banner39

Fransa’da ‘seçim tansiyonu’ yükseliyor

Fransa’da 22 Nisan’da ilk turu yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri kampanyası resmen başladı.

Arşiv 10.04.2007, 13:58 10.04.2007, 13:58
Fransa’da ‘seçim tansiyonu’ yükseliyor

Sağda eski İçişleri Bakanı Nicolas Sarkozy, solda Ségolène Royal anketlerin başında yer alıyor. Aşırı sağcı yabancı düşmanı Le Pen yükselişini sürdürürken, radikal sol anketlerden umduğunu bulamıyor.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turuna iki haftadan az bir süre kaldı. Bu süre içinde 12 adayın özellikle kararsızları ikna etmesi gerekecek. 22 Nisan’da ilk tutu yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimler öncesi resmi kampanya pazartesi günü başladı. Adaylar farklı kentlerde resmi seçim kampanyasına start veriyor. Yine cumhurbaşkanlığı adayları televizyon ve radyo kanallarında Fransızları ikna etmeye çalışacak. Pazartesi gününden beri 12 adayın resimleri 85 bin oy bürosu önüne yerleştirilen panolara asılmaya başlandı. Radyo ve televizyonlarda konuşma hakkının eşitliği bir kural olarak koyuldu.

18 MİLYON SEÇMEN KARAR DEĞİŞTİREBİLİR

Henüz her şey bitmiş değil. Her ne kadar Sarkozy, Royal, Bayrou ve Le Pen ilk dörtte yer alıyorsa da ilk tura kadar milyonlarca seçmen fikrini değiştirebilir. Çoğu solcu 12 aday şöyle: İçişleri Bakanı Nicolas Sarkozy (UMP-Halkçı Hareketler Birliği), François Bayrou (UDF- Fransa Demokrasi Birliği), Ségolène Royal (PS-Sosyalist Parti), Marie-George Buffet (PCF-Fransa Komünist Partisi), Olivier Besancenot (LCR-Devrimci Komünistler Ligi), Arlette Laguiller (LO-İşçi Mücadelesi), Jean-Marie Le Pen (FN-Ulusal Cephe, aşırı sağcı), Gérard Schivardi (İşçi Partisi tarafından destekleniyor), Philippe de Villiers (MPF- Fransa İçin Hareket Partisi, aşırı sağcı), Dominique Voynet (Verts-Yeşiller) ve José Bové (Küreselleşme karşıtı).

Le Parisien gazetesinde yayımlanan CSA anketine göre seçmenlerin yüzde 42’si, yani 18 milyon kişi 22 Nisan tarihine kadar fikrini değiştirebilir. Bunlar kararsızlardan oluşuyor. Dört temel aday olan Sarkozy, Royal, Bayrou ve Le Pen arasında, Bayrou’nun UDF partisi seçmenleri en kararsız durumda. UDF seçmenlerinin yüzde 52’si fikirlerini değiştirebileceklerini söylüyor.

SARKOZY HER İKİ TURDA ÖNDE

Bu arada RMC ve BFM TV’de yayımlanan bir ankete göre Sarkozy yüzde 28 ile ilk turda önde giderken, Royal yüzde 24 ile ikinci, Bayrou yüzde 18 ile üçüncü ve Le Pen yüzde 15 ile dördüncü sırada yer alıyor. Le Pen’in bir önceki ankete göre oylarını 2 puan arttırdığı görülüyor. Diğer adayların oylarında ise bir değişme yok.

Mayıs ayında yapılacak ikinci turda yine Sarkozy yüzde 52 ile birinci olurken, Royal yüzde 48 oy ile kaybediyor. Bu ankete ikinci tur için seçmenlerin yüzde 27’si halen iki adaydan hangisine oy kullanacağı kararını vermemiş durumda.

Ipsos/Dell anket kuruluşunun SFR ve Le Point için yaptığı kamuoyu yoklamasına göre de Sarkozy seçimlerin ikinci turunda yüzde 54 oyla birinci olacak. Royal ise yüzde 46’da kalacak. Birinci turda ise, yine Sarkozy yüzde 30,5 ile birinci, Royal yüzde 23 ile ikinci, Bayrou yüzde 19,5 ile üçüncü ve Le Pen y üzde 13 ile dördüncü olacak. Diğer tüm adaylar, LCR lider Besancenot (yüzde 4,5) hariç, yüzde 2’yi geçmiyor.

BİR DEVİR KAPANIYOR

Aylardır adaylar, birbirlerine karşı zaman zaman sert ifadelerle, yoğun bir tartışma yürütüyor. Adaylardan Sarkozy, sonunda Cumhurbaşkanı Jacques Chirac ve Başbakan Dominique de Villepin’in de desteğini aldı. Seçimlere birkaç hafta kala Mart ayında İçişleri Bakanlığı görevini bırakarak, kendisini tam olarak kampanyaya verdi.

Sarkozy özellikle güvenlik ve göçmen politikaları nedeniyle sivil toplum örgütleri ve sol partilerin hedefinde bulunuyor. Artan güvenlik önlemleri, hemen her tarafta göze çarpan polisler ve artan sınırdışılar kaygıları arttırıyor. Bununla birlikte Sarkozy’nin Chirac geleneğinden ‘’kopuş’’ olarak tanımladığı seçim projesi, De Gaulle geleneğinin Sarkozy ile birlikte yok olacağı endişesine yol açıyor. Zira Sarkozy, ABD yanlısı olarak görülüyor. Bu nedenle solcular Sarkozy’yi ‘’Küçük Bush’’ olarak adlandırıyor.

Fransa’da bu seçimlerde her koşulda bir devir kapanıyor. Zaten seçimler öncesi 6. Cumhuriyet’e mi geçiş yapmak gerektiği yoksa bir önceki cumhuriyetin mi daha iyi olduğu konusunda tartışmalar da yaşandı. Sarkozy Chirac’tan kopuş stratejisi ile yeni bir cumhuriyet istediğini defalarca dile getirdi.

Chirac’ın gidişi, birçok çevre tarafından yeni bir dönemin başlangıcı olarak görülüyor. Çevre sorunlarından hastalıklarla mücadeleye, uluslararası ilişkilerden Afrika’ya yönelik özel çabalara kadar Chirac’ın önemli katkılarının olmadığı eleştirisi yapılıyor. Dış politikanın yanı sıra Chirac, iç politikada da sürekli etkisiz olarak eleştiri aldı. Bu nedenle 1995’ten bu yana 12 yıllık 2 dönem cumhurbaşkanlığı göz önüne alındığında, Chirac’tan geriye hatırlanacak ciddi bir şey bulunmuyor.

TÜRKİYE’Yİ İSTEYEN YOK

Temel adayların Türkiye’nin AB üyeliği konusundaki görüşleri de birbirine yakın. Sarkozy Türkiye’ye imtiyazlı ortaklıktan yana olduğunu çok kere ifade etti. En son Akdeniz’in iki yakası arasında diyalog başlatmak için ‘’Akdeniz Birliği’’ kurulmasını önerdi. Sarkozy, Türkiye ile ilişkilerin de bu birlik perspektifinde değerlendirilebileceğini söyledi. Sarkozy Türkiye’nin Avrupalı olmadığını düşünüyor.

Royal, prensipte Türkiye’nin üyeliğini reddetmiyor. Ama şimdi bunun zamanının olmadığını söylüyor. Royal’a göre genişlemeden önce şu anda ‘’arızalı’’ olan Avrupa’nın yeniden harekete geçirilmesi gerekiyor. Türkiye’nin üyeliği konusunda daha önce kendi kararının Fransızların vereceği karar olduğunu belirten Royal, referandumdan çıkacak sonucun da Cumhurbaşkanı’nın bir görev olarak savunması gereken pozisyon olacağını kaydediyor.

Adaylar arasında en Avrupa’cı olarak tanımlanan Bayrou da Türkiye için ‘’imtiyazlı ortaklık’’ öneriyor. Zira ona göre de Avrupa ne kadar yayılırsa, o kadar zayıflar. Aşırı sağcı yabancı düşmanı Ulusal Cephe partisi lideri Jean-Marie Le Pen, tüm federal Avrupa fikirlerine karşı çıkıyor. ‘’Uluslar Avrupası’’ isteyen Le Pen böyle bir Birlik içinde de ‘’Müslüman Türkiye’’ görmek istemiyor.

ADAYLARIN GÖÇMEN POLİTİKASI

Göçmenler konusunda da temel adaylar, toplu oturum izinlerine sıcak bakmıyor. Güvenlik ve göçmenlere ilişkin önerileri nedeniyle Royal, bir süre önce sağa yanaşmakla eleştirilmiş ve daha sol bir programla yeniden ortaya çıkmıştı.

Royal göçmenlere oturum izinlerini Fransa’da bulundukları süreye, çocuklarının eğitimine ve çalışma kontratı sözü gibi kriterlere bağlıyor. Royal ayrıca, yıllarca sürebilecek bir gidiş-geliş vizesinin kurulması ve 10 yıllık oturum izinlerinin yeniden getirilmesini istiyor. Bu uygulama Sarkozy tarafından kaldırılmıştı. En fazla 3 yıllık oturum kartları veriliyor.

Sarkozy, seçilmiş göç projesi kapsamında göçmenlere niteliklerine göre kota uygulanmasını istiyor. Bununla birlikte kaçak göçmenlerin sınırdışı edilmesine devam edilmesi ve bir göçmen bakanlığı ile ulusal kimlik bakanlığının kurulmasını savunuyor. Ulusal kimlik bakanlığı fikri sert tepkilere yol açtı. Bununla aşırı sağın tabanına oynadığı eleştirileri yapıldı. Nicolas Sarkozy’nin İçişleri Bakanlığı görev süresi boyunca göçmenlere yönelik politikaları gün geçtikçe sertleşti. Fransa’da 2004’te 15 bin, 2005’te 20 bin, 2006’da 24 bin kişi sınırdışı edilirken, 2007 yılı için ise 28 bin kişinin sınırdışı edilmesi hedefleniyor.

Le Pen, sosyal ve aile yardımlarının sadece Fransızlara verilmesini savunurken, işsiz göçmenlere yapılan yardımların da ortadan kaldırılmasını istiyor. Le Pen ayrıca, 10 yıllık oturum izinleri olanların oturum sürelerinin 3 yıl düşürülmesi ve vatandaşlık hakkının yeniden düzenlenmesi gerektiğini düşünüyor. Suç tekrarında bulunan yabancıların ise sınırdışı edilmesini savunuyor. François Bayrou kaçak göçün kontrol altına alınmasını ve Fransa’ya kabul edilmeyen göçmenlerin sınırdışı edilmesini isterken, kaçak çalışmaya karşı da mücadele edilmesini proje olarak öne sürüyor.

Bayrou, kaçak göçmenlere oturum izinleri verilmesinin de ‘’iş kontratı, dil öğrenme ve Fransız değerlerinin bilinmesi’’ kriterlerine bağlanmasını isterken, Sarkozy gibi göçten sorumlu bir bakanlığın kurulmasını ve yerel seçimlerde yabancılara oy hakkı tanınmasını savunuyor.


Kaynak: ANF

banner53
Yorumlar (0)
16
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?