banner39

Gül: Kadınları rencide etmeyin

Cumhurbaşkan adayı Abdullah Gül, hanımına yönelik eleştirilere "kadınları rencide etmeyin, örtülü örtüsüz diye ayırmayın" dedi.

Arşiv 16.08.2007, 20:15 17.08.2007, 09:13
Gül: Kadınları rencide etmeyin


Cumhurbaşkanı adayı Gül, eşinin başörtüsüyle ilgili ısrarlı sorular üzerine, kadınları örtülü-örtüsüz diye ayırmanın ahlaken de hukuken de yanlış olduğunu söyledi, “Kadınları rencide etmeyin. Bu tip ayrımcılıklar çok farklı boyutlara gider” uyarısı yaptı.

Cumhurbaşkanı adayı ve Kayseri Milletvekili Abdullah Gül, gazetecilerin eşinin başörtüsüyle ilgili ısrarlı soruları üzerine, bu tartışma sürerse “çok farklı boyutlara gideceği” uyarısında bulundu.

KESK Genel Merkezi’ni ziyaretinde konfederasyon Genel Başkanı İsmail Hakkı Tombul’la görüşen ve cumhurbaşkanı adaylığına “moral destek” isteyen Gül, yaklaşık yarım saat süren görüşmenin ardından gazetecilerin karşısına çıktı.

Bir gazetecinin, “Eşinizin baş örtüsüyle ilgili çeşitli yorumlar yapılıyor. Bu yorumlar, eşinizde nasıl bir etki yarattı? Tabii siz kendisiyle görüşüyorsunuzdur” sorusu, gülüşmelere neden oldu. “Tabii, vakit bulursam görüşüyorum bazen” karşılığı veren Gül, bunların konuşulduğunu, kimsenin kafasında olan şeyleri saklamaya gerek olmadığını, Türkiye gibi bir toplumda kadınların bir kısmının örtülü, bir kısmının örtüsüz, bir kısmının diğerinden farklı giyindiğini belirtti.

HUKUKEN VE AHLAKEN YANLIŞ, YASAK

Bu tartışmalar yapılırken, en çok dikkat edilmesi gerekenin konuya hukuki ve ahlaki açıdan yaklaşmak olduğunu anlatan Gül, hukuki açıdan yaklaşırken, Anayasa’nın ilkelerini açık olduğunu, temel hak ve özgürlüklerin herkes için Anayasa’nın teminatı altında olduğunu dile getirdi. Gül, insanların bu bireysel tercihlerinin başka insanlara herhangi bir şekilde empoze edilmesinin, başkalarının da o şekilde olmasını zorlamanın, yasak olduğunu belirterek şöyle konuştu:

ÖRTÜNMEYE ZORLAMAK GİBİ TERSİ DE YANLIŞ

“Bu, örtüyle ilgili olabilir, başka şeyle ilgili olabilir. İnsanları örtünmeye sevk etmek gibi bir zorlama nasıl yasaksa, nasıl yanlışsa, tersi de doğru değildir.

Ahlaki açıdan bakıldığında da Türkiye’de kadınları rencide etmek, onlar arasında ayrımcılık yapmak, örtülü insanlar, örtüsüz insanlar gibi ayrımcılıklar başlarsa, bu tip ayrımcılıklar çok farklı boyutlara gider. Onun için zaten Anayasamız bunları yasaklamıştır. O zaman aklınıza o kadar çok şey gelir ki yasaklarla ilgili... Anayasa, kanunlar, hukuk ne diyorsa, odur.

BEN NEREYE, KİMİNLE GİDECEĞİMİ BİLİRİM

Seçilmeye aday olan kişi, benim. Ben, nerede, nasıl davranırım, işlerimi nasıl yapacağım... Bütün bunlar... Nereye, nasıl giderim, nerede, nasıl konuşurum, nereye beraber giderim, nereye yalnız giderim... Bütün bunlar benim beş yıllık bakanlığım ve başbakanlığım süresinde edindiğim tecrübe, 15 yıllık siyasi hayatımdaki tecrübe, bütün bunlar, toplamıyla birlikte karar vereceğim hususlardır.

TARTIŞMADAN DEMOKRASİ ZARAR GÖRÜR

Eğer tartışmalar bu noktalara gelirse, bundan demokrasimiz zarar görür ve halkımız da rencide olur. Bununla ilgili saklı gizli bir şey de sözkonusu değil. Arkadaşlar bu tip soruları sorarlarken bu söylediğim hususları da dikkate alırlarsa mutlu olurum.”

SEZER’E DEVİR-TESLİM MESAJI: HERHALDE SAYGI GÖSTERİR

Abdullah Gül, bir gazetecinin, “Sayın Cumhurbaşkanı Sezer’in cumhurbaşkanı seçilmeniz halinde görevi devrederken bir tören yapmayabileceği, devir-teslim töreni olmadan Köşk’ten ayrılabileceği şeklinde bir olasılık yazılıyor. Devir-teslim töreni yapılmazsa kırılır mısınız?” sorusuna da şu karşılığı verdi:

“Ben, kendisi seçilmiş bir insan değilim. TBMM, yüce Türk Milleti’ni temsil etmektedir. En üst makam da odur. Onun iradesine herhalde herkes saygı gösterir.”

Kaynak: Ajanslar

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?