banner15

Halkbank seçimden önce özelleşir

Devlet Bakanı Ali Babacan, 'Hükümetimizin ve meclisimizin iradesi dahilindeki takvim aynen devam ederse biz genel seçimlerden önce Halk Bankasının özelleştirmesini bitirmiş oluruz' dedi.

Halkbank seçimden önce özelleşir

Devlet Bakanı Babacan, bugün Kanal 7 televizyonunda “Başkent Kulusi” programına katılarak gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bakan Babacan, Halkbank'ın özelleştirilmesine yönelik gereken tek maddelik bir yasanın TBMM'den geçtiğini hatırlatarak, söz konusu yasanın Resmi Gazete'de yayımlandıktan hemen sonra Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun karar alacağını söyledi.

Halkbank'ın özelleştirmesine yönelik hemen takvimin açıklanacağını belirten Babacan, şöyle devam etti. “Muhtemelen seçimlerden önce bu iş tamamlanmış olacak. Yargı sebebiyle elimizde olmayan nedenler ile bir aksama olabilir ama hükümetimizin ve meclisimizin iradesi dahilindeki takvim aynen devam ederse biz genel seçimlerden önce Halk Bankasının özelleştirmesini bitirmiş oluruz.”

ELEKTRİK DAĞITIM İHALELERİ

Bakan Babacan, elektrik dağıtımı ile ilgili özelleştirmeyi bir miktar ertelediklerini, iptalin kesinlikle söz konusu olmadığını söyledi. Ertelemenin nedeninin de tamamen teknik gerekçeler olduğunu, siyasi gerekçeler, seçim kaygısı olmadığını vurgulayan Babacan, şöyle devam etti:

“Teknik gerekçeler nedir? Bu kuruluşlar özelleştirildikten sonra acaba altyapıyı, özellikle dağıtım hatları için gerekli yatırımı yaparlar mı? Yoksa sadece en yüksek karı nasıl elde edebilirim diye, (Bu hatlar şimdiye kadar idare etmiş, varsın bir 10 yıl daha gitsin yaklaşımı ile) acaba Türkiye'nin altyapısı eski kalır mı? Buradaki kaygı endişe bu

Bu endişeyi giderecek bir yol haritası, bir plan oluşturuluyor ve bölge bölge dağıtım hatları ile ilgili iyileştirme planları netleştikçe ve uygulandıkça dağıtım ihaleleri aynen devam edecek. Burada kararlılığımızdan taviz yok.”

Bakan Babacan, özelleştirme ile ilgili siyasi iradede en ufak bir eksikliğin olmadığını, mutlaka yapılacağını belirterek, teknik sıkıntıları aşmak için bir miktar daha zamana ihtiyaç olduğunu bildirdi.

ELEKTRİK ZAMMI

Türkiye'de 3-4 yıldır elektrikte bir fiyat artışını yapmadıklarını belirten Bakan Babacan, aynı dönemde sanayide yüzde 5 indirim, konutlarda da 150 kilovat saatin üzerine zamlı tarife uygulamasını kaldırdıklarını ve burada da ciddi bir indirimin söz konusu olduğunu söyledi.

Belediyelerin belirlediği su paralarının elektriği geçtiğini, yani elektriğin sudan ucuz hale geldiği gibi durum söz konusu olduğunu anlatan Babacan, aynı dönemde hükümetin yüzde 6,5 faiz dışı hedefini tutturduğunu belirtti 2007 yılında enerji ile ilgili fiyat politikaları hakkında bilgi veren Babacan, şöyle devam etti:

“Bu tamamen o günün ya da kararların verileceği ayın ekonomik şartları ile ileriye doğru olan ekonomik görünümü ile ilgili olacak. Biz gerekiyorsa gerektiği anda elektrik de dahil fiyat artışları yapmaktan kaçınmayız. Hesaplar kitaplar ortada. Biz bakmışız ki 2007 yılı için petrol fiyatını 60 küsur dolardan varsaymışız. Bugün 50'nin altına indi. Kur var sayımımız da var. Kur, varsayımların bir miktar daha altında seyrediyor.

Dolayısıyla petrol ve kur gibi öngörülmesi zor olan unsurları sürekli güncelleştirerek bakarak, bir yandan ekonominin gerçeklerine uyarak, bir yandan da tabi halkımızın iş dünyası üzerindeki enerji maliyetlerini minimum seviyede tutacak politikaları bugüne kadar izledik.

Bundan sonra da izlemeye devam edeceğiz. Aksi halde bunun bedelini hep beraber öderiz. Türkiye'de artık kamu sektörünün yeni görev zararlarına, yeni sıkıntılara tahammülü yok. Ekonominin gerçeklerini aynen uygulamamız lazım. Halkımız ile paylaşmamız lazım. Ve zam ne zaman gerekiyorsa o zaman da bunları gerçekten yapmamız lazım.”

ENERJİ FİYATLARININ DÜŞÜK TUTULMASININ NEDENİ

Dolar bazında bütün dünyada elektriğe ciddi zamların olduğunu hatırlatan Bakan Babacan, Türkiye'de öncelikle kurun düşük seyretmesinin maliyetleri kontrol altında tutmalarında faydalı olduğunu söyledi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının üretim kompozisyonunu günün gereği sürekli değiştirerek maliyeti makul seviyede tutmayı başardığını ifade eden Bakan Babacan, “2007 yılı için kesinlikle elektriğe zam yok, kesinlikle şuna zam yok diyecek durumda değiliz” dedi.

“SATIN ALMA GÜCÜNDE YÜKSELME VAR”

Asgari ücretteki artışın 2002 yılından bu yana enflasyonun çok çok üzerinde olduğunu belirten Bakan Babacan, şöyle devam etti:

“Nereden bakarsanız bakın asgari ücretin satın alma gücü yükselmiş. Memurun ve emeklilerin maaşına bakıldığında satın alma gücünde reel olarak yükselme var. Bugün Türkiye'de emekli maaşını taksit ödemesi yapıp araba almak mümkün. Hatta emekli maaşınızın yarısı ile taksit ödeyip otomobil olmak mümkün. Somut hareketlere baktığınız zaman burada gelişmeler her kesimin eskiye göre daha iyi bir noktada olduğunu gösteriyor.”

AB İLE İLİŞKİLER

Bakan Babacan, 2007 yılı ile beraber biz AB ile ilişkileri de yeni bir döneme girdiklerini belirterek, 2006 Aralık ayında alınan kararlarda, Türkiye'nin müzakere fasılları bazında teknik ilerlemesinden bağımsız bir şekilde tamamen siyasi kararlar veya bu sebeplerle Türkiye'nin fasıllarının açılıp açılmaması kapanıp kapanmamasına karar veriliyor olduğunu gördüklerini söyledi.

Artık bu resmi süreçle, Türkiye'nin kendi iç reform sürecini birbirinden ayırmaya başladıklarını vurgulayan Bakan Babacan, şöyle dedi:

“Kendi yol haritamızı kendimiz tespit ettik. Takvimi kendimiz oluşturacağız. Bu reformları kendi öncelik ve çıkarlarımız doğrultusunda gerçekleştireceğiz.

Biz şimdiye kadar Türkiye AB'ye ne zaman hazır olacak bunu konuşuyorduk. Bundan sonra AB'nin Türkiye için ne zaman hazır olacağını bekleyeceğiz ve konuşacağız. Artık Türkiye kriterleri karşıladı karşılamadı, yerine getirdi getirmedi, o noktaları şu anda geçmiş durumdayız. Çünkü gördük ki kriterleri tamamen karşılasak bile o siyası karar oluşmadıktan sonra işin resmi süreci istediğimiz hızda devam etmeyecek. Kendi takvimiz doğrultusunda reformları hızla yerine getireceğiz.”

“GİZLİ GÜNDEM YOK”

Gazetecilerin “Bu Meclis AK Parti ağırlıklı Meclis ve AK Partinin seçeceği bir Cumhurbaşkanı rejim açısından bir sorun olur mu?” şeklindeki sorusuna Babacan, aynı sorunun 2002 Kasım genel seçimlerinden önce de Hükümet için sorulduğunu hatırlattı. Devlet Bakanı Babacan, şöyle devam etti:

'Ne oldu 4 yılda. Tam tersine, dünyaya çok daha açık, bütün komşuları ile ciddi diyologlar geliştirmiş ve demokrasisi çok daha ileri gitmiş, AB'ye çok daha yaklaşmış ve ekonomisi artık bütün dünyanın bir başarı öyküsü olarak anlattığı bir noktaya gelmiş.

Bunun bir 4 yıllık bir tecrübesi var. Hala AK Parti ile ilgili bu sorunların sorulması, endişelerin dile getirilmesi son derece yersiz.

Üstelik gizli gündem derken, artık dünyada dışa açık ülkelerde bundan korkmamak lazım. Bakın Türkiye'de internetin girmediği ilkokul kalmıyor. Dünyanın neresinden ne olursa olsun 8 yaşında bir ilkokul öğrenicisi okuldaki internetten 10 dakikada okuyor, takip ediyor.

Türkiye hele artık eskiden belki büyüteç ile bakılan ama şu anda mikroskop ile incelenen bir ülke. Bütün dünyanın gözü Türkiye'de.

Avrupa ülkelerinin hepsi Türkiye'ye bakıyor. Türkiye'de ne olursa AB'nin ve Avrupa basının gündeminde. Avrupa basınında Türkiye ile ilgili haberin çıkmadığı gün yok artık.

Her yerde Türkiye konuşuluyor. Bütün dünyaya açılan açık bir ekonomi, açık bir ülke ve açık bir toplum haline gelmiş Türkiye'de ne gizli gündemlerden bahsedilebilir ne de gizli amaçlardan bahsedilebilir.

Varsayalım böyle bir şey var. Bunun kötü sonuçları o kadar hızlı gelir ki ne olduğunuzu anlamazsınız. Bütün atmosfer değişir. Ekonomi olsun, uluslararası ilişkiler olsun Türkiye bir anda çok eski karanlık günlere dönebilir. Böyle bir seçenek artık Türkiye için kalmamıştır.

Türkiye'nin tek seçeneği daha demokratik daha açık olmaktır. Başka bir rejim, başka bir sistem bir seçenek olmaktan çıkmıştır. Bugünkü dünya şartlarında kim böyle bir şeye kalkarsa bu elinde patlar mümkün değil.”

KAPALI REJİMLERDEN TÜRKİYE'YE TURİST AKINI

Ali Babacan, Türkiye'nin etrafında “kapalı” ve “baskıcı rejimlerin” bulunduğunu belirterek, “hemen yanı başımızda komşu ülkelerde yaşayanlar ne yapıyor. Komşu ülkelerden çok yoğun bir turist trafiği var” dedi. Bakan Babacan, şöyle devam etti:

“Sadece İran'dan Türkiye'ye her yıl bir milyon kişi geliyor. Neden Türkiye daha çok tercih edilen bir yer oldu. Çünkü pek çok ülkede yaşayan insan, özellikle bölgemizde yaşayan insan, Türkiye'ye geliyor. Biraz demokrasiyi soluyor. Özgür ortamda biraz geziyor. Tatil yapıyor, dinleniyor ve deşarj olup ülkesine geri dönüyor. Artık Türkiye bu noktaya geldi.

4 sene boyunca böyle bir açılımı yapmış hükümet olarak nasıl böyle bir şeyden şüphelenebilirler. Akıl, hayal almıyor. Tamamen seçim ortamının getirdiği ve bazı güç odaklarının kendi sahip oldukları gücü yavaş yavaş halka bırakmak zorunda olduklarını gördüklerinden kaynaklanıyor.”

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35