'Güneydoğu elden gidebilir'

Karaalioğlu, 'Kürt sorununun mevcut yöntemle çözülemeyeceğine inanan, politikacılar, askerler olmasına rağmen, bu gelenek kırılamıyor, bu kırılmazsa güneydoğu elden gidebilir' dedi.

'Güneydoğu elden gidebilir'

BBC Radyosu Türkçe Servisi’ne konuşan Yeni Şafak Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Karaalioğlu, Ankara’da 13-14 Ocak tarihlerinde yapılacak Türkiye Barışını Arıyor konferansıyla ilgili bilgi verirken, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Kürt sorunu konusunda yaptığı açılım ve terör örgütü PKK’nın ateşkes ilan etmesiyle başlayan süreçte soruna çözüm bulunamadığı taktirde geriye dönüşü zor bir dönemin başlayacağını söyledi. Karaalioğlu “Son çatışmalar gösterdi ki, bu kez iş dağdaki çatışmalarla kalmayacak, Türkiye’nin her tarafında Türkler ve Kürtler arasında ciddi bir gerilim de doğacak” dedi.

Kürt sorunu konusunda adım atılmasına devlet geleneğinin engel olduğunu belirten Karaalioğlu, “Sorunun mevcut yöntemle çözülemeyeceğine yürekten inanan, politikacılar, bürokratlar hatta askerler olmasına rağmen, bu geleneği kırmak çok zor. Çünkü birinin inisiyatif alması, ‘kral çıplak’ demesi lazım. Bunu demenin politikacılar ve asker için büyük bir faturası var. Kimse bunu diyemiyor” şeklinde konuştu.

Kürt sorununun çetrefilli bir alan olmasına rağmen çözümünün aslında zor olmadığını vurgulayan Karaalioğlu şöyle konuştu:

Üniter yapı içinde sorunun çözümüne yönelik ciddi adımlar kısa vadede çözüm getirebilir. Çok basit uygulamalar bile, mesela, bölgeye yapılan kamu yöneticilerinin tayinlerinden başlayarak; oradaki insanların sosyal haklardan yararlanmasının sağlanması, onlara daha iyi muamele yapılması; bölgeye yönelik ekonomik ayrımcılığın giderilmesi için daha cesur adımlar atılması ve hepsinden önemlisi bölgedeki siyasi temsilcilerin yani DTP’nin kabul görmesi; onların seçilmiş temsilcileri olan belediye başkanlarına bir masa etrafında, diğer belediye başkanlarına yapılan muamelenin yapılabilir olması; çok ciddi sonuçlar doğuracaktır. Buna seçim barajının düşürülmesi de dahildir.”

Kendisinden beklenmedik şekilde bir çok çözüm önerilerini parça parça savunan aydınların ve kuruluşların olduğunu vurgulayan Karaalioğlu “Türkiye artık eskisi gibi değil. Fakat dile getirilen çözüm önerilerini bir araya getirmek, ortak iradeye dönüştürmek konusunda sorun var” dedi. Son günlerde tartışılan MİT Müsteşarı Emre Taner’in açıklamalarını bu değişime örnek gösteren Karaalioğlu, “Sorun bu tür yaklaşımların siyasi bir iradeye dönüşmemesi ve siyasi bir iradeye dönüşürken de muhalefetin cesaretlendirici olmaması. Muhalefetin tutumu bugün aydınlar arasında ciddi bir şekilde eleştiriliyor. Mesela CHP’nin yaklaşımı fazla devletçi ve otoriter bulunuyor. Baykal çok ciddi eleştiri alıyor” şeklinde konuştu.

Çözümsüzlükte sadece muhalefeti eleştirmenin yanlış olacağını vurgulayan Mustafa Karaalioğlu, iktidarın da tutarsızları ve soruna yaklaşımındaki “iki ileri bir geri adım” şeklindeki adımlarının ciddi bir tartışma konusu olduğunu belirtti.

Kürt sorununun çözümü için tarafların en azından asgari müştereklerde buluşması gerektiğini dile getiren Karaalioğlu, “Muhalefet ve iktidar bir araya gelmez ve mesela asker de işin bir tarafında bulunmazsa, sorunun çözümü konusunda şüpheler uyandırıyor. ‘Çözümsüzlük Türkiye’nin Güneydoğusu’nu kaybetmek olabilir’ analizinin toplum tarafından ciddi bir şekilde paylaşılabilmesi için, taşın altına birden fazla elin girmesi gerekiyor” dedi.

Karaalioğlu milliyetçi oylar nedeniyle hükümetin seçimler öncesinde Kürt sorununun çözümüne yönelik bir adım atmasının beklenmeyeceğini belirtti. Bunun nedenini soruna el atmanın milliyetçi oyları kaybetme riski taşımasına bağlayan Karaalioğlu şöyle konuştu:

“Seçimlerden sonra kim iktidara gelirse gelsin çözüm önerileri bir paket haline getirilmezse Türkiye’nin canı yanacaktır ama bizim sorumuz böyle düşündüğümüzü hep bir ağızdan söyleyememiz. Koro halinde, ‘sorunun çözülemediğini kabul edelim ve birbirimizi kandırmayalım, oraya buraya vurarak, daha fazla insanımızı öldürerek, sadece Türkiye’yi bölgeden uzaklaştırırız’ı dile getirememe sorunumuz var. Amerika’nın Irak’ı işgalinden sonra ortaya çıkan türbülansta olduğu gibi, bölgedeki ikinci bir sert hareketlilik kötü olacaktır. Böyle giderse Türkiye ile Güneydoğu arasındaki bağ daha da zayıflayacaktır.”

haber7

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner33

banner37