‘Hitler’e dua eden Yahudiler, Nazi sempatizanı partiye de oy verir’

‘Hitler’e dua eden Yahudiler, Nazi sempatizanı partiye de oy verir’

ABD’deki 11 Eylül, İspanya’daki 11 Mart saldırıları, Hollandalı film yapımcısı Theo Van Gogh’un öldürülmesi ve Türkiye’nin ciddileşen Avrupa Birliği serüveni Avrupa’da İslam karşıtı dalganın güçlenmesine sebep oluyor.

Dünyanın farklı kültürlere en açık, en hoşgörülü kıtası olarak bilinen Avrupa, içine kapanma işaretleri veriyor. Bu endişe verici gelişmeye TIME dergisi Mona Lisa’ya başörtüsü takıp kapağına taşıyarak tepki gösterirken, özellikle bir şehre, Belçika’nın Anvers kentine dikkat çekti. Anvers, Avrupa’nın en güçlü ırkçı partisi Vlaams Belang-VB (Flaman Menfaatleri Partisi)’a ev sahipliği yapmakla birlikte, kentteki Yahudi cemaati ile Müslüman toplumu arasındaki ilişkilerle de gündeme geliyor. Soykırım kurbanı Yahudilerin ırkçılığa karşı Müslümanlarla birlikte aynı saflarda yer almaları beklenirken, bazı Yahudilerin ırkçı VB’yi destekledikleri gerçeği hem Avrupa Yahudilerini hem de Belçika Yahudilerini derinden bölmüş durumda.

Anneannesi, babaannesi ve iki dedesini Polonya’daki Nazi kamplarında kaybeden Prof. Dr. Henri Rosenberg, Anvers Yahudilerinin bir kısmının soykırımın varlığını sorgulayan ırkçı VB’ye oy verdiklerini açıklaması ile dünya gündemine geldi. Belçika Yahudi cemaatinin basınla görüşmesini engellemeye çalıştığı Rosenberg, Zaman’a konuştu.

Prof. Rosenberg, öncelikle Arap düşmanı olmadığını, başörtüsü yasağına karşı çıktığını ve ırkçılığa karşı Müslümanlarla işbirliği yapılabileceğini vurguluyor. Ancak hemen arkasından bir dönem Arapların Belçika’dan sürülmesini savunan, şimdi ise suç işleyen Faslıların ülkelerine gönderilmelerini destekleyen ve Nazi ideolojisine sempatiyle yaklaşan VB’nin ırkçı olmadığını söylüyor. Belçika’daki bütün siyasi partilerin; ırkçı oldukları için dışlama konusunda uzlaştığını ve anayasa mahkemesindeki kapatma davaları yüzünden ismini geçenlerde değiştiren VB’yi desteklemekte bir mahzur görmeyen Rosenberg, bu desteğin kaynağının Müslümanlarla yaşanan sorun olduğunu gizlemiyor.

Belçika’daki Yahudi cemaati tarafından, soykırım kamplarında Nazilere yardımcı olan Yahudilere benzetilen Rosenberg, Yahudilerin tarih boyunca fırsatçı ve pragmatik olduklarını vurguluyor. Müslümanlarla yaşadıkları sorunu çözeceklerine inandıkları için ırkçı VB’ye oy vermekte bu yüzden sakınca görmüyor. “Bu yaklaşım çok fırsatçı ve pragmatik, doğru. Evet ama Yahudiler böyle olmak zorunda. Binlerce yıl böyle oldu. Her zaman kurban olmuş bir millet başka nasıl olabilirdi ki? VB de pragmatik bir parti. VB liderlerinden De Winter, Yahudileri Müslümanlarla mücadelesinde taktik müttefiki olarak görüyor. VB’de bazıları soykırımı inkar edebilir, kurbanların sayılarını sorgulayabilirler. Biz, yani ortodoks Yahudiler bütün tarihimiz boyunca anti-semitik rejimlerle işbirliği yaptık, uzlaşmaya çalıştık. Rusya’da sinagoglarda Çar’a dua edilirken, Almanya’da Hitler’e dua edilirdi. Yönetimle aramızı hep iyi tutmaya çalışırdık. Ortodoks Yahudiler hiçbir zaman anti-semitizmle açıktan mücadele etmediler, yönetime saygı duydular. Zira biliyorlardı ki mücadeleye kalkışırlarsa hemen yok edilecekler. De Winter mesela bir sonraki belediye başkanımız olabilir.” yorumunu yapıyor.

Prof. Dr. Henri Rosenberg, ırkçı partiyi desteklemeyi kendine göre içselleştiriyor. “Şu an dünyada Yahudiler, aşırı sağcı partilerden değil, solcu ya da Müslüman fanatiklerden eziyet görüyor. De Winter bize çok yakın. İsrail’i destekliyor, Arafat Belçika Senatosu’na kabul edilip, Şaron reddedilince ilk protesto eden o oldu. Gazetelere işgal altındaki Golan Tepeleri’nde yetiştirilmiş üzümlerden yapılan şaraplarla poz veren de o. Yani işgal altındaki Arap toprakları söz konusu bile olsa De Winter İsrail’e destek veriyor. 45 yaşında, soykırımda da yer almadı.” diyen Rosenberg’e sıranın kendilerine de gelebileceğinin hatırlatılması üzerine, “Olabilir. O zaman biz de başka birilerini destekleriz.” diyor.

‘İsrail’de ırkçılar, Nazizm’e yakın partiler var’

Yahudiler arasından da ırkçılar olmasına niçin şaşırıldığını anlamadığını söyleyen Prof. Rosenberg, İsrail’de hem Araplara karşı hem de Yahudilerin kendi aralarında ırkçılık olduğuna dikkat çekiyor: “Mesela İsrail’de Arapların sürülmesini savunan ırkçı Yahudi partileri var. Bunlar, Arapların Suriye’ye, Ürdün’e ya da Mısır’a sürülmesini istiyor. Bir milletin sürülmesini istemek Nazizm’e özgü bir şey. Bu insanlar Nazi ideolojisine yakınlar.” diyen Rosenberg, İsrail’de ırkçılığın boyutlarına ilginç bir örnekle dikkat çekiyor: “İsrail’de Aşkenaz ve Sefaradlar birbirlerine ırkçılık yapıyorlar. Bir Aşkenaz, Sefaradlarla bir arada olmaya tahammül edemez. Mesela İsrail’deki Sefarad Yahudileri 50 şekellik banknotları kullanmazlar. Çünkü bu banknot üzerinde İsrail’in en büyük şairlerinden N. Bialik’in portresi vardır. Bialik, Aşkenaz Yahudisiydi ve Araplardan, kendisine Sefarad Yahudilerini hatırlattığı için nefret ettiğini söylerdi.”

VB içinde soykırımı ve kurbanların sayısını sorgulayanlar var. Prof. Dr. Henri Rosenberg, söz konusu partiye oy verdiği için “Siz de soykırımı inkar ediyor musunuz?” sorusuna muhatap oluyor. Rosenberg, soykırımı inkar etmemekle birlikte kendisi gibi ortodoks Yahudilerle laik siyonist Yahudilerin meseleye yaklaşımındaki farka işaret ediyor: “Siyonistler bir sürü semboller ürettiler, bunlar bizim için daha az önemli. Mesela İsrail’de her sene soykırım kurbanlarını anmak için saygı duruşunda bulunulur. Ortodoks Yahudiler ise işlerine devam eder. Çünkü onlar saygı duruşu yerine ölenlere dua okumanın daha akıllıca olduğunu düşünüyorlar. Ortodoks bir Yahudi’ye gidip, “Bu adam soykırımı inkar ediyor.” deseniz, “Bana ne!” der. Siyonistler için en büyük suç soykırımı inkar etmek iken, ortodoks Yahudiler için en büyük suç Allah’ı inkar etmektir. Ortodokslara göre de Siyonistler Allah’ı inkar eden insanlardır. Soykırımı Yahudi şuuru için çok önemli sayıyorum; ama her şeyin üstüne koyarsam laik Yahudiler gibi olurum.”


ZAMAN
02.03.2005
Selçuk Gültaşlı
Brüksel





Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner10