banner15

Irak'ın laneti

Suudi Arabistan'da yayınlanan Er-Riyad gazetesi haberi "Irak'ın laneti Rumsfeld'in kellesini aldı" başlığıyla okuyucularına duyuruyor.

Irak'ın laneti

Dünya Bülteni Haber Merkezi

 

Irak'ın laneti

 

Amerikan Kongre seçimleri ve sonuçları dünya gündemini olduğu gibi Arap medyasının gündemini de meşgul etmeye devam ediyor.

 

ABD Başkanı George Bush, dünkü basın toplantısında, kısmi Kongre seçimlerinde Demokratlar karşısında aldıkları yenilgiyi kabul etmiş ve Savunma Bakanı Donald Rumsfeld'in istifa ettiğini ilan etmiş, Rumsfeld'in halefi olarak da Merkezi Haberalma Teşkilatı CIA'in eski başkanlarından Robert Gates'i aday göstermişti.

 

Suudi Arabistan'da yayınlanan Er-Riyad gazetesi haberi "Irak'ın laneti Rumsfeld'in kellesini aldı" başlığıyla okuyucularına duyuruyor.

 

Eş-Şarku'l-Evsat ise haberi "Demokrat kasırgası Rumsfeld'i düşürüyor ve Bush'u kuşatıyor" başlığıyla vermiş. Haberde, Başkan Bush'un, Demokratların Kongre'de üstünlüğü ele geçirmelerinden sonra Rumsfeld'i gözden çıkardığı bildiriliyor.

 

Londra'da yayınlanan El-Hayat gazetesi, "Amerika: Rumsfeld, Demokratların Kongre'deki hakimiyetlerinin ilk kurbanlarından" başlığıyla verdiği haberde, Bush'un, Irak konusunda eski dışişleri bakanlarından James Baker başkanlığındaki komisyonla işbirliği yapma sözü verdiğini de belirtiyor.

 

Mısır El-Ehram gazetesinin Amerika'daki Kongre seçimi sonuçlarıyla ilgili haberinin başlığı: "Salı İntifadası,Demokratların Amerikan Temsilciler Meclisi'ndeki hakimiyetlerini yeniden kazanmalarını sağladı. Bush en kötü yenilgiyle karşı karşıya ve Irak'taki hatalarının bedelini ödüyor."

 

Katar Er-Râye gazetesi ise, "Demokratlar kazandı… Rumsfeld gitti" diyor.

 

 

Vahşiler!

 

Kuveyt El-Qabes gazetesi, İsrail Ordusu'nun dün sabah Beyt Hanun'da ve Cenin yakınlarındaki El-Yanun'da gerçekleştirdiği katliamlarıı tek bir kelimeyla ifade ediyor: "Vahşiler!"

 

Haberde, katliamda gecelikleriyle ölenlerin çoğunun kadınlar ve çocuklardan oluştuğu bildiriliyor.

 

Londra'da yayınlanan El-Hayat gazetesi ise konuyla ilgili haberinde, Filistinli direniş gruplarının katliama vereceği cevabın İsrailli asker Gilad Şalit'in kaçırılmasıyla sonuçlanan "El-Vehmu'l Mutebeddid" (Dağıtılan Kuruntu) türünden olacağını yazıyor.

 

Birleşik Arap Emirlikleri'nde yayınlanan El-Beyan gazetesinin bu habere uygun gördüğü başlık: "Beyt Hanun, toplu katliamlar tarihine giriyor". Üst başlık ise şöyle diyor: "İsrail topçusu, 20 Filistinli'nin bedenlerini uykularında parçaladı".

 

El-Beyan'daki bir başka haberde de, dünyadan ve Arap ülkelerinden katliama gösterilen tepkilere yer veriliyor.

 

Birleşik Arap Emirlikleri'nde yayınlanan El-Halic gazetesi ise, BAE Devlet Başkanı Halife bin Zayed El-Nuheyyan'ın, uluslararası kamuoyuna İsrail'in katiamlarını durdurmak için harekete geçme çağrısında bulunduğunu yazıyor.

 

El-İttihad gazetesinin konuyla ilgili haberinin başlığı ise şöyle: "Halife, Beyt Hanun katliamını kınıdı ve Emirlikler'in Filistinlilerle dayanışmasını vurguladı".

 

Ürdün'de yayınlanan El-Ğad gazetesi ise, "'Güz Bulutları' Beyt Hanun'u ölüme boğdu" diyor.

 

 

Kral Abdullah Bill Gates görüşmesi

 

Bugün yayınlanan Suudi Arabistan gazetelerinde yer alan en önemli haberlerden biri Kral Abdullah'ın Bill Gates'i kabulü.

 

Er-Riyad gazatesi "Krallık, yatırım ortamını iyileştirme gayretlerini yoğunlaştırıyor" başlığıyla verdiği haberde, Bill Gates'in Riyad'da dün başlayan Uluslararası Rekabet Forumu'na katıldığını belirtiyor.

 

Bill Gates ise Kral Abdullah ile görüşmesinde, şirketinin Suudi Arabistan'daki özel ve kamu sektörleriyle işbirliğini artırarak sürdüreceğini bildirmiş.

 

Ukaz gazetesi, Bill Gates'in "teknolojik gelişim için tek yolunuz eğitim" sözünü haberin başlığına taşırken, El-Yevm gazetesi habere, "Hadimü'l Harameyni'ş-Şerifeyn Bill Gates'i kabul etti" başlığını uygun görmüş.

 

El-Yevm, Bill Gates ve beraberindeki Microsoft heyetinin Kral Abdullah'ın verdiği akşam yemeğine katıldıklarını da belirtiyor.

 

 

Cezayir'in tarihi karaborsada

 

Cezayir'de yayınlanan El-Haber gazetesinin bugünkü manşeti: "Cezayir'in hatırası karaborsada satılıyor"

 

Haberde, Ulusal Müze'den  50  binden fazla tarihi paranın ve 335 parça tarihi eserin çalındığı ve bunların paha biçilmez değerde olduğu belirtiliyor.

 

El-Haber'in yazdığına göre, bunlardan bir kısmının yeri tespit edilmiş ve geri getirilmiş, kalan kısmı ise hâlâ aranıyor.

 

Haberde, müzeden çalınan 11 parçanın Tunus'taki tarihi eser karaborsasında bulunduğu ve İnterpol'le işbirliği yapılarak ülkeye geri getirildiği ifade ediliyor.

 

 

--------------------------------------

 

İngiliz Basınında Bugün

 

Gazetelerin manşetleri ve yorumlarını belirleyen Amerika Birleşik Devletleri'ndeki Kongre ara seçimleri olmuş.

Her eğilimden gazetenin manşeti hemen hemen aynı: Irak savaşının faturasını Donald Rumsfeld ödedi.

Financial Times başyazısında, "Amerikan demokrasisi için çok güzel bir gün" başlığını kullanmış ve sözünü hiç sakınmamış.

"Gayet memnuniyet verici bir sonuç. Amerikan seçmeni nihayet Cumhuriyetçileri ve George W. Bush yönetiminin yetersizliklerini, hukuka saygısızlığını, Amerika'nın itibarını Ortadoğu'nun çamuru, karmaşası içinde yerlerde sürükleyip beş paralık etmesini sorgulamaya başladı. Irak fiyaskosunun baş sorumlusu Rumsfeld'in istifası, yönetimin de hesap verme mevhumunun farkında olduğuna işaret."

Guardian da benzer bir tepki veriyor "Teşekkürler Amerika" başlıklı başyazısında. Muhafazakâr Daily Telegraph ise Demokratları ölçülü olmaya, Cumhuriyetçileri ise bu yenilgiden dersler çıkarmaya çağırıyor.

Amerikan seçimleriyle ilgili çeşitli ayrıntılar da gazetelerde sayfalarca işleniyor.

Times gazetesi Demokratların zaferine karşın, yeni Demokrat politikacı tiplemesinin, eskisinden farklı olduğuna, Amerikan seçmeninin muhafazakâr eğilimlerinin çok da değişmediğine dikkat çekmiş.

"Kovboy çizmeleri giyiyor, tütün çiğniyor, ava gitmeyi seviyorlar. Kürtaja şiddetle karşılar, kamu harcamalarının küçülmesini savunuyorlar, hatta bazıları geçmişte Ronald Reagan'a oy vermiş.

"Şimdi Kongre'de Demokrat Parti'yi temsil edecekler. Demokratların zaferi en başta Irak savaşının ağır bir eleştirisiydi ama bu zaferin, aynı zamanda son derece ılımlı ve çoğu gayet muhafazakâr Demokrat adaylar sayesinde de kazanıldığını unutmayalım."

Ama Amerikan tarihinin ilk kadın Temsilciler Meclisi Başkanı olan Nancy Pelosi, tarif edilen muhafazakâr Demokratlardan değil. Liberal çizgisiyle tanınıyor. Daily Telegraph, "Washington'daki en güçlü kadın" diye tanıttığı 66 yaşındaki Pelosi'nin politikalarını şöyle özetlemiş.

"Eşcinsel evliliklerini ve kadınların kürtaj hakkını koşulsuz olarak savunuyor. Silah sahibi olmanın iyice kısıtlanmasını istiyor. Kongrede gündeme getireceği ilk konular arasında, en son 1997'de yükseltilen asgari ücretin artırılması, yaşlıların daha ucuza ilaç alabilmesi, petrol sektörüne sağlanan devlet sübvansiyonlarının azaltılması ve öğrenci burslarına uygulanan faizlerin düşürülmesi olacak. Cumhuriyetçiler, bu listenin yalnızca bir başlangıç olmasından, bunları diğer konuların izlemesinden büyük kaygı duyuyor."

Washington'da Cumhuriyetçileri huzursuz eden tek güçlü Demokrat kadın politikacı Nancy Pelosi de değil. 2008 başkanlık seçimlerinde Demokratların adayı olması bir çok gözlemci tarafından büyük ihtimal olarak görülen New York senatörü Hillary Clinton da dikkatle izleniyor. Independent'ın New York'taki muhabiri "Hillary daha yüksek görevlere hazırlanıyor" demiş.

Ortadoğu

Gazze'de dün İsrail ordusunun en az 14'ü uykudaki bir ailenin fertleri olan 18 kişinin ölümüyle sonuçlanan saldırısı, gazetelerde, olayın bütün dehşetini yansıtan fotoğraflar, görgü tanıklıkları ve tepkilerle aktarılmış..

Independent gazetesinin Irak’taki muhabiri Patrick Cockburn ise, bu savaşı diğerlerinden farklı kılan bir ayrıntıyı yakalamış.

"Nişancı ateş ediyor. Amerikan zırhlı aracının üzerinde, makineli tüfeğin başındaki asker vurularak öne devriliyor. Nişancı, 'Allahu ekber' diye bağırıyor. Bunlar bilinen şeyler. Ama bu kez farklı olan, 37 Amerikan askeri öldürdüğünü iddia eden Cuba adlı Iraklı nişancının, her bir eylemini tek tek internetteki güncesine tek tek titizlikle girmesi. Üstelik filme alınmış görüntüleriyle..

"Siteyi şimdiye kadar 33 bin kişi ziyaret etmiş. İlginç olan, Amerika'da hayli yaygın olan silah, nişancılık, kahraman yaratıp tapınmaya dayalı alt kültürün, Irak’ta Amerika'nın karşısına çıkıvermesi ve daha önemlisi isyancıların bu kadar gelişkin propaganda teknikleri kullanıyor olması. "

Türkiye - AB

Avrupa Komisyonu'nun Türkiye hakkındaki ilerleme raporu ve strateji belgesine ilişkin haberler gazetelerin tümünde yorumsuz aktarılıyor. Guardian'ın Brüksel'deki muhabiri gelişmeleri şu başlıkla özetlemiş.

"Üyelik müzakerelerinde krizi önlemek için, Türkiye'ye Kıbrıs konusunda bir ay süre verildi."

Independent da, Türkiye'ye Kıbrıs konusunda geri adım atması uyarısı yapıldığını yazıyor. Independent'a göre diplomatlar, gelecek ay yapılacak Avrupa Birliği doruğundan önce Kıbrıs konusunda bir ilerleme sağlanabileceği umudunu hala taşıyorlar. Gazete, aksi halde, Türkiye ile üyelik müzakerelerinin en azından Kıbrıs ile ilgili bölümlerinin askıya alınabileceğini yazmış.

Daily Telegraph'a göre, gelinen noktada Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğinin en büyük destekçisi İngiltere bile bu aşamada artık, Ankara'nın bir adım atması gerektiğini söylüyor. İngiltere'nin izleyeceği tutum konusundaki beklentiyi Daily Telegraph şöyle özetlemiş.

"Gelecek ay yapılacak doruk toplantısına kadar bir ilerleme kaydedilememesi durumunda, Başbakan Tony Blair muhtemelen, Türkiye ile üyelik müzakerelerinin yalnızca Kıbrıs ile ticareti doğrudan ilgilendiren, ulaştırma, malların serbest dolaşımı gibi başlıklarının askıya alınması gerektiğini savunacak."

Times'ın haberinde dönem başkanı Finlandiya'nın önümüzdeki dört hafta boyunca Kıbrıs konusunda bir anlaşma sağlamak için çabalarını sürdüreceği kaydedilmiş. Ama gazetenin Brüksel ve İstanbul muhabirlerine göre, ufukta fazla umut görünmüyor. Financial Times'da görüşleri aktarılan diplomatlar da aynı görüşü paylaşıyorlar.

Kapital sahnede

Son olarak Guardian gazetesinin aktardığı Almanya mahreçli bir sanat haberi.

"Ne bir düğün, ne bir aşk hikayesi, ne de dişe dokunur bir kurgu.. Ama bütün bunlar, Almanya'da bir tiyatro grubunun, Marx'ın ünlü klasiği Kapital'i sahneye koyma hevesini kıramadı. Ama artı değer üretimi gibi bir konuyla kitleleri cezbetmek kolay bir iş değil.

"Düsseldorf'un, 'belgesel oyun' tarzıyla ünlenen, Rimini adlı tiyatro kolektifi, şöyle bir formül bulmuş. Kapital'i baştan sona okumuş sekiz kişi, sahnede kendi hayat öykülerini anlatacak. Marx ve eseri Kapital, bu öyküleri birbirine bağlıyan unsur olarak geri planı oluşturacak. Oyunun adı: Kapital. Birinci Cilt..

"Cumartesi günü başlayacak ve Almanya içinde turneye çıkacak olan oyun bazı eleştirmenler tarafından yerden yere vuruldu. Süddeutsche Zeitung, 'tıpkı ders dinler gibi' diyor ve 'çoğu dersler gibi, sıkıcı'."

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48