banner39

Genç: Afrodit, cemiyetimizin içindeki truva atıdır

Şair Nurullah Genç, Boğaziçi Üniversitesi'nde okuyan öğrencilerle Eyüp Sultan'da tertip edilen Çanakkale sohbetinde bir araya geldi.

Arşiv 07.04.2009, 11:45 07.04.2009, 11:45
Genç: Afrodit, cemiyetimizin içindeki truva atıdır

İbrahim Ethem Gören/Dünya Bülteni 

Şair Nurullah Genç, Boğaziçi Üniversitesi'nde okuyan öğrencilerle Eyüp Sultan'da tertip edilen Çanakkale sohbetinde bir araya geldi.  

Boğaziçi Yöneticiler Vakfı'nın (BYV) 4 Nisan Cumartesi sabahı Eyüp'te düzenlediği "Çanakkale Her Şey yapıp kül oldu" başlıktı toplantısına katılan Prof. Dr. Nurullah Genç, "Çanakkale" sohbetinde Çanakkale'ye, şehadet kültürüne, sanata, edebiyata ve estetiğe dair önemli açıklamalarda bulundu. 

Tarayıcınız bu resmin gösterilmesini desteklemiyor olabilir. 

Hainlik makbul bir şey değildir.

Çanakkale harbinin başladığı dönemde bir kısım asker ve idarecilerin savaştan kaçarak İstanbul'da kaldıklarını, İngilizlerin Asitane'yi işgali sırasında istilacı güçlerle işbirliği yapan bu çevrenin, daha sonraları ülke yönetiminde söz sahibi olduklarını ifade eden Genç'in konuşmasından hafızalarda şu satırlar kaldı: 

"Yakup Kadri, Sodom Gomore başlıklı eserinde İstanbul'un İngiliz işgalcilerinin eline geçtiği dönemde yaşananları üstü kapalı olarak da olsa bir şekilde anlatır. Kendi tarihine sırtını dönen kimseler, başkaları için de münevver değildir. Hainlik, makbul bir şey değildir.  

Çanakkale'de bir milletin en önemli gücü; beyin gücü zayi oldu. İstanbul medreselerinde tahsil gören on binlerce öğrenci, müderris, ilim ve fikir adamı, Çanakkale cephelerinde şehit düştü. Dönemin İngiliz askerlerinin komutanı Churcill bu gerçeğe, "Çanakkale'de aslında biz kazandık, onların insan gücünü, beyin gücünü ellerinden aldık" sözleriyle değinir." 

Afrodit, cemiyetimizin içindeki Truva atıdır.

Çanakkale'de Osmanlı Türkü'nün yedi düvele karşı iman ve fazilet mücadelesi verdiğinin altını çizen Şair Genç, bu kutlu beldedeki mücadele için şunları söyledi: "Çanakkale'deki mücadele iman ile küfrün; Hakk ile batılın; İslam medeniyetiyle Yunan medeniyetinin; Afrodit ile Sarıkız'ın mücadelesidir. Afrodit, dört bir tarafımızı sarmış, Afrodit yolumuzun her tarafında... Bugün çocuklarınıza sorun bakalım: Afrodit'i mi tanıyorlar, Sarıkız'ı mı? Hemen hemen herkes Afrodit'i tanıyorum diyecektir size. Afrodit ile Sarıkız arasındaki fark; ahlak ile ahlaksızlık arasındaki farktır; iman ile küfür arasındaki ayrımdır. Afrodit cemiyetimizin içindeki Truva atıdır."  

Geçmişin bilgisi geleceği belirler.

Geçmişin bilgisi geleceği belirler. Geçmişini bilmeyen geleceği kurgulayamaz. Çanakkale gerçeğini hatırımızdan çıkarmamalıyız. İçimize yerleştirilen Truva atlarına karşı müteyakkız davranmalıyız. 

Brad Pitt'in oynadığı Troy filmini seyredenler Truva'yı hatırlar. Troya Kralı Priamos medyum ve kâhinleri iki kez dinler ve ikisinde de hata eder.  

Priamos, savaş hazırlığındadır. Kâhinleriyle istişare eder. Kâhinler, "Gökyüzünden işaret aldık. Bu savaşa girmeliyiz" derler.  Kralın oğlu Hektor, bu savaşa girilmesinin doğru olmadığını söyler. Fakat babası kâhinlere hak verir. Neticede Troya'lıların büyük kahramanı Hektor savaşta öldürülür.  

Daha sonra olayın ikinci perdesi açılır. Yunanlılar savaş meydanından çekilmiş gibi yaparlar. Bununla birlikte Yunanlılar, Troya Kralı'na bir hediye vermek istediklerini söyleyerek kentin surlarının bulunduğu yere büyük bir tahta at getirirler. Kral, yine kâhinlerine danışır:  

-Bu atı ne yapacağız?  

Kâhinler, atın Tanrı armağanı olduğunu söyleyerek, Truva'ya alınmasının uygun olacağı yönünde kanaat belirtir. Kralın diğer oğlu Paris bu görüşe karşı çıkar. Fakat babası, ikinci kez kâhinlere kulak verir. At içeriye alınır. İçinden çıkan askerler Truva'yı yıkar ve Paris'i öldürür.

Tarayıcınız bu resmin gösterilmesini desteklemiyor olabilir. 

Yalancıların yıkmadığı ülke yoktur.

Bu arada, Yunanlıların Truva savaşındaki komutanlarının adı Agamennon'dur. Bu isim önemli. Çanakkale savaşlarının baş mimarı Churchill'dir Churchill, o dönemde İngiliz Deniz Bakanı'dır. Churchill, Çanakkale Savaşı'na Truva Savaşı demektedir. Truva savaşını anlatan kitap bildiğiniz gibi İlyada Destanı'dır. İlyada Destanı Batı da İncil'den sonra en çok okunan kitaptır. Churchill, İlyada'yı ezbere bilmektedir. Churchill, Çanakkale savaşında kimyasal silah, gaz bombası kullandıkları için savaş suçu işlediğini söyleyenlere "savaş suçu "insanlara" karşı işlenir!" cevabını verir.  

Agamennon'a dikkat!

Bu arada sembollere dikkat edelim. Çanakkale'ye giren ilk geminin adı Agememnon'dur. Troy savaşındaki Yunan kralının ismi neydi? Agamemnon. Onun derdi de Anadolu'yu almaktır. Çanakkale'ye giren ilk geminin adının da Agamemnon'dur. Bir şey daha söyleyeyim: Mondros Mütarekesi de Agamemnon'da imzalanmıştır.  

Düşmanlar Çanakkale'ye sadece savaş yapmak için gelmediler. Başka niyetleri de vardı: Hamilton, Çanakkale savaşı için "Onların Tanrılarıyla da savaştık" demiştir. 

Geçmişini bilmeyen geleceğine sahip çıkamaz.

Biz, tarihi unutmamalıyız. Tarihte yaşananları, şuur haline getirmeliyiz. Bakınız size bir vakıa daha aktarayım. 

Niçin geri kaldığımızı hep sorarız. Dönemin Başbakanı Turgut Özal da bu soruyu çok sorardı… Japonya'nın kalkınma mucizesini bilirsiniz. Özal, Japonya örnekliğinden yola çıkarak "Türkiye'nin niçin geri kaldığını" tesbit ettirmek üzere Japonya'dan bir heyeti Türkiye'ye davet eder. Heyet, Türkiye'de uzun süre gezip araştırmalar yapar.  

Çalışmalar bitince rapor, Turgut Özal'a sunulur. Özal'ın makamında dönemin Milli Eğitim Bakanı Vehbi Dinçerler de bulunmaktadır. Raporun son cümlesi şöyledir: Türk çocuklarında tarih ve geçmiş bilinci yok! 

-Dünya tarihi içerisinde Türk tarihinin önemli bir yeri var. Bununla birlikte çocuklarına tarihini öğretemeyen milletlerin başında Türklerin bulunması manidardır!- 

Bunun üzerine tarih bilinciyle alakalı olarak Özal sorar: Bu bilinçle ilgili siz neler yapıyorsunuz? 

Japon Heyet Başkanı cevap verir: 

-"Biz çocuklarımız 4-5 yaşına gelince onlara "şoklama" yaparız. Deriz ki "Çocuklar dünyanın teknoloji devi biziz. Robotları; en iyi otomobilleri, hızlı trenleri hep biz yapıyoruz. Biz, dünyada bir numarayız. Bizden daha büyüğü yok."  

Daha sonra çocuklarımızı Hiroşima'ya, Nagazaki'ye götürürüz… Orada da onlara, "İkinci Dünya Savaşı'nda burada hepimiz öldük, mağlup olduk, 200-250 bin kişi öldü. Bitkiler, hayvanlar her şey öldü." deriz. Bunun üzerine çocuklarımız hemen sorar.  

-"Hani biz bir numaraydık? Dünya birincisiydik?"  

Bunun üzerine şu cevabı veririz.  

-"O zaman bizler tembeldik. Hiç çalışmazdık. İşte sizler de, dedeleriniz gibi ölmek istemiyorsanız çok, çok çalışmalısınız." 

Heyet Başkanı, konuşmasına devam eder:  

-"Japon insanı 20'li yaşlara geldiğinde artık geçmişini ve tarihini çok çok iyi bilip geçmişine ve tarihine sahip çıkmaktadır." 

Bunun üzerine Özal'ın danışmanlarından biri müdahil olur.  

-"Bizim siz Japonlar gibi tarihi bir geçmişimiz, çocuklara anlatacağımız acıklı hikayelerimiz yok ki!".  

Heyet Başkanı hazır cevaptır:  

-"Çanakkale ne güne duruyor? Çanakkale savaşlarında metrekareye 6 bin mermi düşmüştür. Çocuklarınızı Çanakkale'ye götürüp "şoklama" yapabilir, onlara tarihinizde olup bitenleri öğretebilirsiniz." 

Tarayıcınız bu resmin gösterilmesini desteklemiyor olabilir. 

Geçmişini bilmeyenler, geleceğine sahip çıkamazlar. Geçmişlerini iyi bilmeyenler geleceklerini iyi yorumlayamazlar." 


 

banner53
Yorumlar (0)
24
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?