banner39

Ergenekon sanığından ilginç istek

Danıştay davasının tutuklu sanığı Yıldırım, Türkiye Cumhuriyeti devletine yapılan saldırıların sahte faili olmak istemediğini öne sürdü.

Arşiv 29.09.2009, 10:34 29.09.2009, 10:34
Ergenekon sanığından ilginç istek

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Ergenekon davası ile birleştirilen Danıştay davasının tutuklu sanığı Osman Yıldırım, Türkiye Cumhuriyeti devletine yapılan saldırıların sahte faili olmak istemediğini söyledi.

Konuşması sırasında sık sık sesini yükselten ve "Benim üzerime yıkmayın, benim yakamı bırakın, ben de sizin yakanızı bırakayım" diyen Osman Yıldırım, Başkan Şengün'ün uyarısı üzerine jandarmalar tarafından yerine oturtuldu.

Tutuklandıktan sonra haklarında telefon dinlemesi kararı verilmesine tepki gösteren Perinçek, "Ben hapishanedeyim. Hapishanedeki adam hangi terör suçunu işleyecek. Hapishanedeki adamın hangi terör suçunu izleyeceksiniz? Buradan, tanklara atlayın, Ankara'ya yürüyün mü diyeceğim?" dedi. Burada akraba olduk. Ben insanları çok severim. Mizacımdır. Bana husumeti olan insanları bile severim. Yüzünü hiç görmediğim hakimler savcılar bana bunları yapsaydı ızdırabım daha az olurdu. Burada birbirimizin yüzüne bakıyoruz. Siz de biliyorsunuz ki buradan kahramanlar olarak alkışlanarak çıkaçağımızı çok iyi biliyorum. İleride siz ve biz, dost olacağımızı da çok iyi biliyorum.

En fazla üzüldüğü sözün "Yargı var" sözü olduğunu belirten Perinçek, "Hangi yargı var? Hukuk devleti var diyorlar, hangi hukuk devleti? Beşiktaş'ta yargı hukuk yok" dedi. Perinçek, "Biz üç örgüt lideriyiz değil mi? İlhan Selçuk, Kemal Alemdaroğlu ve Doğu Perinçek. İkisi dışarıda, ben buradayım. Beni de bırakın, üçümüz kafa kafaya verip örgüt planları yapalım. Öte yandan örgütün üyesi olmayan Nusret Senem, Hikmet Çiçek bunlar örgütün üyesi bile değiller. Örgüt liderleri dışarıdayken bunlar neden içeride?" diye sordu.

Amiral'lere suikast planladıkları yaptıkları, sex ve fuhuş partisi yaparak Ergenekon örgütüne gelir sağladıkları iddiasıyla tutuklanan Deniz Kuvvetlerinde görevli teğmenler ile ilgili konuşan Perinçek, "Askeri savcıyı fuhuştan tutukladılar. Teğmenleri de seks ve uyuşturucu partisiyle suçluyorlar. Onlar aslan gibi teğmenler. Buradan onlara selam gönderiyorum. Aslan gibi oldukları için alındılar. Ben Ergenekon davasında şunları gördüm. Namuslu aslan gibi insanlar içeri alındı, namussuzlar dışarıda. Ben onun için kim Ergenekon'dan içeri alınırsa namuslu diyorum" dedi.
Karargah evleri soruşturmasını yürüten askeri savcı Ahmet Zeki Üçok'un 15 gün sonra Türkiye'nin kahramanı olacağını ileri süren Perinçek, "Albay Dursun Çiçek hakkında nasıl sahte belge hazırladılarsa sizin hakkınızda da sahte belge hazırlayabilirler. Korkmayın, bizi tahliye edin. Düzmece kağıtlardan korkulur mu?" diye konuştu.

Türkçe konuştuğunu ama "hayvanlara" anlatamadığını ifade eden Danıştay sanığı Osman Yıldırım "Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne yapılan saldırının sahte faili olmak istemiyorum" dedi. Basının Münevver Karabulut cinayetinin üzerine düştüğü gibi bir yargıcın öldürüldüğü Danıştay saldırısının üzerine gitmediğine belirten Osman Yıldırım, "Bu dava Türikye'nin kaderini ilgilendiriyor. Gelin beni ikna edin asıl fail gibi davranayım" diye konuştu.

Çeşitli nedenlerle 25 yıldır cezaevlerinde olduğunu, işlediği suçların da arkasında bulunduğunu belirten Yıldırım, "Çakal ajan provakatör Deniz Baykal ve ekibi, Aydın Doğan ve ekibi, YARSAV, kendini bana çimdikleten gazete mensupları buraya gelecekler. Cumhuriyet'e yapılan saldırı, Danıştay'a yapılan saldırı meşru ise beni hain ilan edin" diye konuştu.

Hakaret içeren sözleri nedeniyle Yıldırım'ı uyaran Başkan Şengün, "Saygısızlık yapma" dedi. Danıştay cinayetinin aydınlatılmasına çalıştığını ifade eden Yıldırım, "Deniz Baykal ve Aydın Doğan'a soruyorum; Bana bu suikastı teklif ettiniz mi? Hayır. Alparslan Arslan'a teklif edilirlirken yanında mıydım? Hayır. Arslan yaparken yanında mıydım? Hayır. Ben Ankara'da Selvi Oteli'nde uyuyordum" şeklindeki sözleri üzerine Başkan Şengün, bunları savunmasında dinleyeceklerini söyledi.

Yıldırım, "Benim üzerime yıkmayın, benim yakamı bırakın ben de sizin yakanızı bırakayım" diye sert çıktı. Bu sırada Avukat Vural Ergül'un "Buna nasıl müsaade edersiniz, dışarı çıkartın" diye bağırdı. Yıldırım, bunun üzerine Ergül'e hitaben "Konuşma lan, çakal" diye bağırdı. Başkan Şengün'ün uyarısı üzerine jandarmalar Yıldırım'ı yerine oturttu.

Sanık Veli Küçük'ün aynı zamanda kızı olan avukatı Zeynep Küçük, davanın ara verilmeden hızlı bir şekilde sürdürülmesini talep etti. Bunun üzerine Başkan Şengün, mahkemenin üzerine düştüğü şeyin Danıştay olayı olduğunu, bu dosyayı bir an önce ortaya koymayı istediklerini söyledi. İstanbul Barosu'na avukatları olmayan Danıştay sanıklarına CMK gereği avukat tayin edilmesi için yazı yazmalarına rağmen avukat atanmadığını hatırlatan Şengün, "Avukat tayini için gereğini yerine getirirseniz, yardımcı olursanız davaya bu hafta içerisinde devam edeceğiz" dedi.

Duruşmaya, taleplerin değerlendirilmesi için 1,5 saat ara verildi. Daha önceki oturumlarda Danıştay sanıklarına atanan avukatların, aynı zamanda Ergenekon davası sanıklarının da avukatı oldukları ve bunun menfaat çatışmasına neden olduğunu belirten mahkeme heyeti, İstanbul Barosu'ndan yeniden avukat tayin edilmesi isteğinde bulunmuştu. Bugün görülen duruşmanın sonunda İstanbul Barosu tarafından yeni avukat tayin edilmemesi nedeniyle bazı sanık ve avukatların da taleplerini dikkate alan mahkeme, önceki kararından vazgeçerek tayin olunan Ramazan Zeybek, Burhanettin Aktürk ve Oğuz Kayıran'ın tekrar gönderilmesi, sanıklar Salih Kurter ile İsmail Sağır için de avukat tayin edilmesinin istenmesine karar verdi. Mahkeme heyeti, savunmaları alınamayan sanıklardan Fuat Turgut'un çağrılmasına, İlhan Selçuk'un da sorgu ve savunmasının tesbiti amacıyla sağlık durumunun sorulmasına karar verdi. Duruşma, 1 Ekim 2009 Perşembe günü saat 09.30'a ertelendi.

banner53
Yorumlar (0)
29
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?