Eski Avusturya Başbakanı'ndan Osmanlı'nın çöküş sebebi

1840'da Başbakanı Klemens Von Metternich'in Osmanlı Sultanı'na gönderdiği mektupta Osmanlı'nın çöküş sebepleri sıralanmıştı.

Eski Avusturya Başbakanı'ndan Osmanlı'nın çöküş sebebi

Ayşegül Sarıyaşar-Dünya Bülteni / Tarih Servisi

3 Kasım 1839’da Gülhane’de okunarak halka arz olunan Tanzimat fermanı, II. Mahmut’un ölümünün ardından tahta geçen oğlu Abdülmecit tarafından dönemin dış işleri bakanına hazırlattırılmıştır. Dışişleri bakanı Mustafa Reşit paşa daha önce Londra ve Paris elçilikleri sırasında batılı ülkeleri, hukuklarını, devlet anlayışlarını yakından görme ve değerlendirme imkânı bulmuş tam bir batı hayranıdır. Yapılacak yenilikler sayesinde, devletin iç işlerinde rahatlayacağını ve çöküşten kurtulabileceğini düşünmektedir.

Osmanlı devleti de böyle bir fermanı hazırlatırken, azınlık haklarını bahane ederek Osmanlının iç işlerine karışılmasını önlemeyi, Rusların Hünkâr İskelesi antlaşmasını öne sürerek Osmanlı’ya uyguladıkları baskılardan kurtulmayı ayrıca boğazlar meselesinde İngiltere ve Fransa’nın desteğini yanına almayı planlamaktadır.

İç ve dış baskıların gölgesinde hazırlanan bu ferman, gerçekte Osmanlı devletinde yaşanan sorunlara çözüm üretme çabasından ziyade, müttefik edinme ve dış siyasette elini güçlendirme amacına yöneliktir.

Bu fermandan sonra hummalı bir batılılaşma çabası içine giren Mustafa Reşit paşa hükümeti aldığı bir mektupla şok olur. Batılı devletlerin çok yakından takip ettiği Osmanlı Devleti, girişmiş olduğu bu yenilikçi hareketlere yine batılı bir devlet başkanından eleştiri mahiyetinde bir mektup alır.

Bu mektup Avusturya başbakanı Klemens Von Metternich tarafından 1840’da Osmanlı devletine gönderilir. Osmanlı’nın içinde bulunduğu durum ve yapılan yenilikler hakkındaki fikirlerine yer veren prens Metternich’in mektubu aşağıdaki gibidir.

“İmparatorluk günden güne zayıflamakta ve çökmektedir. Bu bir gerçektir. Gizlenmesi mümkün olmayacak kadar açıktır. Bir an önce bunu masaya yatırıp çöküş sebepleri ve çöküşün nasıl durdurulabileceği hususunun tartışılması gerekir.

Bana göre, Osmanlıyı bu hale düşüren sebeplerin başında Avrupalılaşma zihniyeti gelir. Bunun temelinde, tam bir cehalet ve akıl almaz hayalperestlikten başka bir dayanağı olmayan ve ısrarla savunulan Avrupa kopyası reformlar yapma hevesi yatar.

Osmanlı Devletine tavsiyemiz şudur: Hükümetinizi varlık sebebiniz olan dininize saygı esası üzerine kurunuz! Devlet olarak varlığınızın temeli, Padişahla Müslüman halk arasındaki en kuvvetli bağ, dindir. Zamana uyun, çağın ihtiyaçlarını dikkate alın. Fakat dinden uzak olmayın!

İdarenizi yeni bir düzene, sisteme sokun, ıslah edin. Ama yerine size hiç de uymayacak olan müesseseleri koymak için eskilerini yıkmayın! Avrupa medeniyetinden sizin kanun ve nizamlarınıza uymayan kanunları almayın. Zira bu, sultanı, yıktığı ve yerine koyduğu şeylerin değerini bilmeme durumuna sokar.

Avrupa uygarlığından, sizin kurumlarınızla uyuşmayan sistemler almayın. Zira Batılı kurumlar, imparatorluğunuzun temelini meydana getiren ilkelerden farklı ilkelere dayanmaktadır.

Batı kanunlarının temeli Hıristiyanlıktır. Siz Müslümansınız, Türk’sünüz; böyle kalınız. Tatbik edemeyeceğiniz kanunu çıkarmayın! Hak bellediğiniz yolda ilerleyin. Batı’nın sözlerine kulak asmayın. Siz ilerlemeye bakın...

Dininizin sizi toleranslı yapacak, diğer medeniyetlerden üstün kılacak ilkelerinden yararlanmaya bakın. Diğer dinlerden olan halkınıza tam bir himaye sağlayın. Onların dini işlerine karışmayın.

Kanunlarınızı kesinlikle uygulayın. Batının gösterdiği yollara aldırmadan doğruca yürüyün. Bu yollara sapmayın. Çünkü tavsiye edilen bu yollar sizin bilmediğiniz yollar...
Adalet ve bilgiyi elden bırakmayın. Avrupa kamuoyunun az çok değeri olan kısmını yanınızda bulacaksınız...

Kısaca, biz Osmanlı’yı kendi idare tarzının tanzim ve ıslahı için giriştiği teşebbüslerden vazgeçirmek istemiyoruz. Fakat ona, bu ıslahatın, Osmanlı imparatorluğunun şartlarına ortak hiçbir yöne sahip bulunmayan modellerde aranmamasını, kanunlarında Doğulu âdetlere zıt düşen devletlerin kanunlarını taklide yönelmemesini tavsiye ederiz. Ama Avrupa’yı örnek olarak almamalıdır kendine. Zira Avrupa’nın şartları başkadır, Türkiye’nin başka... Avrupa’nın temel kanunları Doğu’nun örf ve âdetlerine taban tabana zıttır. İthal malı ıslahattan kaçının. Bu gibi ıslahat Müslüman memleketlerini ancak felakete sürükler. Onlardan hayır gelmez sizlere.”

(Tanzimat - Ed. Engelhardt)

Osmanlı devletinin çöküşünü Avrupalılaşma zihniyetine bağlayan Prens Metternich, mektubunda bu işin tam bir cahillik ve akıl almaz hayalperestlik içinde yapıldığının üstünde durur. Sizin devletinizin temeli dindir, zamanın yeniliklerine uyun fakat dinden uzaklaşmayın der.

Avrupa taklidi reformlarla, Osmanlının din, gelenek ve hukukunun birbirine uymayacağını beklenen faydanın sağlanamayacağını ısrarla ifade etmesine rağmen yenilikçi çalışmalar hız kesmeden hatta daha da hızlanarak yoluna devam eder.

Tarihi perspektiften bakıldığında Avusturya başbakanının Osmanlının iyiliğini istemesi, bu kadar samimi bir şekilde uyarması ilginç görünse de anlaşılması çok güç değildir. Nitekim Avusturya, 1789 Fransız ihtilalı ile Avrupa’da yayılan milliyetçilik, halkçılık, cumhuriyet gibi fikirlere uzak ve tepkilidir. Çünkü bunların anarşi doğuracağını düşünür. Bu sebeple Prens Metternich ihtilâlden sonra Avrupa’da yayılan bu fikir akımlarını ve mücadeleleri bastırmak amacıyla başlatılan Restorasyon döneminin de baş aktörlerindendir.

Tanzimat fermanının ilanını, Avusturya açısından değerlendirilecek olursak şöyle bir netice ortaya çıkar.

Avusturya içinde barındırdığı Slav unsurlarda da benzer sıkıntılar çıkabileceği düşüncesiyle Osmanlı’nın, çöküşüne sebebiyet veren sıkıntılara yerinde ve gerekli müdahaleyi yapamayıp daha çok zayıflamasını ve içinde barındırdığı etnik grupların bağımsızlık mücadelesine girişmesini engellemeye çalışır.

Bu sıkıntıları gören Rusya’nın 1833’de Osmanlı ile yaptığı Hünkâr İskelesi antlaşmasına göre Karadeniz’de ve Boğazlarda kazandığı üstünlüğü, yine bu antlaşmaya göre Osmanlı’da çıkacak her hangi bir karışıklık da yardım bahanesiyle Osmanlıyı mahiyeti altına almaya çalışacağını, dolayısıyla bölgede parçalanmış bir Osmanlı’nın, Rusya’nın daha da güçlenmesine sebep olacağını düşünür.

Ayrıca bu yenilikler özellikle İngiltere’nin baskısı altında gerçekleştiği için fermanın ilanı ve uygulamaya sokulması, Osmanlı ile İngiltere ve Fransa’nın yakınlaşması anlamına geleceğinden, Avusturya böyle bir yakınlaşmayı kendi menfi ilişkileri açısından sıkıntılı görmüş olabilir.

Dolayısıyla Avusturya uzun yıllar savaştığı Osmanlının parçalanmasını kendi bütünlüğü açısından tehlike olarak görünce, Osmanlının bekası için böyle samimi bir eleştiri yapmış olması anlaşılırken, Osmanlı devletinin Reşit Paşa ve çevresindekilerce yapılan yenilik hareketinin yaşanılan coğrafyadan bağımsız, üstünkörü ve ciddiyetsizce ele alması manidardır.



 

Güncelleme Tarihi: 12 Mayıs 2010, 09:56
banner53
YORUM EKLE
YORUMLAR
ZEYNEP
ZEYNEP - 1 yıl Önce

CEMİL MERİÇ BU ÜLKE KİTABINDA 168. SAYFADA ANLATILMIŞ :)

ekrem m.
ekrem m. - 11 yıl Önce

sayın editör
cahilliğimiz bağışlayın
bu mektup yeni mi ortaya çıktı daha önceden de malum muydu?
Google'da aradım bulamadım

merdan Ali
merdan Ali - 11 yıl Önce

bu yazıyı yazan kişiye HATIRLATMA: Bilgisayar, internet, elektrik v.b BATI İCADI bunlarıda istemezük :-))

banner39