banner39

İnönü'yü Nakşi şeyhi teskin etti

İsmet Paşa, 1972'de eşi Mevhibe Hanım'la birlikte evlerinde bir Nakşibendi Şeyhi'ni ağırladı

Arşiv 06.07.2018, 09:30 06.07.2018, 09:31
İnönü'yü Nakşi şeyhi teskin etti

Abdullah Muradoğlu / Araştırmacı - Yazar

Geçen hafta, Atatürk'ten sonra “İkinci Adam” ve “Laisizmin bayraktarı” olarak kabul edilen İsmet Paşa'nın bile 'Dincilik'le suçlanabildiğini aktarmıştık. Suçlamaları yapanların gerekçesi İsmet Paşa devrinde, Kur'an Kursları ve İmam Hatip Okulları'nın sayısının artması idi. Din ve vicdan hürriyetinin bir gereği olarak mütedeyyin halkın en temel hakkı, Kuran Kursları'nın açılması bile laikliğin ihlali olarak algılanabiliyor. Aslında bu algılamaların sahipleri için, dini inancın kendisi irticadır. İsmet Paşa gibi laikliğinden kuşku duyulmayacak, 13 yıl Başbakanlık, 12 yıl Cumhurbaşkanlığı, 34 yıl CHP Liderliği yapmış bir devlet adamının, kendi özel dünyasında, şimdi irticanın göstergesi sayılan davranışlar göstermesi çoğu kimseye ilginç gelebilir.

SON MALATYA GEZİSİ

Bir zamanların en kudretli Milli Şefi İsmet Paşa, 1972'de Bülent Ecevit ile yaptığı CHP Liderliği mücadelesini kaybettikten sonra, Milletvekili olarak temsil ettiği Malatya'ya bir seyahat düzenledi. Bu onun son Malatya seyahati idi. İsmet Paşa seyahat sırasında çok önemli bir karar almıştı. Kararın içeriğini çok az kişi biliyordu. Bunlar arasında 'Paşa'nın sır katibi (Mahrem-i esrarı' ya da 'Paşanın Gözü Kulağı') olarak tanınan 14. dönem CHP Malatya Milletvekili Mustafa Kaftan da vardı. Kaftan, Paşa'nın Malatya seyahatında yanında idi. Paşa'nın aldığı karar, Atatürk'ten sonra uzun yıllar liderliğini yaptığı CHP'den istifa etmekti. Ama bu gezinin başka bir ilginç yanı da vardı. İsmet Paşa'yı akrabası eski belediye başkanı Turgut Temelli'nin evinde iki önemli sima ziyaret etti.

HAMİDO, İSMET PAŞA'YI YALNIZ BIRAKMADI

12 Mart 1971'deki askeri muhtıra karşısında İsmet Paşa'nın olumlu tutum alması ile başlayan İnönü-Ecevit kavgası liderlik yarışıyla devam etti. Ecevit, 1972'de İsmet Paşa'ya karşı Genel Başkan adayı oldu. Yarışı yaşlı İnönü kaybetti, genç Ecevit kazandı. Ecevit karşısında uğradığı yenilginin acısını yaşayan İsmet Paşa, o gün babasının mezarını ziyaret etti. Ardından da Turgut Temelli'nin evine gitti. Ortalık ana baba günüydü. Evin etrafı tamamen trafiğe kapatılmıştı.

CHP eski Milletvekili Mustafa Kaftan o günü anılarında şöyle anlatıyor:

“Bazı ziyaretçiler için Paşa'nın müsaadesini istedim. Bunlardan iki tanesi çok ilginçti. Ziyaret isteği önce rahmetli Hamit Fendioğlu'ndan gelmişti. Fendioğlu, Malatya'da CHP'ye karşı mücadele eden yılların Demokrat Partilisi bir arkadaşımızdı. Meclis'te Hamido olarak ün yapan kavgalarıyla tanıdığımız bu hemşehrimizin ziyaret istediğini Paşa mennunlukla karşıladı. Paşa, Hamido'yu Malatya'dan ve meclisten çok iyi tanıyordu. 'Tahmin etmediğimiz bir ziyaret, memnun olurum' dedi. Hamido'nun sıcak ilgisinden ve jestinden memnun olan Paşa , ona iltifat etti. Malatya ve sorunları hakkında bilgi aldı. Ziyaret dönüşü evden çıkarken, caddede biriken Malatyalılar Hamido'ya tezahürat yapıyor, bu jestinden dolayı onu alkışlıyorlardı.”

'DUA EDİN HOCA EFENDİ'

Peki İsmet Paşa'yı ziyaret eden ikinci önemli sima kimdi? Bakın Mustafa Kaftan neler anlatıyor:

“İkinci önemli ziyaretçi Malatya ve Çukurova yöresinde çok sevilen ve sayılan bir Nakşibendi Şeyhi idi. Memili Hoca adıyla ün yapmıştı. Nurani yüzlü, beyaz sakallı bir ihtiyardı. Paşa çok sıcak karşıladı, Memili Hoca'yı. Yanına oturttu. Sağ taraftaki koltukta da Mevhibe Hanım oturuyordu. Yaşlı insanın, bir hayli, uzak olan Akçadağ'daki köyünden büyük bir izdihamı aşarak İsmet Paşayı ziyaret arzusundan hepimiz gibi rahmetli Mevhibe Hanımefendi de mennun olmuştu.

-Dua edin Hoca efendi, dedi, Paşayı göstererek.

Memili Hoca zaten dua etmek için gelmişti.

Paşa ilave etti:

-Yalnız benim için değil, memleket için dua edin, dedi.

Memili Hoca, her türlü politik ve dünyevi olayların dışında kalan ünlü ve saygın bir insandı. Kısa duasını tamamlayıp sırtını sıvazlarken İsmet Paşa'nın hocaya karşı munis ve mütevekkil sessiz duruşunu hiçbir zaman unutamam.

Bu iki ilginç konuğun paşayı ve hanımefendiyi mutlu ettiğini görmekle ben de yanlış bir iş yapmamış olmanın hazzını duyarak rahatlamıştım. Paşa ve Mevhibe Hanım, Hocayı salondan çıkıncaya kadar ayakta uğurladılar. Üçünün de ruhları şad olsun.”

İsmet Paşa'nın koynu muskalarla doluydu

Gazeteci İzzet Sedes, “Siz Türk müsünüz” isimli kitabında İsmet Paşa'yla ilgili ilginç bir anekdot aktarıyor: “İnönü iktidardan çekilmişti (1963). Bir sabah Hürriyet gazetesini açtım, 'İnönü kalp krizi geçirdi' manşetiyle karşılaştım. Ankara bürosu birbirine giriyor, öldüğü dahi konuşuluyordu. Pembe Köşk'e telefon ettim, damadı Metin Toker olayı doğruladı, 'Bir kriz geçirdi ama iyi durumda' dedi. (..)Foto muhabirimiz Asaf Uçar'la Köşk'e gittim. Birinci kattaki, yatak odasına girdim. 'Geçmiş olsun Paşam' diyerek fotoğrafını çekmemiz gerektiğini söyledim. 'Daha ölmedim görüyorsun' dedi. Çok iyi görünüyordu, biraz sohbet ederek yanından ayrıldım. Büroya geldim, Asaf resmi getirdi, oturduğu koltuğun arkasındaki duvarda, eski Türkçe 'Bismillahirrahmanirrahim' yazılmış, çerçeve içinde bir yazma görünüyordu. Bu resmi İstanbul'a göndermekte çekimserdim, Asaf çok ısrar etti, Abdi'yle konuştum, göndermemi istedi. Bunun üzerine resim gitti, ertesi gün Milliyet'te yayımlandı.”

İsmet Paşa'nın yatak odasında “Besmele” levhasının bulunması büyük olaydı. Sedes olayın devamını şöyle anlatıyor:

Sabah büroya girdim, Toker telefon etti, 'Paşa çok kızgın, hemen seni, bekliyor' dedi. Odasının kapısından girince, daha 'merhaba, hoş geldin' falan demeden bana şunları söyledi: Bu odaya, yatak odama giren ilk gazeteci sensin, bunu bana nasıl yaparsın?'Pijamasının içinden, boynuna asılmış bir muska çıkardı. 'Her tarafım muskalarla doludur, eşim hanımefendi her tarafımı muskalarla donatır, ama kimse bunu bilmez. Sana çok gücendim' dedi.

Kaynak: Yeni Şafak

banner53
Yorumlar (0)
24
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?