banner27

Irak'ta ne değişti?

Maliki hükümetinin Baas yönetimlerinden farkı var mı? Washington Saddam Hüseyin'in idamını erteletmeye mi çalıştı? 'Utanç verici idam Arap dünyasını rezil etti.' İngiltere'de sahte ilaç uyarısı.

Irak'ta ne değişti?
İngiltere gazetelerinde bugün Irak'ın devrik lideri Saddam Hüseyin'in hafta sonu idam edilmesine ilişkin yorumlarda özellikle Nuri El Maliki liderliğindeki hükümete yönelik eleştiriler dikkat çekiyor.
 

''Saddam Hüseyin'in linç edilmesi Irak'ta mezhep savaşının tehlikeli bir dönemeci'' görüşünü dile getiren Financial Times başyazısında şu yorumu yapıyor:

''Nuri el Maliki liderliğindeki görünüşte demokrat yeni hükümet, bir aşamada rejim değişikliğini ölü ve yenik liderlerin görüntüleriyle sergileme ihtiyacı konusunda; kendisinden önceki kana susamış Baas Partisi hükümetlerinden farkı olmadığını gösterdi.''

''Ayrıca bu, intikam amacıyla tasarlanmış, Şiilerin hegemonyasını açıkça ortaya koymayı amaçlayan bir hareket.''

Şii liderlerden Mukteda es Sadr'ın el Maliki koalisyonuna desteğini sürdürmek için Saddam Hüseyin'in kellesini istediğini aktaran Financial Times, ''El Maliki de bunu Kurban Bayramı'nda verdi'' görüşünde.

Gazete, bu hareketiyle siyasi açıdan el Maliki'nin sanki ''Şiiler ve Sünniler arasında uzlaşma'' ve ''Sünni komşularla işbirliğine niyetli olmadığı'' görüntüsü verdiğinin altını çizerek şöyle devam ediyor:

''Saddam Hüseyin'in infaz edilmesi, Sünnilere ve Irak dışına şu mesajı açıkça gönderiyor: İktidardaki bloğun temel hedefi, İngiliz - Amerikan ittifakının 2003 yılındaki savaşla tetiklediği Şiilerin iktidarını sağlamlaştırarak bölgedeki güç dengesini Şii İran'a kaydırmak.''

Amerikan Başkanı George Bush'un yeni Irak stratejisi üzerinde çalıştığını anımsatan Financial Times, Washington yönetiminin Irak'taki asker sayısını arttırmayı planlandığı yönünde haberler geldiğine dikkat çekiyor:

''Amerikan ordusunun bunu yapabilecek kaynaklarının olup olmadığına ilişkin soru işaretleri bir yana, Iraklı Arapların neredeyse istisnasız bir şekilde Amerikan askerlerine yönelik düşmanlıkları dikkate alındığında asker sayısının arttırılmasının başarı şansını görmek çok zor.''

''İyi seçenekleri kalmayan Bush'un seçeceği en ideal yol, Baker Hamilton raporunda önerilen; planlı asker çekmek, bölgesel diplomasi atağı ve Irak'ın bütün komşularıyla görüşmektir. Buna İran da dahil.''

'ABD idamı erteletmeye çalıştı'

Daily Telegraph ise iç sayfalarında Saddam Hüseyin'in idam edilme şeklinin Sünnileri öfkelendirdiğini belirtirken, Iraklı bir yetkiliye atfen Amerikalıların el Maliki yönetimini infazı ertelemesi çağrısında bulunduğunu yazıyor:

''Amerika'nın Bağdat'taki Büyükelçisi Zalmay Halilzad, el Maliki'ye, eğer Cumhurbaşkanı Talabani'den izin almaz ve idam emrini imzalamazsa Saddam Hüseyin'i teslim etmeyeceğini söyledi.''

''El Maliki, parçalı Şii toplumunda güvenilirliğini kazanmak için idam kararının uygulanması konusunda acele ediyor; Kürt olan Talabani de Saddam Hüseyin'in Kürtlere yönelik suçları nedeniyle yargılandığını görmek istiyordu. El Maliki kazandı.''

''Cumhurbaşkanlığı kararı çıkarılmadı, el Maliki idam emrini kameraların önünde imzaladı. Bir Şii din adamından da Kurban Bayramı'nın ilk gününde idam cezasının infazında dini açıdan bir sorun olmadığına ilişkin görüş alındı.''

'Arap dünyası rezil oldu'

Guardian'da yazan Exeter Üniversitesi'nde Arap ve İslam Çalışmaları Enstitüsü'nden akademisyen Ghada Karmi de, ''utanç verici'' olarak nitelediği Saddam Hüseyin'in yargılanması ve idam edilmesi sürecinin Arap dünyasını ''rezil ettiği'' görüşünde.

''İnfaz, yabancı işgalci gücün himayesinde; Batı dünyasından açık bir mesaj verilerek gerçekleştirildi. 'Biz, egemen bir Arap devletini işgal edip, bize hakaret ettiği için liderini devirme hakkını kendimizde görüyoruz. Siz Arapların, kendi sorunlarınızı, kendi çıkarlarınız doğrultusunda çözme yeteneğinizin olmadığını düşünüyoruz. O yüzden bu işi biz üstleniyoruz.''

Ghada Karmi, Batı'nın da yargılama sürecindeki usulsüzlüklerden; devrik Irak liderine yeterli savunma hakkı tanınmamasından, avukatlarının tehdit edilip öldürülmesinden utanması gerektiğini vurguladı.

Karmi, Saddam Hüseyin'i acımasız bir diktatör olarak nitelerken ''ama yargılandığı sözde mahkemenin de yasal güvenilirliği'' olmadığının altını çizerek özetle şu görüşleri dile getirdi:

''Ne Batı'dan ne de Arap dünyasından hiçbir lider sanığın uluslararası mahkemede yargılanması gerektiğini söyledi. Bu yönde bir baskı da yapmadı. Ne olursa olsun Saddam Hüseyin anayasal bir liderdi.''

''Ama yasal süreç maskesi altında bir intikam kampanyasının insafına terkedildi. İdam cezası karşıtı olan İngiltere, Saddam Hüseyin'in infaz edilmesini engellemek için ciddi çaba göstermedi.

''Hiçbir Batılı lider, Saddam Hüseyin'in gördüğüne benzer bir muameleye maruz kalmadı. Araplar bu istisnanın nedenini sorgulamalıdır. Bunun nedeni, dünyada kendileri, yani Araplar için faklı; Batılı medeni insanlar için farklı kurallar olması mı acaba?''

Ucuz ilaç için yeni yöntem

İngiltere'nin önde gelen iki gazetesi, Guardian ve Independent'in manşetinde ilaç sektörüne ilişkin iki ayrı gelişme yer alıyor.

Bilim adamlarının ilaç fiyatlarını ucuzlatmanın yolunu bulduklarını duyuran Guardian'a göre, yöntem dev ilaç şirketlerini rahatsız edebilir.

Üretilecek ilacın Hepatit C hastalığının tedavisinde kullanılması umuluyor. Ayrıntıları Guardian'ın haberinden özetle şöyle:

''Bilim adamları, büyük bir şirket tarafından üretilen ve 20 yıllık patent süresi dolan pahalı bir ilacın molekül yapısını değiştirip, yeni bir ilaç üretti. Normalde büyük şirketler, patent süresi dolan ilaçlarını farklı formülle yeniden tescil ettirip piyasaya sürüyor, yeni bir ilacın araştırma ve geliştirme maliyeti için de 800 milyon dolarlık fatura çıkarıyorlar.''

''Oysa İngiliz bilim adamları yeni ilacın maliyetinin birkaç milyon dolar olduğunu söylüyorlar. Yeni ilacın patent hakkı uzmanlardan birinin görev yaptığı üniversiteye; Imperial College'a ait olacak.''

''İlaç, Hindistan'daki klinik deneylerden sonra şimdikine kıyasla çok daha düşük bir fiyatla piyasaya sürülecek. Dünyada 170 milyon kişinin Hepatit C hastası olduğu düşünülürse bu özellikle yoksul ülkelerdeki hastaları rahatlatacak.''

Guardian ilaç sektöründe etik tartışmasını alevlendirebilecek bu yöntemin çokuluslu büyük şirketlerinin tekelini kırabileceğini belirtirken, projede yer alan bilim adamları; ''Neden kendimiz bu ilaçları üretebilecekken büyük şirketlere bağımlı olalım ki'' diyor.

Sahte ilaç uyarısı

Independent gazetesi de, İngiltere'de kamu hastaneleri tarafından hastalara yazılan bazı ilaçların sahte olduğunu aktarıyor.

İngiltere'de İngiliz ulusal sağlık sistemine bağlı hastaneler ve özel eczaneler reçeteli hastalara ihtiyaçları kadar ilacı ambalajsız olarak veriyor.

Sahte ilaç şebekelerinin devletin sağlık sistemine sızdıklarını, yine kamu tarafından hazırlanan bir rapora atfen aktaran Independent, şöyle devam ediyor:

''Sahte ilaç pazarlayıcılarının çeken neden çok açık. Devlete toptan yüzbinlerce sterlin tutarında ilaç sahte ilaç satmak internette tek tek müşteri avlamaktan daha cazip çünkü.''

''Sorun özellikle son yıllarda giderek daha ciddi bir hal aldı. Devlete maliyetinin yanı sıra bu ilaçlar kamu sağlığı açısından büyük bir tehdit. Geçen yıl Avrupa Birliği gümrüklerinde kalp ilacı olarak ülkeye sokulmak istenen bir ilacın kiremit tozu olduğu ortaya çıkarılmıştı.''

''İnternetten bu tür ilaçları alanlar zaten riski de göz önünde bulunduruyorlar, ama bir hastanın devletin eliyle bu tür bir risk altına sokulmasına müsamaha edilemez.''

 

Kaynak: BBC

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner26

banner25