşma tutanakları tanzim edildiğinde her bir eylem için Cumhuriyet savcılığı tarafından resen işlem yapılacağını bildiriyoruz" şeklinde konuştu.

Duruşma sonunda talepleri değerlendiren mahkeme heyeti, sanık Tuncay Özkan'da bulunan ve üzerinde renkli kalem işaretleri bulunan 'Susurluk Raporu'nun orjinalinin olup olmadığının anlaşılması için eski başbakanlardan Mesut Yılmaz'da ve Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanlığı'nda bulunduğu bilinen Susurluk Raporu ve eklerinin istenmesine karar verdi. Ayrıca heyet sanıklar ve avukatlarının tahliye taleplerini dosya kapsamını göz önünde bulundurularak oy çokluğu ile reddetti. İki hakim tarafından tahliye konusunda red kararı verilirken mahkeme başkanı Köksal Şengül, Mustafa Balbay, Tucay Özkan ve Mehmet Haberal'ın da aralarında bulunduğu 18 tutuklu sanığın tahliye edilmeleri gerektiği yönünde karşı oy kullandı. Duruşma 10 Mayıs 2010 tarihine ertelendi.

Güncelleme Tarihi: 08 Mayıs 2010, 09:25
banner53
YORUM EKLE

banner39