banner27

İç savaş korkusu

Avusturya'da radikal sağın seçim kazanımı, Hz. Muhammed (sav)'i tartışan Fransız basını, Katolikler'den BBC'ye protesto, Gazze'de iç savaş endişesi ve Chavez'e öfke duyan bir İspanyol gazetesi.

İç savaş korkusu

Financial Times, dünkü Avusturya genel seçimlerde Başbakan Schüssel'in sağ kanat partisinin aldığı yenilgiyi ''Sürpriz'' diye niteliyor.

Seçimleri rakip Sosyal Demokratlar az farkla da olsa birinci bitirdi.

Guardian, sandıklarda başabaş yarışan merkez sağ ve sol partilerin şimdi bir ''büyük koalisyonun'' sinyallerini verdiği kanısında.

Avusturya basınından Der Standard, Sosyal Demokratlar'ın seçimlerden önce patlak veren bir mali skandal nedeniyle Schüssel'le arasındaki farkı açamadığını yazıyor.

Gazeteye göre Avusturya sendikalarının para kaynaklarından sorumlu bankada patlak veren skandalın bedelini sol kanat sandıklarda ödedi ve Yeşiller'le birlikte hükümet kurabilecek sandalye sayısına ulaşamadı.

Yine Avusturya basınından Die Presse ise ''Kamuoyunun tam ortada durmaktan yana oy kullandığını'' yazarak, ''Biz de Almanların yolundan gidiyoruz'' diyor:

''Önümüzde uzun ve zorlu hükümet pazarlıkları var.''

Almanya basınından Sueddeutsche Zeitung, komşu Avusturya'daki seçimden en büyük kazanımla çıkan tarafın ''sağın aşırı uçları'' olduğunu düşünüyor.

Gazetenin ifadesiyle ''popülist sağ kanat"ın Özgürlükçüler Partisi oyların yüzde 11.2'sini alırken, bu partiden ayrılarak yeni bir hareketin başına geçen tartışmalı lider Joerg Haider'in partisi de sandıklarda yüzde 4.2 oranında destek buldu.

Almanya'dan Frankfurter Allgemeine Zeitung, bu partilerin kazandığı oyların Avrupa Birliği'ne şüpheyle bakan ve İslam'ı bir düşman olarak gören görüşlerin kazanımı anlamına geldiği inancında.

Die Tageszeitung da aynı endişeyi paylaşıyor.

Tageszeitung, ''Viyana'daki parlamentoda radikal sağ artık bir değil, iki partiyle temsil ediliyor olacak'' diyor.

Gazeteye göre bu tablonun sorumlularından biri, Başbakan Wolfgang Schüssel'den başkası değil.

Tageszeitung, 2000 yılında aşırı sağcı Özgürlükçüler Partisi ile koalisyon kuran Schüssel'in, sağın radikal partilerini toplum nezdinde daha kabul edilebilir hale getirdiğini ileri sürüyor.

Hoşgörünün sınırları

Fransız gazetesi Le Monde, felsefe hocası Robert Redeker'in Hz. Peygamber'e yönelik eleştirilerinin ''Orta Çağ'ı anımsattıran bir hoşgörüsüzlük dalgasıyla'' karşılık bulduğunu yazıyor.

Robert Redeker, Le Figaro gazetesinde yayımlanan makalesinde Hz. Peygamber'i ''acımasız bir savaş lideri'' diye tanımlamıştı.

Le Monde, yazının kışkırtıcı bir tonda yazıldığını kabul etmekle birlikte, sansüre de karşı olduğunun altını çiziyor.

Tartışmalı yazının internet ve elektronik posta aracılığıyla bir anda milyonlarca Müslüman'ın öfkeli tepkisiyle karşılaştığını yazan Le Monde, ''Günümüzde her türlü görüş ve beyanat yıldırım hızıyla dört bir yana yayılıyor'' diyor:

''Sadece Fransa'da bir gazetenin okur kitlesi için yazı yazdıklarını düşünenler, kaleme aldıklarıyla dünya çapında milyonları karşısına alıyor.''

Le Monde, iletişimin hızı ve kapsamı değişmiş olsa da, bunun oto-sansür için bir gerekçe olamayacağını yazıyor.

Gazete, ''Dine hakaret bir risk almak demektir ama, bu hiçbir şekilde yazarlar hakkında ilan edilen fetvaları haklı gösteremez'' diyor.

Katolikler'den BBC'ye protesto

Dinle ilgili bir başka tartışma da İngiltere basınından Daily Telegraph'ın bu sabahki manşet haberlerinden birinde.

Telegraph, ''BBC'ye protesto'' diye yazıyor.

Konu, BBC televizyonunda yayınlanan bir belgeselde Papa 16'ıncı Benediktus'a yöneltilen suçlamaya ilişkin.

Katolik Kilisesi'nde rahiplerin çocukları cinsel yönden istismar ettiği olaylarda halihazırdaki Papa'nın yaklaşımı neydi?

BBC'nin Papa'nın bu olayları örtbas etmeye çalıştığı yönündeki bulguları, Daily Telegraph'ın aktardığına göre, İngiltere'deki Katolikler'in başı Kardinal Cormac O'Connor tarafından sert dilde eleştirildi.

Gazete, Kardinal'in BBC Genel Müdürü Mark Thompson'a resmen şikayette bulunacağını yazıyor.

İç savaş korkusu

Guardian, Gazze'de Filistinli rakip taraflar Hamas ve El Fetih arasında patlak veren çatışmayı ''İç savaş kaygısı büyüyor'' başlığıyla duyuruyor.

Altı Filistinlinin ölümü ve onlarcasının yaralanmasıyla sonuçlanan dünkü çatışma, Guardian'a göre ''iki rakip Filistin örgütü arasındaki iktidar kavgasında şiddetin giderek arttığının göstergesi.''

Çatışmanın maaşı ödenmeyen ve çoğu El Fetih üyesi olan Filistinli güvenlik görevlileri ve memurların sokak gösterisinde başladığını yazan Guardian, ''Hamas ve El Fetih arasında bir koalisyon ihtimali dünkü şiddete bakılacak olursa artık mümkün olmayabilir'' diyor.

İspanya basınından El Pais, İsrail askerlerinin Lübnan'ın güneyinden geri çekilişini ''iyi bir adım'' diye nitelerken, ''Fakat henüz tamamlanmadı'' diye de ekliyor.

Gazete, Lübnan'da ateşkesi sağlayan Birleşmiş Milletler kararının ''bütün muğlak boşluklarına rağmen'' ciddi gerginliklerin önüne geçmiş olduğunu yazıyor.

Fakat gazete, Hizbullah'ın kaçırmış olduğu iki İsrail askerini halen iade etmediğini hatırlatıyor.

El Pais, bu konuda Suriye ve İran'ın diplomatik yardımına ihtiyaç duyulduğuna ''hiç kuşku yok'' diyor.

Karakas'a İspanyol öfkesi

Bir başka İspanyol gazetesi ABC ise bu sabah Venezuela lideri Hugo Chavez'e ateş püskürüyor.

Nedeni, Chavez'in sürgündeki bir Eta liderinin eşini Venezuela hükümetinde üst düzey bir makama getirmiş olması.

ABC, ''Bugüne değin hiçbir yabancı hükümet İspanya'ya karşı böyle bir adım atma cüretinde bulunmamıştı'' diyor:

''Ülkemize karşı hiç dostça olmayan bir adım bu.''

Gazete, Madrid'deki hükümetin resmi bir protestoda bulunması gerektiğini düşünüyor.

Fakat ABC'nin iddia ettiğine göre, Eta'yla bir barış anlaşmasının peşinde olan hükümet, ayrılıkçı militanları gücendirmemek için Venezuela'ya gerekli tepkiyi veremiyor.

ABC, dün Sevil kentinde Eta kurbanları için düzenlenen ve anamuhalefetteki sağ kanat Halk Partisi'nin öncülük ettiği protesto yürüyüşüne gönderme yaparak, hükümetin Eta ile temaslarını protesto edenlerin gösterilerini sürdüreceklerini yazıyor.

Gazeteye göre bir gösteri de Strasbourg'da planlanıyor.

Nedeni, konunun Strasbourg'taki Avrupa Parlamentosu'nda ele alınacak olması.

ABC'nin ifadesiyle, Avrupa Parlamentosu adına çok ''uygunsuz'' bir oturum bu.

Kaynak: BBC

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner26

banner25