banner39

Filistin gerçekleri ve Hüveydi'nin önerisi

Bağımsız bir teknokratın başbakan olacağı bir hükümet kurulsun. Bakanlıkları da, Filistinli gruplar parlamentodaki temsil oranlarına göre paylaşsınlar.

Arşiv 06.07.2018, 09:30 06.07.2018, 09:31
Filistin gerçekleri ve Hüveydi'nin önerisi

Dünya Bülteni Haber Merkezi

 

Washington: Irak için Suudi Arabistan'dan yardım istedik

 

Amerikan yönetimi Irak'ta içine düştüğü durumdan kurtulmak için her yola başvuruyor. Eş-Şarku'l Evsat gazetesinin bugünkü sayısında yer alan bir haberde, Amerika'nın Bağdat büyükelçisi Halilzad'ın, güvenliği sağlaması için Irak Hükümeti'ne belirli bir süre verileceğini açıkladığı yazıyor.

 

Haberde ayrıca, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Ürdün'den yardım talep edildiği de belirtiliyor. Yardım talep edilen konu ise, "Iraklı direniş gruplarını şiddeti bırakıp siyaset yapmaya teşvik etmek" olarak özetleniyor ve adı geçen ülkelerin bu konuda Amerikalılara yardımcı olma sözü verdiği belirtiliyor.

 

 

Filistin gerçekleri ve Hüveydi'nin çözüm önerisi

 

Yine Eş-Şark'ul-Evsat gazetesinin bugünkü sayısında yer alan makalesinde, Mısırlı ünlü yazar Fehmi Hüveydi, okuyucusuna Filistin gerçeklerinden tablolar sunmaya devam ediyor.

 

Hüveydi, ilk tabloyu makalesinin ilk iki parağrafında gösteriyor:

 

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın Gazze'ye kadar gittiği halde Başbakan İsmail Heniye ile görüşmeden Batı Yaka'ya geri döndüğünü, oysa Ramallah'a döndüğü günün akşamı İsrail Başbakanı'nın kendisini arayarak bayramını kutladığını yazıyor.

 

Hüveydi'nin makalesinde dikkate değer gördüğü ikinci tablo, Gazze'de düzeni sağlamak üzere Filistin İçişleri Bakanlığı'na bağlı olarak kurulan güvenlik birimi hakkında verdiği bilgi: Tüm Filistinli grupların katılımıyla kurulan bu güç, 5500 kişiden oluşuyor ve El-Fetih'in askeri kanadı olan Aksâ Şehitleri Tugayı'ndan bu güçte 800 kişi var. Yine En-Nâsır Salahaddin Tugayları'ndan da bir o kadar kişi var. Hüveydi'ye göre, Mahmud Abbas taraftarlarının sürekli sorunun kaynağı olarak lanse ettiği bu güç, bu haliyle Hamas'tan çok el-Fetih'e daha yakın.

 

Hüveydi, Filistin ile ilgili sunduğu bir üçüncü tabloda da, Mahmud Abbas'ın "Esirler Belgesi" etrafında büyük gürültü koparmasına ve Hamas tarafından kabul edilmemesi durumunda belgeyi referanduma götüreceğini söylemesine rağmen bugün bu belgeye sırtını döndüğünü gösteriyor.

 

Hüveydi, yazısının sonunda, Filistin'de şu anda yaşanan hükümet krizine bulduğu çözüm önerisini açıklıyor:

 

Bağımsız bir teknokratın başbakan olacağı bir hükümet kurulsun. Bakanlıkları da, Filistinli gruplar parlamentodaki temsil oranlarına göre paylaşsınlar.

 

Ve Hüveydi makalesini şu soruyla noktalıyor:

 

"Acaba Ebu Mazin bu öneriyi onaylar mı? Hamas liderliği, bunu kabul eder mi?"

 

----------------------------------------------

İNGİLİZ BASINI

 

Irak'taki ABD ordusunun en üst düzey komutanı Orgeneral George Casey ve ABD'nin Bağdat büyükelçisi Zalmay Halilzad'ın dün yaptığı açıklamalar bugün Independent gazetesinin manşetine yerleşiyor.

İngiltere gazeteleri

Manşet: "Buradan gidiyoruz".

Gazete, güvenliği sağlama görevinin 12 ila 18 ay zarfında Irak'a devredilmesi yönünde bir planın masada olduğunu söyleyen yetkililerin bu açıklamalarının, Amerika'nın Irak politikasında büyük bir değişikliğe işaret ettiğini yazıyor.

Independent başyazısını da bu konuya ayırıyor:

"Amerika'nın yaptığı bu son açıklamaya şüpheyle yaklaşmamız gerekiyor. Burada ne döndüğü çok aşikar. Irak'tan umudunu kesmiş olan seçmenler nedeniyle, Kongre ara seçimlerinde ağır bir yenilgi alma tehdidiyle karşı karşıya olan Başkan Bush sert bir şekilde eyleme geçme kararı verdi.

"Irak'tan geri çekilme takvimi anlamına gelebilecek bu açıklama, Amerikan seçmenlerini sonun yakın olduğuna ikna etme çabası. Yanlış anlaşılmasın! Bu karar Irak'ta koşulların iyiye gitmesi üzerine alınmış değil. Tam tersine, katliamın boyutları giderek tırmanıyor.

"Irak ordusu ya da polis gücünün 18 ay içinde bu kıyım karşısında tek başlarına durabilecek duruma gelecekleri yönünde de bir işaret yok. Bir buçuk yıl zarfında Irak'ta işlerin daha da kötüye gitmesi kuvvetle muhtemel. Eğer ABD, Irak'taki koşullardan bu kadar bağımsız şekilde bir geri çekilme takvimine karar veriyorsa, neden şimdi geri çekilmiyor ki?"

Guardian yazarı Simon Tisdall bugün yayımlanan makalesinde, "Bush'un İran ve Suriye'yle konuşma zamanı geldi" diyor.

"Eski dışişleri bakanlarından James Baker'ın Amerika Birleşik Devletleri'nin Irak'ta izlemesi gereken strateji hakkında hazırladığı raporda, Bush'a İran ve Suriye'yle üst düzey görüşmeler başlatması çağrısında bulunacağı kesin gibi görünüyor. Beyaz Saray'ın Baker'ın tavsiyesine uyup uymayacağı, büyük oranda gelecek ay yapılacak olan Kongre ara seçimlerinde Cumhuriyetçi Parti'nin ne kadar kayıp verdiğine bağlı olacak. Eğer Cumhuriyetçiler, hem Temsilciler Meclisi hem de Senato'da çoğunluklarını kaybederse, Irak politikasında büyük değişiklikler beklenebilir. Bu muhtemelen Savunma Bakanı Donald Rumsfeld'in işine son verilmesine yol açacaktır."

Yine Guardian'da yazan Simon Jenkins ise, Irak'taki duruma dikkat çekiyor ve "Irak'ı dünya yüzündeki cehenneme çevirdik" diyor.

"Sünni bölgelerde yeni bir Baasçı laik düzenin hakim olması beklenebilir. Şii bölgelerde ise sonucun sert bir köktendincilik olması muhtemel. Bağdat bir diğer Beyrut olma yolunda...

"Irak, dünyanın en güçlü ve en uygar iki ülkesi tarafından bir cehenneme çevrildi. Demokrasi ve refah vaadlerinde bulunan ordular, modern zamanların en zalim diktatörünün döneminden daha fazla kan gölü ve sefalet getirdi ülkeye. Bu, tarihin en aptalca çelişkisi olmalı. Amerika ve İngiltere'nin ne Irak'ı düzgün bir şekilde yönetmeye ne de Irak'ı terketmeye cesareti var... Blair, iş bitinceye kadar Irak'ta kalmaktan bahsediyor. Hangi iş? Bu ancak onun kendi işinin biteceği anlamına gelebilir."

Göçmen sınırlamaları

İngiltere'nin Ocak 2007'de AB üyesi olacak Bulgaristan ve Romanya'dan işgücü girişini sınırlaması tüm gazetelerin yer verdiği haberlerden biri.

Dün İçişleri Bakanı John Reid'in açıkladığı tedbirler kapsamında, tarım ve gıda işleme sektörlerinden vasıfsız işçilere kapının açılacağı, diğerlerinin ise önlemlere tabi olacağı belirtilmişti.

Yasadışı çalışan göçmen işçilerin yakalanmaları durumunda bin sterlin tutarında cezaya çarptırılmaları da bu önlemler arasında.

Times gazetesi başyazılarından birinde bu konuya değiniyor.

"Avrupa Birliği'nde Mayıs ayında yürürlüğe giren Dolaşım Özgürlüğü Yönergesi, Avrupa Birliği vatandaşlarına birlik içinde serbestçe seyahat etme ve üye ülkelerden herhangi birinde üç aya kadar kalma hakkı tanıyor. Bulgarlar ve Rumenler de üye olmalarının ardından İngiltere'ye vizesiz girebilecekler. Beş yıl bu ülkede kalmalarının ardından kalıcı oturma izinlerine de sahip olacaklar. Dolayısıyla sınırlamalar teoride göründüğü kadar etkili olamayacak."

Independent gazetesinin başyazısında ise şu yorumlar yapılıyor:

"Bulgarlar ve Rumenler yine özgürce İngiltere'ye gelebilecek ama sadece çalışma izinleri olmayacak. Bu durumda muhtemelen kaçak çalışmak zorunda kalacaklar, vergi vermeyecekler ve sömürüye açık olacaklar. 2004 genişlemesinde kapılarını göçmen işçilere kapayan Avrupa ülkelerinde yaşanan durum buydu. Hükümet bu kararıyla ekonomimizi zayıflatıyor ve gereksiz yere yeni Avrupalı komşularımızı incitiyor."

Alman ordusu yeniden yapılanıyor

Financial Times'ın manşetinde yer alan haberle devam ediyoruz. Habere göre Alman ordusu 1945 yılından bu yana en köklü değişikliklere gebe...

"Financial Times'ın ele geçirdiği bir strateji belgesine göre, Almanya 1945'ten bu yana ordunun en radikal biçimde yeniden yapılandırılmasını öngören ve orduyu uluslararası bir müdahale gücüne dönüştürecek bir karar alacak.

"Alman ordusunun İkinci Dünya Savaşı sonrası aslî görevi olan sınırlarını koruma misyonu hafifletilerek, Alman askerlerinin uluslararası görevlerde kullanılmasının önü açılacak. Belgede, ordunun kapasitesinin aynı anda beş farklı uluslararası görevde toplam 14 bin asker bulunduracak seviyeye çıkarılmasının planlandığı belirtiliyor."

Kısırlık tehlikesi

Times gazetesinde yer alan ve ABD'de yapılan bir araştırmaya göre, geç yaşta çocuk sahibi olan annelerin kızları kısırlık tehlikesiyle karşı karşıya...

"Bilimadamları, 30'lu yaşlarının sonlarında ya da 40'lı yaşlarında çocuk sahibi olan annelerin, kızlarının yeni bir aile kurma şanslarını azalttığını ortaya çıkardı. Bulgular endişe verici... Zira kariyerinde ilerleyinceye dek çocuk sahibi olma planlarını erteleyen kadınların sayısı giderek artıyor. İngiltere'de doğum yapan kadınların yarısı 30 yaşın üstünde. 20 yıl önce bu oran yüzde 27'ydi."

Kaynak: Dünya Bülteni ve BBC

banner53
Yorumlar (0)
35
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?