banner39

Göçerlerin çocukları okula geç başlıyor

Güneydoğu'da göçer olarak hayatlarını sürdürenlerin çocukları okula 2 ay geç başlıyor.

Arşiv 07.10.2009, 03:52 07.10.2009, 03:52
Göçerlerin çocukları okula geç başlıyor

Asırlardan bu yana yazları dağların doruklarında, kışları ise mevsim şartlarına göre daha yumuşak olan yerlerde konaklayan göçerler, bugünlerde ciddi bir kimlik bunalımı içine girdi.

Son 30 yılda yaşam şartları iradelerinin dışında gelişen göçerler, yaşam mücadelelerini; ne tam bir göçer olarak ne de yerleşik olarak verebiliyor. Yarı yerleşik, yarı göçer olarak yaşamlarını sürdüren Çiyan Aşireti'ne mensup göçerler içinde bulundukları iki başlılığın etkilerini yaşamlarının her alanında derinden yaşıyor. Kış mevsiminde Mardin, Siirt ve Batman gibi nispeten kışın yumuşak geçtiği illerde konaklayan göçerler, okulların açılmaya başlandığı şu günlerde çocuklarının sağlıklı bir eğitim alamaması sorunuyla karşı karşıya.

Yarı göçebe, yarı yerleşik bir yaşam şekline sahip olan göçerlerin takvimleri ile Milli Eğitim Bakanlığı'nın takvimi örtüşmeyince göçer çocukları her yıl okullarına 2 ay gecikmeli başlıyor. Göçerlerin kız çocukları ise okula hiç gönderilmiyor.
Bitlis'in Güroymak, Hizan, Mutki, Tatvan ilçeleri yakınlarında her sene hayvanlarını otlatmak için Batman'dan gelen Çiyan Aşireti'ne bağlı göçerler 2 ay sonra köylerine dönecek. Aileleriyle beraber gelmek zorunda kalan öğrencilerin sıkıntısı ise ne zor yaşam koşulları, ne teknoloji ve yerleşik hayata özlem, ne de yaşıtları gibi tatil yapamamış olmak.

Göçer çocuklarının en büyük sıkıntısı geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yıl da 12 gündür açılan okula akranlarından 2 ay geç başlamak. İlköğretim okulu 7. sınıf öğrencisi Doğan Aylı, 16 yaşında olduğunu, her sene ailesiyle birlikte yaylaya çıktığını belirterek, 7 yıllık öğrencilik hayatı boyunca hiçbir sene okula zamanında başlayamadığını söyledi.

Okula geç başlama sıkıntısını yaşayan sadece Doğan değil. İlkokul 5. sınıf öğrencisi Sami Çolak da her yıl geç başladığı için okuldan soğuduğunu, eğitimini tam olarak alamadığını ifade etti.

Akranları gibi okuluna zamanında gitmek istediğini belirten Çolak, şunları söyledi: "Göçebe bir hayat yaşadığımız için okula düzenli devam edemiyoruz. Okulda arkadaşlarım arıyorlar ne zaman geleceğimi soruyorlar. Ben de iki ay sonra işler biter havalar soğumaya başladığında okula döneceğimi söylüyorum."

Göçebe hayatın getirdiği zorluklardan biri de kız çocuklarının okula gönderilmemeleri. Çiyan Aşireti'ne bağlı ailelerin birçoğunun kız çocuklarını okula göndermediklerini belirten 8 çocuk Saniye Çolak, hiç okula gönderilmediğini, annesi ve 7 kız kardeşinin de okul sırasını sadece uzaktan görebildiğini kaydetti.

Saniye Çolak, okula duyduğu özlemi şöyle dile getirdi: "Mevsim şartları ve aşiret içindeki iş bölümünden dolayı kız çocukları okula gönderilmedi. Hayvanların süt sağımlarını, çadırların temizlik ve bulaşık gibi ihtiyaçlarını kızlar karşılıyor. Ev işleri bittikten sonra dağda hayvanlarımızı otlatan çobanlara yemek hazırlayıp eşek sırtında çobanlara yemek ve erzak taşıyoruz." 50 yıldır göçerlik yaptığını belirten Kevsire Yamlı (55) ise, "Göçerlik ve yaylalara çıkmak alışkanlık haline gelmiştir. Bizim burada sadece erkek çocuklar okul okuyabilirler. Bunlar da kış ayları başladığı zaman kendi memleketlerine döndüklerinde okula devam edebilirler. Benim hiç okuma yazmam yok. Kızlarımız hiç okula gönderilmiyorlar. Sadece çadırlarda çalışır ve sonra evlendirilirler. Göçerlik hayatına bizim gibi ömür boyunca devam ederler." şeklinde konuştu.

Kaynak: Zaman

banner53
Yorumlar (0)
33
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?