banner15

İran ve Suriye 'Irak'tan çıkış' için devrede

Londra'da yayınlanan El-Hayat gazetesi, Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani'nin hafta sonu Tahran'a gideceğini ve Suriye Devlet Başkanı Beşşar El-Esed ile de Şam'da görüşeceğini yazıyor.

İran ve Suriye 'Irak'tan çıkış' için devrede

21 Kasım 2006 Salı

 

Dünya Bülteni Haber Merkezi

 

 

İran ve Suriye devrede

 

Suriye Dışişleri Bakanı Velid El-Muallim'in Bağdat'a gerçekleştirdiği sürpriz ziyaret sonrası iki ülke arasında kopuk olan ilişkilerin yeniden başaltılması kararı alındı. Aynı saatlerde de İran'dan İran-Irak-Suriye zirvesi çağrısı geldi.

 

Bugünkü Arap gazetelerinde bununla ilgili haberlere yer veriliyor.

 

Londra'da yayınlanan El-Hayat gazetesi, Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani'nin hafta sonu Tahran'a gideceğini ve Suriye Devlet Başkanı Beşşar El-Esed ile de Şam'da görüşeceğini yazıyor.

 

Haberde, Bağdat'ı ziyaret etmekte olan Suriye Dışişleri Bakanı Velid El-Muallim ile Irak Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari'nin bu sabah iki ülke arasında büyükelçilik düzeyinde diplomatik ilişkilerin yeniden başlaması için bir anlaşma imzalayacakları bildiriliyor.

 

Haberde ayrıca, Irak Başbakanı Nuri El-Maliki'nin milislerin siyasi kılıfa sahip olduğunu ve hükümette üyeleri bulunduğunu itiraf ettiği belirtiliyor.

 

Lübnan En-Nehar gazetesi ise, konuyla ilgili haberine  "Cumartesi günkü İran-Irak zirvesine El-Esed de katılacak mı? El-Muallim'in Bağdat ziyareti ilişkilerin iadesiyle taçlandırılıyor" başlığını atmış.

 

 

Lübnan'da herkes bir yerlerden para alıyor

 

Eş-Şarku'l-Evsat gazetesinin bugünkü manşeti: "Hizbullah: Lübnan'da herkes para alıyor.. Ama İran'ın parası meşru".

 

Üst başlık ise şöyle diyor: "Nasrallah'ın yardımcısı Eş-Şarkul-Evsat'a: Sünniler ve Şiiler arasında çıkacak bir fitneden korkmuyoruz".

 

Haberde belirtildiğine göre, Nasrallah'ın yardımcısı, hükümette kaldıkları süre içerisinde Amerikan Yönetimi'nin hükümete günlük olarak müdahale ettiğini gördüklerini söylemiş.

 

Haberde, Hizbullah'ın ikinci adamı Naim Kasım'ın İran'dan para yardımı aldıklarını itiraf ettiği ve Lübnan'da herkesin bir yerlerden para aldığını söylediği bildiriliyor.

 

Eş-Şarku'l Evsat'ın yazdığına göre, Kasım, İran'dan para yardımı almasının Hizbullah'ın politikalarını etkilemediğini öne sürmüş.

 

 

Suudi Arabistan: Irak'ın dokusunu bozmayın!

 

Suudi Arabistan Er-Riyad gazetesinin bugünkü sayısında, Kral Abdullah bin Abdülaziz başkanlığında toplanan hükümetin Irak'ın sosyal dengelerine dokunulmamasını ve mezhepler, aşiretler ve bölgeler arasındaki kardeşlik dokusunun bozulmamasını istediği belirtiliyor.

 

Er-Riyad'ın haberinde belirtildiğine göre Suud Hükümeti, işgal güçlerinden yükümlülüğünü yerine getirerek Irak'ın sınırlarını korumasını ve dış güçlerin Irak üzerinde siyasi, istihbarat ve güvenlik hakimiyeti kurmasını engellemesini talep etmiş.

 

Suud Hükümeti ayrıca, BM Güvenlik Kurulu daimi üyelerini ve Irak'a komşu ülkeleri Irak'ın bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü desteklemeye davet etmiş.

 

Er-Riyad'ın bugünkü başmakalesinde de, Sovyetler Birliği'nin Afganistan'da aldığı yenilgiden sonra Amerika'nın Afganistan'ı kendi haline bırakması nedeniyle Taliban yönetiminin ve yavrusu El-Kaide'nin ortaya çıktığı, Irak'ta bırakılacak benzer bir boşluğun ise hassas coğrafi şartlar nedeniyle bölge ve dünya için çok daha tehlikeli olabilecek güçlerin çıkmasına yol açabileceği vurgulanıyor.

 

 

Sokağa iniş vakti yaklaşıyor

 

Lübnan eski başbakanlarından Refik El-Hariri cinayeti davasına bakacak uluslararası mahkeme konusu BM Güvenlik Kurulu'nda muhtemelen bugün karara bağlanacak. Mahkeme konusu ilerledikçe Lübnan'da taraflar arasındaki gerilim de yükseliyor.

 

Lübnan Es-Sefir gazetesine göre, Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri, önümüdeki günlerin geleceği belirleyici gelişmelere gebe olduğunu söylemiş.

 

Haberde, Hizbullah ve müttefiklerinin sokağa iniş gününü gizli tuttukları ve gösteriler için bütün lojistik ve teknik hazırlıkların tamamlandığı bildiriliyor.

 

Lübnan El-Müstakbel gazetesi ise, BM Güvenlik Kurulu'nun uluslararası mahkeme kararını bugünkü oturumunda onaylayacağını yazıyor.

 

El-Müstakbel'in haberinde ayrıca, Sur Müftüsü Ali El-Emin'in hükümetten istifa eden Şii bakanları birlikte yaşamayı reddetmekle suçladığı kaydediliyor.

 

Lübnan'da yayınlanan En-Nehar gazetesi ise, Fransa'nın Suriye ve İran'ı hükümeti sarsmakla suçladığını yazıyor.

 

En-Nehar, Lübnan muhalefetinin gösteriler için operasyon odaları hazırlandığını belirtiyor.

 

-------------------------------------------------------------------

 

DIŞ BASINDAN BAŞLIKLAR

T.C. Başbakanlık Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü

 

ABD BASINI

AP’nin "Kissinger: Irak'ta Askeri Zafer Artık Mümkün Değil" başlıklı haberinde, ABD eski Dışişleri Bakanı Kissinger’in BBC'de yayımlanan röportajında, Irak'ta askeri bir zaferin artık mümkün olmadığını söylediği, kasvetli bir tablo çizerek, ABD hükümetinin, bölgede bir iyileşme yaşanmasını arzuluyorsa, Irak'ın -İran'ın da aralarında yer aldığı- komşularıyla bir diyalog başlatması gerektiğini belirterek, koalisyon güçlerinin Irak'tan süratle çekilmesinin, Irak'ın komşularının dengesini bozabileceği ve uzun sürecek çatışmalara neden olabileceği konusunda uyarıda bulunduğu ifade edilmektedir. Vietnam Savaşı’nın mimarı olan ve Bush'un Irak konusunda danışmanlığını yapan Kissinger’in, Bush ve Blair'in istikametlerini değiştirmeleri için artık zamanın gelip gelmediğine dair bir soruya ise "Zannediyorum istikametimizi yeniden tanımlamalıyız, ancak seçeneklerimizin yalnızca daha önce tarif ettiğim askeri zafer ile Irak'tan tümden çekilme olduğunu düşünmüyorum" dediği aktarılmaktadır.

Bu arada CBS televizyonunda bir programa katılan Amerikan Senatörü Lindsey Graham’ın ise Kissinger ile aynı fikirde olmadığını ve Irak'taki şiddetin durdurulmasına yardımcı olmak amacıyla daha çok Amerikan askerine ihtiyaç duyulduğunu söylediği kaydedilmektedir.

Ajansın "Annan Kıbrıslılardan Bölünmüş Ada’larını Birleştirmek Üzere Harekete Geçmelerini İstedi" başlıklı haberinde, BM Genel Sekreteri Annan’ın, KKTC Cumhurbaşkanı Talat ile görüşmesinin ardından gazetecilere "Her iki taraftan söz ve eylem arasındaki farkın giderilmesi yönünde harekete geçmelerini bekliyoruz" şeklinde açıklamada bulunduğu, Cumhurbaşkanı Talat’ın da verimli bir toplantı yaptıklarını belirterek “Çok samimiyiz ve Ada’nın yeniden birleşmesini gerçekten istiyoruz ve elimizden gelenin en iyisini yapacağız" dediği kaydedilmektedir.

İNGİLTERE BASINI

The Daily Telegraph gazetesinin Ruth Lea imzalı "Avrupa'nın Geleceği için AB'nin Yapısının Değişmesi Gerekiyor" başlıklı makalesinde,yakın bir gelecekte, AB'nin karşı karşıya kalacağı kesin olan iki hususu ele almasının gerekeceği; Birincisinin genişleme yanlısı ve karşıtı üye devletlerin (ya da en azından bu ülkelerin siyasi elitleri) arasındaki sürtüşme olduğu, bir yanda Fransa ve Almanya'nın da yer aldığı entegrasyonistler, diğer yanda İngiltere gibi direnişçiler arasındaki gerginlik ve görüş ayrılıklarının bu şekilde devam edemeyeceğinin aşikar olduğu, Fransa ve Hollanda'daki "hayır" oylarıyla, Anayasa Antlaşması'na indirilen darbeye rağmen entegrasyonistlerin kendi siyasi gündemlerini her zaman öne süreceklerinin kesin olduğu, her nasıl olursa olsun, anayasanın kilit unsurlarının muhtemelen "mini antlaşma" formatında tekrar AB'nin gündemine geleceği, bunun da muhtemelen Fransızların dönem başkanlığı sırasında 2008 yılının ikinci yarısında olacağı ileri sürülmektedir.

Diğer hususun ise giderek daha da tartışmalı hale gelen daha ileri aşama genişleme olduğu, AB’nin pek tabii ki çekirdek altıların oluşmasından sonra genişlediği, 10 ülkenin Mayıs 2004'te Birliğe katıldığı, hatta o dönem her yanda başarı naraları atılırken dahi bazı sorunların su üstüne çıkmaya başlamış olduğu vurgulanmaktadır.

Reuters’ın "Pentagon'daki Panelde Irak ile İlgili Üç Seçenek Gündeme Geldi" başlıklı haberinde, Pentagon'da düzenlenen panelde Irak'ta koşulların düzeltilmesine yönelik üç noktaya değinildiği; geri çekilme, daha fazla asker gönderme ya da daha uzun süre kalacak daha az sayıda asker bırakma. Üst düzey savunma yetkililerine göre, kısa vadede asker sayısının artırılması, ya da uzun vadede Irak güvenlik güçlerinin eğitilmesinden oluşan bir seçeneğin öne sürülmesinin beklendiği, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Pace'in başkanlığında yürütülen çalışmayla ilgili olarak brifing veren kaynakların, söz konusu grubun ABD'nin bölgede yeterince askeri bulunmadığına kanaat getirdiğini ve binlerce askerin daha gönderilmesi gerektiği sonucuna vardığını söylediği, Pentagon haricinde diğer ulusal güvenlik servislerinin de Irak stratejisini gözden geçireceği dile getirilmektedir.

Ajansın "ABD'li İki Eski Üst Düzey Yetkili Kuzey Irak'a NATO Askeri Konuşlandırılmasını Önerdi" başlıklı haberinde, Richard Holbrooke ve Ronald Asmus’un, Alman Marshall Fund tarafından yayınlanan bir çalışmada, Türkiye’nin Kuzey Irak’a girişinin engellenmesi amacıyla bu bölgeye NATO askeri konuşlandırılmasını önerdikleri, Riga zirvesi öncesi yayınlanan belgede; "Bugün zaten Türkiye'de, PKK olarak bilinen terör örgütü üyelerinin sürekli olarak Türkiye'nin güneydoğusuna sızmasını önlemek amacıyla açıkça Kuzey Irak'ın istila edilmesi çağrısında bulunuluyor. Bu riski azaltmanın en iyi yolu NATO'nun Kuzey Irak'a asker konuşlandırması olacaktır" ifadelerini yer aldığı, Holbrooke7un, ABD'nin BM Büyükelçisi olarak, Asmus’un ise Clinton yönetimi sırasında dışişleri bakanlığının Avrupa işlerinden sorumlu yardımcısı olarak görev yaptığı, böyle bir konuşlandırmanın ABD önderliğinde yapılan 2003 yılındaki operasyon nedeniyle Atlantik ötesi ilişkilerde yaşanan derin ayrılıklarla büyük oranda olasılık dışı göründüğü, NATO Sözcüsü James Appathurai’nin, "Bu konu ne görüşüldü ne de NATO'da resmi veya gayriresmi olarak ele alındı" açıklamasını yaptığı, Fransa, Almanya, Belçika ve Lüksemburg’un bu konuda NATO'nun muhtemel bir desteğine karşı çıktıkları yer almaktadır.

Ajansın "İran 100 Bin Nükleer Santrifüj İstiyor" başlıklı haberinde, İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad’ın yaptığı açıklamada, ülkesinin uranyum zenginleştirmek için 100 bin santrifüj istediğini açıklayarak, Batı'nın süreci durdurması yönündeki çağrılarını bir kez daha görmezlikten gelirken bu rakamın daha önceki beyan edilen rakamların çok üzerinde olması nedeniyle endişeleri körüklediği kaydedilmektedir.

ALMANYA BASINI

Der Tagesspiegel gazetesinin Albrecht Meier/Hans Monath imzalı "Türkiye, Ankara Protokolü'ndeki Yükümlülüklerini Hala Yerine Getirmedi" başlıklı haberinde, AB Komisyonu Başkanı Barroso ile yapılan mülakata yer verilmektedir. Barosso; “AB-Türkiye ilişkileri, halihazırdaki hassas bir konu. Finlandiya AB Dönem Başkanlığı, Kıbrıs konusunda Ankara'dan şartların yerine getirilmesini talep ediyor. Bu sorunun Almanya'nın Dönem Başkanlığı'nı üstlenmesinden önce çözülme şansı var mı?” sorusuna, “Gelişmeler karşısında büyük endişe duyuyorum. Türkiye, AB üye ülkelerinin 2005 yılında talep ettiği doğrultuda Ankara Protokolü'nde belirlenen yükümlülüklerini şimdiye kadar yerine getirmedi. Türkiye yükümlülüklerini yerine getirmediği takdirde, bunun tüm müzakere süreci üzerinde olumsuz etkileri olacak. Bunların tam olarak neler olacağını bugünden söyleyemem. Fakat, Türkiye yükümlülüklerini yerine getirmediği takdirde, inandırıcılık ve açıklık kazandırmak açısından, bazı yaptırımların uygulanması kararlaştırılacak” yanıtını verdiği aktarılmaktadır.

FRANSA BASINI

AFP’nin "Irak... Muallim: Çekilme Takvimi Şiddetin Azalmasına Yardım Eder" başlıklı haberinde, Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim’in Bağdat'ta yaptığı açıklamada, yabancı kuvvetlerin Irak'tan çekilme takviminin "şiddetin azalmasına" katkıda bulunacağını ifade ederek, Irak Hükümetine "tam destek" verdiği, Irak Dışişleri Bakanı Zebari ile beraber düzenlediği basın toplantısında konuşan Muallim’in “Suriye siyasi sürece ve seçimlerle gelen hükümete destek vermiştir. Irak'ın birlik ve beraberliğini devam ettirmesi için size mümkün olan her yardımı vermeye hazırız" dediği, eski Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin rejiminin çökmesinden bu yana bir Suriye Dışişleri Bakanının ilk defa Irak'ı ziyaret ettiği vurgulanan haberde, 1980'de Bağdat ile kopan diplomatik ilişkilerini hala yeniden kurmamış olan ve yabancı savaşçıların Irak'a geçişlerini kolaylaştırmakla suçlanan Suriye’nin bu suçlamayı reddettiği aktarılmaktadır.

Ajansın "İsrail BM'ye Kafa Tutuyor ve Gazze Akınlarını Sürdürüyor" başlıklı haberinde, BM Genel Kurulu'nda ezici bir çoğunluk tarafından kabul edilen ve İsrail'in Gazze'ye düzenlediği askeri harekatlar ile Filistin'in İsrail'e roket atışları dahil olmak üzere, İsrail ve Filistinliler arasında her türlü şiddetin sona erdirilmesini talep eden karardan sonra İsrail Başbakanı Olmert’in BM'nin "ders vermesini" kınadığı ve aynı gün İsrail’in hava akınlarını başlattığı, kararda ayrıca, 8 Kasım'da Gazze'nin kuzeyindeki Beyt Hanun'da kadınlar ve çocuklar başta olmak üzere 19 kişinin ölmesine neden olan İsrail topçu bataryalarının hatası konusunun soruşturulması için bir heyet kurulmasının da istendiği kaydedilmektedir.

Ajansın "Kıbrıs... Helsinki Türkiye'ye Aralık'a Kadar Süre Verdi" başlıklı haberinde, AB dönem başkanı Finlandiya’nın, Türkiye'ye Kıbrıs konusundaki taahhütlerine uyması için aralık ayı başına kadar süre verdiği, uymadığı takdirde, 25'lerin, Ankara'nın üyelik sürecini gözden geçirecekleri, Finlandiya Başbakanı Vanhanen’in yaptığı konuşmada, "Bir konuda açık olmak istiyorum. Başkanlık, Türk meselesini (14 ve 15 Aralık) Avrupa Konseyi'ne götürmek istemiyor. Bundan önce de bazı kararlar alınabilir. Gerçek süre Komisyonun tavsiyelerini sunmasına kadardır" diyerek, bu tavsiyeleri Aralık'ın ilk haftasında beklediklerini belirttiği, ayrıca 11 Aralık'taki Dışişleri Bakanları toplantısını kastederek, "Üç hafta içinde bazı kararlar alınacaktır. Bu iyi bir senaryo değil, belirsiz bir gelecek manasına gelir" dediği duyurulmaktadır.

Ajansın "Talat'a Göre AB'nin Önerileri 'Dengeli Değil'" başlıklı haberinde, KKTC Cumhurbaşkanı Talat’ın Cenevre'de BM Genel Sekreteri Annan ile görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, Brüksel'in Ada’da iki taraf arasında arabuluculuk rolü üstlenmesini reddederek Kıbrıs ile ilgili AB önerilerinin "dengeli" olmadığını belirterek "AB'nin Kıbrıs sorunu hakkında yeterli bilgisi yok ve arabulucu rolü oynayamaz" şeklinde açıklamada bulunduğu ve Kıbrıs'ın yeniden birleşmesi konusundaki Annan Planının mümkün olan tek seçenek olduğunu ifade ettiği vurgulanmaktadır.

KIBRIS RUM BASINI

KİPE ajansının "Pasiardis: Gambari'nin Mektubunda Net Olmayan Bir Taraf Görmüyoruz" başlıklı haberinde, Hükümet Sözcüsü Pasiardis’in, Kıbrıs Rum tarafının, BM Genel Sekreteri'nin Siyasi İşler Yardımcısı Gambari'nin, 8 Temmuz anlaşması konusunda Kıbrıs'ta iki toplum liderine gönderdiği mektupta net olmayan hiçbir taraf bulmadığını söylediği, ayrıca 8 Temmuz anlaşmasının hayata geçirilmesi prosedürünün yeniden etkin hale getirilmesi ve AB Dönem Başkanı Finlandiya'nın, AB-Türkiye ilişkilerinde bir krizin önlenmesi konusundaki çabalarının, Kıbrıs sorununun Türkiye'nin AB karşısında yükümlülüklerine bağlanması anlamına gelmediğini ve Kıbrıs sorunu ile Kıbrıs konusundaki diğer gelişmelerin birbirinden bağımsız olduklarını vurguladığı belirtilmektedir.

İRAN BASINI

İRNA’nın "İhsanoğlu: Filistin Halkının Ekonomik Kuşatması Kaldırılmalı" başlıklı haberinde, İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) Genel Sekreteri İhsanoğlu’nun İKÖ İcra Komitesi Dışişleri Bakanları olağanüstü oturumunun açılışında yaptığı konuşmasında, uluslararası kamuoyundan, İsrail tarafından Filistin halkına uygulanan ekonomik kuşatmanın kaldırılması için çaba harcamasını isteyerek, Filistin halkına İsrail tarafından uygulanan ekonomik ambargoların kaygı verici bir seviyeye ulaştığını belirttiği bildirilmektedir. İran Dışişleri Bakanı Muttaki'nin de katıldığı Cidde'deki İKÖ olağanüstü oturumunda, İsrail'in son saldırısının ardından Filistinlilerin durumu ele alınacağı, İhsanoğlu’nun İKÖ üyeleri başta olmak üzere bütün ülkelere, Filistin halkına yardım çağrısında bulunarak, Filistin sorununun, başkenti Kudüs olacak bağımsız bir Filistin devletiyle çözümleneceğini vurguladığı kaydedilmektedir.

 

 

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35