banner15

Harkov Müslümanlarının kimlik mücadelesi II

Soyvet rejiminin tüm baskılarına rağmen ne dinlerinden ne kültürlerinden vazgeçen Harkov Müslümanları eski günleri hatırlamak bile istemiyor.

Harkov Müslümanlarının kimlik mücadelesi II

 

Harkov Müslüman Teşkilatının başkanı Raşid Bragin, Asya'nın bu gizemli şehrinde tarih boyunca var olma mücadelesi veren Müslümanların tarihi seyri ve şimdilerde yeniden inşa edilmeye çalışılan merkez camii hakkında önemli bilgiler vermeye devam ediyor.

Raşid Bragin

KOMÜNİST REJİM CAMİ VE KİLİSELERİ KAPATIYOR

Zamanla dinle devlet arasındaki ilişkiler değişmeye başladı. 1930 yılının başlarında Harkov bölge yönetimi ilçenin tüm bölgelerinde kilise ve ibadet yerlerinin kapatılmasına karar verdi ve kararı hemen uygulamaya başladı.

Karar tüm dini kurumların faaliyetlerini kapsamaktaydı. Bu yerli komitenin kararında açık bir şekilde gözüken şuydu: İbadet evlerindeki ziller sökülerek ülkenin sanayileşmesi için gereken yerlerde kullanılacaktı. Bu karar da işçilerin talebiymiş gibi dayatıldı.

BARDAĞI TAŞIRAN OLAYLAR

Olayın üzerinden birkaç yıl dahi geçmeden camii ve bir mescit imha edildi. Onların yerinde ise Lopan nehri sahillerinde yürütülen inşaat çalışmalarının alanlarını genişlettiler. Bundan önce ise caminin bahçesine tir (özel ateş aleti) yerleştirdiler, onun hedefini ise caminin duvarlarına doğru yönelttiler. Bunu şöyle ifade etmek mümkündür. "Kurşuna dizilmiş" Allahın evini imha ettiler.

1930 yılında Müslüman ibadethanesinin bulunduğu mekânı Tatar mektebi de terk etti. O başka bir sokaktaki bir binaya yerleştirildi. Mektep binası dâhil üç bina ise sosyal eve dönüştürüldü. Başta oraya Tatar aileler yerleştirildi, ancak zamanla diğer milletler de orada yaşamaya başladı. Ancak yine de evlerin çoğunda Müslümanlar ikamet ediyordu.

MOLLA RAHİM ÖZBEKOV

Bizim yaşlıların anlattığına göre Molla Rahim teşkilatın kurucusu ve kalbiydi Çar döneminde o askeri bir imamdı. Her Perşembe günü at arabası ile Müslüman ailelerin evlerine gider, Kuran-ı Kerim okur, Cuma günleri ise camide namaz kıldırırdı. Onun büyük otoritesi vardı, dolayısıyla da onun söyledikleri büyük bir istekle kabul ve amel olunurdu. Aynı zamanda hâkimlik sıfatı da vardı.

Rahim Özbekov 1871 yılında köylü bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Ryazan'da kumıs ustası olarak çalışıyor, Kasimov'da ise Tatarca dersi veriyordu. Ryazanskiy vilayetinin Kasimovskiy dini bölümünden mezun oldu ve Merkezi Dini Teşkilatın (Ufa şehri, 1896) kararıyla imam olarak tayin edildi. Dört yıla yakın Saratov vilayetinin Hvalinskiy Uyezdinin Kiryuşkin köyünde imam olarak çalıştı.

1914-1917 yılları zarfında geleneksel olarak Harkov garnizonuna dâhil olan Kiev askeri birliğinde askeri-imam olarak görev yaptı. 1924 yılında yazmış olduğu dini ayinlerin hadimi anketinde kendisi görevlerini şu şekilde sıralıyordu: Harkov Merkezi Camisi'nin imamı, Müslüman dini teşkilatının başkanı, tüm Ukrayna'nın muhtesibi.

Son olarak yazdığı görev çok büyük bir öneme sahiptir. Çünkü daha önce yazılmış hiç bir yerde Ukrayna Müslümanları arasında imam görevinin olduğu belirtilmiyordu. Şimdi ise, o devir Ukrayna dini hayatında dindarların teşkilatı olduğuna dair sonuç çıkarmak mümkündür. İlginçtir ki, o zamanlar toplanan hayır hasenattan Rahim imama aylık 30 rubl verilmekteydi.

Soykırım yıllarında onu gözaltına aldılar. Bir kaç hafta sorguladılar. Sorgudan sonra bitkin bir vaziyette geri geldi ve kısa bir süre sonra ise dünyasını değişti. Onu 5 Nisan 1933 yılında toprağa verdiler.

SAVAŞ BİTTİ; MÜSLÜMANLAR ÇIPLAK ARAZİDE BAYRAM NAMAZI KILIYOR

Teşkilat açısından ikinci dünya savaşı sonrası durum çok daha zordu. Bilinmeyen sebeplerden dolayı imamlardan birisi kayboldu, diğer bir imamı ise devlet resmi olarak görevini yerine yetirmeyi yasakladı. Bayram namazları çeşitli yerlerde bazen Müslüman kabristanlığı yakınlığındaki boş bir arazide, bazen de Müslümanların evlerinde kılınmaktaydı. İbadetler çoğu zaman polislerin kontrolünde yapılıyordu. Ancak takip korkusundan dolayı Cuma namazı kılınmıyordu. Teşkilatın 1991 yılındaki resmi kaydına kadar Cuma namazı kılınmadı.



Çok eskiden dini okuldan mezun olmuş Munir-abziy Kurmaşov - molla neslinden gelmekteydi – devlete vermiş olduğu yazılı vaade rağmen mümkün mertebe Allahın kelamını Müslümanlara ulaştırmaya çalışıyordu. Yine de Tatarların evlerinde Kur'an-ı Kerim okunuyor, dualar ediliyor, dünyaya yeni gelen Müslümanlara sünnet yapılıyor, ahrete intikal edenler için de cenaze namazı kılınıyor ve Müslümanların yaşadıkları yerdeki kabristanlıkta toprağa veriliyordu.

Munir-abziy'in en önemli faaliyeti Müslüman teşkilatı için iki imam yetiştirmesiydi. Halim Habusev ve Kerim Gançov bir kaç yıl eğitim almak maksadıyla onun evine gittiler. Böylelikle de toplumsal dini yaşam muhafaza edilmiş oldu.

TEKRAR OLUŞUM – LEGALLEŞME

"Tekrar oluşum" sözünün bir kaç manası vardır: Yeniden ortaya çıkmak, düştükten veya imha edildikten sonra yeniden oluşmak. "Legalleşme" isme yasalaşma, kanunileşme demektir. Bu kelimelerden hangisi 28 Ağustos 1991 tarihindeki Harkov eyalet sovetinin (eyalet meclisi) milletvekillerinin Müslüman teşkilatın faaliyetlerini onaylaması zamanı baş verenleri doğru bir şekilde ifade etmektedir? Sayılan manalardan sadece bir tanesi uygun değildir, o da "yeniden ortaya çıkma" kelimesinin ifade ettiği manadır. Bu çok önemlidir.

70 YILLIK ATEİST BASKISINDAN SONRA

Bizim teşkilatta çalışan iki yabancı Müslüman, Türkiyeli imam Salih Yıldırım ve Ürdün vatandaşı Teknik Enstitü doktora öğrencisi Abdülkerim Cebali bir birilerinden habersiz olarak aynı düşünceyi ifade ettiler: "Yetmiş yıl süren ateizm baskısından sonra acaba dünyanın neresinde Müslümanlar kalplerinde İslam nurunu muhafaza edebilirlerdi?"



Onlar bu sözleri sadece bizimle ilgili olarak değil tüm Ukrayna Müslümanları hakkında söylüyorlardı. Onları şaşırtan şey, eğitimli imamları kaybettikten sonra caminin bulunmadığı bir yerde İslam hakkında dedelerimizin ve ninelerimizin ağızlarından bilgi alarak dâhilimizde derin ve sağlam imanı muhafaza etmemizdi.

BAĞIMSIZ UKRAYNA'NIN MÜSLÜMANLARI

Son on beş yılı teşkilatımız açısından değişim yılları olarak tanımlayabiliriz. Bu süre zarfında neler yapıldı? Yapılan ilk iş olarak teşkilatın resmi olarak kayda alınmasını gösterebiliriz.



Ukrayna'nın bizim yaşadığımız bölgesinde biz tüm din mensupları içerisinde bunu ilk yapanlardanız. Bundan başka Harkov eyaletinde bu gün 500'den fazla çeşitli dini teşkilatlar faaliyet göstermektedir. Onların içerisinde biz resmi kayda alınan üçüncü teşkilatız. Bir zamanlar içerisinde iki cami bulunan şehirde bunun bu şekilde de olması icap ederdi. Şurası da kesindir ki, bizim cesaretli adımımız komşu eyaletteki Müslümanları aynı işi yapmaya teşvik etti.

HAKLAR YAVAŞ YAVAŞ GERİ VERİLİYOR

Üç aşama halinde olaylar gerçekleşti. 1992-1994 yılları arasında bize mektebimizi geri verdiler. Tamirden hemen sonra onun üzerinde hilali kondurduk. Bu remiz Harkov'da Müslümanların da kendilerine özgü yerlerinin olduğuna tanıklık etmektedir.



Zamanla Müslümanların Pazar Okulu için kiraladığımız yerden eski mektebimizin binasına geri geldik. Tarihi binanın içerisini geçici olarak mescit gibi kullandık ve beş vakit namazı orada eda ettik.

Diğer iki binanın geri alınması altı yıl daha uzadı ve yalnız 2000 yılının son baharında bizim lehimize sonuçlandı. Neticede sekiz aile dedelerimiz tarafından ibadet ve eğitim için inşa edilmiş binadan Gorispalkom'un (şehir yürütme organı) kararıyla çıkarıldı.

TARİHİ CAMİİ İÇİN İLK KAZMA VURULUYOR

Tarihi mekânda caminin inşaatına başlanılması anında yaşananlar daha dramatik oldu. 1998 yılının sonbaharının başlarında ilk kazma atma töreni yapıldı. Bu orada yapılan ilk ve son tören idi. Komşu evlerde yaşayanların talebiyle caminin yeri eski mektebe daha yakın bir yere aktarıldı. Kış boyunca projeyi yeniden hazırladılar ve 1999 yılının yazında yine törenden sonra makineler çalışmağa başladı. Ancak onlar çok çalışmadı.



Şimdi de caminin inşaatının ahşaptan olan komşu evlere zarar vereceğini öne sürerek bir kaç kişi makinenin üzerine çıktı. İnşaat meselesi şehir dâhili sorununa dönüştü. Böyle bir zamanda sabır ve ihtimam gösteren herkesin hakkını teslim edelim. Şehir idaresi ile beraber teşkilat yönetimi ortak bir çözüm üretti. Gorispalkom acil bir şekilde bizim tarihi binamızda dört aileyi başka bir yere aktaracak, sonrasında ise caminin inşaatına eskiden dağıtılan caminin yerine daha yakın bir yerde devam edilecektir.

Proje tekrar gözden geçirildi ve taşınmış şahısların yeni evleri tamir edildi.
Yalnız 2000 yılının son baharında inşaatı başlatabildik. Bu sefer tören yapılmadı. Herkes beklemekten yorulmuş ve beklenmedik bir olayın çıkmasından endişeleniyordu.



ESKİ CAMİNİN KALINTILARINA ULAŞILINCA…

Müslümanlarımızın sabrı ve çabası aniden hem de layıkıyla ödüllendirildi. Makinenin temeli kazması zamanında mihrap olacak yerin az solunda eski caminin temelinden kalma taşlara ulaşıldı. Olayı çocukluklarında hatırlayan yaşlılar ağladı, gençlerin ise gözleri doldu.

Şayet bu meseleye dünyevi bir gözle bakacak olursak o zaman tarihi adaletin gerçekleştiğini söyleyebiliriz. İslami nazarla bakacak olursak – bu bir işarettir. Eski ve yeni camilerin temelleri bir bakıma birleşti ve ikinci birincinin devamı oldu.

Bu olayın başka bir tarafı daha var. Teşkilatın bir niyeti de yeni inşa edilecek camiyi eski yerde eski cami ile aynı şekilde yapmaktı. Bazen düşünüyoruz da, Allah bizim imanımızı imtihan ettikten sonra nihayet bizi ödüllendirdi.

23 Eylül 2006 yılında Donesk, Lugansk, Zaporojye ve Kiyev'den gelen misafirlerimizle beraber Harkov Merkezi Camisi'nin yüz yıllını kutladık.

Mübarek Ramazan ayı öncesi kalplerin bayramı ve mutluluk gözyaşları idi. Sembolik bir tesadüftür ki, nihayet Gorispalkom yarım kalmış inşaatın yapılma süresini de 2008 yılına kadar uzattı. Maddi imkânlar ve gücümüz yeter inşallah. Bunun için dua edeceğiz.

 

 

Rusça aslından Türkçeye Dünya Bülteni için çeviren: İbrahim Ali

 

Güncelleme Tarihi: 07 Mayıs 2008, 15:42
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35