Halit Meşal ve Şallah yine sürgünde

  Halit Meşal ve Şallah yine sürgünde

İran Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi, Siyonist çıkarlara zarar veren ülkelere karşı baskının büyüdüğünü ve dayanılamayacak boyutlara ulaştığını belirtti. Saraybosna'da yaptığı açıklamada Hatemi, Suriye'ye işaret ederek ABD'nin bu ülkeyi Lübnan'dan çıkarmak için baskılarını giderek artırdığına işaret etti. Hatemi ister grup ve topluluk isterse devletler düzeyinde olsun Siyonizmin çıkarlarına ters düşen kesimlerin büyük bir tehdit ve baskıyla karşı karşıya kaldığını belirtti. Hatemi,' dış güçler' olarak işaret ettiği ABD'nin, her fırsatta Siyonist rejimin çıkarlarını korumaya yönelik bağımsız ve bağlantısız ülkelere veya kurumlara karşı maceralara giriştiğini ve müdahalelerde bulunduğunu hatırlattı.

Bu arada, Hatemi'nin sözlerini doğrularcasına Suriye yönetimi, ABD ve İsrail baskılarına dayanamayarak pes etti ve HAMAS ve İslami Cihad liderlerinden topraklarını terketmelerini istedi. Daha önce İslami Cihad ve HAMAS kaynakları bu yöndeki haberleri yalanlama cihetine gitmişlerdi. Hatırlanacağı gibi, Halit Meşal ve arkadaşları daha önce Ürdün'de iken Kral Hüseyin'in vefatından sonra yeni dönemde bu ülkeden ayrılmaya zorlanmışlardı. İslami Cihad ve HAMAS bürolarının telefonlarının kesilmesinden sonra HAMAS'ın sürgündeki liderlerinden Halit Meşal ve İslami Cihad'ın Lideri Ramazan Şallah'tan ülke topraklarını terketmelerinin istendiği öğrenildi. Halit Meşal daha önce Katar ile Suriye arasında mekik dokurken Şallah'ın genellikle Şam'da ikamet ettiği öğrenildi. Filistin Ulusal Konseyi eski Başkanı Halid Fahum'a göre, Halit Meşal ve Ramazan Şallah Suriyelilerin isteği doğrultusunda Şam'ı terketme kararı aldı. Fahum'a göre, İslami Cihad Lideri Suriyelilerin bu yöndeki tebliğinden sonra derhal Lübnan'a Hizbullah'ın karargahına giderek Şeyh Hasan Nasrallah'la istişarelerde bulundu. Meşal ise Katar'ın Başkenti Doha'ya gitti. Şallah'ın ise bundan böyle Beyrut'ta ikamet edeceği kesinleşti.

Bilindiği gibi Suriye, 25 Şubat günü Tel Aviv'de yapılan bombalı saldırıdan dolayı İslami Cihad'la bağlantılı olarak İsrail ve müttefikleri tarafından suçlanıyordu. Suriye'nin ise Şallah'ın suçlanmasından sonra kendisine yönelik baskıları hafifletmek maksarıyla bu yönde karar almak zorunda kaldığı ileri sürüldü. Suriye, Şam'da direniş hareketlerinin sadece basın bürolarının olduğunu ve eylemler için Şam'dan talimat alınmadığını ileri sürüyordu. ABD ve İsrail ise, Suriye'den Şam'daki Filistinli direniş hareketlerinin borülarını kapatmasını ve Hizbullah'a desteğini kesmesini ve silahsızlandırılmmasına yardımcı olmasını istiyordu. Bu baskılar üzerine Beşşar Esad, Suriye birliklerini 31 Mart'a kadar sınırdaki Bekaa Vadisine çekeceklerini duyurmuş ancak ABD, Fransa ve İsrail bunun kendileri açısından yetersiz olduğunu açıklamışlardı. Hizbullah ise silahsızlandırılmaları yönündeki çağrılara karşı çıkıyor ve ülkelerinin İsrail'e karşı topraklarını savunmada kendilerine ihtiyacı olduğunu savunuyordu.



Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER