banner15

'Hrant Dink cinayeti ters tepti'

Hrant Dink'in cenaze töreninin yankıları: Cinayet ters tepti. 'Kuzey Kore, İran'a nükleer sır veriyor' iddiası. İngiliz başsavcı: Terörle savaş diye birşey yok. Ve çöp dağlarıyla savaşmanın yolları.

'Hrant Dink cinayeti ters tepti'
Türkiye'de dün onbinlerce kişinin katıldığı Hrant Dink'in cenaze törenine, İngiltere basını da ilgi gösterdi.

Times'ın başlığı: "Öldürülen gazetecinin cenaze töreni, sessiz bir meydan okuma oldu."

Gazete, cenaze törenine katılanların sayısını 100 bin olarak veriyor.

Bu kalabalıkta cumhurbaşkanı ile başbakanın olmamasını da 'dikkat çekici' diye niteliyor.

Times buna karşılık halkın ve uluslararası çevrelerin katılımının çok büyük olduğunu vurguluyor.

Kalıcı olacak mı?

Financial Times gazetesi de birinci sayfasından verdiği dev bir fotoğrafla duyuruyor cenaze haberini.

Fotoğrafta, yüzlerce kişinin arasında yavaşça ilerleyen, karanfillerle kaplı cenaze aracı görülüyor.

Gazetenin iç sayfalarındaki değerlendirmedeyse "Gazetecinin öldürülmesi, Türkler'de ender görülen bir kendini sorgulama dalgasına neden oldu" deniyor.

Gazetenin Ankara muhabiri Vincent Boland'ın imzasını taşıyan bu yazıdan özetle bir bölüm aktaralım:

"Hrant Dink hayattayken tartışmalı, hatta marjinal bir isimdi. Ölümündeyse, genelde içine kapalı ve kendine güveni olmayan bir ulusu pek görülmedik bir şekilde eleştirel düşünceye sevketti. Dink'in cenaze törenine katılan onbinlerce kişiden bazıları üzerinde 'Hepimiz Ermeniyiz' yazılı pankartlar taşıyordu.

"Ortada son derece asil ve ciddi bir hava olduğu, kuşku götürmezdi. Türkiye açısından asıl soru ise, bunun uzun vadede önemli olup olmayacağı. Dink'e gösterilen sempati samimiydi - onun görüşlerinden nefret eden milliyetçi yönetici sınıfında ve ifade özgürlüğüne genelde kayıtsız kalan hükümette bile.

"Ama bu duygu fazla derine inmiyor olabilir. Yetkililerin, Ermeni meselesini gözden geçireceğine dair hiçbir işaret yok."

Financial Times'daki yorumun devamında, Amerikan Kongresi'nde yakında gündeme gelmesi beklenen soykırım kararından da söz ediliyor.

Ve "Eğer böyle bir karar kabul edilirse, Amerikan-Türk ilişkilerinde büyük olasılıkla kriz çıkar. Dink cinayetinden en büyük zararı bu iki ülkenin ilişkileri görebilir" diyen diplomatların görüşlerine yer veriliyor.

Ters tepti

Guardian gazetesi de Dink'in cenaze törenine yarım sayfa ayırmış.

Törende yaşananları ve gösterilen tepkileri ayrıntılarıyla anlatan haberin yanında, gazetenin dış politika yorumcusu Simon Tisdall'ın değerlendirmesi var.

Tisdall "Cinayet pek çok açıdan ters tepti" diyor. Özetle aktaralım:

"Aşırı uçların şiddeti, bir kez daha, istediklerinin tam tersi bir sonuç yarattı. İki toplum arasında köprüler kuran Ermeni kökenli Türk gazeteci Hrant Dink'i geçen hafta vurmakla suçlanan Ogün Samast, olayı soruşturanlara Türkiye'nin ulusal onurunu koruduğunu söylemiş. Bunun yerine, dehşete düşen uluslararası kamuoyu nezdinde Türkiye'nin onuru lekelenmiş oldu.

"Aynı şekilde, dün İstanbul'da yapılan etkileyici cenaze törenine eşlik eden genel bir utanç, öfke ve kendi kendini sorgulama duygusu da Türkiye'nin milliyetçi uç çevrelerini memnun edecek bir sonuç değil herhalde.

"Törene Türkiye'nin diplomatik ilişkisi bulunmayan Ermenistan hükümetinin ve Amerika'daki etkin Ermeni Kilisesi'nin davet edilmesi de, her ne kadar mühim fakat geçici bir sembolik öneme sahip olsa da, bu suikasta (doğrudan ya da dolaylı olarak) ilham verdiği ve desteklediği düşünülen aşırı milliyetçilerin kendi kalelerine attığı bir başka golü simgeliyor.

"Konuştuğum bir yetkili, tepkinin büyüklüğüne işaret ederek 'Türkiye'nin ne kadar değiştiğini görüyorsunuz' diyor. Belki Hrant Dink'in ölümü, milliyetçiliğe, etnik çekişmelere ve yabancı düşmanlığına doğru bir gidişatın önünü almaya yardımcı olur."

Kuzey Kore-İran işbirliği

Sıradaki haberimiz, Daily Telegraph'ın manşetinden: "Kuzey Kore, İran'a nükleer denemelerde yardım ediyor" diyor gazete.

İddianın kaynağı, adı verilmeyen 'üst düzey bir Avrupalı savunma yetkilisi.'

Gazeteye göre iki ülke arasında varılan anlaşma gereği Kuzey Kore, geçen Ekim'de yaptığı başarılı nükleer denemede elde ettiği tüm veri ve bilgileri İran'lı bilimadamlarıyla paylaşıyor.

Bu da İran'ın kendi denemelerini yapmasına temel oluşturacak - hem de uzak bir tarihte değil, bu yıl sonuna kadar.

Daily Telegraph'ın iddiasına göre, Pyongyang yönetimi bu amaçla bir grup İranlı bilimadamını ülkeye davet etmiş.

Gazete "Böylece iki ülke arasında bir süredir füze alanında devam eden askeri işbirliği, nükleer konulara da taşınmış oldu" diyor.

'Terörle savaş yok'

Yine Guardian'a dönüyoruz, ilk sayfadan bir haberi aktaralım.

İngiltere'de yargı erkinin en üst düzey isimlerinden biri, dün yaptığı bir konuşmada "Terörle savaş diye birşey yok" dedi.

Sir Ken Macdonald, Türkiye'deki Cumhuriyet başsavcılığı görevine yakın bir makamda bulunuyor.

Hükümetle taban tabana zıt düşen konuşmasında şöyle demiş: "Londra bir savaş alanı değildir. 7 Temmuz 2005'te öldürülen masumlar da savaş kurbanı değildi. Onları öldürenlerse kandırılmış, narsist zavallılardı. Suçlulardı. Hayal dünyasında yaşayan kişilerdi.

"İngiltere sokaklarında teröre karşı yürütülen mücadele de bir svaş değildir. Suç olaylarının önlenmesi, yasalarımızın uygulanması ve adaletin sağlanmasıdır."

Başsavcı Macdonald, bu sözlerin ardından İngiltere hükümetini insan hakları konusunda uyarmış.

Macdonald "Terör suçlarıyla ilgili yasalar hazırlanırken temkinli davranma kültürünün yerleşmesi, etkin ve insan haklarıyla uyumlu bir sürecin yaratılmasında hayati önem taşır" demiş.

Çöple savaş

Independent'ın manşeti: "Çöpü azaltmanın 10 yolu."

Gazete bu başlık altında çeşitli Avrupa ülkelerindeki uygulamalardan örnekler vermiş okuyucularına:

"İrlanda'da beş yıl önce süpermarket ve mağazalarda verilen plastik torbalara 15 sent vergi kondu. Kullanılan torba sayısı yılda 1 milyar azaldı.

"Almanya'da her süpermarkette üç ayrı dönüşüm kumbarası var: Plastik, kağıt ve metal için.

"Belçika'da süpermarketler, plastik şişelerden depozito alıyor.

"Avusturya'da teneke kutulu içeceklere yasak getirildi.

"İsveç'teyse lastik, ambalaj, araç ve elektrikli eşya üreticileri, ürettikleri tüm malların kullanım süreleri bitip de çöpe atılma vakitleri geldiğinde, onların çevreye zarar vermeyecek bir şekilde dönüştürülmesinden sorumlu tutuluyor."

 

Kaynak: BBC

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35