banner39

İngmar Karlsson: Gelecek Türkiye'de

İsveç'in İstanbul Başkonsolosu İngmar Karlsson, "Avrupa ve Türkiye" isimli son kitabının tanıtımı için konferans verdiği Stockholm'de çarpıcı açıklamalar yaptı.

Arşiv 01.04.2007, 16:20 06.07.2018, 09:31
İngmar Karlsson: Gelecek Türkiye'de

Cihan Haber Ajansı'nın sorularını cevaplandıran Karlsson, Türkiye'nin AB'ye üye olacağını; ancak bunun ileride güçlenen Türkiye'nin AB'ye girmeyi kabul edip etmemesiyle ilgili olduğunu belirtti. Karlsson, "Çünkü gelecek Türkiye'de." dedi. Türkiye'nin üyeliğine karşı çıkanlara tepki gösteren İsveçli diplomat, bunu coğrafi iddialarla gündeme getirenlere, "Türkiye'nin Avrupa kısmı birçok Avrupa ülkesinden daha büyük. Belçika ve Kıbrıs'tan büyük. Türkiye'nin Avrupa yakasında 15-16 milyon insan var. Doğuda 2 Hıristiyan ülkeye komşu. Kıbrıs ise Tunus'un güneyinde. Fransız sömürgesi Guayema Güney Amerika, o da AB'ye dahil. Türkiye'nin Anadolu bölgesinin Asya'da yer almasını mani olarak ileri sürmek çok komik kaçıyor." göndermesi yaptı. Karlsson, Türkiye'nin ne zaman AB üyesi olacağına ilişkin olarak da, "2014 erken olabilir. Belki 2022... Bu seçim sonuçları da önemli, başka fikirde bir hükümet gelse bu süreç zayıflayabilir, gecikebilir. Hem AB'dekiler, hem de Türkiye'dekiler bu seçimleri ve gelecek yeni hükümeti bekliyor. Burada asıl önemli olan, demokrasinin ve değişimin devam etmesi.'' yorumunda bulundu. AK Parti hükümetinin icraatlarından da övgüyle bahseden Karlsson, "İslami diye tanımlanan AKP, 4-5 sene içerisinde 80 yıllık rejimin yaptığından fazla iş yaptı." diye ekledi.

Sözde Ermeni soykırımı iddialarına ilişkin son dönemde gündeme gelen yasa tasarılarını değerlendiren İsveçli diplomat şöyle konuştu: "Tarihi, tarihçiler yazar, siyasiler parlamentolarına oturup tarih yazamazlar. İsveç'te soykırım konusundaki teklifler parlamentoya gelmişti. Şöyle bir tavır sergilenmişti: Politikacılar tarih yazamaz, tarih tarihçilerin işidir. En iyisi, bütün arşivlerin açılıp gerçeklerin ortaya çıkarılmasıdır." Karlsson, Ermeni meselesinin objektif yaklaşımla çözülmesinden yana olduğunu belirtti. İsveç Başkonsolosu Karlsson, konferans sırasında bir soru üzerine Zaman için "Türkiye'nin en büyük, en güvenilir haber yapan ve en özgürlükçü tartışmaların yapıldığı gazetedir." ifadelerini kullandı.

Rum konsolosla atıştı: Papadopulos terörist ve cuntacı işbirlikçisi

İsveç'in İstanbul Başkonsolosu İngmar Karlsson, konuşmasında değindiği Kıbrıs meselesinde Türkiye'nin elinden gelen özveriyi gösterdiğini vurguladı. Karlsson, Kıbrıs Rum lideri Tassos Papadopulos'un eskiden teröristlerle ve cuntacılarla işbirliği içinde yer alan birisi olduğunu, bundan önce Sırp liderleriyle işbirliği içinde olan bir bankada yer aldığını söyledi. Karlsson'un açıklaması üzerine Kıbrıs Rum Kesimi Başkonsolosu kürsüye gelerek, denilenlerin kabul edilemez ve incitici olduğunu söyledi. Bunun üzerine Karlsson, bunların belgeli ve sabit gerçekler olduğunu ifade etti. Rum başkonsolosun, Rum ve Yunan kesiminin de aslında Türkiye'nin AB üyeliğine taraftar ve yardımcı olduğunu söylemesi ise salondakiler arasında gülüşmelere yol açtı.

Avrupalı Türk vekiller KKTC için düğmeye bastı

Avrupa'daki Türk Kökenli Milletvekilleri Kuzey Kıbrıs Zirvesi dün Girne'de başladı. Kuzey Kıbrıs'a ve Kıbrıslı Türklere uygulanan izolasyonları Avrupa kamuoyuna aktarmayı amaçlayan toplantıya katılan yaklaşık 20 Türk vekil ve yerel siyasetçi, KKTC'nin çözüm çabalarına destek verdi. Zirvenin açılışında konuşan Almanya Federal Meclis üyesi Hakkı Keskin, AB'nin hata yaparak bölünmüş bir adayı, kendi iç sorunlarını halletmemiş bir ülkeyi üyeliğe aldığını vurguladı. Diğer Türk vekiller de Türklerin Annan Planı'na 'evet' diyerek çözüm niyetlerini göstermelerine rağmen AB'nin henüz ambargoları kaldırmadığına dikkat çekti. Toplantı oluşturulan çalışma grupları, 'Ulusal meclislerde Kuzey Kıbrıs gerçeğinin anlatılması', 'Eyalet meclislerinin konuya katkısı ne olabilir?' ve 'Konu Avrupa kamuoyuna nasıl anlatılabilir?' konulu raporlar hazırlayacak.

 

Kaynak: Zaman

 

banner53
Yorumlar (0)
22
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?