Esad’ın Söylemedikleri

Suriye, Lübnan’da kısa vadede kaybetmiş olabilir ama uzun vadede asıl kaybedenler İsrail ve ABD olacaktır

Esad’ın Söylemedikleri

ABDULBARI ATWAN*

Suriye’nin Lübnan topraklarındaki güçlerini çekmeye zorlanması yönündeki Amerikan ve Arap baskıları başarılı oldu, ancak oldukça maliyetli bir başarı bu.Zira Amerikan Yönetimi, önümüzdeki günlerde veya haftalarda, Lübnan’da bu çekilmeden kaynaklanacak sonuçlara ilişkin net bir vizyona sahip değil. ABD Yönetimi’nin Irak’ta yaptığı hatanın aynısını tekrarladığını ifade edersek, abartmış olmayız herhalde. Yani savaşın kazanılması, ama barış ve istikrarın kaybedilmesi...

Suriye'nin Lübnan'daki varlığı sürecek

Suriye rejimi güçlerini çekecek ve Lübnan’ın dört bir yanına yayılmış istihbarat merkezlerini çözecek. Ancak bu, hiçbir zaman Lübnan’ın -bulunduğu yerden koparılması ve New York sahillerine veya Fransa’nın güneyine taşınması durumu hariç- otuz yıl sonra da Suriye nüfuz sahasının dışında olacağı anlamına gelmiyor. Çünkü coğrafik etken, siyasi nüfuz bölgelerinin ve kontrol araçlarının belirlenmesinde bitirici rol oynamakta. Irak’ta şu an yaşananlar bunun en belirgin örneği.

Muhalefetin başarısı sınırlı

Ortada Suriye’nin düşmanı güçler olduğu gibi, destekçisi güçler de bulunuyor. Muhalif güçler, Hariri’ye yönelik büyük halk sevgisinden istifade ederek, çatışmanın ilk turlarını kazanmış olabilir, ancak bu sınırlı bir başarıdır. Muhalefetin 'akıl babaları' ABD’ye yönelik hali hazırdaki kaymayı durdurmak için harekete geçmez iseler, sonuç 'felakete' dönüşebilir.

Nasrullah Ağırlığını Koydu

Hizbullah lideri Seyit Hasan Nasrullah, kontrollü davrandığı uzun bir sessizliğin ardından çatışmaya ağırlığını koydu. Taif anlaşmasına bağlı olduğunu, ama BM Güvenlik Konseyi’nin 1559 sayılı kararını reddettiğini ilan ederek, muhalefetle aynı silahı kullanma, yani büyük gösterilerle sokaklara inme kararı aldı. Partisinin ve başka destekleyici partilerin barış gösterilerindeki taleplerinin, muhalefetin taleplerinin aynısı olmasını kararlaştırdı. Yani Hariri suikastindeki gerçeğin su yüzüne çıkması, iç barış, birlikte yaşamak, direnişin Lübnan’ın Araplığının, ümmetin sorunlarının savunucusu olarak sürmesi, Nasrallah’ın talepleri...

Lübnan'da kaybeden ABD ve İsrail

Suriye, Lübnan’da kısa vadede kaybetmiş olabilir ama uzun vadede asıl kaybedenler İsrail ve ABD olacaktır. Çünkü Lübnan’ın Irak ve öncesindeki Afganistan gibi 'başarısız bir devlete' dönüştürülmesi, bölgedeki Amerikan-İsrail projelerinin yıkımı anlamına gelir. Suriye’nin çekilmesi, 1559 no’lu kararın uygulanmasıyla ilgili en basit halkadır. Zira ABD ve Lübnanlı muhalif güçler, Hizbullah’ı topraklarından kovamayacağı gibi silahlarını da çekemeyeceklerdir. Çünkü sayıları 150 bini bulan Amerikan güçleri ve aynı orandaki Irak ve Kürt milisleri zaman geçtikçe büyüyen ve yenilenen direnişle mücadele etmekte aciz düşmüşlerse, Hizbullah gibi uzun bir direniş deneyimine sahip eğitimli direnişin silahlarını almakta nasıl başarılı olabilir ki!

Lübnan muhalefeti Hzbullah'ı kaybederse hata eder

ABD yönetimi Irak’taki başarısızlığını örtmek ve dörtlü Şerm El Şeyh zirvesi anlaşmalarını Filistin’den geçirmek için Lübnan’daki krizi tırmandırıyor. Çoğunluğunun vatansever niyetlerinden, ulusal ve İslami tutumlarından şüphe etmediğimiz Lübnan muhalefeti; Lübnan, Arap ve İslam dünyasındaki önemli kazanımı olan Hizbullah’ı kaybederse büyük hata eder. Hizbullah, Lübnan topraklarını kurtardı ve bu ümmetin İsrail’e karşı ilk zaferini gerçekleştirdi; şartsız, ödünsüz ve yenik bir şekilde çekilmek zorunda bıraktı.

Esad iç reformlara değinmedi

Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad, bir önceki gün yaptığı konuşmasında önemli noktalara işaret etti. En önemli nokta ise, Suriyeli yetkililerin Lübnan’da hatalar işlediğini itiraf etmesiydi. Bizler aynı konuşmada, çoğunluğu şu an halen mevkilerinde bulunan veya en yüksek terfiler alan bu isimlerin mahkemelere çıkarılacağını açıklamasını arzulardık. Zira onlar sadece Lübnan ve Lübnanlılara karşı değil, aynı zamanda Suriye ve bütün bir Arap ümmetine karşı hata işlediler. Zayıf, kardeş bir halka karşı küstahça davrandılar.

Başkan Esad, ülkesindeki siyasi reformlara ilişkin tek kelime dahi konuşmadı. Bu durum bize göre büyük bir hayal kırıklığıdır. Zira halkçı taleplere karşılık vermek, Lübnan’dan çekilmeye yönelik Amerikan baskılarına cevap vermekten daha kolay ve daha ulusaldır ve Başkan Esad, şayet reformların uygulanmasını ABD’ye boyun eğmek olarak düşünürse hata eder. Çünkü reformlar meşru halkçı taleplerdir. Esad, Lübnan halkına karşı yanlışlar işleyen yetkililerin bizzat kendilerinin ve yüzlerce benzerlerinin Suriye halkına yönelik de büyük hatalar işlediklerini hatırlamalı.

Başkan Esad’ın ülkesine ve rejimine yönelik medya saldırılarından şikayet etmesi yerinde, ancak bu saldırıların çoğunluğunun Suriye’ye dost, hatta müttefik olması ve kendisiyle aynı safta durması öngörülen medya ve devletler tarafından geldiğine işaret etmekte fayda var. Başkan Esad’ın, şu soruyu kendisine sormasını umut ediyoruz: Suriye medyası nerede ve niçin -çok az bir kesimi hariç- hali hazırdaki sıkıntıda ülkesiyle aynı safta durmuyor?

Arap rejimlerinin tek derdi koltukları

Suriye’nin Arap müttefikleri, özellikle de Mısır ve Suudi Arabistan kendisini yalnız bıraktılar, Amerikan taleplerini tekrarlamak ve nasihatler vermekle yetindiler. Çünkü bu ülkeler kesinlikle Washington ve Tel Aviv’in çıkarlarından başka bir şeye hizmet etmezler ve tek ilgi alanları kendi rejimlerinin yönetimde kalmasıdır.Arap rejimleri tıpkı Irak rejimini bıraktıkları, Filistin devlet başkanının abluka altına alınmasına ve ardından zehirlenerek suikaste uğramasına eşlik ettikleri gibi Başkan Esad’dan ve onun rejiminden de vazgeçeceklerdir. Fakat bu komplocu rol içinde kalmaları uzun sürmez. Zira değişimin tekeri bölgede dönmeye başladı ve ulusal demokratik bir değişim olacak bu. ABD ve İsrail’in istediği gibi bir değişim değil...
--------------------------------------------------------------------------------
Londra’da Arapça yayımlanan
El Kudsul Arabi gazetesi Genel Yayın Yönetmeni, 7 Mart 2005,
Arapça’dan çeviri: Halil Çelik
(NTVMSNBC'den)

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER