İran Batı'ya karşı nükleer strateji geliştiriyor

Nükleer çalışmaları nedeniyle ağır yaptırımlar uygulanmak istenen İran, İsrail'in nükleer silahlarını ve Batı'nın tavrını gündeme taşıyor

İran Batı'ya karşı nükleer strateji geliştiriyor

 

Dünya Bülteni/Haber Merkezi

İran, nükleer çabalarına karşı uluslararası bir yaptırım kampanyası başlatmak isteyen İsrail, ABD ve Avrupa'ya karşı, "nükleer strateji" geliştirme peşinde.

İngiliz Independent gazetesinde bir makalesi yayınlanan İran Dışişleri Bakanı Manuçehr Muttaki, Birleşmiş Milletler yaptırımlarına karşı İsrail'in nükleer silah cephanesini ve İngiltere’nin Trident denizaltı sisteminin meşruiyetini tartışmaya açtı. Muttaki, İran'ın nükleer emellerine ilişkin tartışmayı stratejik bir hamleyle nükleer silahları olan Amerika ve İngiltere gibi devletlerin silahsızlanmakta başarısız olmalarına çevirdi.

Stratejik bir karşı atak olarak nitelenen yazının, New York'ta gelecek ay Nükleer Silahlardan Arındırma Anlaşması'nın beş yıllık değerlendirmesi toplantısı öncesi yayınlanmasına dikkat çekildi. Anlaşmada imzası bulunduğu için bu toplantıya katılma hakkı bulunan İran, bu hakkını kalkınmakta olan ülkelerden görüşlerine destek aramakta kullanacak.

İran, Amerika, İngiltere ve diğer Batılı hükümetlerin, Tahran'ın uranyum zenginleştirme hakkını hukuka aykırı olarak bloke etmek istedikleri, ancak ikiyüzlü şekilde anlaşma yükümlülüklerine karşı davrandıklarını savunacak.

"ÇİFTE STANDART"

Muttaki'nin görüşlerini değerlendiren uzmanlar, New York'taki toplantıya katılacak 200 ülke arasında, İran'ın getirdiği eleştirilere hak verecek çok sayıda hükümet olacağını kaydetti.

İngiltere'nin Trident denizaltı sistemini yenileme kararlılığına da yüklenen Muttaki, "İngiliz çifte standartının, Ortadoğu barışına İran'ın nükleer enerji çabalarından daha fazla zarar verdiğini" belirtti. Trident denizaltı sisteminin yenilenmesini, nükleer silahsızlanma anlaşmasının "kesin ihlali" olarak niteleyen İran Dışişleri bakanı, batılı ülkelerin İsrail'in nükleer silahlanmasını görmezden gelmesini de sert bir dille eleştirdi.

İran'ın enerji için uranyum zenginleştirme çalışmaları yaptığını tekrar dile getiren Muttaki'nin başlattığı karşı hamlenin etkisini tahmin etmek güç.. Öte yandan, Obama yönetiminin, başta Brezilya ve Türkiye'nin muhalefeti ve Çin'in soğuk duruşu nedeniyle sert yaptırımlar talebinden vazgeçebileceği iddia ediliyor. ABD basını, Washington'un "daha sert yaptırımlara yol açmak için" şimdilik hafifletilmiş bir ambargoya razı olabileceğini savunuyor.

İran ve Çin arasında petrol ticareti

Öte yandan, Çin hükümetinin BM Güvenlik Konseyi'nde İran'a yönelik yeni yaptırımları tartışırken, İslam Cumhuriyeti'ne doğrudan petrol satışlarını artırdığına dikkat çekiliyor.

Çin,diplomasi için hala zaman olduğunu savunuyor. İran ile Çin arasındaki ticaret son on yılda ikiye katlanarak 30 milyar Amerikan dolarına ulaştı ki, bu, Çin'in Tahran'a yönelik yaptırımları kabul etmekteki isteksizliğini de körüklüyor.

Çin devletine bağlı petrol şirketi Chinaoil, geçen Ocak ayından bu yana, İran'a aracı şirketler yerine ilk kez doğrudan rafine petrol satan şirket oldu. Başka bir Çin şirketi Sinopec de, İran'a altı yıldır ilk kez petrol satarak Washington'un cezalandırıcı tutumundan korkarak İran pazarından çekilen Avrupalı ve Rus şirketlerin açığını kapatmaya hazırlanıyor.

Güncelleme Tarihi: 15 Nisan 2010, 16:08
YORUM EKLE

banner33

banner37