banner39

Hattat Mahmut Şahin, hattı sanal alemde öğretiyor

Hattat Mahmut Şahin, uzak kentlerdeki insanlara hat sanatını online olarak öğretiyor

Arşiv 06.10.2009, 11:10 06.10.2009, 11:10
Hattat Mahmut Şahin, hattı sanal alemde öğretiyor


İbrahim Ethem Gören/Dünya Bülteni


Eskiler, hat sanatının zorluğundan kinaye olarak "iğne ile kuyu kazmak" tabirini kullanmışlar.


Klasik İslâm-Türk sanatları, sanatkâr üstadların gayretleriyle, yakın tarihimizde kaybettiği can suyuna tekrar kavuşarak, toplum nezdinde hak ettiği mevkie doğru ilerliyor, insanlarımızın sanat anlayışı derinlik kazanıyor. Bu keyfiyette mazi ile irtibatını devam ettiren üstadların fedakârane gayretlerinin payı büyük. Bu süreçte bir yandan gelenekli sanatların iç dinamikleriyle alakalı usul ve prensipler kayıt altına alınırken diğer yandan da yeni sanatkârların yetiştirilmesi için gayret saf edilerek üniversitelerin Güzel Sanatlar Fakültelerinde, belediyelerin kurs mekânlarında, vakıf merkezlerinde hat, tezhip, minyatür, ebru gibi sanatlara yeni isimler ve imzalar kazandırılıyor…

Bu yazıda "güzel" sanatlarımızdan hat sanatı meşkine kısaca değinecek ve onlarca öğrencisine online hat sanatı hizmeti arz eden hat üstadı Mahmut Şahin ile konuya dair yaptığımız mülakattan satır başlarını sizlerle paylaşacağız.


Hattat Mahmut Şahin İstanbul, Bursa, İzmit ve Eskişehir'de hat sanatı sevdalılarına bu sanatın inceliklerini öğretiyor. Bulunduğu mekânda hat hocası bulamayanlara da e-posta ile hat sanatını öğretiyor.

Türkiye'nin pek çok vilayetinde sanat sevdalıları, hat gönüllüleri bulunuyor. Bununla birlikte yüreğine hat sevgisi düşen sanat sevdalılarına rehberlik edecek, yazı sanatının usul ve kaidelerini gösterecek bir hattat her ilde bulunamıyor. Arayan bulur, arayıp da bulamayanlara buradan ses verelim:

"Ruhani hendese" olarak tarif edilegelen hat sanatına sevdalı olanlar uzak diyarlardan e-posta ile usta hat hocası Mahmut Şahin'e ulaşıp meşklerini gösterme imkânına sahip.


Aşk olmadan meşk de olmaz

Hattat Mahmut Şahin teknolojiyi takip eden sanatkârlardan… Türkiye'nin dört bir yayında bulunan talebelerinin e-posta ile kendisine gönderdiği meşklerden çıkış alarak, hassasiyetle kontrol ediyor ve gerekli düzeltmeleri yaptıktan sonra talimli meşk kâğıdını tarayarak talebesine gönderiyor. Bu esnada talebenin gözü tatlı bir heyecanla e-posta kutusunda oluyor: "Acaba dersi geçtim mi? Hocamızdan ne gelecek, çıkartmalar nasıl olacak?"





Hat sanatı üstadın taliminde gizlidir


Hattat Şahin "Hat sanatında tekâmül etmek talebenin kabiliyetine bağlıdır. Yazı hocanın taliminde gizlidir, onu oradan usulünce alıp öğrenmek gereklidir. Sülüs yazıda icazet almak 7-8 seneyi bulabiliyor. Hat sanatında ilerlemenin yolu çok yazmaktan, hocaların talimini harfiyen yerine getirmekten geçiyor" dedikten sonra, kendisinin de çok kereler yazdığı, eskilerin "El-hattu mahfiyyun fî ta'lim'ul-ustâz. Ve kıvâmuhu fî kesret'il-meşk ve devâmuhû alâ dîn'il-İslâm." sözünü hatırlatıyor.

Sanatkâr dedelerimiz, hat sanatı literatürüne armağan ettikleri bu kelamda hat sanatının esrarının hocanın taliminde gizli olduğunu, talebenin bu sanatta terakkî edebilmesi için çok meşk etmesi gerektiğini ve hatta ilerlemenin olmazsa olmaz şartının İslâm'ı gereğince yaşamak olduğunu belirtiliyor.

Hat sadece güzel yazı değildir


Hat mutlaka sadece güzel yazı değildir. Güzel yazıyla birlikte; bir adım öte ondan daha fazla, güzel ahlâktır. Sanatkârın meşgul olduğu sanat onu dönüştürür yahut dönüştürmesi lazım gelir. Sanat ve estetikle meşgul olduğu halde sanatın izzetiyle paralel davranışlar geliştirmen sanatkârın toplum nezdinde eserleri makes bulamaz.




"Rabbi yessir"

Hattat Mahmut Şahin, "Bu sanatın elifbasından; "Rabbi yessir"den başlayacak olan talebe çok sabırlı olmalıdır. Ancak sanatta sabırlı olanlar neticeye ulaşabilir. "Rabbi Yessir"den başlayan talip önce müfredatı sonra da mürekkebâtı meşk ederek, sanatın inceliklerine vakıf olabilir." diyor.

Eskiler, hat sanatının zorluğundan kinaye olarak "iğne ile kuyu kazmak" tabirini kullanmışlar.

Fî sebilillâh


Eskiden talebeler üstadların dizinin dibine oturur, onlardan sanatla birlikte edebe ve ahlâka ilişkin güzellikleri de tevarüs ederdi…

Çağdaş medeniyet, gelenekli sanatların kimi hocalarını da iğdiş etti, hat dersleri "ücretli"; talebeler "müşte" oldu. Hattat Mahmut Şahin hocalarının; Ali Alparslan'ın, Necmettin Okyay'ın yolunu takip ediyor, dersleri bilabedel veriyor. İsteyen her zaman Küçükköy'deki evine ya da atölyesine giderek kendisinden "fîsebilillâh" hat dersi alabilir. Bunun için bir kâğıt, bir kamışkalem, bir hokka ve mürekkep yeterli. Talebeleri ve isteyen herkes Şahin'e hattat_mahmud@hotmail.com e-posta adresinden ulaşabilir.


Haftada bir satır meşk

Hüsn-ü hat talebesi haftada bir defa bir satır meşk ile hocasının karşısına gelir. Sinleri, sadları, kefleri defalarca yazar, yazar, yazar, meşk eder,.. Kamış kaleminden zikir sesleri yükselir. Talebe yedi günün geçmesini, hocasının huzurunda, yazıların keşideleri arasında bir nokta olmayı tahayyül eder.

Her meşkte en fazla iki hata olmalıdır


Mahmut Şahin, "Meşkte bir en fazla iki hata tolere edilebilir. Üç hata varsa meşki tekrar yazmasını isteriz" sözleriyle hat sanatı öğretimindeki titizliğe vurgu yapıyor ve

"E-posta ile hat dersi vermeye nasıl başladınız?" sorumuzu hocalarından misaller getirerek cevaplıyor: "Eskiden hocalarımız talebelerine mektupla hat dersi verirdi. ABD'li hattat Muhammet Zekeriya Hocam Ali Alparslan'dan ve Reisülhattatin Hasan Çelebi'den yıllar yılı mektupla ders aldı. Japon hat sanatçısı Fuad Kouichi Honda da uzun yıllar Çelebi Hoca'dan mektupla dersler aldı. Hat meşkleri Türkiye ile Japonya arasında gitti geldi, gitti geldi. Türkiye'den örnek verecek olursak Beatrice Cizmecioğlu Bursa'dan uzun yıllar "hattın şeyhi" Hüseyin Kutlu hocamıza yazı gönderdi. Bir zaman sonra "uzaklardaki" öğrenciler için dersler faksla verilir oldu.

Fakir, Bursa'ya, İzmit'e, Eskişehir'e talebelere ders vermek için gidiyor. Buralara diğer illerden de gelenler oluyor. 'İmkânları müsait olmayıp da bu şehirlere gelemeyen öğrenciler için ne yapabiliriz'i düşünürken bu fikir aklıma geldi. Talebelerimin az bir kısmı mektupla; önemli bir bölümü de artık e-posta ile derslerini gönderiyor. Posta ile gelenlere çıkış alıp çıkartma yapıyorum ve daha sonra tarayıp öğrencime geri gönderiyorum" .

Mahmut Şahin'e bu metotla Türkiye'nin pek çok vilayetinin yanı sıra sınırlarımızın ötesinden de talebeler ulaşma imkânına sahip. Katar'daki, Bosna Hersek'teki, İngiltere'deki talebeleri son cümlemize dâhil etmek gerekiyor...

Sülüs yazı ustası Hattat Mahmut Şahin kendisine gönderilen tüm e-postalara tek tek bakıp cevap veriyor. Dersine iyi çalışmış olanlara "aferin", "güzel", gibi teşvik edici ifadeler kullanıyor, geçemeyenler için ise "Dersini bir daha beklerim"le iktifa ediyor.

banner53
Yorumlar (34)
Mehmet Yigitsoy 12 yıl önce
Merhaba,

Teknoloji caginda "sanal alemin bu gibi sanatlarin unutulmasina yol actigi" gibi bir inanis mevcut. Mahmut Hoca'nin bu hizmeti gosteriyor ki teknoloji caginin vermis oldugu imkanlar, bu gibi sanatlarin tekrar hayat bulmasi icin kullanilabilir.

Bu hizmet sayesinde hat sanati ogrenmek isteyip de mesafeler sebebiyle bu dilegini gerceklestiremeyen hat sanati sevdalilari bu imkana kavusmus oluyorlar.

Yurt disinda ikamet eden vatandaşlarımızın kendi kulturlerini taniyip ogrenmelerinde artik mesafeler engel teskil etmeyecek.

Unutulmaya yuz tutmus sanatlarimizin tekrar can bulmasi icin bu gibi hizmetlerin devamini diliyorum.

Mehmet Yigitsoy, Munih, Almanya
Av.Orhan Kasap 12 yıl önce
Bu güzel sanatı yaşatıp ve devam ettiren siz güzel insanlardan Allah binlerce Razı Olsun. Ben avukatım ve yazım doktor yazısından daha kötü, teknoloji nedeni ile normal el yazısı yazmasını unuttuk. Bilgisayarın başına geçip tuşlara basıyoruz ve yazıyı da belki yüzlerce çeşit yazı karakterine çevirebiliyoruz. Ancak teknolojinin normal yazıyı hat yazısına çevirebileceğini zannetmiyor. Çünkü her hat yazısı o hat yazısını yazan elin sahibinin karakterini de ortaya koyar sanıyorum. İnşaallah el yazımın düzlebilmesi ve bu muhteşem sanattan biraz olsun istifa edebilmem amacı ile sitenizi ve sizi takip etmeye devam edeceğim. Saygılar. Av. Orhan KASAP
yalçın çapa 12 yıl önce
geleneksel sanatlarımızın günümüzde hala aranılanlar arasında alması için bütün özverillerini esirgemeyenlerden yüce mevlam razı olsun. sayılarını çokca arttırsın.
Ömer C.BAY 12 yıl önce
Geleneksel El Sanatlarımızdan olan hüsn-i hat tı sevmek,sevdirmek ve tüm yurda yaymak adına gayretlerinden ötürü hocamız Mahmut Şahin'e bu vesile ile tekrar tekrar teşekkürler ediyorum.
ayşe kök güldü 12 yıl önce
eskişehirde başladığım hat meşklerine artık çok uzaklardan katar dan devam edebiliyorum hocam sayesinde..allah razı olsun hocam...
demir Ali Kurtulmuş 12 yıl önce
Mahmut hocam yaptığın çalışmalara ve gösterdiğin emeklere teknolojinin güzel imkanlarını kullanıyor olmandan dolayı sana minnettarız
azmine yüreğine sağlık
sevgiyle kal
Mahmut Şahin 12 yıl önce
Öncelikle İbrahim Edhem Beye bu yazıyı kaleme aldığı için çok teşekkür ederim.Sayesinde okurların bu sanatlara hizmeti geçen kişileri tanıma fırsatı oluyor...Dünyanın bir ucundan Hüsn-i Hat sanatına merak salmış bir öğrencinin Hocasına beş dakika mesafede olması büyük bir nimet olsa gerek...Rahmetli Üstadım Prof.Dr.Ali Alparslan'ın ders aldığımız zamanlarda Mimar Hayrettin Camiinde bana ve değerli abim Abdullah Gün'e nacizane bir nasihat etmişti.O gün hikaye gibi dinlediğim bir sohbetti bu...Hocamı vesile tutarak Isparta Süleyman Demirel Üniversitesine bir Hat hocası talep edilmiş...Hocam da bunu bir abimize iletmiş.."Hocam biz bu parayı oturduğumuz yerden kazanıyoruz zaten ıspartaya git gel zor iş."cevabıüstadımı çok derinden üzmüş ve bu hikayeyi bize anlatma gereği duymuştu.."Maddi sıkıntınız yoksa,sıhhatiniz el veriyorsa,Hanımınızın rızası varsa...vermezseniz vebal altındasınız.Bu aldığınız ilmin sadakasıdır" demişti.2004 yılında Üstadım Hüseyin Kutlu nezaretinde Ali hocamın tavsiyesini yerine getirmek için yollara düştüm...halende devam etmekteyim.bir taraftan da sanal ortamdan derslere devam ediyorum.Allahım vesile olan Üstadlarımdan razı olsun...Maksadımız öğrencilerimizin üstadlarımızın çektiği çileyi çekmemeleri.Bizim ilimizde ders alacak kimse yoktu dememeleri...selametle kalın...
Kadir Üsküdari 12 yıl önce
Sathın müdafaası da elbette önemlidir amma; hat'tı müdafa etmeyen/edemeyen zevat; sathı'da müdafaa edemez. Hat(tat)larımıza sahip çıkalım. Vesselam.
selamlar
Bütün Yorumları Görmek İçin Tıklayın
33
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?