banner15

Iraklı Sünniler İstanbul'da toplandı

İstanbul'da "Saldırganlığa Karşı Küresel Direniş Girişimi" adı altında biraraya gelen Iraklı Sünniler, Irak'taki sorunları masaya yatırdı.

Iraklı Sünniler İstanbul'da toplandı

Dünya Bülteni Haber Merkezi

 

“Saldırganlığa Karşı Küresel Direniş Girişimi” tarafından düzenlenen “Irak Halkına Destek Konferansı” dün akşam İstanbul’da başladı. İki gün sürecek konferansın faaliyetleri bu akşam sona erecek. Konferansa, İslam Dünyası’nın çeşitli bölgelerinden 60’ın üzerinde alim, düşünür, poltikacı katıldı.

 

15-16 Kasım tarihlerinde düzenlenmesi planlanan “Irak Halkına Destek Konferansı”, Irak Hükümeti’nin yoğun baskıları nedeniyle geçtiğimiz ay ertelenmişti.

 

Konferans, Irak’ta işgal kuvvetleri ve milisler tarafından öldürülen Iraklıların resimlerinin ve video görüntülerinin gösterimiyle başladı. Daha sonra Dr. Abdurrahman bin Umeyr En-Nuaymi konferansın açılış konuşmasını yaptı.

 

 

En-Nuaymi, konferansın hedefinin Irak Sünnileri ile dünyanın diğer bölgeleri arasındaki Sünniler arasındaki bağları güçlendirmek ve Irak’ta gözlerden uzak bir şekilde gerçekleşenler hakkında kamuoyuna doğru bilgiler vermek olduğunu belirtti.

 

En-Nuaymi daha sonra bu konferansın düzenlenmesine çağıran ve sağlık problemi nedeniyle konferansa katılamayan Dr. Sefer El-havali’nin mesajını okudu.

 

Sefer El-Havali mesajında, işgale karşı direnişin birleşmesine, tüm Sünnilerin Irak Sünnilerini desteklemesine ve Irak’ın yeniden inşası için Iraklı Sünnilerin ve dünya Sünnilerinin işbirliği yapmasına davet etti.

 

 

 

Dari: İşgalciler başarısızlıklarını anladı

 

Daha sonra Irak Müslüman Alimler Heyeti Başkanı Dr. Haris Ed-Dâri konuştu. Konuşmasının başında altı ay önceden planlanan konferansın düzenmesinde karşılaşılan engellerden bahseden Ed-Dâri, Irak’ın dört yıldır kapsamlı bir savaşla karşı karşıya olduğunu ve Amerikan işgaline karşı çıkan Sünni, Şii ve Kürt herkesin sıkıntı çektiğini söyledi.

 

Son iki yıldır işgal güçlerinin direnişi yok edemeyeceklerini ve başarısız olduğunu anladığını belirten Ed-Dâri, işbirlikçilerin işgalciye ülkeyi işgalden kurtarmak için mücadele eden ulusal direnişi yok etme sözü verdiklerini işgalcinin de onlara bütün yetkileri verdiğini söyledi. Irak’ta Şii-Sünni fitnesini işgalcilerin istediğini belirten Ed-Dari, yenilgiyi tadan işgalcilerin ancak bu fitne direnişi bitirebileceğini düşündüğünü söyledi.

 

İşgalcilerin Irak’ı terk etmenin dışında başka yollarının olmadığını vurgulayan Ed-Dari, “İşgal güçleri sakın bölgede kalmak için başka yollar denemesin” dedi. Ed-Dari, “Geçmişte İngilizler buraya nasıl gelip terk etmek zorunda kaldıysa, Amerikalılarda aynısını yaşayacaktır” diye konuştu.

 

İşgalcinin niyetinin Irak halkının değil kendisinin güvenliğini sağlamak olduğunu söyleyen Haris Ed-Dâri, Caferi Hükümeti’nden Maliki Hükümeti’ne kadar işbirlikçilerin Irak halkına çok çeşitli işkenceler yaptığını, Amerikalılara ve içişleri Bakanlığı’na bağlı cezaevlerinin yanında milislere bağlı gizli cezaevlerinin kurulduğunu, Irak halkına “Saddamcı”, “tekfirci” ve “nasıbi” bigi isimler takıldığını, en iğrenç cinayetlerin Bedr Tugayları ve Davet Partisi tarafından işlendiğini ve Mehdi Ordusu’nun da daha sonra onlara katıldığını anlattı.

 

Irak’taki fitnenin mezhep veya etnik bir fitne olmadığına ve bilakis siyasi olduğuna dikkat çeken Haris Ed-Dâri, bu fitneyi Siyonistlerin planladığını, Amerikalıların yönettiğini ve Iraklı bir grubun uyguladığını belirtti. Ed-Dâri, bu grubu “Yeni Karamıta” olarak tanımladı.

 

Haris Ed-Dâri, Irak’ta Sünnilere yönelik katliamların şu şekilde gerçekleştirildiğini anlattı:

 

“Şii milisler fitne çıkarmak için Sünni mahallelere girer. Onlar başarısız olursa hükümet güçlerinden yardım alınır. Onlar da başarısız olursa, Amerikan uçakları havadan bölgeyi bombalarlar. Felluce’de ve bir çok bölgede böyle yapılmıştır.”

 

“Yeni Karamıta”nın işgalciye hizmette bulunarak işgalcinin gözüne girmeye çalıştığını söyleyen Ed-Dâri, “Mezhep çatışması çıkarmaya çalışarak komşu ülkelere de uzanacak şekilde Irak’ı istemekteler” dedi.

 

Haris Ed-Dâri, konuşmasında bir kaç kez, Irak’ta sorunun Şii-Sünni sorunu olmadığını ve işgalci ve paralı işbirlikçilerinin yol açtığı siyasi bir sorun olduğunu ısrarla vurguladı.

 

Irak’ta yaşananların mezhep çatışması olarak adlandırılmasına karşı olduğunu söyleyen Haris Ed-Dâri, bunun Şii ve Sünni olarak kutuplaşmaya yol açtığını ve bunun da Washington’un Irak’taki ve bölgedeki emperyalist emellerini gerçekleştirmesine yardımcı olacağı uyarısında da bulundu.

 

Konuşmasının sonunda İşgal güçlerinin Irak’ı terketmesini talep eden Haris ed-Dâri, Iraklılara seslenerek Irak’ın Şiisiyle, Sünnisiyle, Kürdüyle diğer topluluklarıyla Iraklıların olduğunu söyledi. Şii ve Sünni Arapların geleneklerinin aynı olduğunu ve birbirlerinden kız alıp verdiklerine de işaret eden Ed-Dari, “Kimse komşu ülkelerinin amaçlarının ülkenin bölünmesi için kullanmasın” dedi.

 

Ed-Dâri, “İşgal güçlerinin tankları sırtında Bağdat’a gelenler Bağdat’ı terkedecekler” diye konuştu. Iraklılara seslenerek siyasi oyunlara dikkat edilmesini öneren Ed-Dari, “işgal güçleri bölgeyi bölmeye çalışırken, sakın birileri de bundan istifade etmeye çalışmasın” dedi.

 

Haris Ed-Dâri’den sonra söz alan Dr. Nasır El-Ömer ise, Iraklıların birlik olarak iç ve dış düşmanlara fırsat vermemeleri gerektiğini söyledi.

 

El-Ömer, işgalciyi Irak’tan çekilmeye çağırırken, İslam Dünyası’nı da hangi sebeple olursa olsun Irak’ın bölünmesine karşı çıkmaya davet etti.

 

 

 

"Şii ve Sünniler sorunlarını kendileri çözsün"

 

Nasır El-Ömer’in ardından mikrofonu alan Selman El-Avde, Irak’ın sorununun da, bu sorunun çözümünün de Irak içinde olduğunu, Sünnilerin ve Şiilerin sorunlarını kendilerinin içerden daha iyi çözebileceğini ve içinde bulundukları krizden çıkaracak yolu en iyi kendilerinin bulabileceğini söyledi.

 

Komşu ülkeleri, İslami kuruluşları ve gücü olan her ferdi Irak’ta yaşananların bir kısmından sorumlu tutan El-Avde, Irak’taki tehlikenin komşu ülkeleri de kuşattığını, çıkabilecek Şii- Sünni, Arap-Fars veya Arap-Kürt savaşından ilk zarar görenin Irak’ın kendisi olacağına dikkat çekti. İç savaşın işgal güçlerine ve Siyonistlere yarayacağını söyleyen El-Avde, bundan sakınılması gerektiğini vurguladı.

 

El-Avde İşgale karış verilen direnişin “terör” değil meşru cihad olduğunu söyledi. Direnişin amaç değil araç olduğunu ifade eden Selman El-Avde, Irak direnişinin Iraklılardan oluştuğunu ve aklı başında hiçbir Sünni alimin Müslümanların çocuklarını Irak’a gitmeye teşvik etmediğini söyledi.

 

Müslümanlar dış güçlere ve işgalcilere karşı daima galip geldiklerini belirten El-Avde, Müslümanların genelde kendi nefislerine yenildiklerini vurguladı.

 

Selman El-Avde, konuşmasının sonunda komşu ülkeleri Irak halkına ilaç ve gıda yardımında bulunmaya davet ederken, Irak konusunda gösterdiği çabalar ve konferansa ev sahipliği yaptığı için Türkiye’ye de teşekkür etti.

 

Selman El-Avde, Bazı Şii gruplar tarafından Sünnilere yapılan katliam ve göçe zorlamanın da görmezden gelinemeyeceğini ve bunu kınadığını söyledi. 

 

 

Duleymi’den sert açıklamalar

 

Irak Sünni Birleşik Anlaşma Cephesi Lideri Dr. Adnan Duleymi yaptığı duygusal konuşmada, Irak’ta iç savaşın olduğunu ve bunu kimsenin inkar edemeyeceğini söyledi. Irak’taki savaşın siyasi olduğunu söyleyen Ed-Dari’nin açıklamalarına kızan Duleymi, “Neden inkar ediyorsun Irak’ta iç savaş var, sende bunu biliyorsun” dedi. Duleymi açıklamalarında genelde İran’ı eleştirdi.

 

Konferans konuşmacılarından Ziyad el-Ani de konuşmasında İran’ın Irak üzerindeki emellerine göndermelerde bulundu ve sözüm ona buna karşı çözüm önerilerini saydı. Konferansta bir iki kişinin attığı provokatif sloganlara ise katılımcılar tepki gösterdi.

 

 

 

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35