banner39

Filmlerde Yunan efsanesi 'uydurmadan' ibaretmiş

Cambridge Üniversitesi'ndeki edebiyat uzmanı filmlerde anlatılan Yunan kahramanlık hikayelerinin aslını yansıtmadığını söyledi.

Arşiv 07.10.2009, 10:05 07.10.2009, 10:05
Filmlerde Yunan efsanesi 'uydurmadan' ibaretmiş


Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Cambridge Üniversitesi klasik edebiyat uzmanı Dr. Michael Scott, Spartalıların haydut, İskender'in ana kuzusu ve antik Yunanlıların rüşvetçi olduğunu öne sürüyor.

Scott'a göre Atinalılar korkunç bir ekonomik darboğazın pençesindeydi ve siyasiler bir yandan beyhude bir finansal debelenme içindeyken diğer yandan askerleri durmadan istenmeyen sınır ötesi savaşlara yolluyordu ve göç sorunuyla mücadele etmeye çalışıyorlardı.

GÜNÜMÜZDEN FARKI YOK

Scott Yunan demokrasisinin 2 bin 400 yıl önceki nihai çöküşünü hazırlayan bu koşulların günümüzde içinde bulunduğumuz koşullara ne kadar benzediğine de dikkat çekiyor.

Scott'ın yaptığı araştırma Antik Yunan'daki klasik kahramanların hataları olan ölümlüler olduğunu ve şiddete ve siyasi anlamda arkadan bıçaklamaya meyilli olduklarını ortaya koyuyor.

CEPHEDEN ANNESİNE MEKTUP YAZIP DURURDU

Sözgelimi geçenlerde Yunanistan'da tüm zamanların en büyük Yunan'ı seçilen İskender, yaygın olarak dünyanın geçtiği bölgelerine medeniyet yaymış olmasıyla bilinir.

Scott'ın araştırmasına göre ise İskender tam bir ana kuzusuydu ve savaş alanlarından annesi Olympias'a sürekli sayısız mektup gönderiyordu. Askeri başarıları babası II. Philip'in pragmatik temellerine dayanıyordu. Aslında Oliver Stone'un Büyük İskender'inde Angelina Jolie tarafından canlandırılan Olympias, ailedeki esas savaşçıydı. Scott, savaş alanında yakalanmadan önce kendi kocası tarafından öldürüldüğünden şüphelenilen Olympias'ı korkusuz bir lider olarak tanımlıyor ve ölüm tarihini İ.Ö. 316 olarak belirtiyor.

SAVAŞ ÇIĞIRTKANI BİR GRUP HAYDUT...

Spartalılara gelince... Scott'a göre, asil askerlerden oluşan seçkin bir grup olarak ün salmış Spartalılar düşüncesizce bir şiddetle Atina'yı yöneten savaş kışkırtıcılığı yapan bir grup hayduttan başka bir şey değildi. Zamanın en aydın siyasilerinden biri olarak kabul edilen Socrates gibi isimlerin bile İskender'in babası Makedonyalı Philip'in lehine demokrasinin altını oyduklarını belirten Scott'ın kitabı Yunan demokrasisinin İ.Ö. beşinci yüzyıl sonunda Spartalılar tarafından fethedilmesi sonucu çökmediğini savunuyor.

GÜVENİLMEZ İTTİFAKLAR UĞRUNA ESKİ DOSTLARI UNUTTULAR

Gerçek nedenin, eski Yunan dünya sahnesinde bir aktör olarak kalmak uğruna son bir gayretle ideolojisini feda etmesiyle, İ.Ö. dördüncü yüzyılın baskı ve gerilimleri olduğunu belirtiyor. Demokrasisini feda edip, eski müttefikleri terk edip Makedonya'nın yeni güçleri ve Pers Krallığı ile güvenilmez ittifaklar kurmaya çalıştı.

Atina, istenmeyen savaşlara girdi ve ağırlıklı olarak ticarete ve deniz aşırı kaynaklara bağlı olan ekonomisi, çatışma ana ticari hatları etkilemeye başladığında çöktü. Bu bir dizi iç soruna yol açtı. Bunlar arasında polis gücüne para kaynağı sağlanamaması da bulunuyordu ve demokrasi rüşvete, yolsuzluğa boyun eğmeye başladı.

YÜZYIL BAŞINDA DEMOKRAT, YÜZYIL SONUNDA KRALCI

Yüzyıla gelişen bir demokrasi olarak giren Atina yüzyıl sonunda, son yönetici Demetrius'u hem bir kral hem de yaşayan bir Tanrı olarak göklere çıkarıyordu.

Scott, yeniden yazdığı İ.Ö. dördüncü yüzyıl tarihinin, bugün ders olarak okutulması gerektiğini savunuyor: "Birçok yönden bu dönem tıpkı çağımız gibi tam bir belirsizlik dönemiydi. Tarih nerede olduğumuza dair bir harita, şu anda nerede bulunduğumuzu gösteren bir ayna ve sonrasında neler olabileceğine ilişkin bir rehber olabilir."

banner53
Yorumlar (0)
33
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?