İsrail basınının hedefinde hükümet var

İsrail medyası uluslararası infiale yol açan ve skandala dönüşen kanlı baskının sorumlusunu buldu: Netanyahu ve Barak!

İsrail basınının hedefinde hükümet var

 

Dünya Bülteni/Haber Merkezi

İsrail basını, pazartesi günü Gazze'ye yardım götüren gemilere saldırıda baş sorumlunun İsrail hükümeti olduğunu belirtti, gemidekilerin kendini savunma hakkına ve Gazze ambargosunun kalkması gerektiğine dikkat çekti.

Jerusalem Post gazetesinde Larry Derfner imzalı, "Kafesi Sallamak: Ülkemi suçluyorum" başlığıyla yayımlanan yazıda İsrail hükümeti eleştirilerek, "Mavi Marmara'dakilerin İsrail askerlerine saldırma hakkının bulunduğu" belirtildi.

Olayların bu noktaya gelmesinin bir sorumlusunun da Avigdor Lieberman gibi, İsrail yanlısı yazarlarca bile "neonazi" olarak nitelenen bir kişiyi dışişleri bakanlığı görevine getiren İsrail halkı olduğunun ifade edildiği yazıda, bunun, İsrail halkının geçmişte yaptığı pek çok hatanın tekrarı olduğu belirtildi.

"Gazze halkının İsrail halkından daha az insan olmadığı, onların da kendi karasularını ve hava sahasını da içine alan, kendi meşru sınırları içinde egemen olma hakkının bulunduğu" kaydedilen yazıda, İsrail'in Gazze'ye yardım götüren gemilere saldırmasının yanlış olduğu vurgulandı. Yazıda, "Gazzelilerin yaptıkları ve inandıkları hiçbir şeyin veya seçimle iş başına getirdikleri hiçbir yönetimin, İsrail'e Gazze'yi kontrol etme ve Gazzelileri kovma hakkı vermediği" belirtildi.

Filistin ve İsrailliler arasında süren 130 yıllık ihtilafta her iki tarafın da pek çok suç işlediği görüşü dile getirilen yazıda, ulusların işledikleri suçların, bu ulusların özgür olma hakkını elinden alamayacağı kaydedildi.

GEMİDEKİLERİN SALDIRMA HAKKI VARDI

İHH ile ilgili İsrail hükümetinin savunduğu "Hamas ve cihat yanlısı bir örgüt" iddialarını tekrarlayan yazıda, buna rağmen bu insanların haklı bir davayı savunduğu ifade edildi. Yazıda, "Bunlar ne kadar kötü, cihat yanlısı insanlar olsa da tüm dürüst demokratik dünyanın bildiği gibi Gazze için özgürlük, Filistinlilere özgürlük, işgali ve ablukayı sona erdirme gibi haklı bir davaları var" ifadesi kullanıldı.

"Kabul edilmesi zor olan şey ise Mavi Marmara'dakilerin bizim askerlerimize saldırma hakkının bulunmasıydı" denilen yazıda, şunlar belirtildi:

"Komandolarımızı, bu insanları öldürdükleri için suçlamıyorum. Onlar kendilerini savunuyorlardı. Ben öncelikle kendi hükümetimi, onları bu gemiye gönderdiği için suçluyorum. Ve ben, ölümler ve yaralanmalar, her iki taraftan da dökülen kanlar nedeniyle ülkemi suçluyorum. Bu kanlar, sonuçta, benim ülkemin başka bir ülkenin özgürlüğünü kabul etmemesi nedeniyle döküldü."

HAARETZ: DERS AL, GAZZE'YE ABLUKAYI KALDIR

Haaretz gazetesinin baş makalesinde de "İsrail için krizden çıkış stratejisinin, başarısız olmuş bir politikayı sürdürmek yerine, Gazze'deki ablukayı kaldırmak olduğu" belirtildi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya, "kendisini toparlayarak, İsrail'in Gazze'ye yardım götüren gemilere düzenlediği baskın nedeniyle uğradığı zararı en aza indirmesi" çağrısında bulunulan yazıda, şunlar ifade edildi:

"Netanyahu-(Savunma Bakanı) Ehud Barak hükümeti Türk gemisi Mavi Marmara'ya yapılan ve 9 yolcunun ölümüyle sonuçlanan başarısız ele geçirmenin farkına hala varamadı.

Başbakan Binyamin Netanyahu'nun güvenlik kabinesinde önceki gün düzenlenen toplantıda, Gazze'ye uygulanan ablukanın devam edeceği ve İsrail'in Gazze'ye giden gemileri durdurmak için güç kullanacağını ilan etmiş olması, aptallığın halen devam ettiğini ve bu hafta yaşanan olaylardan hiçbir ders çıkarılmadığını gösteriyor."

"İsrail hükümetinin hareketinin BM Güvenlik Konseyi'nde, İran'a yeni yaptırım uygulanması için çaba gösteren ABD'nin işini zorlaştırmak, Filistinlilerle barış görüşmelerini zora sokmak, Netanyahu'nun görüşmelerde pazarlık gücünü zayıflatmak, Türkiye ile olan köklü ilişkileri bozmak suretiyle İsrail'in stratejik çıkarlarına zarar vermesine karşın, İsrail hükümetinin halen bunun farkında olmadığı" belirtilen yazıda, "bütün bunların yanı sıra İsrail'in turist ve ihracat anlaşmalarında kayıplara uğraması tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı" uyarısında bulunuldu.

Başmakalenin sonunda şu ifadeye yer verildi:

''Netanyahu, bir yandan silah kaçakçılığına karşılık verecek bir strateji geliştirirken, bir yandan da (Gazze'ye yardım götüren gemilere yapılan müdahale sırasında) ne olduğunu soruşturacak bir komisyon kurmalı ve Gazze Şeridi'ndeki zararlı ve gereksiz ablukayı kaldırmalıdır.

Devlet adamlığı, önemli olan ile önemi bulunmayanı birbirinden ayırma yeteneğiyle ölçülür. İsrail'i Hamas ve Hamas yanlılarıyla yapılan bu aptalca prestij mücadelesinin içine sokan Netanyahu ve Barak, şiddete yönelik ve zarar veren eylemlerin içine girerek, hata yaptılar. Onlar bu haftaki devlet adamlığı sınavından kaldılar."

"SANDALYEYİ 5 SANTİM DAHA ALÇALTIRIZ"

Jerusalem Post'ta bugün Nachman Shai imzası ile yayınlanan bir makalede ise, "Şu an yanmakta olan bir ateşe benzin dökmek iyi bir fikir değil. Ama istersek memnuniyetsizliğimizi gelecekte Türk büyükelçisinin sandalyesini bir beş santimetre daha alçaltarak gösterebiliriz" dendi.

Kadima Partisi'nden milletvekili ve eski İsrail ordusu sözcüsü olan Shai'nin makalesinin başlığı, "Bırakın Türkler sinirlensin".

"Bırakalım Türkler bağırsın, çağırsın ve kendi başlarını döndürsünler" denen makalede şu ifadeler yer aldı:

"Gazze'ye giden gemileri engellemeye hakkımız olduğu açık. Ama ele gemileri ele geçirmek tek yol muydu? Bu sorunun cevabı detaylı raporlar sonucunda açıklanacak.

Ululslararası eleştirileri ve soruşturma baskısını durdurmak için, İsrail'in inisiyatifi ele almasını ve bir komite kurmasını öneriyorum.

Türklere gelince, bırakalım Türkler bağırsın, çağırsın ve kendi başlarını döndürsün. Her korkunç ifadeye cevap vermek zorunda değiliz. Eleştiriyi yutmak, derin bir nefes almak ve onların bu kamusal oyunu oynamasın izin vermek durumundayız."

Herhangi bir direkt çatışma, tüm bağların kopmasına neden olur. Ve bu olursa çok şey kaybederiz. Bu sadece diplomasi ile ilgili değil, Türkiye ile ilişkilerimiz daha derin, önemli ekonomik ve güvenlik mevzuları söz konusu.

Şu an yanmakta olan bir ateşe benzin dökmek iyi bir fikir değil. Ama istersek memnuniyetsizliğimizi gelecekte Türk büyükelçisinin sandalyesini bir beş santimetre daha alçaltarak gösterebiliriz."

Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da halkını memnun etmek için yaygara yapması gerektiğini de anlamalıyız. Bu bizim oynanmasına izin vermemiz gereken bir iç politika sorunu.

Nihayetinde, 9 insan öldü ve Gazze ablukası hala duruyor. Bu bazılarının sandığı kadar büyük bir başarı değil. Şu anda sadece doğru değil, akıllı da olmalıyız." 

 

Güncelleme Tarihi: 03 Haziran 2010, 15:03
banner53
YORUM EKLE

banner39