banner15

Eski Hizbullah liderinin İran tepkisi

Hizbullah'ın eski lideri Subhi et-Tufeyli, Nasrallah'ı ve el-Hekim'i, Lübnan ve Irak'ta Hamaney'in siyesetini uygulamakla suçladı.

Eski Hizbullah liderinin İran tepkisi

Dünya Bülteni Haber Merkezi

 

Hizbullah’ın eski lideri Subhi et-Tufeyli, Hizbullah’ın şimdiki lideri Hasan Nasrallah’ı ve Irak İslam Devrimi Yüksek Konseyi Başkanı Abdülaziz el-Hekim’i , Lübnan ve Irak’ta İran İslam Cumhuriyeti dini lideri Ali Hamaney’in siyesetini uygulamakla suçladı.

 

Subhi et-Tufeyli’nin Baalebek’teki konutunda yaptığı basın açıklaması, Lübnan’daki iktidar yanlısı “El-Müstakbel” gazetesinin ve diğer gazetelerin dünkü sayılarında geniş bir şekilde yayınlanırken, Hizbullah’a yakınlığıyla bilinen “El-Ahbar” gazetesi ve Suriye yanlısı “Es-Sefir” gazetesi et-Tufeyli’nin açıklamalarına yer vermedi.

 

Et-Tufeyli, Nasrallah ve el-Hekim’e ağır eleştiriler yönelterek şöyle konuştu: “Hasan Nasrallah, tamamen Hamaney’in siyasetinin Lübnan’daki uygulayıcısıdır ve ondan en ufak bir şekilde sapmaz. Abdülaziz El-Hekim’de Hamaney’in siyasetinin Irak’taki uygulayıcısıdır.”

 

“Abdülaziz El-Hekim Washington’a giderek ABD Başkanı George Bush’tan Iraklıları boğazlayan 150 bin Amerikan askerinin kalmasını talep ediyor. İnsanlar Saddam’a rahmet okur hale geldi. Biz de burada Amerika’ya karşı direniş iddiasıyla Lübnan’ı yıkıma sürüklüyoruz. Konu, Amerika konusu değil” şeklinde konuşan Subhi et-Tufeyli, “Direnişçi arkadaşlarımı uyarıyorum ve bu uyarım diğerlerinin bir çok hatası yok anlamına gelmez. Biz, Amerika’ya düşmanlık adı altında Lübnan’ı yıkıyoruz. Irak’ta ise Amerika’yla ittifak adı altında Irak’ı yıkıyoruz” dedi.

 

Lübnan’daki siyasetin Irak’tan bağımsız olmadığını vurgulayan et-Tufeyli, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu cahillere ve hiç bir şeyden haberi olmayan zavallılara söylenecek bir sözdür. Ne Irak’taki Şiiler, ne de Lübnan’daki Sünniler Amerika’yla ittifaktan bir şey kazanıyorlar. Hepsi kaybediyorlar. Kazanan tek taraf, Amerika. Lübnan’da ve Irak’ta yapılanların hepsi Amerika’ya hizmet ediyor.”

 

Mezhep savaşı

 

Lübnan’daki gerginlik hakkında da konuşan Hizbullah’ın eski lideri Subhi Et-Tufeyli, mezhep savaşı tehlikesi karşısında birlik ve bütünlüğün önemine dikkat çekerek, mezhep savaşının gerçekleşmemesi ve çatışmaların daha fazla sürmemesi için gayret gösterilmesi gerektiğini söyledi.

 

Lübnan muhalefetinin hükümet karşıtı eylemlerini eleştiren et-Tufeyli, “Hükümetin yeniden düzenlenmesi için bugün ülkeyi felç eden grev ve gösteriler yapılıyor. Ölenler ve hükümetin kararlarını engelleyebilecek üçte birlik oran sorunu var. Hükümetin değişmesi isteği, gerçekten bütün bu fitneye değer mi?” diye sordu.

 

“Herkesin sakince oturup ülkeyi nereye sürüklediğimizi düşünmesi gerekir” diyen Suphi et-Tufeyli, sözlerini şöyle sürdürdü: “En tehlikeli yere..Elektrik yok, hastaneler yok, okullar yok. Ülke, 1975’ten (iç savaşın başlangıcından) beri yıkık. Bir savaşa girersek bizi nereye götüreceğini bilmiyoruz. Beş veya altı aylık bir hükümet bütün bunlara değer mi? Yeni cumhurbaşkanının seçimine kadar bekleyebiliriz. Sonrasında yeni hükümet kurulur.”

 

Durum trajedik

 

Lübnan Şiilerine seslenerek iç savaşa kaymaktan sakındıran et-Tufeyli şöyle konuştu: “Özellikle direnişçi ve Şii evlatlarıma sesleniyorum. Çünkü trajik bir durumdayız. Beyrut’ta olanlar, 1975’te (iç savaşın başlangıcında) Aynu’r-Rumane’de olanlardan daha da ileri. Herkesin mezhepçi ve etnik taassuptan uzak bir şekilde sakin sakin düşünmesini ümit ediyorum. Daha dün Lübnan’da seçim yaptık ve çoğunluk 14 Mart partilerine verildi.”

 

Lübnan’daki iktidar yanlıları ve muhalefet yanlılarının karşılıklı restleşmelerine de değinen Hizbullah’ın eski lideri, “Nasıl olursa olsun, uluslararası mahkeme istiyorlar. Bu konuda da gayet açıklar. Direnişin silahı konusunda da, diyalogla çözmek istiyoruz, iç savaşla değil dediler. Bu konuda da açıktılar ve kimseyi suçlamadılar. Hizbullah da gayet açıktı. Direnişin silahını elinden almayı düşünen herkesin elini ve kafasını koparacağız dediler. Suçlama yüzyüze yapıldı ve kimse kimseyi ihanet etmedi” dedi.

 

Lübnan’daki siyasi çekişmenin uluslararası mahkeme etrafında olduğunu söyleyen Et-Tufeyli, yaşayanların ve çocukların geleceği için kısas yapılması gerektiğini, mahkemenin gelecek için zorunlu olduğunu ve katilin kendi haline bırakılamayacağını ifade etti.

 

“Bu nedenle hakkımda çıkarılmak istenen affı reddettim. Ben bugün kanunda ve mahkemede ısrar ediyorum, ki herkes benim suçsuz ve mazlum olduğumu bilsin” diyen Et-Tufeyli, devamla şöyle konuştu: “Sadece Hariri için değil, Lübnan’da işlenen tüm cinayetler için mahkeme kurulmasını istiyorum. Kimsenin kanunları geçersiz kılmaya hakkı yok.”

 

Subhi et-Tufeyli, seksenli yıllarda Hizbullah’ın genel sekreterliği görevini üstlendi ve 21 Mayıs 1991’de Abbas el-Musevi görevi kendisinden devraldı.

 

Et-Tufeyli, 1998’de hükümete karşı “Açlık Devrimi” olarak adlandırılan isyanı yönetti ve taraftarlarının Lübnan ordusuyla girdiği çatışmalarda bir çok Lübnan askeri hayatını kaybetti. Et-Tufeyli, Lübnan Hükümeti tarafından aranıyor olmasına rağmen tutuklanmadı.

 

Kaynak. İslam Online

 

http://www.islamonline.net/servlet/Satellite?c=ArticleA_C&cid=1169972850136&pagename=Zone-Arabic-News/NWALayout

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35