Gazeteci Hasan Tahsin öldürüldü

Tarihte bugün meydana gelen olaylar arasında gazeteci Hasan Tahsin'in öldürülmesi de yer alıyor.

Gazeteci Hasan Tahsin öldürüldü

Dünya Bülteni / Tarih Servisi

Tarihte bugün meydana gelen olaylar şöyle:

SOVYETLER AFGANİSTAN’DAN ÇEKİLMEYE BAŞLADI


15 Mayıs 1988 - 8 yıldan fazla süren çarpışmalardan sonra Sovyet Kızıl Ordusu Afganistan'dan çekilmeye başladı. Sovyet emperyalizminin uğradığı son durak olan Afganistan Savaşı, SSCB'yi dizleri üzerine çökertmiş ve dağılmaya gidecek yolu açmıştı. Gerilla savaşının en muazzam örneklerinden birini veren Afganistan mücahitleri, kendilerinden kat kat üstün olan ve tüm dünyada adından övgüyle bahsedilen Sovyet Kızıl Ordusunu dağıtmayı başarmışlardı. Sovyetler, bu savaş ile yolun sonuna gelmiş; hem kendi rejiminin hem de soğuk savaşın sonunu getirmişti. SSCB, Gorbaçov'un iktidarı ile beraber kısa bir süre sonra dağılacaktı. Afganistan ise yeni bir iç savaşın içerisine girecek, Taliban'ın iktidarından 4 yıl sonra ise, bu sefer de ABD işgali ile karşı karşıya kalacaktı...

VİCDANİ RET GÜNÜ

15 Mayıs tüm dünyada Vicdani Ret günü olarak kabul edilmektedir. Vicdanî ret, bir bireyin politik görüşleri, ahlaki değerleri veya dinsel inançları doğrultusunda zorunlu askerliği reddetmesidir. Vicdani ret düşüncesi geniş anlamda ilk olarak 19. yüzyılda ortaya atılmış, 20. yüzyılın başlarında I. ve II. Dünya Savaşları sırasında taraftar bulmuştur. Vicdani ret hakkı, günümüzde Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu ve Avrupa Parlamentosu tarafından temel insani hak olarak kabul edilmiştir. Vicdanî ret, Avrupa Birliği üyesi tüm ülkelerce tanınan "askere gitmeyi reddetme" hakkıdır. Bu hakkın uygulanması ülkelere göre farklılık gösterebilmektedir. Bazı ülkelerde vicdanî retçiler askerlik yapmak yerine, zorunlu olarak bir kamu hizmetinde görevlendirilmektedirler.

Türkiye'de henüz tanınmayan vicdani ret için başta savaş karşıtları olmak üzere çeşitli grupların çalışmaları sürmektedir. Perihan Mağden gibi birçok aydın vicdani reddi işleyen yazılar ele aldıkları için haklarında dava açılmıştır. Ayrıca konu ile ilgili `vicdani ret hakkının verilmesi için kanun teklifi DTP tarafından meclise sunuldu. Türkiye'de 2008 yılına kadar 16'sı kadın olmak üzere toplam 86 vicdanî redçi çıktı. İlk kez 1989 yılında Tayfun Gönül, 155. maddeden yargılandı ve aldığı ceza, para cezasına çevrildi. Türkiye'nin en son vicdani redcisi B. Kaan Kavlak, 318. ve 155. maddeden hala yargılanmaktadır. Türkiye’de İslami inancı gereği askerlik yapmayacağını belirterek Vicdani Retçi olduğunu ilk ilan eden kişi de Enver Aydemir’dir. Aydemir kendi ifadelerinde vicdani ret gerekçesini: "Bununla birlikte kamuoyuna duyurmam gereken asıl meselem, T.C. Devletinin üzerine kurulmuş olduğu temel değerlerin hiç birine sempati beslemiyor olmamdır. Benim de inanç değerlerime kimsenin zorla sempati beslemesini beklemiyorum. Bununla beraber yaşadığım coğrafyanın gerçeklerini de göz önüne alarak, ortak yaşamın getirdiği sorumluluklar çerçevesinde inançlarıma uygun ve bireysel haklarımın tanındığı (eğitim özgürlüğü, kılık-kıyafet özgürlüğü, düşünce özgürlüğü vb.) bir ortamda kamu hizmeti yapabileceğimi beyan ediyorum" diyerek açıklamaktadır.

BİRİNCİ ARAP-İSRAİL SAVAŞI BAŞLADI


15 Mayıs 1948 Araplar, İsrail devletinin kuruluşunu kabul etmeyerek Filistin'e girdi. Filistin'de İngiliz manda rejiminin sona ermesinin hemen ardından 14 Mayıs 1948'de, Tel-Aviv'de toplanan Yahudi Milli Konseyi, yayınladığı bir bildiri ile İsrail Devleti’nin kurulduğunu ilan etti. Bunun hemen ardından ABD ve iki gün sonra da Sovyetler Birliği İsrail'i tanıdığını açıkladı. Bu gelişmelerin öncesinde ise İngiliz birlikleri bölgeyi terk etmeye başlamışlardı.

İsrail Devleti’nin kuruluşunun ilan edilmesinden birkaç saat sonra Arap Birliği İsrail'e savaş açtı. Mısır, Ürdün, Suriye ve Irak kuvvetleri üç yönden saldırıya geçerek önemli ilerlemeler kaydettiler. Ancak kısa bir süre sonra savaş Araplar aleyhine dönüştü.

İsrail savaş sonunda 1947'de taksim planı ile elde ettiği %56’lık Filistin toprağını % 78’e çıkardı. 700.000 Filistinli, evlerini terk etmek zorunda kalarak komşu ülkelere veya Arapların yoğun olduğu bölgelere sığındılar. Yurtlarını terk eden Filistinliler'den 250.000’i Gazze’ye yerleştirildi. Filistinlilerin başka ülkelere göçü ve Yahudilerin Filistin’de gün geçtikçe artan nüfusu, demografik yapının bölgenin asıl yerleşik halkı olan Araplar aleyhine dönüşmesine neden oldu ve bugüne kadar süregelen Filistinli mülteciler sorunu başladı. Benzer şekilde 1948 -1952 arasında Arap ülkelerinde yaşayan bir milyon kadar Yahudi zorla ülkelerinden kovuldu. Bu mültecilerin çoğu İsrail'e yerleşti ve İsrail’in nüfusunu arttırdı.

İsrail savaş sonunda savaştığı her Arap ülkesi ile ayrı ayrı ateşkes anlaşmaları imzaladı. Savaşa girmiş olan Ürdün Batı Şeria'ya, Mısır da Gazze Şeridi’ne asker yığdı. Kudüs’ün kontrolü ise batıda İsrail, doğuda Ürdün arasında bölündü. Gazze Mısır'ın oldu.

1948 savaşı sonrasında savaşa katılan Arap ülkelerinde siyasi rejim değişikliğine varan karışıklıklar yaşandı. En önemli değişiklik Mısır'da gerçekleşti. Mısır'da Kral Faruk bir darbe ile tahttan indirilerek yerine General Necib getirildi.

İZMİR’İN İŞGALİ

15 Mayıs 1919 İzmir, İtilaf Devletleri'nin desteğiyle Yunanlılar tarafından işgal edildi ve ilk silahlı direniş başladı. 15 Mayıs 1919’da İngiliz, Amerikan ve Fransız donanmasının koruması altında Yunan ordusu İzmir’e asker çıkararak işgale başlamıştır. Kısa bir süre içinde Yunan işgaline karşı silahlı direniş grupları oluşmuştur. Fakat Yunan ordusu bu engellemeler rağmen işgallerine devam etmiştir. İzmir’in işgali Ege Bölgesinde milis kuvvetler olan Kuva-yı Milliye’nin kurulmasına neden olmuştur. Kuva-yı Milliye birlikler Yunan Kuvvetlerinin ilerleyişini durduramamış fakat yavaşlatmıştır.

Yunan işgali itilaf devletlerinin verdiği destek sayesinde 1922 yılında Sakarya Irmağı’na kadar ulaşacaktır.

Yunanlıların İzmir’i işgalinin 91. Yılında T.C Hükümeti ile Yunanistan hükümetinin ortak bakanlar kurulu toplantısı yapması tarihe düşülecek ilginç kayıtlardan olacaktır.

GAZETECİ HASAN TAHSİN VURULDU


Hasan Tahsin ya da gerçek adıyla Osman Nevres (d. 1888, Selânik – ö. 15 Mayıs 1919, İzmir), Kurtuluş Savaşı'nın simge isimlerinden olan Türk gazetecidir. Işık Lisesi mezunu olan Tahsin, yaklaşık 20 bin kişilik Yunan ordusunun İzmir işgalini başlattığı 15 Mayıs 1919 günü silahını çekip en öndeki Yunan sancaktarını vurmuş, akabinde Yunan askerlerinin saldırısı sonucu yaşamını yitirmiştir. Hasan Tahsin'in sıktığı bu kurşun, Ulusal Kurtuluş Mücadelesi'ni başlatan ilk kurşun olarak bilinir.

1974 yılında Hasan Tahsin'in sıktığı "İlk Kurşun" anısına İzmir Konak Meydanı'nda İlk Kurşun Anıtı dikilmiş ve anıt 15 Mayıs 1974 günü dönemin cumhurbaşkanı Fahri Korutürk tarafından açılmıştır.

SON OSMANLI PADİŞAHI VEFAT ETTİ

15 Mayıs 1926 yılında Son Osmanlı padişahı Vahidettin (VI.Mehmet) İtalya'nın San Remo kentinde kalp yetmezliği sebebi ile öldü.

Güncelleme Tarihi: 16 Mayıs 2010, 09:05
banner53
YORUM EKLE

banner39