banner15

Ermeni Patrik'ten tarihi açıklama

Patrik Mesrob II, gerçekleri konuşmanın zamanı geldi dedi ve ekledi: Olaylarda bizim payımız var!

Ermeni Patrik'ten tarihi açıklama

Kayseri'de konuşan Mesrob II: Yaşananlarda Osmanlı Devleti'nden eski Ermeni patriklerine kadar herkes pay sahibi. Gerçekleri olduğu gibi yansıtmak cesaret işidir. Türk ve Ermeni tarihçilerin zihniyeti değişmelidir

Türkiye Ermenileri Patriği Mesrob 2, Kayseri'de düzenlenen "Osmanlı Toplumunda Birlikte Yaşama Sanatı: Türk-Ermeni İlişkileri Örneği" konulu sempozyumda çok önemli mesajlar içeren bir konuşma yaptı.
"Acı sonuçta paylar eşit olmasa da taraflardan birinin sorumluluğu tamamen diğerine yüklemesini ahlaken doğru bulmadığını" açıklayan Mesrob II, kimlik tartışmalarında dile getirilen "Asli unsur Türkler ve Kürtlerdir" yaklaşımının Ermeni, Yahudi ve Süryanilere karşı ayrımcılık olduğunu vurguladı.

'Dostlar alınmayın'
Erciyes Üniversitesi'nin düzenlediği sempozyuma katılmayı kabul ederek sürpriz yapan Mesrob II, "Hem Türk hem Ermeni dostlarıma söylüyorum. Bu sözlerimden kimse alınmasın" diyerek sözlerine başladı. "Gerçekleri yansıtmak çoğu zaman cesaret işidir, özgürlük ister. Belli bir ideolojinin kulu kölesi olmuşsak, özellikle milliyetçi ve militer bir mizaca sahipsek, bazen doğruları konuşmaktan kaçınıyorsak, yeni kuşaklara gerçekleri anlatmakta zorluk çekeriz" diyen Mesrob II, özetle şunları söyledi:

'Arada kalan biziz'

  • Vatandaşlık bağıyla Türkiye'ye, soydaşlık bağıyla Ermenistan'a bağlıyız. İki sevdiği arasında kalan biziz.
  • Türkler, "Aslında biz millet-i sadıkayı severdik"; Ermeniler de "Biz aslında Türkleri çok severdik" gibi ütopik ve dolma edebiyatını artık bırakmalıdır. Bunun yerine, Türklerle Ermeniler arasında geçmişte birlikte yaşama olgusunu somut örneklerle sunan bilimsel çalışmalara ivme kazandırılmalıdır.
  • Osmanlı-Ermeni ilişkileri tarihinin her aşamasında idealleştirmek, Ermenilerin hiçbir sorun yaşamadığını söylemek mümkün değildir. Fransız devriminin yol açtığı milliyetçilik akımı diğer devletler gibi Osmanlı'yı da etkisi altına aldı. Özellikle 19. yüzyılın sonlarına doğru ilişkilerin gerginleşmesinde gerek Osmanlı devletinin, gerekse Alman, Amerikan, Fransız, İngiliz ve Rus devletleriyle Ermeni siyasi partilerinin, Türkiye Ermenilerinin oluşturduğu Cismani Meclisi'nin güdümünde hareket eden İstanbul Ermeni patriklerinin de sorumluluğu bulunmaktadır. Acı sonuçta tarafların sorumlukları eşit olmasa da, birinin çıkıp olayların gelişmesinde kendi sorumluluğunu reddetmesi ve tamamen karşı tarafa yüklemesi ahlaken doğru değildir.
  • Türkleri halen Orta Asya'dan gelen barbar göçebeler olarak gören, devlet kurabilme ve kurdukları devletin sürekliliğini sağlama yeteneğini küçük gören Ermeni tarihçilerle, ABD'deki Kızılderili kabilelerini bile Bering Boğazı'ndan geçen Türk boyları yapan, Ermenilerin tarihte devlet kuramadığını yazan Türk tarihçilerin zihniyeti değişmelidir.

    'Tören densizlikleri'
  • Ermeniler ve Türkler birbirlerinin ulusal ve dinsel simgelerine karşı aynı saygıyı göstermelidir. Temsili kurtuluş gösterilerinde yaşanan densizlikler, düşmanlık tohumu eken çağdışı uygulamalar olmaktan öteye gitmemektedir.

    www.milliyet.com.tr
  • Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
    YORUM EKLE

    banner39

    banner50

    banner47

    banner48