Gelenek Eski Yeni dergisinde

Eski Yeni dergisinin 16. sayısı Gelenek dosyası ile okurla buluştu.

Gelenek Eski Yeni dergisinde

Dünya Bülteni/ Kültür Servisi

Eski Yeni dergisi 16. sayısında gelenek konusunu işledi. İlk bakışta gelenek, çok eski, çok tüketilen bir konu görüntüsü verse de halen toplumsal hafızamızda anlamını bulmuş, yerli yerine oturmuş bir konu gibi görünmemektedir.

Kimilerine göre ilahi olsun, insani olsun, geçmişte yaşanmış kutsal alana ait ne varsa gelenek kabul edilirken, kimilerine göre insani tecrübeye ait teamül ve ananelerden ibaret bir gelenek tasavvur edilebilmektedir. Kimileri, kendi toplumsal ve tarihsel kimliğine özgü değer dünyasını kendi geleneği kabul ederek kutsarken, kimileri bütün geleneklerin kutsallığına kani olabilmektedir. İlahi nasslar alanını geleneğe dâhil ederek geleneği reddetmenin imkânsızlığı üzerinde ısrar edenler olduğu gibi, geleneği ilahi vahyin dışındaki İslami tecrübeden ibaret gören ve insani olması dolayısıyla kutsal alanın dışında değerlendirenler de yok değildir. Ve hatta geleneği insani olanla sınırlı görüp de kutsal kabul eden yaklaşımların varlığından bile söz edilebilir. 

Bundan dolayı  Eski Yeni’nin gelenek dosyasında bu tür yaklaşımların tamamına özgü değerlendirmelerin varlığına dair izler bulabilirsiniz. Dergide Gelenek ve Felsefesi, Ne Kutsanmış Bir Geçmiş Ne de Muhayyel Bir Gelecek; Ânı Yaşamak Üzerine , Modern Zamanlarda Hz. Muhammed’in Misyonunun Neliği Sorunu -Peygamber Telakkîsi Tartışmalarına Bir Katkı,Dinde Yenilenme: Teceddüd, Tebeddül ve Tahrif Kavramları , Şerh, Şârih ve Ahmet Avni Konuk   İslâm Sanat Geleneği Ve Estetik,“Gelenekçilik” ve İslam Düşüncesinde Gelenek,Geçmişten Günümüze Kelam Geleneği, İslâm Felsefesi Geleneğinin Anlamı Fıkıh Geleneği ve/veya Geleneksel Fıkıh başlıklı yazıların yanında Osmanlı Düşünce Geleneği üzerine Süleyman Hayri Bolay’la yapılan bir söyleşi ve Hasan Hanefi ile daha önceden yapılmış gelenek odaklı söyleşi de yer alıyor.

İki Gelenek

Dergi ayrıca geleneğe nasıl bir anlam yüklediğini Kur’an’dan hareketle şöyle ortaya koyuyor: “Müslümanlar olarak bizler, ilahi olanın kutsallığı konusunda herhangi bir şüphe taşımıyoruz. Ancak insani olanın kutsal olup olmaması tartışılabilir olmakla birlikte  ilahi değerlerin bireysel ve toplumsal alanda yaşanması sonucu iki alan arasında bir geçişkenliğin varlığı da göz ardı edilemez. Bu nedenle bir geleneği bütünüyle kutsaldan arındırmak mümkün olmayabilir. Ancak insani olan ne kadar uygulama varsa hepsini kutsalın hesabına yüklemenin de sorunlardan azade göründüğünü söyleyemeyiz. Her şeyden önce edebiyatımızda ilahi ve insani diye bir ayrım varsa ve eğer bu bir vakıa ise tabi ve yapay iki ayrı kutsaldan söz ediyoruz demektir. Kur’an’ın “Sünnetullah” ve “Sünnetü’l-evvelin” diye iki ayrı kavramdan söz ettiği vakıa. “Sünnetül evvelin” deyimi de iki ayrı anlamda kullanılabilmektedir. Birincisi Allah’ın daha önceki toplumlara uygulanan sünneti anlamında kullanılırken diğeri önceki toplumların yaşayageldiği kendi gelenekleri anlamında kullanılabilmektedir.”

Derginin kitaplık sayfasında sadece Ali Şeriati’nin İslam ve Sınıfsal Yapı kitabı tanıtılmış.Oysa burada arşiv olması hedeflenen gelenek odaklı kitaplar tanıtılabilir ve derginin arşiv olma durumu daha da güçlendirilebilirdi.

Şu var ki, Eski Yeni’nin bu dosyası sayesinde  gelenek hakkında daha kapsamlı değerlendirmeler yapma imkanı elde dilebilecektir.
 

Güncelleme Tarihi: 15 Nisan 2010, 15:25
YORUM EKLE

banner33

banner37