İddianameden: Erzincan'da hayata geçirilmek istendi

İrtica Eylem Planı'nın, Erzincan'da hayata geçirilmesi için Saldıray Berk liderliğinde silahlı örgüt kurulduğu iddia edildi.

İddianameden: Erzincan'da hayata geçirilmek istendi


Dünya Bülteni / Haber Merkezi

''İrtica ile Mücadele Eylem Planı'' iddialarına ilişkin hazırlanan iddianamede, ''Dursun Çiçek tarafından imzalanmış İrticayla Mücadele Eylem Planı, Erzincan'da hayata geçirilmek istenmiş, bu amaçla Ergenekon silahlı terör örgütüne bağlı olarak faaliyet gösteren şüpheli Saldıray Berk liderliğindeki yasa dışı oluşum faaliyetlerde bulunmuştur'' denildi.

İddianamede, Ergenekon silahlı terör örgütüne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli Serdar Öztürk'ün bürosunda yapılan aramada el konulan belgeler arasında ''Dursun Çiçek'' imzalı ''İrticayla Mücadele Eylem Planı'' başlıklı belgenin fotokopisinin bulunduğu aktarıldı.

Şüpheli Dursun Çiçek'in ifadesinde, söz konusu belgede yer alan imzanın benzerini son 3 yıldır kullanmadığını beyan ettiği, ancak savunmasının aksine müsnet suçlamayla ilgili Genelkurmay Askeri Savcılığınca ifadesinin alındığı 12 Haziran 2009'dan önce bahse konu belgedeki imzanın aynısını kullandığı, hatta görev yaptığı birimde bunun dışında hiçbir imza kullanmadığının tespit edildiği belirtildi.

''Bu konuda gönderilen ihbar mektubundaki hususları tamamen doğrulayacak biçimde alınan tanık beyanlarından da anlaşılacağı gibi; söz konusu belgenin bir gazetede yayımlanmasına müteakip Genelkurmay karargahında şüphelinin görev yaptığı birimde acele bir şekilde ve gece sabaha kadar sürecek çalışmalarla delil değerinde olabilecek tüm belgelerin imha edilmesi ve bununla da yetinilmeyerek kullanılan bilgisayarların tamamının hafızalarının silinmesi ve hatta bu konunun adeta bir seferberlik çalışması içinde ve el birliğiyle yapılmasının dikkat çekici bir husus olduğu'' anlatılan iddianamede, şöyle denildi:

''Şüphelinin imzasını değiştirmesi ve belgenin gazetede yayınlanmasından sonra yapılan delil imha işleminin ne anlama geldiği herkes tarafından değerlendirilebilecek açıklıkta bir konudur. Yukarıdaki delillerin dışında, söz konusu belgenin gerek önce ele geçen fotokopisi, gerekse sonradan ihbar mektubuyla gönderilen aslı üzerinde, bu tür imza incelemeleri konusunda tüm savcılıklar, mahkemeler ve resmi kurumların raporlarını esas aldığı üç farklı kurumdan alınan bilirkişi raporlarındaki, 'bu belgedeki imzanın şüpheli Çiçek'e ait olduğu' yönündeki tespitleri, bahse konu belgenin şüpheli Çiçek tarafından hazırlandığını tereddüte yer olmaksızın açıkça ortaya koymaktadır. Hatta en son şüpheli tarafından ısrarla rapor alınması istenilen Jandarma Kriminal Laboratuvarından alınan raporda da imzanın şüphelinin elinin ürünü olduğunun saptanması tartışmalara ve itirazlara son noktayı koyacak mahiyettedir.''

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının ''Ergenekon silahlı terör örgütünün'' Erzincan yapılanmasına yönelik yürüttüğü soruşturma sonucunda düzenlenen iddianamede, Dursun Çiçek tarafından örgütün amaçları doğrultusunda hazırlanarak hayata geçirilmeye çalışılan plan ile bu konuda varılmak istenen illegal amacın şu şekilde özetlendiği belirtildi:

''Çatalarmut Barajında bulunan ve el konulan mühimmatların Emniyet tarafından olaydan önce oraya koydurulup, bilahare de yine anlaşma ile mühimmatlar emniyet tarafından bulunmuş gibi gerçeğe aykırı bir senaryo üretilerek, Ergenekon terör örgütü soruşturması ve kovuşturmasında adli kolluk görevinin ağırlıkla emniyet teşkilatı tarafından ifa edilmekte olması nedeniyle, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen bu soruşturmayı zayıflatmak, ele geçen yasal deliller hakkında kamuoyunda şüpheler yaratmak ve emniyet teşkilatına gözdağı vermek amacıyla hareket edildiği değerlendirilmiştir. Gerek İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan gerekse İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamındaki sanıkların, şüphelilerin ve avukatlarının basına yansıyan beyanlarında; çıkan mühimmatlarla bir ilgilerinin bulunmadığı, bulunan ve el konulan mühimmatların emniyet görevlilerince gömüldüğünü iddia etmeleri dikkate alındığında, uygulanmaya çalışılan bu senaryonun vahameti daha iyi anlaşılacaktır. Bu illegal amacı gerçekleştirmek için şüpheliler var güçleriyle çalışma yapmışlardır. Şüpheliler İlhan Cihaner, Ali Tapan, Ersin Ergut ve Orhan Esirger'in birlikte hareket ederek, yalancı tanık bulma ve suni olarak delil oluşturma şeklinde gelişen faaliyetleri tespit edilmiş, bu faaliyetlerin 3. Ordu Komutanı sıfatı taşıyan şüpheli Saldıray Berk'in himayesi ve koordinasyonunda gerçekleştirildiği değerlendirilmiştir.''

İNTERNET SİTELERİ
2 No'lu ihbar mektubunda yer alan ve ''Kamuoyunu yönlendirmek maksadıyla yasa dışı bir şekilde işletilen internet siteleri'' olarak belirtilen sitelerden ''irtica.org'', ''irtica.net'', ''turkatak.com'', ''turkatak.net'' adlı sitelerdeki haberlerin içerik itibariyle ''İrticayla Mücadele Eylem Planı''ndaki hususlarla ilgili benzerlik gösterdiğine dikkat çekilen iddianamede, ''irtica.org'' adlı sitede ''turkatak'' adlı siteye link açıldığı ve ''irtica.org'' ile ''irtica.net'' internet sitelerinin, TR.NET Orta Doğu Yazılım Hizmetlerince, Milli Savunma Bakanlığına yönlendirilen IP numarasıyla yayın yaptığı kaydedildi.

İddianamede, ''Söz konusu belgede iktidardaki AKP hükümeti ve kamuoyunda 'Fethullah Gülen Cemaati' olarak isimlendirilen topluluğun hedef alındığı, AKP hükümetini yıpratmak amacıyla özellikle Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda öğrenim gören öğrencilerin ibadet görüntülerinin medyaya yansıtılması ve bazı parti mensuplarının lüks yaşam tarzlarının medya tarafından gündeme getirilmesi suretiyle halkta yürütme organına karşı infial uyandırılması ve yine kara propaganda yolu ile halkı olumsuz yönde etkilemeye çalışılması, böylece yürütme organının güçsüz ve etkisiz duruma düşürülerek çalışamaz hale getirilmesinin planlandığı anlaşılmaktadır'' denildi.

Ayrıca, kamuoyunda ''Fethullah Gülen Cemaati'' olarak adlandırılan topluluğa ait ev ve yurtlara silah yerleştirilip, bilahare buralarda yapılacak adli aramalar sonucunda bu grup ve kişiler hakkında silahlı terör örgütü kapsamında işlem yapılması, böylece bu grubun silahlı bir terör örgütü olarak, grubun üyelerinin de silahlı terör örgütü üyesi olarak hukuken tescillenmesinin sağlanması, yine bu grubun okul ve yurtlarına PKK terör örgütünün eylemde bulunmadığı yönünde propaganda yapılmak suretiyle, anılan grubun sanki PKK terör örgütü ile irtibatı varmış gibi kamuoyunda kanaat uyandırılmasının hedeflendiğinin görüldüğü belirtildi.

İddianamede, ''Dursun Çiçek tarafından imzalanmış İrticayla Mücadele Eylem Planı, Erzincan'da hayata geçirilmek istenmiş, bu amaçla Ergenekon silahlı terör örgütüne bağlı olarak faaliyet gösteren şüpheli Saldıray Berk liderliğindeki yasa dışı oluşum faaliyetlerde bulunmuştur'' denildi.

Bu çerçevede, ''Gülen cemaatinin Erzincan'daki ev ve okullarına silah, uyuşturucu gibi suç unsurları ile yasa dışı illegal dokümanlar koydurularak, sonrasında bu yerlere eş zamanlı operasyonlar yaptırılması ve böylece Gülen cemaatinin silahlı terör örgütleri kapsamına alınmasının sağlanmasının hedeflendiğinin ortaya çıktığı'' vurgulandı.

İddianamede, tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde Dursun Çiçek'in, Ergenekon silahlı terör örgütünün üyesi olduğu, örgütün amaç ve stratejisi doğrultusunda ''İrticayla Mücadele Eylem Planı'' başlıklı belgeyi hazırlayıp, bir suretini örgüt üyesi Serdar Öztürk'e teslim ettiği, daha sonra belgede yer verilen planların ülke genelinde uygulamaya konulduğu, bu kapsamda, Erzincan ilindeki bazı kamu kurumlarında görev yapan örgüt üyelerinin, belgede yer alan eylem planlarının bir kısmını gerçekleştirmek amacıyla çalışmalar başlattığı, örgütün talimatıyla şüphelinin hazırladığı ve uygulamaya konulan bu planlarla ülkede kaos ortamı oluşturmaya, böylece cebir ve şiddet yöntemleriyle hükümetin görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs edildiğinin anlaşıldığı kaydedildi.

Güncelleme Tarihi: 30 Nisan 2010, 07:41
banner53
YORUM EKLE

banner39