banner39

Gençler geleceğe nasıl bakıyor

Memleket meselelerine büyüklerinden daha cesaretli bakan gençler ile, eski köye girişimci bir nesil geliyor...

Arşiv 30.09.2009, 04:10 02.10.2009, 06:15
Gençler geleceğe nasıl bakıyor


Haber&Röportaj: Fahri Sarrafoğlu

Dünya Bülteni, GENÇ MÜSİAD Yönetim Kurulu'na katılıp gençlerin geleceğe ilişkin görüş ve düşüncelerinin neler olduğunu siz okurlarımızla paylaşıyor…

Genç MÜSİAD Yönetimi ile Türkiye'nin ve Dünyanın geleceğine ilişkin gençlerin görüş ve düşüncelerini sorduk… Özellikle inovasyon-yenilik-icat çıkarma, gençlerin siyasete bakışı, geleceğe dönük hedefleri, nasıl bir şirket yönetimi gibi çeşitli konularda Genç MÜSİAD Yönetim Kurulu üyelerinin görüşünü aldık… Yönetim kurulu toplantısına katılan Genç MÜSİAD üyelerinden Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Uysan, Teşkilatlanmadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Muhammed Furkan Gümüş, Dış İlişkilerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Fatih Açık, Teşkilat Birim Başkanı Ömer Yavuz, Teşkilat Birimi Başkan Yardımcısı Zeliha Kurt ve Reyhan Bayramoğlu ve Sektör Kurulu Başkan Yardımcısı Ömer Emre Dişçi, Dünya Bülteni'nin sorularına samimi ve içten cevap verdiler… İşte sorularımız ve gençlerin geleceğe dönük beklenti ve hedefleri…

BİZİM İYİ BİR GELECEK HAZIRLAMIZ GEREKİYOR

D.Bülteni: Sizce gençler geleceğe nasıl bakıyor, umutlu mu, endişeli mi, ya da heyecanlı mı?

Fatih Uysan:
Bizlerin kendi geleceğimizi kendimizin hazırlaması lazım. Bizden sonra oturacağımız yere çocuklarımız oturacak..Bizden öncekiler bize nasıl bir gelecek hazırlamışlarsa biz de bizden sonrakilere daha iyi bir gelecek hazırlamamız gerekiyor.

M. Furkan Gümüş: Dünyada Türkiye gibi başka bir ülke olduğunu düşünmüyorum. Gençlerin sayısı açısından övünüyoruz fakat bu insan sermayesini hor kullanan Türkiye gibi başka bir ülke var mıdır merak ediyorum. Dünyada Türkiye gibi gençleri geleceğe ümitsiz bakan başka bir ülke de yok gibi. Her şey tozpembe değil Türkiye'de… Gençlerimizin çoğu yurtdışına çıkmaya çalışıyor. Genç MÜSİAD'lı bir genç olarak geleceğe nasıl bakıyoruz? İdealleri olan, fikirleri olan, heyecanlı bir gençlik düşünüyorum. Gelecekte yer alabilmek için ya da gelecekte söz sahibi olabilmek için şimdiden bir Sivil Toplum Kuruluşunda STK'larda yer almalıyız. Dünyada olup bitenlere karşı duyarsız kalmayan gençlerimiz olmalı. Onun için Türkiye'de geleceğe karşı güvenli bakmalıyız. Ama aynı zamanda da teyakkuz da olmalıyız.

Fatih Açık: Bizim ailemiz geleneksel yönetilen şirketlerle bu hale geldi. Ama devir profesyonel bir devir. Dolayısıyla bizim daha inovatik düşünmemiz gerekiyor. Değişimlere açık geçmişi unutmadan mütevazı ama bir o kadar da atılımcı hareket etmemiz gerekiyor.

Geleceğe umutla bakmamız gerekiyor. Her ne kadar sıkıntılar yaşasak da, depremler yaşasak da umutla bakmalıyız geleceğe… Nasıl ki güneş batıyor ve yeniden doğuyorsa güneşin doğuşuna hazırlıklı bir şeklide beklememiz gerekiyor…

BİZ YAPMADIK SİZ YAPIN ANLAYIŞINI BİTİRMELİYİZ

Ömer Yavuz: Gençliğimizde genel olarak bir ümitsizlik var ama bunlar daha çok eğitim düzeyi düştükçe artıyor… Aktif yaşam içerisinde yer alan eğitimine okul bitince de devam ettiren, kendini geliştiren gençlik hayata daha bir sıkı çalışıyor… Geleceğe daha bir farklı ve umutla bakıyor. Aktif yaşam içerisinde yer alanlar geleceğe daha bir umutla bakıyorlar…

Zeliha Kurt: Bize büyüklerimizin bir mirası var. Biz yapamadık siz yapın inşallah. Bu cümle hep kulaklarımızda…Ben bu kalıplaşmış cümlenin değiştirmemiz gerektiğini düşünüyorum…İşte bizim şimdiki gençlik olarak ve Genç MÜSİAD olarak bu sözü değiştirmemiz gerekiyor…Sorumluluktan kaçmak değil..Yani geleceğe dönük bir tuğlada bizim koymamız gerekiyor..Teknolojiye ayak uydurarak teknolojiyi takip etmeliyiz..

Reyhan Bayramoğlu: Gençler de aile şirketinde çalışan şirketlere baktığımız zaman özellikle geleceği pek fazla düşünmüyoruz açıkçası. Çünkü kendisini düşünen bir ailesi var..Bir yere geliyor..Onun dışında fazla bir şey üretemiyor ve kendini geliştiremiyor… Gençlerimizin bu kısır döngüyü kırıp üreten ve proje üreten bir gençlik olması gerekiyor.

Ömer Emre Dişçi: Gençlik devamlı kabuk değiştiriyor…Ailede çocuk iyi bir eğitim alamıyor..Aileler daha çok okusun iyi bir meslek sahibi olsun bu yeterli görülüyor…Yani kültür ve manevi eğitim konusunda eksik yönlerimiz var. Erteleyen bir gençlik var günümüzde, tv ye bağlı, bilgisayara bağlı bir gençlik var karşımızda. Genç MÜSİAD olarak bunu yıkmaya çalışıyoruz. Eğitimler ve sosyal faaliyetlerle gençlerimizi kendine güvenen, arzulu, merak sahibi araştıran bir gençlik hedefliyoruz.

ESKİ KÖYE YENİ ADET GELMELİ İÇAT ÇIKARILMALI

D.Bülteni: Yıllardır söylenen bir söz var. Aman icat çıkarmayın. Eski köye yeni adet getirmeyin. Sizler bu söze katılıyor musunuz? Gençler oturduğu yerde oturmalı mı?

Fatih Uysan:
İcat çıkarma dediğimiz zaman benim aklıma genç beyinleri geliyor…Bizim MÜSİAD en güzel örneklerinden bir tanesi buluşları desteklemesi. Gençlerimiz girişimci olması lazım…Biz bu yılı girişimcilik yılı ilan ettik..Yönetim Kurulu toplantılarımızda bile arkadaşlarımız proje üretiyorlar..Bunlar küçük veya büyük fark etmiyor hep proje üretiyorlar..Üç-dört genç bir araya geldiği zaman proje üretiyor…Geçen bir arkadaşımızın projesi vardı..Dezenfekte makinesi yani halka açık yerlerde metroda, otobüste dezenfekte makinesi yapması ….Herkesin aileden şirketi olmayabilir..Genç MÜSİAD olarak bu konuda girişimcilik kongresi yapıyoruz..Bunu gündeme getiriyoruz…Neler gerekiyor, neler yapılması gerekiyor bunları konuşacağız…Bu kongre bizim için önemli ve kapı açacağına inanıyoruz…

Bu arada okuyucularımızı İstanbul'da 20-21 Kasım 2009 tarihinde düzenleyeceğimiz Uluslar arası Genç Girişimcilik Kongremize davet etmek istiyorum. Yurt içi ve yurt dışından birçok katılımcının olacağı kongremiz Girişimcilik açısında ülkemizin önemli buluşmaları arasında yer alacaktır.

M. Furkan Gümüş: İcat çıkarmak, yeni fikir geliştirmek toplumu ve insanlığı atılımlar yapmasını sağlayan önemli bir kırılma noktasıdır toplumların... Büyük ülkelere bakın, fikri ve yeniliği desteklemişlerdir. Gelenekten ve köklerden beslenen yeni fikirler ilk başlarda karşı çıkılsa da toplumumuz yeniliğe açık bir toplumdur. Girişimcilik olarak toplumlumuzda çok iyi mucitler de var ama girişimciliğin önünde ciddi anlamda engeller var. Türkiye'de hiçbir araştırma üniversitesi yok…İstanbul Teknik Üniversitesi YÖK e başvurmuş öğrenci sayısını kademeli olarak azaltarak Araştırma Geliştirme Üniversitesi olacak ..Bu ülke olarak büyük bir eksikliğimizdi. Bu çok ciddi bir gelişme ..Türkiye'de bazı şeyler değişiyor…Araştırma geliştirme var ama fikir finanse edilmezse hiçbir şey olmaz..Türkiye'nin G20'lere girmesi hep AR-GE ile oluyor..Bugün Türkiye birçok uluslar arası şirketin araştırma üssü olmuş durumda Hükümetin teşvik politikası ile birlikte... İcat aynı zamanda bir girişmeciliktir de..Bunun önünün açılabilmesi içinde teşvik edilmesi gerekiyor…Fikir, proje aşamasına gelemezse ve finanse edilmezse Türkiye maalesef fikir çöplüğü haline gelebilir.

Fatih Açık. Dünyada yapılan icatlar yapılan tasarımlar dünya nüfusunun yüzde biri tarafından yapılıyor. Bunun üretimi de yüzde 9'luk kesim tarafından yapılıyor… Bunun yüzde 90'luk kesimi ise tüketimde kullanıyor… Bunun geriye dönüşüne baktığımızda bunun kar payını yüzde 1'lik kesim yani icat çıkaran kesim alıyor… Sadece ekonomi yönünden bakarsak proje geliştirmek, yani icat çıkarmak bir ülkeyi kalkındırır… Yapılan teşviklerle bir sürü gençlik var… İcat çıkartan, yani proje üreten… Yalnız şöyle bir durum var. Eskiden ilkokuldan sonra çıkıyorlar ve tırnaklarını kazarak bir yere geliyorlardı üstelik fazla eğitim almadıkları halde. Ama şimdiki gençlere bakıyoruz, ülkemizde her yıl üniversite mezunu artıyor ama kendini yırtma, kendini aşma, bir aşk bir şuur bugün bunları üniversite mezunlarında göremiyoruz. Heyecan yok..Bu heyecanı nasıl aşılıyoruz..Bu heyecanı teşviklerle artırmamız gerekiyor.

Ömer Yavuz: Biz Genç MÜSİAD olarak gençlere devamlı önünü açacak projeler yapılıyoruz bu konuda çalışmalarımız var…Bizim Genç MÜSİAD olarak projesi olanları yönlendirmemiz gerekiyor..Hükümetin de bu konuda gençlerin önünü açacak imkanlar sunması gerekiyor. Mesela suyla çalışan araç yapıldı ama devamı gelmedi bunun gibi proje aşaması bitmiş ama üretilmeyi bekleyen birçok proje destek olmadığı için bekliyor..

GENÇLERİN GÜVENİNİ ARTIRMALIYIZ

Zeliha Kurt: Bizim gençlerin özgüvenini ortaya çıkartacak çalışma yapmamız gerekiyor. Özelikle bayanlar içinde de proje üretenler var ama bunların ortaya çıkarılması gerekiyor. Tecrübe paylaşım toplantıları yapıyoruz. Önde gelen işadamlarını davet ediyoruz..Bir işte karşılaştığı zorlukları bizler paylaşıyor bunları gençlere anlatıyoruz…Sonra bunları KOSGEB gibi İGEME gibi kurumlara yönlendiriyoruz…Öncelikle gençlerimizin özgüvenin ortaya çıkarmamız gerekiyor.

Reyhan Bayramoğlu: Gençlerimizin icat çıkarma ya da proje üretme konusunda fazla düşündüklerini ya da gündemlerinde olduklarını sanmıyorum…Giresun'da fındık kıran bir amca seyretmiştim onlar o işin içinde olduğu için daha rahat paylaşıyorlar….Daha rahat proje üretebiliyorlar. Gençler işin içinde oldukları zaman daha rahat proje üretebiliyorlar. Mesela benim çalıştığım şirkette bizde yeni bir şey keşfettik Etil alkolle çalışan bir arabamız var..Yani icat çıkarmak için bir şeylerin içinde olmak ve uğraşmak gerekiyor..

Ömer Emre Dişçi: Gençler kendileri ile karar almada hala zorlanıyorlar… Aileler hala belirleyiciler. Gençler kendi ayakları üzerinde duramıyorlar… Gençlerimize güven problemi var… Gençlerimizin yüzde 24'lük oranı öğretmen olmak istiyor bu da gençlerimizin hemen para kazanayım, hemen memur olayım diye bir hevesinin olduğun gösteriyor. Yani girişimci olayım diye bir enerji yok…Bunun için ne yapmak lazım..Gençlerimize girişimcilik ruhunu aşılayacak okullarımızın olması veya okullarımızın bu şekilde eğitim vermesi gerekiyor. Gençlerimizin en büyük sorunu başlamaktır. Başlamak işin büyük bir bölümünü hallediyor zaten. MÜSİAD büyük bir okul. Bugün okuyan gençlik yerine 'google gençliğini' görüyoruz. Yani hazırcılığa konan bir anlayış var. Bu açıdan Meslek okullarının önünün açılmasını önemli bir adım olarak görüyorum…

GENÇLER SİYASETİN İÇİNDE OLMALI

D.Bülteni:
Sizce bir zamanlar sık sık söylenen 'sen kısa donla gezerken ben ayağımda çarıkla siyaset yapıyordum' diyenlere karşı gençlerin söyleyecek sözleri yok mu?

Fatih Uysan:
Gençlerimizin çok ciddi sorunları var. Gençliğin siyasette yeri parti bayrağı asmakla kalmamalı. Gençler ülkesi için proje üretmeli siyasete girerken sorunları bilerek ve bu sorunlara çözümün ne olduğun bilerek girmelidir… Gençliğin sorunları var… İşsizlik var, üniversite mezunu olmak da yetmiyor artık… Gençlerimizin düşüncelerine değer vermemiz gerekiyor. Bugün gençlerin düşüncelerine değer vermeme problemi var… Genç MÜSİAD olarak bizler gençlerimizin sorunlarını görüyor ve değer veriyoruz, güveniyoruz. Genç MÜSİAD, MÜSİAD'ın gençlere verdiği güvenin bir göstergesidir. Hükümetin, partilerin gençliğin sorunlarını iyi bir şekilde masaya yatırması gerekiyor. Gençliğin sorunları dinlenilmeli..Bugün birçok açılım yapılıyor..Bugün zarar görenlerden bir tanesi gençler ama gençler ne düşünüyor diye sormuyorlar gençlerin fikirlerini almaları lazım…

Fatih Açık: Şu anda gençlik için beklentiler 'okusun memur olsun', LOLİPOP GENÇLİĞİ oluşturuluyor. Zorluğa alıştırılmamış bir gençlik var. Kısa don muhabbeti tamamen gençlerin özgüvenlerinin kırıcı sözler..Bir ailenin bir genci yetiştirirken bir havuzun içinde atarak yetiştirilmeli yani gerekirse varlıkta yoklukta çektirilmeli..Nasıl ki üniversite okunuyorsa aynı şekilde üniversitenin yanında piyasadan da haberdar edilmeli…Gençliğin bence yetiştirilme sorunu var…Böyle olunca gençlerimiz siyasete daha aktif bakacaktır…Siyasete girmiyor neden aileden böyle bir beklenti yok da onun için..

BAZI ŞEYLERİ TARTIŞMAK TABU OLMAMALI

M. Furkan Gümüş:
Bugün ülkemizde bazı şeyler tartışılır hale geldi. Bazı gerçekleri saklayamıyorsunuz artık... Askeri darbe günlükleri ertesi gün internete düşüyor. İnternetin gelişmesi ile birlikte demokrasi de gelişiyor. Bizim gençliğimize olan güvenimiz Genç MÜSİAD olarak tamdır... Eskiden apolitik ve asosyal bir gençlik isteniyordu ama 12 eylül gibi bir gün yaşandı…Aileler bu günleri bildiği için çocuklarını siyasetten uzun müddet uzak tuttu ama artık o günler geride kaldı siyasetin içinde değil tam ortasında olmalı artık Gençler… Türkiye'de gençliğe rağmen gençlik reformları yapıyorlar .Gençlikle konuşmayan bir zihniyet olmaz..Gençlik sadece bir oy potansiyeli olarak görülüyor maalesef..

Ömer Yavuz: Biraz daha geçmişten alırsak eskiden gençlik kolları bile yoktu..Şu anda en azından bayrak asıyorlar. Biraz daha ilerleyeceğini düşünüyorum daha çok sorumluluk aldıkça daha aktif olacaklarını düşünüyorum..

Zeliha Kurt: Eski dönem siyasetçilere bakıyorum. Yaşları malum eskiden adeta genç yoktu. Şimdilerde bakıyorum ara bayağı açılmış. Yani 70 yaş ile 35 yaş arası yok. Gençler hep siyasetten özellikle de bayanlar hep uzak tutulmuş…

Reyhan Bayramoğlu: Gençlerin büyük bir bölümü kendisi araştırarak bir siyasi partiye oy vermiyor ki. Bir fikir yok. Aile zaten bir siyasi partiyi tutuyor. Yani gençlerimiz kendi düşüncelerine hitap eden, cevap veren bir partiyi bulmak veya en azında araştırmak yerine hemen ailesi ne diyorsa oraya oy veriyor…

Ömer Emre Dişçi: Bana göre siyasetin gençlere ihtiyacı var..Muhakkak gençler siyasette olmalı ..Türkiye'de gençlerin siyasete girmesi ile bazı problemlerin daha rahat çözüleceğine inanıyorum. Sivil toplum kuruluşları ile siyasetin bağlantısını kurmak istiyorum. Siyasetin çözemediği işleri sivil toplum kuruluşlarının devreye girerek çözmesi gerekiyor. STK'lar çözüm için siyaseti zorlamalı…

D.Bülteni: Genç işadamı nasıl bir yönetim ve yönetici istiyor?

Fatih Uysan:
Ombudsman..Yani ben gençlerin 'denetici yönetici' istediğini düşünüyorum… Bugün artık mesai mefhumunun yerine işe dönük mesai var…Şirketlerde olması gereken ve gençlerin dikkat etmesi gereken şey istişare …İSTİŞARE MEKANİZMASI HAYATIMIZIN her aşamasına koymamız gerekiyor..Bir ikincisi teknolojiyi hayatımızın her aşmasına koymamız gerekiyor…Genç işadamı olarak artık Cv, yabancı dil artık bunlara bakılmıyor bunlar zaten elenerek geliniyor..Nedir asıl önemli olan sosyallik çok önemli, beşeri ilişkiler çok önemli…İnsanları etkileme sanatı çok önemli, konuşma sanatı çok önemli..Bir yöneticinin mutlaka bu kriterlere haiz olması gerekiyor.

M. Furkan Gümüş: Modern işletme yönetimi…yani insan idare etme ve iletişim sanatı bizim geçmişimizde ve geleneğimizde vardır…Öğrenmeye açık bir yönetim tarzı olmalıdır…İki günü birbirine eşit olmayan bir eğitim anlayışı, öğrenmeye açık, bilgili, iletişime açık bir yönetim tarzı olmalıdır..Bilgisiz cesaret hedefi tutturamaz…Modern kamu yönetimi de artık değişiyor...İşini sevmeyen insan işinde başarılı olamaz.

Fatih Açık: Gençlik her işe karışan bir yönetici değil daha kurumsal bir yönetim olmalı..Bir genç aile şirketinde yeterince baskı gördüğünden rahat hareket edemiyor. O, aile her işe karıştığı için zaten zor durumda…Gençlerimiz işine karışan değil yönlendiren bir gençlik istiyor yani KOÇ yönetici istiyor..

Ömer Yavuz: Bizim aile şirketimiz var..Patron şirketi şeklinde, bence de denetimci bir yapı olması lazım..Patron zihniyeti ile şirketlerin kurumsallaşması mümkün olmuyor..Aynı zamanda teknoloji de geliştiği için internetten birçok şeyi halledebiliyoruz..Mesai sistemini yerine daha modern çalışma zamanları ve ortamları planlamalıyız.

Zeliha Kurt: Babam bana her zaman inisiyatifi almam için boşluk bırakıyor..Ama çevreme bakıyorum patron ne derse yada baba ne derse onu yapıyor..Yani kendiliğinden bir fikir üretme ve yönetime katılma yok….Bu şekilde çalışan yanlış yapamıyor ve hiçbir şekilde kendini geliştiremiyor insan yanlış yaptıkça kendini geliştiriyor..

Reyhan Bayramoğlu: Bazı yenilikler yapıyorsunuz firmada reklam yapıp patlama yapmaz lazım ama ciddi paralar olduğu için piyasaya giremiyor… Bunun yerine fikir üretiliyor ama fikir icraata geçirilemiyor icraat için de para gerekiyor..

Ömer Emre Dişçi: Sonuç almak önemli..Ama yönetim anlayışında da bir denge gerekiyor…ofis dışında değil lider çalışana moral vermeli motive etmeli tamamen işin dışında işi profosyönele emanet yerine kendisin de işin başında durmalı ama dengeli bir şeklide. Bu konuda da Osmanlının yönetim anlayışını örnek almalıyız..Bu konuda batıda örnek almak yerine kendi geçmişimize bakmalıyız.

banner53
Yorumlar (0)
25
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?