banner27

Havaalanı lafını duymak istemiyor

Rumeysa Marmara'nın başına gelenler film senaryolarını aratmayacak nitelikte.

Havaalanı lafını duymak istemiyor

Bayram tatilini Fransa'daki akrabalarının yanında geçirmek isteyen 22 yaşındaki Rumeysa Marmara'nın başına gelenler film senaryolarını aratmayacak nitelikte.

Paris'teki havaalanında pasaportuna 'sahte' olduğu gerekçesiyle el konuldu, 20 saat nezarette tutuldu ve apar topar Türkiye'ye gönderildi. Rumeysa Marmara, İstanbul'da da sürprizle karşılaştı. Paris'ten pasaportsuz geldiği gerekçesiyle gözaltına alındı. Tatili kâbusa dönen genç kız, artık havaalanı lafını duymak istemiyor.

Genç kızın yaşadığı olay, başrolünde Tom Hanks'in oynadığı Terminal filmini akıllara getirdi. Steven Spielberg'in yönetmenliğini üstlendiği filmde Viktor Navorsky (Tom Hanks), ülkesindeki iç savaş sonucu evsiz kalır. Yeni evine gitmek üzere New York'ta bir havaalanında beklerken, ülkesinde yönetimin değiştiği ve uluslararası alanda tanınırlığını kaybettiği haberini alır. ABD'nin ülkesini diplomatik olarak tanıyıncaya kadar havaalanından çıkışına yasak konmuştur. İşi, pasaportu ve kimliği geçersiz hale gelen Viktor Navorsky, havaalanını kendisine yeni yaşam alanı seçer.

Rumeysa Marmara da 27 Ekim 2005 tarihinde Malatya Emniyet Müdürlüğü'nden aldığı B043684 seri No'lu pasaportu ile 17 Aralık 2006 tarihinde Air France uçağı ile Paris'e akrabalarını ziyarete gitmiş. Ancak Paris Havaalanı'nda pasaport kontrolü yapan güvenlik görevlileri Rumeysa'yı gözaltına almış. "Beni hepsi erkek ve çoğu zenci olan kişilerin tutulduğu bir nezarethaneye attılar. Eşyalarıma el koyup hepsini aradılar." diyen genç kız yaşadıklarını şöyle anlatıyor: "Daha sonra Türkçe bilen bir tercüman geldi. Tercüman bana kimliğimin ve pasaportumun sahte olduğu için gözaltına alındığımı söyledi." Malatya'daki ailenin, kızlarının pasaportunun sahte olmadığını ispat çabaları da bir sonuç vermemiş. Genç kız uçakla Türkiye'ye gönderilmiş. Rumeysa Marmara, eşyaları uçak görevlilerine teslim edildiği için pasaportuna el konulduğundan habersiz olarak geldiği ülkesinde ise ikinci bir şok yaşamış. Pasaportu olmadığı için bu kez de Atatürk Hava Limanı'nda gözaltına alınıp hava limanı dışında bir karakolda nezarete atılan Marmara, "Ben polislere bir gün önce buradan kendilerinin kontrol ettiği pasaport ile yurtdışına çıktığımı anlatmaya çalıştım. Bilgisayar kayıtlarından benim doğru söylediğimi de anladılar. Ama bana iyi davranmadılar. Barodan istenilen avukat gecikmeli olarak geldi ve ifadem alındıktan sonra serbest kaldım." şeklinde konuşuyor. İlk defa yurtdışına çıktığını ve tek başına gittiği için tedirgin olduğunu söyleyen Marmara, Paris'te yaşadığı olaydan sonra bir daha böyle bir şeye cesaret dahi edemeyeceğini anlatıyor. Baba Tuncel Marmara ise en çok Türkiye'de yaşananlara üzülüyor. Konuyu Dışişleri Bakanlığı'na da şikayet eden baba Marmara, eşinin sağlığının bozulduğunu söylüyor. "Tam ülkemize döndü, sıkıntı bitti derken Türkiye'de de 7 saat nezarette tutulması bizi derinden yaraladı." diyen baba Marmara, "Hadi onların bize karşı tavrı belli, bir mağduriyet yaşayan kızım bizim emniyet birimlerimizce teselli edileceğine aynı tavrı onların da sergilemesini kabul edemiyorum." diyerek tepkisini dile getiriyor. Öte yandan Malatya Emniyet Müdürlüğü Pasaport Şube Müdürü Hüseyin Kara, Rumeysa Marmara'nın Malatya Emniyet Müdürlüğü'nden aldığı pasaportun tamamen yasal bir pasaport olduğunu açıkladı.

 

Kaynak: ZAMAN

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner26

banner25