banner15

İKÖ 'Mekke Deklerasyonu'nu Yayımladı

Mekke'de dün sona eren İslam Konferansı Örgütü 3. olağanüstü zirvesinde, İKÖ'de ve İslam dünyasında köklü reform öngören kararlar alındı. Zirvede kabul edilen "10 yıllık eylem planı" İslam dünyasının karşı karşıya bulunduğu güçlüklerle başa çıkma yoll

İKÖ 'Mekke Deklerasyonu'nu Yayımladı

Organizasyon üye 57 ülke yöneticisinin katıldığı ve iki gün süren olağanüstü zirvenin sonuç bildirgesi yayınlandı. Bildirgede, ''İslam'ın hoşgörü, barış, anlaşma gibi en yüce prensiplerinin, cahil cıkarlar için, kin ve kan akıtma aracı olarak kullanılmasına karşı kolektif olarak etkin mücadele'' edileceği belirtildi. Bildirgede, islam ülkelerindeki ulamalara, radikal islami gruplar kastedilerek, bunların red edilmesi çağrısında bulunuldu. ''Mekke Deklerasyonu'' başlıklı sonuç bildirgesinde, ''terörizme karşı yasal önemler alınacağının da altı çizildi.
Suudi Arabistan'ın Mekke kentinde yapılan İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) 3. Olağanüstü Zirvesi'nde gerek İKÖ'nün iç yapısında gerekse İslam dünyasında köklü reformlar öngören kararlar alındı. Zirvede kabul edilen en önemli belgelerden biri olan ve İslam dünyasının geleceği için yol haritası niteliği taşıyan ''İKÖ 10 Yıllık Eylem Programı''nda, İslam aleminin, siyasi, sosyo-ekonomik, kültürel ve bilimsel alanlarda ağır güçlüklerle karşı karşıya olduğuna dikkat çekilerek, İKÖ üyelerinin bu güçlüklerle mücadele edebilmek için kararlı işbirliği içinde olması gerektiği vurgulanıyor.
Müslüman bilimadamları ve akademisyenlerin raporları temelinde hazırlanan eylem planında, ılımlılık ve hoşgörü, aşırılık, şiddet, terörizmle ve İslamofobiyle mücadele, İKÖ üyesi ülkeler arasında dayanışma ve işbirliğinin sağlanması, İslam'ın doğru imajı ve soylu değerlerinin yansıtılması gibi hususlara yer veriliyor. Ekonomik ve bilimsel alanlarda İslam dünyasının daha üst kalkınma ve refah seviyelerine ulaşmasına ihtiyaç duyulduğu belirtilen programda, cehalet ve düşük standartta eğitimin önüne geçebilmek için acilen harekete geçilmesine gerek duyulduğu ifade ediliyor.
Programda, İslam dünyasının yeni vizyon ve hedeflerine ulaşabilmek için, İKÖ'nün 21'inci yüzyılın koşullarına uygun reformlardan geçmesi gerektiği kaydediliyor. İslam toplumunun toplu çıkarlarını korumak ve yükseltmek amacıyla tüm bölgesel ve uluslararası forumlarda hazır bulunma ve etkin koordinasyon sağlanması ihtiyacının belirtildiği programda, İKÖ üyelerinden uluslararası ve bölgesel örgütlere adaylıklarına destek vermesi isteniyor. Türkiye, 2009-2010 dönemi için BM Güvenlik Konseyi geçici üyeliğine aday konumunda bulunuyor.
Programda, ''tehditlerle karşı karşıya olan İKÖ üyesi ülkelerle dayanışma ve destek'' ifadesine yer veriliyor. Hoşgörülü bir din olan İslam hakkında doğru düşüncelerin yayılarak, Müslümanları aşırılık ve dar kafalılığa karşı birleştirmeye çağıran eylem programında, İslam ve tüm insanlık değerleriyle çelişen aşırılık tüm şekilleriyle kınanıyor. Medeniyetler ve dinlerarası diyaloga vurgu yapılan programda, terörizmin her türlüsü kınanırken, onu haklı gösterecek tüm gerekçeler reddediliyor ve terörizmin, herhangi bir din, renk ya da ülkeyle bağlantılı olmayan küresel bir fenomen olduğu kaydediliyor. Programda, terörizmle, yabancı işgaline karşı yasal direnişin birbiriyle farklı şeyler olduğu da belirtiliyor. Eylem programında, ulusal yasalarda, tüm terörist ya da terörizmle bağlantılı eylemleri suç kapsamına alan kapsamlı değişiklikler yapılması gerektiği ifade ediliyor.
   
İslamfobiyle mücadele
   
''İslamofobi'' kavramına yer verilen bildiride, hükümetler de dahil olmak üzere, uluslararası toplumun, tüm dinlere saygı gösterme ve dinlerin lekelenmesine karşı mücadele etme sorumluluğunu taşıdıkları belirtiliyor. Programda, İslamofobi ile mücadele gereği ortaya koyularak, İKÖ Genel Sekreterliği'nde bu konuyla ilgili bir gözlem biriminin oluşturulması, bu birimin yıllık raporlar hazırlaması ve bu konuda ilgili resmi ya da bağımsız kuruluşlarla işbirliği içinde olunması hususlarına yer veriliyor.
BM'nin, İslamofobi ile mücadele konusunda uluslararası bir yasa kabul etmesi için çaba gösterilmesi isteğinin dile getirildiği programda, tüm ülkelere İslamofobi ile mücadele için yasalar çıkarması çağrısında bulunuluyor. Eylem programında, siyasi katılımın artırılması, eşitlik, sivil özgürlükler ve sosyal adaletin garanti altına alınması, şeffaflık ve güvenilirliğin teşvik edilmesi ve İKÖ üyesi ülkelerde yolsuzluğun engellenmesi için çaba gösterilmesi gerektiği ifade ediliyor.
İKÖ Dışişleri Bakanları Konferansı'na, üye ülkelerdeki insan haklarını teşvik etmek amacıyla bağımsız daimi bir organın kurulması olanaklarını araştırma çağrısının yapıldığı eylem programında, üye ülkelerden, insan haklarına saygıyı garanti altına alan mevzuat değişiklikleri yapmaları isteniyor. Programda, İKÖ Genel Sekreteri'ne, İKÖ üyesi olmayan ülkelerdeki Müslüman azınlıklar ve toplumların haklarının garanti altına alınması için diğer uluslararası ve bölgesel örgütlerle işbirliği yapma yetkisi verilmesi öngörülüyor. Eylem programında, Arap topraklarındaki İsrail işgalinin son bulması için çaba gösterilmesi, Filistin yönetimine destek ve İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarındaki yerleşim birimlerini durdurmaya zorlamak amacıyla uluslararası toplulukla birlikte çalışılması hususlarına vurgu yapılıyor.
İKÖ'nün, çatışmaları önleme, güven inşa etme, barışı sağlama ve kriz sonrası rehabilitasyon gibi konulardaki rolünün güçlendirilmesi ve bu konularda, İKÖ üyeleriyle uluslararası ve bölgesel örgütler arasında işbirliğinin geliştirilmesi gerekliliği dile getiriliyor.

İKÖ de değişimden yararlanacak

İKÖ 3. Olağanüstü Zirvesi'nde kabul edilen 10 Yıllık Eylem Programı'nda, örgütte gerçekleştirilecek yapısal değişiklikler de yer alıyor. Eylem programında, İKÖ'nün yeniden yapılandırılması, isminin değiştirilmesi, tüzüğünün ve faaliyetlerinin, teşkilatın rolünü  yükseltmek gayesiyle gözden geçirilmesi, kurumlarının yeniden harekete geçirilmesi ve üye ülkelerdeki resmi sivil toplum kuruluşlarıyla ilişkilerinin güçlendirilmesi, Genel Sekreter'in yetkilerinin artırılması ve İKÖ'nün tüm birimlerinin kuvvetlendirilmesi gibi yapısal değişiklere de yer veriliyor.
Kararların takibi için bir yürütme organı kurulması kararının yer aldığı programda, Genel Sekreter'den İslami Dayanışma Fonu'nun rolünün güçlendirilmesi için bir çalışma yürütmesi isteniyor.
Eylem programının kalkınma, sosyo-ekonomik ve bilimsel konular başlıklı bölümünde ise İKÖ üyeleri arasında ekonomik ve ticari işbirliğinin artırılması hususlarına değiniliyor. Doğal afetlerle mücadelede, hiçbir ayrım gözetmeden dayanışma içinde olunması gerektiği ifade edilen programda, Afrika ülkelerinde ekonomik ve sosyal kalkınmayı sağlayacak faaliyetleri destek
çağrısında bulunuluyor.
Programda, eğitim kurumlarında etkili reformlar yapılması istenirken, İslam ülkelerinden, araştırma ve kalkınma projelerini teşvik etmeleri isteniyor. Başarılı Müslüman bilim adamlarına İKÖ ödülleri verilmesi düşüncesine yer verilen programda, teknoloji alanındaki çalışmalara da destek veriliyor. İslam toplumlarında kadının ekonomik, kültürel, sosyal ve siyasi alanlardaki rolünün artırılmasını amaçlayan yasaların güçlendirilmesi ve kadın haklarına saygı gösterilmesinin gerekliliğine değinilen raporda, kadının her türlü şiddet ve ayrımcılıktan korunması hususuna yer veriliyor.
Kadınların eğitimine özel ilgi gösterilmesi istenen raporda, tüm çocuklar için zorunlu ve kaliteli ilk öğretim olanağı sağlanması gerektiği kaydediliyor. Programda, çocuk haklarının korunması için yasaların güçlendirilmesi de istenirken, İKÖ üyelerine, kadın ve çocuk haklarıyla ilgili uluslararası sözleşmeleri imzalamaları, gençlik faaliyetleri ve forumlarını teşvik etme çağrısında bulunuluyor.
Programda, üye ülkeler arasında kültürel ve enformasyon değişimi hususuna da değiniliyor. İKÖ 10 Yıllık Eylem Programı'nda ayrıca, İKÖ'nün Kıbrıs, Cammu-Keşmir, Yukarı Karabağ ve Somali konularında aldığı önceki kararlar yeniden teyit ediliyor.
   
Kıbrıs Türk halkıyla dayanışma
   
Zirvenin sonuç bildirisinde ise Kıbrıs Türk halkıyla dayanışma içinde olunmasına yönelik kararlılık dile getiriliyor. Bildiride, Kıbrıs Türk halkının, meselenin siyasi eşitlik temelinde kapsamlı ve nihai çözümü için BM çatısı altındaki çabalarına destek verilmesi ve Kıbrıs Türklerine yönelik tüm kısıtlamaların sona erdirilmesi için somut adımlar atılması hususlarına yer veriliyor. Sonuç bildirisi, Mekke'deki zirvede alınan kararların genel bir özeti niteliğini taşıyor.
Zirvede kabul edilen son belge olan Mekke Deklarasyonu'nda da İslam ülkelerinin karşılaştığı güçlüklerle mücadele için reformlara duyulan gereksinim ortaya konuyor. İslam'ın, içinde bulunduğumuz dönemde saptırılma ve yanlış şekillerde gösterilmeye çalışıldığına işaret edilen deklarasyonda, İslam diniyle terörizmin özdeşleştirmenin yanlışlığına vurgu yapılıyor. Deklarasyonda, İslam'ın gerçek değerlerinin ortaya çıkarılması ve bunun için de kolektif bir çaba yürütmek gerektiği kaydediliyor. İslam'ın bir hoşgörü dini olduğunun belirtildiği deklarasyonda, terörizmle mücadelenin önemi vurgulanıyor.

 

 

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48