banner15

Gül'den AB ve Ankara'ya çifte mesaj

Gül, Türkiye-AB sürecinin yapıcı bir yaklaşımla teşvik edilmesini istedi

Gül'den AB ve Ankara'ya çifte mesaj


Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye-AB bütünleşme sürecinin yapıcı bir yaklaşımla teşvik edilmesi gerektiğini belirterek, ''Bu, Türkiye'ye verilmiş olan taahhüdün gereği olduğu gibi, AB'nin kendi gelecek tasavvuru ve güvenilirliği bakımından da bir gerekliliktir'' dedi.

Cumhurbaşkanı Gül, 9 Mayıs Avrupa Günü dolayısıyla Çankaya Köşkü'nde bir resepsiyon verdi.

Resepsiyona TBMM Başkanı Köksal Toptan; Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren, Devlet bakanları Mehmet Aydın ile Mehmet Şimşek ve Said Yazıcıoğlu, Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu'nun yanı sıra Danıştay Başkanı Sumru Çörtoğlu, Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, Sayıştay Başkanı Mehmet Damar, ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras, BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, CHP Adana Milletvekili Gaye Erbatur, YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, RTÜK Başkanı Zahid Akman, TRT Genel Müdürü İbharim Şahin, Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Hilmi Bengi, TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Avrupa ülkelerinin Ankara'daki büyükelçileri, Dışişleri Bakanlığı bürokratları, AB Bilgi Yarışması'nda birinci olan Şehremini Lisesi ekibi ve çok sayıda davetli katıldı.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, resepsiyonda yaptığı konuşmada, 58 yıl önce bugün, birleşik bir Avrupa'nın barış için kaçınılmaz olduğu inancıyla, Avrupa bütünleşmesinin ilk adımlarının atılmasının önerildiğini anımsatarak, ''Geriye baktığımızda bu inancın ne kadar isabetli olduğunu görmekteyiz'' dedi.

Bugünün Avrupa'sının insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü gibi değerleriyle bir barış, istikrar ve refah alanı olduğunu ifade eden Gül, seçkin bir grubun hayali olarak başlayan Avrupa Birliği düşüncesinin, artık halkların gerçeğine dönüştüğünü söyledi.

Cumhurbaşkanı Gül, bugün bir Avrupa ülkesi olan Türkiye'de de milyonlarca insanın paylaştığı ortak değerler ve ortak bir idealin vurgulandığını kaydetti.

'STRATEJİK BİR HEDEFTE BİRLEŞMİŞ'

Türkiye'nin Avrupa kültürü ve başlıca Avrupa kurumlarıyla ilişkilerinin tarihsel nitelikte olduğuna, Türkiye'nin Avrupa kültürüne ve kurumlarına katkılarının köklü ve derin olduğuna değinen Gül, şunları söyledi:

''Türkiye ve Avrupa Birliği, bugün ise stratejik bir hedefte birleşmiş bulunmaktadırlar. Türkiye bakımından, Avrupa ile bütünleşme süreci, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün koyduğu çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşma hedefi doğrultusunda başlamıştır ve devam etmektedir. AB'nin demokrasiye, hukukun üstünlüğüne, insan haklarına, sosyal haklara, serbest piyasa ekonomisine ve kültürel çeşitliliğe dayanan temel değerleri, gerek Cumhuriyetimizin felsefesi ve uygulamaları gerekse Anayasamızın temel ilkeleriyle tam bir uyum içerisindedir. Bu doğrultuda devletimizin ve halkımızın, bütün kurum ve kesimleri ile katıldığı geniş bir mutabakat çerçevesinde büyük mesafeler katedilmiştir.''

'YAPICI BİR YAKLAŞIMLA TEŞVİK EDİLMELİDİR'

Cumhurbaşkanı Gül, Avrupa ile bütünleşme projesinin gerektirdiği dönüşümlerin kesintisiz reformlarla devam edeceğini dile getiren Gül, 2008'in Türkiye açısından bir ''Avrupa Yılı'' olacağını belirtti.

Gül, Avrupa'nın gelecek tasavvurunda Türkiye'nin yer almış olmasının, Avrupa'nın da siyasi, ekonomik, kültürel ve diplomatik gücünü pekiştirecek bir anlayışı yansıttığını ifade etti.

''Bu proje aynı zamanda küresel etkileri bakımından da değerlendirilmelidir'' diyen Cumhurbaşkanı Gül, şöyle devam etti:

''Geleceğin Avrupa'sı, medeniyetler arası çatışma endişesini ortadan kaldıracak bir barış ve refah merkezi olmalıdır ve olacaktır. Türkiye'nin de tam üyesi olacağı böyle bir Avrupa, dünya barışı, istikrarı, uyumu ve refahı için başat rol oynamaya adaydır. Türkiye-AB bütünleşme süreci işte bu anlayış içinde, yapıcı bir yaklaşımla teşvik edilmelidir. Bu, Türkiye'ye verilmiş olan taahhüdün gereği olduğu gibi, AB'nin kendi gelecek tasavvuru ve güvenilirliği bakımından da bir gerekliliktir.''

'HERKES ÖZEN GÖSTERMELİDİR'

Cumhurbaşkanı Gül, Avrupa'nın önündeki meselelerin, Türkiye'nin meselesi olduğunun bilinciyle daha iyi kavranması ve çözümüne daha fazla katkıda bulunmaya çalışılması gerektiğini söyledi.

Katılım müzakerelerinin, Türkiye'nin ve istisnasız bütün AB ülkelerinin ittifakla ve en yüksek düzeydeki siyasi iradeleriyle başladığını dile getiren Gül, ''Teknik niteliği ağır basan katılım müzakereleri sürecinin bazı Avrupa ülkelerindeki veya Türkiye'deki iç politika mülahazalarından ve tartışmalarından etkilenmemesine herkes özen göstermelidir'' dedi.

Gül, katılım müzakerelerine paralel olarak, toplumun tüm kesimlerinin AB ile bütünleşme süreci hakkında bilgilendirilmesi ve bu sürece dahil olmasının büyük önem taşıdığını belirtti.

Türkiye'nin dinamizminin ve Avrupa'ya katacağı değerlerin Avrupa halklarınca daha iyi anlaşılmasına ihtiyaç bulunduğunu da ifade eden Gül, karşılıklı olarak yanlış anlamaların giderilmesi, doğru bilgilere ulaşılması, önyargılardan kurtulunması ve saptırmaların önlenmesinin bu süreçte büyük önem taşıdığını kaydetti.

Gül, bu bağlamda, iletişim odaklı faaliyetleri çok önemsediğini dile getirerek, bu faaliyetlere ivme kazandırılmasını dilediğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Gül'ün konuşmasının ardından TRT Çoksesli Korosu, Bethoven'in 9. Senfonisi ve Mozart'ın Türk Marşı ile Yunus Emre Oratoryosu'ndan bir bölüm seslendirdi.

Kaynak: AA

Güncelleme Tarihi: 09 Mayıs 2008, 17:44
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35