Filistin'i çizen adam

Filistin dramını dünyaya çizgileriyle anlatan Carlos Latuff, çizgilerini ve Filistin'de yaşananları kendine özgü anlatımıyla yorumladı.

Filistin'i çizen adam

Carlos Latuff, Rio de Janeiro'nun varoşlarından birinde dünyaya geldi. Bir vicdan sanatçısı o. Sanata ve ahlâka adanmışlığı, emperyalizmin piyonu olmasını engelledi. Carlos Latuff, dünya çapında tanınmış bir karikatürist. Yaratıcılık, yenilik, zeka ve dürüstlüğün izlerine yaptığı tüm çalışmalarda rastlanabilir.

Eşi olmayan karikatürlerini New York Times, Guardian, Washington Post, BBC veya CNN gibi medya kurumlarında vitrine çıkarma fırsatı asla sunulmadı. Ama kişisel blogların dar holleri ve bağımsız medya kurumları, karikatürlerinin yayın dünyasında nefes almasını sağladı ve “tüm seçeneklerin masada olması” gibi köhne ve modası geçmiş propagandaların ötesinde arayışı olan kişilerce onun samimiyet ve hakikat adamı olarak tanınmasını sağladı.

Carlos Latuff, İsrail işgali altında inleyen Filistinlilerden Beyaz Saray ve Tel Aviv'in ortaklaşa yürüttüğü psikolojik harekâta mâruz İranlılara kadar, zalim ulusların dünya çapında çektirdikleri acıları tasvir eden sayısız karikatür çizdi. Röportaj, İran'da yayınlanan Jame Jam gazetesi için yapıldı.

Kurûş Ziyabari: Sevgili Carlos, tüm misyonunu bağımsız, serbest gazeteciliğe adamışsın gibi duruyor. Tüm çizimlerinin web sitelerinde ücretsiz yayınlanmasından belli ki dergiler, gazeteler ve web siteleri için çizdiklerin karşılığında düzenli bir ödeme almıyorsun. Bahse değer ve karşı konulamaz ücretler karşılığında zihniyetine aykırı karikatürler çizmeye razı olur musun?


Carlos Latuff: Asla! Sadece ve sadece solcu inançlarıma uygun çalışmalar yaparım. İdeolojiyi parayla takas etmem. 1990'dan beri solcu işçi birliği için çalışıyorum ve geçimimi bu şekilde sağlıyorum. Ana mecrâdaki yayın kurumları kapitalist ve emperyalist karşıtı karikatürler çizmem karşılığında ödeme yapmaz. Ancak benim karikatürler çizip, batılı ana mecrâ kurumlarınkinden farklı bir bakış açısına sahip, Michael Moore'un “Korkunç Gerçek” dediği şeyleri ifşa eden karikatürler çizip internette bîlâ-bedel yayınlanmasına izin veren “sanatçı eylemciliği” dediğim bir yönüm var. Filistinle ilgili çizimler karşılığında ödeme yapılmasını reddetmiştim. Dayanışma, dolarla ölçülemez.

KZ: Siyonist çevrelerden ve İsrailli gruplardan defalarca ölüm tehditleri aldın. Bu tehditlerden ve akabinde yaşananlardan bahseder misin? Sâkin ve dingin hayatını korumak için profesyonel ve sanatçı misyonunu terk etmeyi hiç düşündün mü?

CL: 2006 yılında Likud'la (Likudnik) ilişkili bir web sitesi hakkımda, sanatım hakkımda, Filistinlilere desteğim hakkında uzun bir makale yayınladı ve beni Nazi propagandacılarıyla kıyaslayarak İran propaganda makinesinin hizmetinde koşan bir ajan olarak yaftaladı. Makalenin yazarı, İsrail'in beni daha önce niçin umursamadığını anlamadığını söyleyip okuyucuları bana karşı adımlar atmaya davet etti. Dürüst olayım, tehditleri umursamam. Filistin davasının yanısıra Brezilya'da polisin vahşiliğine karşı insan hakları örgütlerini de destekliyorum. Tek başına bu eylemcilik bile beni hayat riskine atmaktadır. Ancak dediğim gibi, umursamam. Sanatçı desteğini vermeyi sürdüreceğim, şayet benim karikatürlerim dünya çapındaki siyonistleri kızdırıyorsa doğru bir şeyler yapıyorum demektir. Ölüm beni durdurur evet ama karikatürlerimi durduramaz. Bu yüzden de internet yoluyla ücretsiz olarak dünyada yayınlanmalarına izin veriyorum.

KZ: Dünyanın sekizinci büyük ekonomisine sahip, Amerika'nın en büyük onuncu ticari ortağı olan bir ülkenin vatandaşısınız. Brezilya, İsrail'le normal ilişkilere de sahip. Savaş ve emperyalizm karşıtlarının hoşlanmadığı bir şey bu. Böyle bir ülkenin vatandaşı olarak, zulüm altındaki ulusların acısını derinden yakalamışsınız ve tüm kalbinizle onlara sempati besliyorsunuz. Brezilya'da hangi şartlarda büyüdünüz ve zulüm altındaki uluslara nasıl yardıma koştunuz?


CL: Rio'nun varoşlarında büyüdüm; ana-babam eğitim almam, mütevazı ama dürüst bir hayat yaşamam için çok çalıştı. Sekizinci büyük ekonomi olmak, Brezilya'da sıradan vatandaş için fark yaratmaz. Yoksulluk, yolsuzluk, suç, polis şiddeti devam ediyor, taşrada nüfuzlu ve güçlü toprak sahipleri var; insan dang hummasından ve sıtmadan dolayı ölüyor; ana mecrâdaki yayın kurumları kapitalizmle bir sorunun olmadığına, her şeyin iyi gittiğine halkı ikna etmeye çalışıyor. Üçüncü Dünya ülkesi vatandaşı olarak, buradaki ve dünyanın öteki yerlerindeki durumu görmezden gelemezdim. Geçen yıl Ürdün ve Lübnan'daki Filistinli mülteci kamplarındaydım; Brezilya'nın teneke mahallelerine (favela) ne de benziyor. Yoksulluğun dilinin evrensel olduğunu fark etmek hiç de güç bir iş değildi.

KZ: Batılı ülkelerde bazı medya kurumlarıyla çalıştınız ve kendilerini özgürlük ve hoşgörünün müjdecileri olarak takdim eden ülkelerin “ifade özgürlüğü” sloganının dürüstlüğü hakkında kesin tahminlerde bulunabilirsiniz. İran'da düzenlenen Uluslararası Holokost Karikatür Yarışmasına katılmış sanatçılara fiili ve siyasi saldırıları apaçık hatırlıyorum. BM Genel Sekreteri Kofi Annan bile bu yarışmayı kınamıştı, ki öncüleri olduğunu iddia ettikleri “özgürlüğün” bir yana meyilli olduğunu ispatlamaktadır. Bu konu hakkındaki fikirleriniz neler? Batılı medya kurumları gerçekten özgür mü?

CL: O yarışmada ikinciliği almamı sağlayan eserimden dolayı bugün hâlâ Holokost'u inkar etmekle suçlanıyorum. O karikatür, temerküz kampı kıyafeti içindeki Filistinli bir yaşlıyı göstermektedir, ki Nazi Holokostu'nun varlığını teyid etmekte ve de Nazi Holokostu ile Filistinlilerin acısını kıyaslamaktadır. Bu yüzden de komik bir suçlamadır. Bu yarışmanın, batının çifte standardını ifşa ettiğine inanıyorum. Peygamber Muhammed'le, İslam'la veya Müslümanlarla dalga geçip saldırmak “hiciv”, “mizah” ve “ifade özgürlüğü” oluyor. İslam hakkında espriler üretmek hayli kabul edilebilir oluyor. İslamofobi ABD ve Avrupa'da özellikle de 11 Eylül sonrasında revaçta. Ancak söz konusu olan Holokost ve İsrail olduğunda aynı özgürlüğe sahip değilsiniz. Filistinlileri öldüren İsrail askerlerini çizerseniz (hakikat değil mi bu?) otomatik olarak anti-semit yaftasını yersiniz. Peygamber Muhammed karikatürleri Avrupa'da her yerde ama Holokost karikatürleri Avrupa'da hiçbir gazetede yayınlanmadı.

KZ: İran nükleer programıyla ilgili duruşunuz (İran nükleer reaktörler çalıştırarak enerji ve elektrik ihtiyacını karşılama niyetindedir. Federation of American Scientists'e göre İsrail ise 200 nükleer başlığa sahip) bölgesel denklemleri ve gelişmeleri enine boyuna bildiğinizi gösterecek denli doğru. İran, sivil nükleer programı durdurması yönünde ölümcül bir baskı altında ama İsrail nükleer programı Washington tarafından kayıtsız şartsız korunuyor. Bu konu hakkında takındığınız tavır nedir?

CL: Aslında İran nükleer programı hakkında çkartılan gürültü patırtının altında ABD, Avrupa ve İsrail'in Ortadoğu'da nükleer kabiliyete sahip bir ülke görme korkuları yatıyor. Bölgenin jeopolitiğini değiştirecek. Nitekim ABD hiçbir Arap ülkesine sıfatı nükleer olan herhangi bir şeye sahip olma izni vermedi. Sadece nükleer santrallere değil, nükleer silahlara da sahip olabilecek, teftişlerden ve uluslararası hukuktan muaf kalabilecek tek ülke İsrail. İran sivil yahut askeri amaçlarla nükleer yetenekler geliştirecekse, mesele değil bu. ABD, Avrupa ve İsrail barışa karşı tehditlerden böylesine endişe ediyorlarsa o halde Pakistan ve Hindistan'a karşı müeyyidelerden niçin bahsetmiyorlar? Her iki ülkede uzun zamandır nükleer yarış içerisinde. Her ikisi de Washington'ın müttefiki diye mi? İsrail nükleer programı hakkında tek kelime niçin edilmiyor? Mordecai Vanunu'nun bu konu hakkında konuşması neden engelleniyor?

KZ: Eleştirmenlerinizin birçoğu, işledikleri kıyımlar ve cürümler yüzünden İsrail devletini mahkum eden karikatürlerinizle anti-semitik hissiyatı kışkırttığınızı iddia ediyorlar. İlahi bir dinin tâkipçileri diye Yahudilere karşı çıktığınız bir vaka mı bu yoksa insanlığa karşı suç işleyen, savunmasız Filistin halkını katleden genişlemeci siyonistlere bir karşı çıkış mı?


CL: Dindar bir adam değilim ve karikatürlerimin hiçbirinin de Musevilikle alıp vereceği bir şey yok. Yahudilere saldıran tek bir karikatürümü bile bulamazsınız. Benim İsrail'le ve onun destekçileriyle meselem sadece siyasidir, emperyalizm hakkındadır. Müslüman bile değilken İslamofobiye karşı Müslümanları destekliyorum zira dine karşı önyargıya rıza gösteremem. İsrail'e karşı eleştiri kâbilinden algılanan her şey elbette ki Yahudilere karşı nefretle ilişkilendirilebilir. İsrail'in ırk ayrımcılığına karşı konuşmaya cüret eden herkese karşı bu numaraya başvuruluyor. Fakat anti-semitizmin yanlış kullanımını her geçen gün daha fazla sayıda sanatçı anlıyor ve siyonistlerin mesnetsiz iddialarına ve iftiralarına aldırmadan mücadeleye devam ediyorlar.

KZ: Küresel basın yayın kurumları (New York Times, Washington Post, Guardian, Los Angeles Times, BBC, Reuters, Associated Press vb) karikatürlerinizi hiç yayınladı mı? İfade özgürlüğünün öncüleri olma iddiasındaki bu tür kurumlar, kendi görüşlerine aykırı bakış açılarını yayınlamayı niçin kabul etmiyorlar?

CL: Reuters geçen yıl sanatım ve görüşlerim hakkında görüntülü röportaj yapmıştı. Bazı karikatürlerim el Cezire'de, Press TV'de George Galloway programında yayınlandı fakat bunlar istisna. Fikirlerime daha ziyâde Arap medyası ilgi duyuyor. Önde gelen batılı medya kurumlarının Filistin'de, Irak'ta ve başka yerlerde halk mücadelesini destekleyen solcu bir sanatçıya ayıracakları yerleri yok. Fakat öyle ya da böyle, fikirlerimin görünür olabileceği bir yer bulabiliyorum. İnternet en iyi müttefikim. Ana mecrânın reklamını yaptığı meşhur bir sanatçı olmadığım halde siz ve sizin gazeteniz beni ve karikatürlerimi biliyorsunuz. İnternet, kurumsal medyanın dayattığı engelleri kırdı. 15 dakikalık şöhret uğruna da tâviz vermeyeceğim. İlkelerime bağlı kalmayı sürdüreceğim.

KZ: Filistin ve tarih boyunca emperyalizme maruz kalmış diğer mazlum halklar sizin gibi onlara sempati besleyen vicdanlı sanatçılar bulduklarında yüreklenecek ve ümitvâr olacaklardır. Sanatçı çabalarınızla Filistin halkına sunduğunuz cesaret ve mertliği kendi içinizde hissettiğiniz oldu mu?


CL:
Filistinliler gibi yiğit ve yürekli bir halkı hiç görmedim. 1999'da Batı Şeria'ya yaptığım seyahatten bu yana Filistinliler hakkında karikatür çiziyorum; o tarihten bu yana da davalarına olan sempatim yalnızca arttı. Al Hannouneh Society for Popular Culture'ın daveti üzerine Ürdün ve Lübnan'a yaptığım son seyahatten sonra da Filistinlilerle ilişkimin sadece siyasi olmadığını fark ettim. O halka karşı saf bir sevgim var.

KZ: Son faaliyetlerinizden bahseder miziniz? İran'daki yarışmada ödül kazanmak nasıl bir tecrübeydi? İran'a bir kez daha gelmek ve İran halkının acılarına ve yüzyüze geldikleri zorluklara şahsen dokunmak ister misiniz?

CL: Genelde yarışmalara katılmam zira ödüllerle ve tantanayla ilgilenmiyorum. Sanat çalışmalarımın gâyesi, egomu şişirmek değil sosyal hareketleri desteklemektir. Fakat Holokost karikatür yarışmasında Filistin'in acısı hakkında görsel yorumda bulunmak için vakitlice gelmiş bir fırsat gördüm. Dostum Mesud Tabatabai tarafından Tahran'daki ödül törenine katılmak üzere davet aldım fakat maalesef seyahati gerçekleştiremedim. Ancak elbette bir başka şansım olduğunda İran'ı ziyaret etmekten mutluluk duyarım.

Dünya Bülteni için çeviren: M.Alpaslan Balcı

Güncelleme Tarihi: 25 Ocak 2011, 11:48
YORUM EKLE

banner33

banner37