banner27

Gizli pazarlık iddiası

Pensilvanya'da okulda dehşet, Irak'ta Mehdi Ordusu'nun söz geçirilmez gücü, Londra'da maliyeti 2 milyon sterlini aşan bir terör operasyonu, ama ya sonuç?, ve ultrasonun alevlendirdiği kürtaj tartışması.

Gizli pazarlık iddiası

Pasifist cennete saldırı

İngiltere'de ön sayfaların birçoğunda aynı manşet haber var. Amerika Birleşik Devletleri'nin Pensilvanya eyaletinde en az üç kız öğrencinin ölümüyle sonuçlanan okul saldırısı.

Independent, ''Okulda dehşet'' diye yazıyor. Daily Telegraph'ın puntolarında ise saldırının tüyler ürperten tasviri var:

''Erkek çocukları dışarı bıraktı, sonra kız öğrencileri sıraya dizdi, ve teker teker vurmaya başladı''

Polisin araya girmesi üzerine silahını kendi üzerine sıkarak intihar eden saldırgan, Amish azınlığın gittiği bir okulu hedef aldı. Hristiyanlığın bir kolu olan Amish inancının en belirleyici özelliklerinden biri, modern hayatın her türlü teknolojik yeniliğini reddetmesi.

Times'dan okuyacak olursak, 19'uncu yüzyılda ataları nasıl yaşamışsa aynı hayatı sürdüren Amish halkının erkekleri atlı arabalarıyla tarlada çalışıyor; herşeyi elde diken kadınları kıyafetlerinde fermuarı ya da metal bir düğmeyi dahi kullanmıyor.

Modern dünyaya bu kadar kesin biçimde set çekmeleri, Amish azınlığı, bölgeye turist çekecek kadar ilgi odağında tutuyor.

Ama Times'ın dikkat çektiği bir özellikleri daha var. Amish inancı şiddetin her türlüsünü dışlıyor. Buna, her türlü askeri kurum da dahil. Gazete, okuldaki trajediyi şu başlıkta özetliyor:

''Pasifist cennete hücum eden moden dünyanın şiddeti''

Mehdi Ordusu'nun dokunulmazlığı

Modern dünyanın şiddetine gene Times'ın satırlarında, ama Irak'la devam edelim. Times'ın Bağdat muhabirleri Şii lider Mukteda es Sadr'a bağlı milis kuvvetin, nam-ı diğer Mehdi Ordusu'nun analizini yapıyor.

Gazetenin yazdığına göre Es Sadr'ın Irak'ta konumu öyle güçlü bir hale geldi ki, kendisine bağlı militanlara adeta ''açık bir çek'' verilmiş gibi.

Mehdi Ordusu'nun önde gelenlerinden Ebu Maha ile konuşan Times, Şii milislerin kimseden korkmadan hareket ettiği görüşünde. Gazeteye göre, ''Sünni teröristler diye adlandırdığı kişileri kaçırdığını ve öldürdüğünü açıkça ilan eden Ebu Maha, Bağdat'taki kontrol noktalarında durdurulmak bir yana, ilk ismiyle selamlanıp geçmesine izin veriliyor.''

Times, binlerce militanın yanısıra Irak parlamentosunda liderleri Es Sadr'a bağlı 32 sandalyenin sağladığı siyasi ağırlığın da Mehdi Ordusu'nu Irak'taki en güçlü hareket haline getirdiğini düşünüyor.

Gazete, Bağdat'ın Sadr Kenti bölgesinde merkezlenen Mehdi Ordusu'nun güçlü tabanı sayesinde, bu bölgeyi temizleyeceğini açıklayan Irak Başbakanı Nuri Maliki'nin daha sonra bu planlarından geri adım atmak zorunda kaldığını bildiriyor.

Gizli pazarlık iddiası

Guardian'ın bu sabahki manşet haberi, Guantanamo Üssü'ne ilişkin. Washington ile Londra arasında yetkililerin gizli pazarlık belgelerini ele geçirdiğini iddia eden Guardian'in manşetine göre:

''İngiltere'nin Amerika'ya cevabı: Guantanamo 9'unu geri istemiyoruz''

Sözkonusu 9 tutsağın İngiltere'de oturma izni var ve Guardian, Amerikan yönetiminin bu kişileri iade etmeyi önermesine karşın, İngiltere hükümetinin ''hayır'' diye cevap verdiğini yazıyor.

Gazeteye göre üst düzey İngiliz yetkililer gizli belgelerde 9 tutsağın hukuken İngiltere'ye dönme hakkına sahip olmadığını savunuyor. Guardian, Amerika'nın iade ettikleri kişilerin salıverilseler dahi 24 saat izlenmesini talep ettiğini, fakat İngiltere'nin ise bunu gerektirecek bir istihbarattan yoksun olunduğunu ve zaten pratikte de bu önlemleri hayata geçirmenin mümkün görünmediğini söylediğini aktarıyor.

Gazete, her ne kadar İngiltere Dışişleri konuyla ilgili bir pazarlık yapılmadığını söylese de, iki başkent arasında aylarca zorlu görüşmeler geçtiği inancında.

Pahalı bir operasyon

Daily Telegraph, bu yaz başında Londra'yı ayağa kaldıran, fakat sonuçta ortaya hiçbir şey çıkmayan ''kimyasal bomba operasyonunun'' mali bilançosunu okurlarıyla paylaşıyor.

Londra'nın Forest Gate semtinde bir eve düzenlenen baskında, Güney Asyalı Müslüman iki kardeş kimyevi silah üretmekle suçlanmış, ancak sonra hata yapıldığı anlaşılınca, her ikisi de serbest bırakılmıştı.

Telegraph, ''hiçbir şey bulunmaması için'' diye yazıyor, ''bu operasyona 2 milyon 2 yüz bin sterlin para akıtıldı''.

Gazete, en başta yaklaşık 200 polis memurunun fazla mesailerinin, baskında alt üst edilen evin tamirinin, bu sırada otele çıkartılan iki ailenin bakım masraflarının, teknik hazırlıkların ve teçhizatın kalem kalem toplanınca milyonları bulduğunu yazıyor.

Daily Telegraph, Scotland Yard'ın rakamları açıklamakla birlikte, herhangi bir yorum yapmadığını belirtmiş.

Kürtaj tartışması

Gazetelerin hemen hemen tümünün yer verdiği bir haber, önde gelen bir grup İngiliz bilimadamının kürtaj tartışmasına müdahalesi.

İngiltere'de üretilen ve iki-üç yıldır kullanımda olan en son teknolojiye sahip ultrason makinaları artık ana rahmindeki cenini hamileliğin daha erken bir döneminde, çok daha ayrıntılı biçimde görüntüleyebiliyor.

12 haftalıkken parmağını emen ya da ayaklarını oynatan bir ceninin fotoğraf ve video görüntülerde belirmesi, ''kürtaj hangi haftadan sonra yasal olmalı'' sorusunu gündeme taşımış; İngiltere'de 24 hafta olan bu sürenin daha geriye alınması çağrıları yapılmıştı.

Ancak bilimadamları, kürtaj karşıtı grupların ultrason teknolojisini yanlış yorumladığını söylüyor. Times'dan aktaralım:

Gazeteye göre Londra'da Bilim Medya Merkezi'nde brifing veren uzmanlar, 12 haftalık görüntülerde bir varlığın hareket ettiğini görenlerde uyanan intiba ile o ceninin sinir sisteminin gerçek gelişmişliği arasında çok büyük bir fark olduğuna dikkat çekiyor.

Times'a konuşan doktorlar, ceninin bu davranışlarının bilim dünyasında önceden de bilindiğini; fakat şimdi ultrasonla sıradan insanların gözleri önünde cereyan edince, bu dönemde çok ilkel olan cenin beynine sahip olmadığı vasıflar addedildiğini söylüyor, bunun ise kürtaj tartışmasını yanlış yönlendirdiğini belirtiyorlar.

Doktorlara göre 23 ve 24'üncü haftalar arasında bile cenin beyni, duyuları algılama ve diğer organlarla iletişim açısından henüz çok ilkel bir aşamada.

Times, İngiltere'de hem Katolik hem de Anglikan Kilisesi'nin kürtaj yasalarının son teknolojinin ışığında yeniden gözden geçirilmesini istediğini, ancak doktorların buna gerek olmadığını savunduğunu yazıyor.

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner26

banner25