banner15

İnsanlık Büyük Tehdit Altında

Kanada'da düzenlenen yıllık BM İklim Konferansı bugün sona ererken görüşmelerde küresel ısınmayla mücadele üzerine uzun vadedeki tartışmalar konusunda ise çelişkili mesajlar veriliyor. Çevre kirliliği nedeniyle ekosistemde meydana gelen değişikliklerin,

İnsanlık Büyük Tehdit Altında

Kanada'nın Montreal kentinde düzenlenen yıllık Birleşmiş Milletler İklim Konferansı bugün sona eriyor. Görüşmelerde, küresel ısınmayla mücadele üzerine uzun vadede nasıl tartışmalar yapılacağı konusunda ise çelişkili mesajlar verildi. ABD'nin Kanada Başbakanı'ndan gelen sert eleştiriler üzerine gelecekteki benzeri tartışmalara katılmayı reddettiği bildirildi. İngiltere hükümeti ise "Müzakereler devam ediyor" mesajı verdi. Tam da görüşmelerin iyiye gittiği yönünde iyimserlik oluşmaya başlamışken, iki haftadır devam konferansın son saatlerine girilirken hava birden soğudu. Görüşmelere başkanlık eden Kanada Çevre Bakanı, ABD'yi kendisini Kyoto Protokolü gibi kesin hedeflere bağlamadan gelecekte küresel ısınmayla mücadele için adım atmayı sağlayacak ucu açık tartışmalara katılmaya ikna etmeye çalışıyordu. Ama Amerikalı delege, Kanada Başbakanı Paul Martin'in, Amerikalıların küresel vicdanın sesini dinlemeleri gerektiği şeklindeki sözlerine tepki göstererek ülkesinin bu tür görüşmelerde hiçbir şekilde yer almayacağını açıkladı. İngiliz bakanlar, kendileri açısından görüşmelerin devam etmekte olduğu ve bunun ABD'nin bir son dakika taktiği olabileceğini öne sürdüler.

İnsanlık Tehdit altında

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), çevre kirliliği nedeniyle ekosistemde meydana gelen değişikliklerin, SARS ve kuş gribi gibi ölümcül hastalıkların çoğalmasına neden olduğunu açıkladı. DSÖ İnsan Yaşam Alanı Koruma Bölümü başkanı Maria Neira, düzenlediği basın toplantısında, ''İnsan sağlığı ve ekosistem arasında çok güçlü bir bağ olduğunu'' söyledi. Örgütün hazırladığı raporda, nüfusun çoğalması ve ekonomik gelişmelerin, küresel ekosistemde büyük değişikliklere neden olduğu, bunun da insan sağlığına yansıdığı belirtildi. Raporda, su, yiyecek, iklim, petrol gibi doğal kaynakların, insanlara hayvanlardan bulaşan hastalıkların önlenmesinde de büyük önemi olduğu kaydedildi. Grip, tüberküloz, kızamık gibi bazı hastalıkların, öncelikle, tavuk, kedi, köpek gibi evcil hayvan türlerinde ortaya çıktığı ve daha sonra insanlara bulaştığı vurgulandı. Raporda, ''Dünyanın yapısı ve ekosistemin, insanların faaliyetlerinin sonucu olarak, 20. yüzyılın ikinci yarısında insanlık tarihinde daha önce olmadığı kadar hızlı biçimde değiştiğine'' dikkat çekildi.
Dünya genelinde 1300'den fazla uzmanın katkı sunduğu raporda, çevreye verilen zararın insan sağlığına olumsuz etkilerinin hissedilmeye başlandığı ve gelecek 50 yılda bu etkinin çok daha kötü sonuçlar doğuracağı uyarısı yapıldı. Afrika'nın Sahra altı bölgesi, Asya'nın merkezi, Latin Amerika'nın ve Güney Asya'nın bazı bölgelerinin, insan sağlığı açısından bu anlamda en riskli yerler oldukları kaydedildi. Başkan Maria Neira, seller ya da kuraklığın tarımsal üretime zararverdiğini, bunun sonucunda ortaya çıkan kıtlığın en fazla yoksul insanları etkilediğini söyledi. Sudan kaynaklanan hastalıkların ise her yıl dünya genelinde 3.2 milyon kişinin ölmesine neden olduğu, bunun ölümlerin yaklaşık yüzde 6'sını oluşturduğu kaydedildi. Dünyada 1 milyar kişinin temiz su kaynaklarından mahrum yaşadığı belirtildi. 

Avrupa'nın kirlilik haritası
 
Hollandalı bilim adamları, Avrupa ve dünyanın diğer kesimlerinde hava kirlilik seviyelerini gösteren kayda değer haritalar hazırladı. Bilimadamları, ABD uzay ajansının Aura adlı uydusunu kullanarak atmosferin yeryüzüne değen en alt katı olan troposferden aşağıya dek olan bölümü inceleyebiliyorlar. Hava olayları, genellikle troposferin 3 ila 4 kilometrelik alt kısmında gerçekleşir. Troposferin kalınlığı, yeryüzünden itibaren 12 kilometredir. Aura'da bulunan Ozon Gözlem Aracı (Omi) ve diğer kilit önemdeki ekipmanlar, hava durumunun günlük olarak tablosunu oluşturabiliyor. Bilim muhabirimiz Jonathan Amos'un aktardığına göre kirlilik haritalarında şehir ölçeğine dek inilebiliyor ve en sorunlu bölgelerin de belirlenmesini sağlanıyor. Hollanda Kraliyet Meteoroloji Enstitüsü'nden Pieternel Levelt, hava kirliliğinin ilk kez olmak üzere günlük bazda takip edilebilmeye başlandığını söyledi. Levelt'e göre, bu kirliliğin nasıl oluştuğu, nereden kaynaklandığı ve nereye doğru yayılacağının da görülebilmesine imkan verecek. Dr. Levelt ve ekibi, Amerikan Jeofizik Birliği'nin Sonbahar toplantısında katılımcılara nitrojen dioksit takibi yapan haritaları sergiledi. Egsoz dumanı, enerji tesisleri ve sanayide karşılaşılan nitrojen dioksit gazının takibi sayesinde, havada oluşacak sorunlar üzerinde tahminlerde bulunabiliyor. Mayıs-Eylül ayları arasındaki verileri birleştiren bir haritada Avrupa'nın belli başlı şehirlerinde sera etkisi yaratan gazların en yüksek olabileceği yerlerin tahmini yer alıyor. Bu yerlerin başında, Antwerp, Rotterdam ve Ruhr geliyor.

Castro: Zengin ülkeler gezegeni tehlikeye atıyor
 
Küba Devlet Başkanı Fidel Castro zengin ulusları dünyanın doğal kaynaklarını isref etmek ve çok fazla yakıt tüketerek gezegeni tehlikeye atmakla suçladı. Barbados adasındaki Karayipler Topluluğu Ortak Pazarı (CARICOM) Zirvesi'nde bir konuşma yapan Castro, gezegenin doğal kaynaklarını azgınca tüketme yarışının dünyanın sonunu hazırlayacağını ifade etti ve küçük ada devletlerinin bu durumdan ilk etkilenecekler arasında olduğunu dile getirdi. Castro, kapitalist tüketim ekonomisinin devasa israfının sadece dünya ekonomisini değil atmosfere salınan gaz miktarındaki artış nedeniyle çevreyi de tehdit ettiğini vurguladı. Karayipler'deki küçük ada ülkelerinin deniz seviyesindeki yükselmeyle birlikte haritadan silinme riskine dikkat çeken Küba lideri, "Önümüzdeki ve daha sonraki kasırga sezonlarındaki tahribatın üstesinden nasıl geleceğiz? Maddi kaybımızı telefi etmemizde bize kim yardımcı olacak?" şeklinde konuştu. Bu yıl Atlas Okyanusu'nda meydana gelen kasırgalar birçok dalda rekor kırarken, bilim adamları bu durumun okyanus sıcaklığındaki 2 ila 3 derecelik artıştan kaynaklandığını ifade ediyor. Meteorologlar, 2006 yılının da Atlas Okyanusu'ndaki kasırgalar açısından bu yıldan farklı olmayacağını ifade ediyor. Enerji tüketiminin artması nedeniyle atmosfere salınan gaz miktarındaki yükseliş, sera etkisine neden olarak global sıcaklıkların da artmasına neden oluyor.

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48