banner15

Güç, İnanç ve Fantazi Politikaları

Amerikan Devlet Başkanlarının Ortadoğu ve Türkiye'ye yönelik dört asırlık politikalarını ortaya koyan bir kitap yayınlandı.

Güç, İnanç ve Fantazi Politikaları

Dünya Bülteni / Salih Saygılı

 

İsrailli tarihçi ve yazar Michael B. Oren’ın kaleme aldığı “Güç, İnanç ve Fantazi: 1776’dan Günümüze Ortadoğu’da ABD” adlı kitap, Amerika’da en çok satan kitaplar arasında yer alıyor. Oren kitabında, ABD’nin Ortadoğu’ya yönelik 4 asırlık politikalarını masaya yatırıyor. Amerikalıların başka halklar ve milletler hakkında bir şey bilmediklerini sık sık vurgulayan Michael B. Oren, Amerikalıların kendi tarihlerini dahi yeterli düzeyde bilmediklerine de işaret ediyor. Oren ayrıca, Amerikalıların ülkelerinin dış politikasını ise hiç umursamadıklarını bildiriyor.

 

ABD’deki İslam’a yönelik düşmanlık ve şüphelerinin, ta Amerika’nın ilk kuruluş yıllarına kadar gittiğini bildiren Oren, ABD’nin ikinci Başkanı John Adams (1825-1829)’ın İslam’a yönelik eleştirilerini buna örnek olarak göstermekte. Oren kitabında, Amerikanın ilk başkanı George Washington’un gökyüzünden “Eğer özgürlük gücüne sahip olursak düşmanlarımızı ıslah eder ve onları insanlıklarına geri çeviririz ya da onları toptan yer yüzünden sileriz” temennisin de bulunduğunu belirtiyor.

 

 

Michael B. Oren, ilk Amerikan başkanlarının İslam’a yönelik bu kinlerinin Müslüman Berberilerin Akdeniz ve Atlantik okyanusundaki ABD gemilerine saldırmalarını delil olarak göstermekte. Amerikan Kongresi’nin 18. yüzyılda “Özgürlük Gücü”nün hedefi ise Berberi güçleri tasfiye etmek, Amerikan ticaretinin önünü açmak ve Amerikalı misyonerlerini çalışmalarını desteklemekti. ABD’nin üçüncü Başkanı Thomas Jefferson’ın da emriyle ABD ordusu, Amerikan sahillerinden binlerce mil uzaklıkta çatışmalara girmeye başladı. Oren, 19. yüzyılda Ortadoğu’ya iş için giden Amerikalıların İslam’ı “Kılıç Dini” olarak tanımladıklarını vurguluyor.

 

Petrolün bulunmasından çok önce, Amerikalıların, Ortadoğu’ya serbestlik ve insan hakları getirmek için çaba gösterdiğini yazan Michael Oren, iki yüzyıldan çok daha uzun bir süreden beri, ABD vatandaşları, Ortadoğu halklarına, Amerikalıların sahip oldukları serbestlik ve insan haklarını kazandırmaya çalıştığını ifade ediyor. ABD’nin ikinci başkanı John Adams, Genç Amerikan cumhuriyetinden farklı olarak, Ortadoğu’daki eski hanedanların, “korku ve tamahkarlıkla” dolu despotlar olduğunu ve vatandaşlarına “Elma ağacı üzerindeki tırtıl” muamelesini reva gördüğünü söylemişti.

 

ABD’nin üçüncü başkanı Thomas Jefferson, Amerika’nın Ortadoğu’da bir devletle barış antlaşması yapamayacağına, zira, o devletin verdiği sözün sadece baştaki liderin ölümüne kadar geçerli olduğuna inanırdı. Bölgedeki yaygın zorbalık rejimleri, Jefferson’ın dostu John Ledyard tarafından da gözlemlenmişti. Ledyard, 1788 yılında gerçekleştirdiği Ortadoğu turuyla, bölgeyi gezen ilk seyyah ünvanını kazanmıştı.

 

Amerikalıların Ortadoğu’da serbestliğin olmaması nedeniyle acı duyduklarını bildiren Oren, ABD idaresinin daha ilk günden kendisini bölge insanının kurtuluşuna adadığını kaydediyor. 1820’den itibaren, ABD’nin New England bölgesinden gelen misyonerler, Ortadoğu çapında okullar inşa etmeye başladı. Bu okullarda, öğrencilere, Amerikan tarzı vatanseverlik ve vatandaşlık bilgisi eğitimi verilmeye başlandı. Ayrıca misyonerler, Beyrut’taki Amerikan Üniversitesi (American University in Beirut-AUB. İlk adı Suriye Protestan Koleji) ve Türkiye’deki Robert College gibi bölgenin ilk yüksek okullarını da inşa ederek söz konusu görüşlerin daha da yayılmasını sağladılar. AUB’nin ilk rektörü Daniel Bliss, 1866’da, “Beyaz, siyah, sarı, Hıristiyan, Yahudi, Müslüman ya da dinsiz, herkes bu kuruma girebilir ve onun sağladığı avantajlardan yararlanabilir. Sonra buradan, tek bir Tanrı’ya, birçok tanrıya, ya da hiçbir tanrıya inanmadan mezun olabilir,” demişti.

 


Michael B. Oren

 

19. Yüzyıl’ın sonlarından, ABD, Bahai, Yahudi, ve Ermenileri, hükümetlerin baskısından koruyan namlı bir azınlık hakları koruyucusu haline geldiğini yazan Oren, Amerikan Sivil Savaşı’nda çarpışmış emekli askerlerin oluşturduğu bir grup emekli asker, Osmanlı yönetimine karşı ayaklanan Suriyelilere liderlik ettiğinin de altını çiziyor. Oren, ancak, ABD’nin, bağımsızlık için Ortadoğu halklarına verdiği destek tam anlamıyla 20. Yüzyıl’da geldiğini belirtiyor. ABD Başkanı Wilson, eski Türk eyaletlerine kendi kaderlerini kendilerinin tayin etmesini sağlayacak Ondört Nokta Programı denilen bir çerçeve oluşturmuştu.

 

İsrail’in kurucuları Amerikalılar

 

Michael B. Oren kitabında, Amerika’nın İslam aleminin kalbinde bir İsrail devletinin kurulmasına verdiklerinin desteğin ise kökünün çok derin olduğunu belirtiyor. Amerikalı Hıristiyanların yeni dünyaya gelmezden önce İsrail oğullarının vaat edilen topraklara yerleştirilmesini istediklerini kaydediyor. ABD Başkanlarından John Adams’ın “100 bin İsrailli’yi Filistinli’yi Filistin’e yerleştirmenin en büyük hayali olduğunu açıklıyor. ABD yönetiminin ta ilk günden beri İsrail’e olan desteğinin tamamen dini nedenlere dayandığını vurgulayan Oren, İsrail devletinin kurulmasında da en büyük payın Amerika’nın olduğunun altını çiziyor.

 

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35