banner27

Irak'taki fitneyi işgalciler körüklüyor

Lübnan'ın tanınmış alimlerinden Fadlallah'ın oğlu Ali Fadlallah Irak'taki son gelişmeleri Dünya Bülteni'ne değerlendirdi.

Irak'taki fitneyi işgalciler körüklüyor

Abdülbaki Sılay / Dünya Bülteni

 

 

İslam dünyasının önde gelen alimlerinden Muhammed Hüseyin Fadlallah’ın oğlu Seyyid Ali Fadlallah, “Irak’ta yaşanan fitnenin ve mezhep çatışmalarının sorumlusu işgalciler” dedi. Ali Fadlallah, Dünya Bülteni muhabirinin kendisiyle Katar’ın beşkenti Doha’da yaptığı röportajda, İslami Mezhepler Diyaloğu Konferansı’nın Sünni ve Şii Müslümanların birliği yolunda atılmış bir adım olduğunu söyledi. Muhabirimiz Abdulbaki Sılay, Seyyid Ali Fadlalah ile İslami Mezhepler Diyaloğu toplantılarına katılmak üzere gittiği Doha’da görüştü ve aşağıdaki röportajı gerçekleştirdi:

 

- Doha’daki İslami Mezhepler Diyaloğu Konferansı sizce amacına ulaştı mı, yoksa sadece konuşmak için bir araya gelinmiş mi oldu?

 

Ali Fadlallah: Yakınlaşma için aralıksız bir çalışma sürdürülüyor. Mezheplerin yakınlaşması veya genel anlamda İslam birliği yolunda yapılan bu girişim İslam Ümmeti için yeni bir şey değil. Daha önce de bir çok girişim oldu. Bazı alimler ve kurumlar bu amaç uğruna çaba gösterdiler. Tabii ki, Doha’da yapılan İslami Mezhepleri Yakınlaştırma Konferansı bu deneyimlerin bir yansımasıdır ve önemli şeyler vereceğine inanıyorum. Bu tıkanmaya katkıda bulunan tarihten gelen birikimler var. Mezhepler arasında ortak bir payda oluşması için iki tarafın da vakte ve incelemeye ihtiyacı var .

 

- Bu bahsettiğiniz tarihten gelen birikimler ışığında, bu konferanslar gerçekten mezhepler arasındaki, özellikle de Şiiler ve Sünniler arasındaki birbirini anlamamazlığı ortadan kaldırabilir mi?

 

Ali Fadlallah: Evet; bu gibi konferanslar birikimin bir çoğunu ortadan kaldırabilir. Çünkü alimler bir araya geldiklerinde, herkes görüşünü diğerine sunar. Eminim ki bu iş, bir çok şeyin açıklığa kavuşmasını sağlayacaktır. Şiilerle Sünniler arasında meydana gelen sorunların bir çoğu, gerçekte yanlış anlamadan kaynaklanmaktadır. Sünniler Şiileri gerçek şekliyle, Şiiler de Sünnileri gerçek şekliyle anlamamaktadır. Bunun yanında bu gibi konferanslar, Müslümanların dikkatini kendilerini ilgilendiren gerçek sorunlarına çeker. Çünkü çok büyük sorunlar var. İslam’a savaş açılmış olması ve müstekbirler tarafından yıkılmak istenmesi gibi. Yine İslam Dünyası’nda Filistin sorunu, Irak sorunu gibi başka sorunlar var. İslam Ümmeti’nin çözüm için birlikte hareket etmesini gerektiren daha başka sorunlar var.

 

- Irak’tan bahsetmişken; son zamanlarda Şiiler ve Sünniler arasında açık bir cepheleşme oldu ve mezhepçi gruplar da bu cepheleşmeyi besledi. Bu gibi durumlara nasıl bakıyorsunuz? Mezhepler arası yakınlaşma üzerinde dolaylı da olsa etisi var mı?

 

Ali Fadlallah: Irak’taki sorunun Sünnilerle Şiiler arasında olduğunu düşünmüyorum. Çünkü onlar birlikte yaşıyorlardı. Iraklı aşiretlerde Sünniler de vardır, Şiiler de. Aynı aşirette Sünnileri de görürsün, Şiileri de. Ben şahsen Irak’ın probleminin fitneleri kışkırtmada rolü olan Amerikan işgalinden kaynaklandığını düşünüyorum. Bazı Sünniler ve bazı Şiiler arasında etkili olan hücreler yarattı. İkincisi, Irak’a karşı tarafın haklarını  yok sayan tekfirci unsurlar girdi. Bunlar Şiilerin arasında da var, Sünnilerin arasında da var. Şiilerin arasında Sünnileri kafir gören ve hatta kanlarını helal görenler var. Sünnilerin arasında da Şiileri kafir gören ve hatta kanlarını helal görenler var. İslam Dünyası’nın sorunu bu. Bu, İslam Dünyası’nın kendisinden muzdarip olduğu gerçek sorun. Allah Teâlâ’nın buyurduğu gibi, “Hiç kimse kimsenin suçunu yüklenmez”. Yine bugün Irak’ta birçok yönden karmaşık bir durum olduğuna inanıyorum. Irak, bölgesel bir güçle uluslararası bir gücün çatışma alanı haline geldi. Bunun yanında Irak halihazırda, bir çok hesabın görüldüğü alan oldu.

 

- Sünni ve Şii alimler olarak, bu konferansta, yaşanan sorunlarla mücadele ve sorunu gidermek için herhangi bir mekanizma bulabildiniz mi?

 

Ali Fadlallah: Konferansta, ana sorunu belirledik. Bu, Müslümanların genelinin birbirini bilgisizce suçlama sorunudur. Bazıları “Şiiler şöyle diyor” ve bazıları da “Sünniler şöyle diyor” şeklinde konuşuyor. Bir çok konuda bunun en azından tam olarak doğru olmadığı, detaylı bir araştırmaya ihtiyaç olduğu ortaya çıktı. Konferans gerçekten bir kapı açtı. Şimdi istenilen, bunun takip edilmesi. Bu da çaba gerektirmektedir. Sanırım konferans, Şiiler ve Sünnilerle ilgili bazı anlaşmazlık yönlerini ortadan kaldırdı. Irak’ta gittikçe daha çok alevlenen fitneye karşı koymanın, bütün alimlerin her iki taraftaki tekfircilere ve o tekfircileri kullanan işgalciye karşı tavır belirlemelerinin zorunlu olduğunu vurguladı.

 

- Öyleyse, bu konferans bir başlangıç noktası sayılır.

 

Ali Fadlallah: Evet; bu bir kapı oldu. Belki bazıları buradan ayrılır ayrılmaz bu kapıyı kapatabilir. Bazıları da Müslümanlarla daha çok diyalog için onu hareket noktası kabul edebilir. Herkes bulunduğu yerden ve konumdan bu yakınlaşma için ortam oluşturmaya çalışır. Önemli olan da budur.

 

- Beyaz sarık takanla siyah sarık takan arasındaki fark nedir?

 

Ali Fadlallah: Siyah sarık, soya ve sülaleye işaret eder. Gerçekte ilmi derece bakımdan siyah sarık takanla beyaz sarık takan arasında bir fark yoktur. Diğer bir ifadeyle, siyah sarık takanın Haşimoğullarından, Ehli Beyt’ten olduğuna işaret eder.

 

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner26

banner25