banner39

banner35

Hareket Ordusu Komutanı: Mahmut Şevket Paşa

Selanik'te 3. Ordu komutanı Mahmut Şevket Paşa, 31 Mart Vakası'nın çıkması sonrası ordusuyla beraber İstanbul'a gelmişti.

Arşiv 13.04.2010, 14:25 13.04.2010, 14:25
Hareket Ordusu Komutanı: Mahmut Şevket Paşa

Dünya Bülteni / Tarih Servisi

Basra mutasarrıfı Kethüdazade Süleyman Bey'in oğlu olan Mahmut Şevket 1856 yılında Bağdat’ta dünyaya gelmiştir. İlk ve ortaöğrenimini Bağdat'ta tamamladıktan sonra İstanbul'a gitmiş. 1882'de kurmay yüzbaşı olarak Mekteb-i Harbiye'yi bitirdikten sonra bir süre Girit'te görev yaparak ertesi yıl Mekteb-i Harbiye'de öğretmenliğe başlamıştır. Askerlik onun için bir tutkudur. İdeallerinin vazgeçilmez yanıdır.   

Bir süre Baron von der Goltz'un maiyetinde çalışmıştır. Silah satın alma komisyonu üyesi olarak Almanya'ya gidecek dokuz yıl orada bir yıl Fransa’da kalarak batı kültürünü öğrenecektir. 1884'te kolağası, 1886'da binbaşı, 1889'da kaymakam olacaktır. 1891 de Almanya’ya giderek uzun süre orada kalacak dönüşünde de mirlivalığa “tuğgeneral” yükselecek bir taraftan da Tophane-i Amire Muayene Komisyonu başkanı vekilliğine atandığında tarihler 1889’u göstermektedir. 

Kariyerinin üst seviyesine henüz gelememiştir. Ama hırslıdır. İsteklidir.  1901’de paşa olduktan sonra Mekke-i Mükerreme ile Medîne-i Münevvere arasında telgraf hattı döşetme vazifesiyle Hicaz’a gönderilecektir. Orada fazla kalmayıp, tekrar İstanbul’a döndüğünde ferik “orgeneral” olacak 1905’de birinci ferik rütbesiyle Kosova valiliğine atanacaktır. O yıllar Balkanlar’da karışıklıklar yaşanmaktadır. Bu görevi sırasında önemli bir misyonu üstlenerek Makedonya sorununun çözümünde harcadığı çabalarla gerek orduda gerekse halk içinde saygınlık kazanacaktır.

1908’de II. Meşrutiyet'in ilanından sonra Selanik'te bulunan 3. Ordu komutanlığına atanmış sonrasında da Rumeli Vilâyeti Müfettiş-i Umûmiliği’ne getirilmiştir. 3. ordu komutanıyken 31 Mart Olayı'nın çıkması üzerine, daha sonra Hareket Ordusu olarak anılacak olan birlikleri İstanbul'a göndermiştir. Meclisi dağıtmak ve meşrutiyet yerine mutlakiyeti getirmek isteyen muhafeletin tavırları, İttihat ve Terakki’nin de siyasi cinayetlere kadar varan çok sert mukabelesi, Volkan Gazetesi’nin kışkırtıcı yayınlarının İttihatçıların kendilerine bağlı olarak kurdukları Avcı Taburlarında olumsuz etkiler yapmış olması 31 mart olayının sebepleri arasında gösterilebilir. Aslında buradaki başarı Selanik Redif Fırkası Kumandanı Hüseyin Hüsnü Paşa ve Kolağası Mustafa Kemal’e ait olsa da Mahmut Şevket Paşa’nın başarısı olarak anılacaktır. Kendisi de 22 Nisan 1909'da İstanbul'a giderek komutayı ele alacak ve sıkıyönetim ilan edecektir. Mahmut Şevket Paşa’nın İstanbul’a gelişi isyanın başlamasının onuncu gününe denk gelecektir.

II. Abdülhamid’in tahttan indirilmesinde oynadığı rol onu imparatorluğun en güçlü kişilerinden biri konumuna getirmiştir.   İstanbul’a hâkim olduğu bu sırada örfî idâre îlân ederek, suçlu-suçsuz demeden İttihatçılara ve kendisine muhâlif pek çok kimseyi îdâm ettirmiştir. Etrafında topladığı pek çok Balkan çetecisiyle saraya girerek, kıymetli eşyâları yağmalamış, hazineyi, asırlardan beri toplanmış olan kıymetli yâdigârları ve dünyânın en zengin kütüphânelerinden olan saray kitaplığını yağma ettirmiştir. II. Abdülhamid'in tahttan indirilmesinden sonra kurulan İbrahim Hakkı Paşa kabinesinde harbiye nazırı olarak güçlü bir konuma yükselecektir. İttihat ve Terakki'nin baskısı sonunda görevinden istifa etmek zorunda kalmıştır.

Balkan Harbi sırasında Alasonya ordu komutanlığına getirildiyse de, bu vazifeyi kabul etmeyişi aydınlar arasında itibarını gölgelemiştir. Bu olayla ilgili olarak İsmail Hami Danişmend, Kronolojisi’nde Mabeyn Başkâtibi Ali Fuat Bey’den aktararak şu anektoda yer verecektir :

“Balkan Harbi’nde Ahmet Muhtar Paşa tarafından Yunanlılara karşı Alasonya Cephesi Kumandanlığına tayin edilmiş olan Mahmut Şevket Paşa bu vazifeyi kabul etmediği için o cephe, jandarmadan yetişmiş Hasan Tahsin Paşa gibi ehliyetsiz bir adamın eline verilmiş, bu itibarla da Selanik’in müdafaasız teslimine yol açılmıştır. Mabeyn başkatibi Ali Fuat Bey hatıratında bu menfi hareketinden dolayı kendisini tenkit edince Mahmut Şevket’in: :
— Canım efendim, ne yapayım? Bu benim şöhretimi ve askerlik şerefimi ihlal etmek için yapılmıştır. Şöhretimi nasıl feda ederim!” dediği kaydedilmiştir.

Mahmut Şevket Paşa İttihat ve Terakki'nin gerçekleştirdiği hükümet darbesinden sonra (Babıali Baskını) sonra nver Bey’in de telkinleriyle V. Mehmet Reşat saltanatında 23 Ocak 1913 - 11 Haziran 1913 tarihleri arasında dört ay on dokuz gün sürecek olan sadrazamlık görevine getirilmiştir.

Ama bu yükselişi ona fazla keyif vermeyecektir. Sıkıntılarla, savaşın yarattığı buhranlı günlerle karşı karşıya kalmıştır. Bu dönemde Balkan Savaşı yenilgisinin sonuçlarıyla karşı karşıya kalmış olması onun zorlu bir sürece girdiğinin de göstergesi olacaktır. Osmanlı Devleti'nin ıslahat programı konusunda İngiltere, sınır anlaşmazlıkları konusunda da İran'la arasında doğan sınır sorunlarını çözmeye çalışmıştır. Bir taraftan da hem İttihat ve Terakki'ye karşı gelişen muhalefetle, hem de İttihat ve Terakki içindeki çekişmelerle uğraşmıştır. Bu iç ve dış sorunlar onu hayli yorarken, asıl iktidarın İttihat ve Terakki'nin elinde olması da yapmak istediği reformları gerçekleştirmesini engelleyecektir.

Mahmud Şevket Paşa’nın nüfuzu ve kendi başına hareketleri parti içinde kendisine karşı muhâlif bir grubun doğmasına yol açmıştır. Nitekim 11 Haziran 1913’te saat 11.30 sularında Paşanın makam aracı üç koldan yaylım ateşine tutulacak ve paşa arabasının içinde tabanca ile beş kurşunla vurularak öldürülecektir.

Suikastın esâsı aydınlanmamış olsa da bundan yaralanan İttihatçılar, muhâliflerini asma fırsatını bulmuşlardır.

Mahmud Şevket Paşa, Arapça, Almanca ve Fransızca bilmenin yanı sıra askerî konular dahil olmak üzere cebir, geometri üzerine yazdığı kitapları da bulunmaktadır. “Devlet-i Osmâniyye’nin Bidâyet-i Te’sisinden Şimdiye Kadar Osmanlı Teşkilâtı” ve “Kıyâfet-i Askeriye” adlı eseri üç cilt olup yayımlanmıştır.
 

Yorumlar (1)
Vatansever 2 yıl önce
NE DERSEK DİYELİM ÜLKESİNİN MALINI MÜLKÜNÜ YAĞMALAYAN BİR ADAMA KAHRAMAN DEMEK BİZE DOKUNUR. ŞİMDİ HESAP VERİYORDUR..
23
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?