Et, Romanya ve Bulgaristan'dan gelecek

Devlet Bakanı Babacan, ithalatın Bulgaristan, Romanya gibi seçtikleri 4-5 ülke ile yapılacağını açıkladı.

Et, Romanya ve Bulgaristan'dan gelecek

Devlet Bakanı Ali Babacan, kıdem tazminatıyla ilgili olarak, çalışanların, işçilerin haklarını geri çekecek bir adımı bu noktada atamayacaklarını ifade ederek, "Bunun bilincindeyiz. Ama bunu yaparken 'işveren üzerindeki yükü, riskleri nasıl azaltabiliriz', 'işçinin haklarını daha iyi nasıl koruyabiliriz' ile ilgili şu anda bir çalışma içindeyiz, yakında tamamlayacağız" dedi. 

Babacan, Kanal 24'te canlı yayında soruları cevaplandırdı. Babacan, istihdama yönelik bir soruyu yanıtlarken, Türkiye'nin, işçilerin haftalık çalışma süresinin en uzun tutulduğu ülkelerden biri olduğunu, işverenlerin yeni işçi almak yerine mevcut işçileri daha uzun süreli çalıştırmaya yönelebildiğini anlattı. Babacan, özetle şunları kaydetti:

"Bu da katılıklarla alakalı, yeni işe almanın işverene getirdiği maliyetlerle alakalı. Tam bu noktada kıdem tazminatı önem taşıyor. Kıdem tazminatıyla ilgili yaptığımız çalışmalarda, işçilerimizin haklarına en ufak bir zarar getirmeyecek, tam tersine onların haklarını daha da çok koruyacak, hatta devlet güvencesi altına alacak bir model üzerinde şu anda çalışıyoruz.

Artık hem kıdem tazminatımız var hem de işsizlik sigortamız var. Biz bu kıdem tazminatıyla ilgili, çalışanlarımızın, işçilerimizin hakların ı geri çekecek, geri düşürecek bir adım, bu noktada yapamayız, bunun da bilincindeyiz. Ama bunu yaparken işveren üzerindeki yükü nasıl azaltabiliriz, işverenlerin üzerindeki riskleri nasıl azaltabiliriz, aynı zamanda işçinin haklarını daha iyi nasıl koruyabiliriz, bununla ilgili şu anda bir çalışma içerisindeyiz, onu yakında tamamlayacağız." 

Babacan, vergi reformu ile ilgili soruya karşılık verirken, Türkiye'de gelir ve kurumlar vergisi gibi doğrudan vergilerin Milli Gelire oranının oldukça düşük kaldığını, özellikle beyana tabi mükelleflerin "çok çok az" vergi ödediğini kaydetti. 

"Sorunun kaynağına indiğimizde insanların kazandıklarından ödemediklerini ve bu sebeple de devletin harcarken bunu telafi edici vergiler koymak durumunda kaldığını görüyoruz" diyen Babacan, tüketim üzerinden alınan dolaylı vergilerin öne çıktığını, vergi yapısının "dengesiz" olduğunu söyledi. 

Babacan, göreve ilk başladıkları dönemde vergi oranlarını d üşürerek tahsilatı artırabileceklerine inandıklarını ifade ederek, "Bu olmadı. Biz vergi oranlarını düşürdük ve ekonomimiz eğer genelde büyümeseydi toplam vergi gelirlerimiz o nispette düşecekti. Vergi oranlarını sadece düşürerek bu iş çözülmedi. Bundan sonraki dönemde artık yaptırımların ve denetimlerin daha yoğun olduğu bir dönem göreceğiz" diye konuştu. 
Anayasa değişikliği çalışmaları nedeniyle kendisinin katılamad ığı Dünya Bankası-IMF toplantılarında öne çıkan konuların sorulması üzerine Babacan, toplantılarda genel kanaatin "dünya ekonomisinde toparlanmanın artık daha somut bir şekle geldiği" yönünde olduğunu söyledi.

Babacan, 3 önemli risk üzerinde durulduğunu ifade ederek, bunların ilkinin büyük ekonomilerin yüksek borç stoku, ikincisinin işsizlik, üçüncüsünün de finans kuruluşlarının durumu olduğunu anlattı. 
Finans kuruluşlarının halen "normale dönmediğini" dile getiren Babacan, OECD ülkeleri içinde sadece Türkiye'nin, bu kriz sürecinde bankacılık sektörü nde yük üstlenmek zorunda kalmadığına vurgu yaptı.

Bakan Babacan, "büyük bankalarla ilgili ne yapılmalı" diye konuşulduğunu, ancak konunun bir karara bağlanamadığını ifade ederek, "Bir şey yapmalıyız diyorlar büyük bankalarla ilgili ama hiçbir karar yok. Ama biz inşallah herkesten önce bunu yapıp geçeceğiz" dedi. 

"Büyük bankalarla ilgili bir çalışmanız mı var?" sorusuna Babacan, "Bankacılık sektöründe oligopolik yapıyı engelleyen ve daha rekabetçi bir yapıyı destekleyen bir düzenleme çerçevesine koyacağız. Şu anda üzerinde çalışı lıyor. Merkez Bankası ve BDDK'ya talimat verdim. Bunu yaparken de asla şu anda sağlıklı yürüyen bankalarımızı sıkıntıya sokmayacağız" diye konuştu. 

Yunanistan'ın ekonomik durumu ve Türkiye'nin rolüne yönelik soru üzerine de Babacan, Yunanistan ile yüksek düzeyde stratejik işbirliği konseyi kurma yönünde çalışma bulunduğunu kaydederek, bunun ilk toplantısının 14-15 May ıs'ta iki başbakanın başkanlığında Yunanistan'da yapılacağını bildirdi. 

Babacan, bu toplantıya hazırlık amacıyla Cuma günü Atina'ya bir günlük ç alışma ziyaretinde bulunacağını bildirdi. 

Et ithalatıyla ilgili soru üzerine Babacan, et fiyatlarında Ocak ayından bu yana ciddi artış yaşandığını, şu an fiyatların Avrupa ve dünya fiyatlarının çok üzerinde kaldığını anlattı. 
Fiyatların makul seviyeye çekilmesi için ithalat kararı alındığını belirten Ali Babacan, 14 yıldır Türkiye'ye et ithali yapılmadığına dikkati çekerek, kararın önemini vurguladı.
"Türkiye'de canlı hayvan konusunda gümrük kapılarımızı açtık" diyen Babacan, ithalatın Bulgaristan, Romanya gibi seçtikleri 4-5 ülke ile yapılacağını ve canlı hayvan öncelikli olacağını belirterek, kesimlerin hem katma değer hem de buradaki usullere uygun olması isteğiyle Türkiye'de yapılacağını kaydetti.

İthalatın ne kadar süreceği ile ilgili soru üzerine Babacan, Et ve Balık Kurumunun işe başladığını, son 3-4 ayda oluşan köpüğün alınmas ının ve fiyatları "normal, makul seviyeye indirmenin" amaçlandığını belirterek, "Normal seviye indiği zaman da bu kapılar yine kapanır. Eğer fiyatlar düşmezse devamı gelecek, miktar da yükselir" dedi. 
Babacan, bu arada fiyatların maliyetin altına inmemesine de önem vereceklerini, ülkedeki hayvancılık sektörünü zarara uğratmayacaklarını belirtti.

Babacan, IMF ile ilişkilere yönelik soru üzerine de, Çin, ABD gibi diğer üye ülkeler Fon ile nasıl çalışıyorsa Türkiye'nin de şu an öyle çalıştığını belirterek, "Özel bir programımız yok, stand-by düzenlememiz yok. Önümüzdeki dönemde bir ihtiyaç da görünmüyor. Bugün itibariyle ileriye doğru baktığımızda böyle bir ihtiyaç görünmüyor" dedi. 

İlişkilerin gayet iyi olduğunu ifade eden Babacan, "Ayın 12'si-13'ünde 4. madde kapsamında bir heyet İstanbul'dan başlayacak. Sonra 17'sinde Ankara'ya gelecek. Görüşmeler, aşağı yukarı ay sonuna kadar devam edecek. Bir stand-by gözden geçirmesinde ne yapılıyorsa buradaki gözden geçirmenin içeriği de a şağı yukarı aynı. Onlar bir rapor hazırlayacaklar, kendi değerledirmelerini yapacaklar sonra ayrılacaklar. Şu an için kredi unsuru taşıyan herhagi bir program öngörmüyoruz" diye konuştu. 
Başbakan Yardımcısı Babacan, başka bir soruyu yanıtlarken de, dün Reel Kesim Güven Endeksinin 118,8 düzeyinde açıklandığına işaret ederek, bunun krizden önceki dönemlerin üzerinde olduğunu, hafif ticari araç satışlarının, kurulan şirket sayısının, elektrik tüketiminin arttığını ifade etti ve "Bütün bu sinyaller, Türkiye'de toparlanmanın güçlü işaretleri" dedi.

Kaynak: AA

Güncelleme Tarihi: 27 Nisan 2010, 13:57
banner53
YORUM EKLE

banner39