Halkın ve gönüllerin başbakanı: İsmail Heniye

Başbakanlık koltuğuna oturduğu günden beri kamuoyunun daha yakından takip ettiği İsmail Heniye'nin kameralara yansıyan görüntüleri onun sıradan bir başbakan olmadığını göstermektedir.

Halkın ve gönüllerin başbakanı: İsmail Heniye

Asım Sancaktar / Dünya Bülteni

 

Hamas'ın seçimleri kazanmasının ardından kurulan iki hükümete de başkanlık eden İsmail Heniye, ağırbaşlı ve güleryüzlü tavırlarıyla, alçakgönüllüğüyle ve halkıyla birlikte sevinip halkıyla birlikte üzülmesiyle Filistinlilerin gönlünde taht kurdu.

 

Başbakan olduktan sonra da yaşadığı sade ve gösterişsiz yaşantısını sürdüren Heniye"nin kameralara yansıyan görüntüleri, elde edenlerin kendilerini “yarı tanrı” hissettiği başbakanlık gibi bir makamda dahi değişmediğini ve “insan” olarak kaldığını, hal ve hareketlerinde bu insani yönün tüm çıplaklığıyla tezahür ettiğini göstermektedir.

 

Onu bir çocuğu severken, basın toplantısı düzenlerken, Gazze'ye girişi engellendiğinde kaldırımda oturup beklerken, futbol oynarken, kupa verirken, el arabasıyla harç taşırken, elinde fırça sokak temizlerken, minberde hutbe verirken ve hacda saçını usturayla traş ettirdikten sonra aynaya bakıp gülümserken gösteren resimler, bu karelerdeki insanın politika gereği yapmacık pozlar veren sıradan bir siyasetçi olmadığını haykırır.

 

 

Arapça"da "sorunsuz ve kolay” anlamına gelen ismiyle birebir örtüşen kişiliğiyle İsmail Heniye"nin ilişkilerinde sorunsuz, yumuşak, cana yakın ve sıcakkanlı biri olduğunu, halkının içinden geldiğini ve başbakanlığını halkının arasından ayrılmadan sürdürmeyi başardığını anlatır.

 

 

Cuma günleri minbere çıkıp cemaate hitap eden “imam başbakan”, imamların da başbakanlık görevini başarıyla yürütebileceğini ve belki de bu zorlu görevi çok daha iyi üstlenebileceğini, namaz vakti girdiğinde seccadesini serip kulluk ödevini edâ ederek başbakanlığın Allah"a karşı görevini yerine getirmesine engel olmadığını gösterir.

 

 

Heniye ailesi 1948"de işgal edilen Askalan kentinin El-Cevra köyündendir. İşgalci siyonistler on binlerce Filistinli aile gibi Heniye ailesini de göçe zorlarlar. Aile, Gazze'deki yoksulluğun ve imkânsızlığın had safhada olduğu Eş-Şâti mülteci kampına yerleşir.

 

 

“İsmail Abdüsselam Ahmed Heniye” 1963 yılında işte bu kampta dünyaya gözlerini açar. Çok küçük yaşlardan itibaren babasıyla birlikte sabah namazı kılmak için evlerinin yanı başındaki Batı Camii'ne gider ve böylece cami, cemaat ve ibadet ruhuyla yetişir. Caminin imamı Şeyh Musa Gaban'dan İslami ilimlerde ders alarak onun gözetiminde hafız olur.

 

 

Küçüklüğünden itibaren spora meraklı olan Heniye, on yıl süreyle Gazze'deki İslâm Cemiyeti Spor Kulübü'nün başkanlığını yapmıştır. Eş-Şâti ve İslâm Cemiyeti futbol takımlarında da bilfiil futbol oynayan Heniye, yüzme başta olmak üzere çeşitli spor dallarıyla da ilgilenmiştir.

 


   

Heniye'nin İslami Hareket'e ilgisi 1979'da Eş-Şâti mülteci kampındaki Kuzey Camii'nde Şeyh Ahmed Yasin'le tanışmasıyla başlar. O zamanlar HAMAS adında bir yapılanma olmadığı için Şeyh Ahmed Yasin Müslüman Kardeşler'in Filistin'deki teşkilatlanmasının öncülüğünü yapmaktadır. Şeyh Ahmed Yasin ile tanışmasından sonra Heniye de bu cemaate katılır. Hitabet kabiliyetini de değerlendirerek bu cemaatin Filistin toplumunda yayılması ve güçlenmesi için yoğun bir çalışma içerisine girer.

 

 

Gazze"deki El-Ezher Koleji"nden mezun olduktan sonra İslâm Üniversitesi Eğitim Fakültesi Arap Dili ve Edebiyatı bölümüne kaydolan Heniye, cemaatin üniversite öğrencileri arasında örgütlenmesine öncülük eder. 1985-86 yıllarında da Gazze islam Üniversitesi Öğrenci Meclisi'nin başkanlığını yapmıştır.

 


   

Müslüman Kardeşler'in işgale karşı fiili mücadeleyi organize etme amacıyla kurduğu Filistin İslami Direniş Hareketi “HAMAS”ın ilk çekirdeği de Gazze İslam Üniversitesi'nde oluşturulmuştur.

 

 

1987'de intifadanın ilk kıvılcımı Gazze İslam Üniversitesi'nde çakılmıştır ve HAMAS gemisi Filistin"e damgasını vuracağı günlere doğru yelken açmıştır. Gazze İslam Üniversitesi'nde intifadayı başlatan faaliyetlerin organize edilmesinde etkin rol oynayanlardan biri de İsmail Heniye"dir. Bu yüzden intifadanın başlamasından 15 gün sonra işgal güçleri tarafından tutuklanmıştır ve 18 gün El-Ensar zindanında tutulmuştur.


 
İlk olayların ardından tutuklanıp 18 gün sonra serbest bırakılan Heniye çok geçmeden yeniden tutuklanır. İşgal devletinin Filistinlilere özel olarak uyguladığı idari tutuklama ile hiç yargı önüne çıkarılmadan altı ay zindanda tutulur.

 

 

 

Serbest bırakıldıktan sonra yine aktif mücadeledeki yerini alan Heniye, HAMAS'ın güvenlik mekanizmasını şekillendirmek amacıyla birkaç arkadaşıyla birlikte çalışmaya başlar. Ama işgal devleti fazla fırsat vermeden 1989'da Şeyh Ahmed Yasin'le birlikte Heniye"yi de tutuklar.

 

 

  

Zindanda bulunduğu sırada İsmail Heniye"ye HAMAS'ın gençlik kollarının lideri gözüyle bakılmıştır.  O, başöğretmen Ahmed Yasin ile birlikte HAMAS gençliğini eğiten en önemli isimlerden biridir. Zindandaki gençlerin eğitilmesinde ve yönlendirilmesinde aktif rol oynar ve gençlerin maneviyatını canlı tutmak amacıyla günlük konferanslar verir.

 

 
  
İşgalciler, zindandaki gençlere sürekli mücadele ve kararlılık ruhu aşılayan birinden kurtulmak için Heniye"yi serbest bırakır; ama sonuçta onu yine rahat bırakmayacaktır. Çok geçmeden işgal devleti başbakanı ve "kemik kıran Rabin" unvanıyla tarihe geçen İzak Rabin'in kararıyla HAMAS'ın ve İslami Cihad'ın önderlerinden 415 kişi bir gece yarısı evlerinden alınarak gözleri bağlı bir şekilde Güney Lübnan'ın Mercu'z-Zuhr bölgesine bırakılır. İsmail Heniye de bu grubun içindedir.

Bir yıl süren sürgünden sonra gelen tepkiler sebebiyle işgal devleti Mercu'z-Zuhr"a  sürgüne gönderdiği Filistinlilerin vatanlarına dönmelerini kabul etmek zorunda kalır. Ancak birçoklarını geri dönmelerinin hemen ardından yeniden tutuklar. Abdülaziz Er-Rantisi gibi tecrübeli ve öne çıkmış isimler zindana atılırken, Heniye gibi genç üyeler dışarda bırakılır. Böylece genç kadro, zindana atılanların boş bıraktığı yerleri doldurmak zorunda kalır.

  


Heniye'nin Gazze'de HAMAS'ın lider kadrosu içinde yar aldığı bu dönemde FKÖ ile işgal devleti arasında da "barış" şemsiyesi altında pazarlıklar başlamıştır ve HAMAS, Filistin halkının haklarından önemli tavizler verme anlamına gelen bu pazarlıklara şiddetle karşı çıkar.

 

1994'te Gazze - Eriha Anlaşması olarak da tarihe geçen Kahire Anlaşması'nın imzalanmasıyla birlikte Arafat yönetimi iş başına geçmiştir. Normalde El-Fetih ve FKÖ'nün ileri gelenleriyle iyi ilişkiler içinde olmasına rağmen söz konusu anlaşmalara karşı çıkması sebebiyle Heniye için bu kez Özerk Yönetim baskıları dönemi başlamıştır. Bu yönetim tarafından da üç kez tutuklanıp hapse atılır. Heniye bütün bunlara rağmen özerk yönetim ileri gelenleriyle kişisel ilişkilerini korumaya çalışmıştır.

 


1997'de Ürdün'le İsrail arasında gerçekleştirilen bir pazarlık neticesinde HAMAS lideri Şeyh Ahmed Yasin'in serbest bırakılır ve Heniye, Şeyh Ahmed Yasin"in yardımcılığı görevini yürütmeye başlar. Ağustos 2003'te Şeyh Yasin'le birlikte İsrail'in F-16 tipi jetlerinin füze saldırısına hedef olur, ancak füzelerin oturdukları dairenin bulunduğu kata isabet etmemesi sebebiyle suikast girişiminden kurtulurlar.

Şeyh Yasin'in 22 Mart 2004'te şehit edilmesinden sonra İsmail Heniye, Gazze'de HAMAS'ın siyasi kanadının ileri gelenleri arasında faaliyetlerini yürütmeye devam eder.
 

 

 

25 Ocak 2006 tarihinde gerçekleştirilen seçimlerde HAMAS"ın "Değişim ve Islah" listesinden parlamentoya giren Heniye 16 Şubat 2006"da başbakanlığa aday gösterilir ve 20 Şubat 2006"da hükümeti kurmakla görevlendirilir.

 

“Ebu"l-Abd” lakabına sahip olan İsmail Heniye, evli ve 11 çocuk babasıdır.

 

 

  

  

Güncelleme Tarihi: 08 Temmuz 2007, 16:02
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35