banner39

İsrail-Suriye görüşmelerinde sorun; ABD ve İran

İsrailli uzmanlara göre, Suriye İran ile bağlarını koparır ve ABD de bu yeni düzene destek verirse, barış gerçekleşir.

Arşiv 29.05.2008, 14:45 29.05.2008, 16:42
İsrail-Suriye görüşmelerinde sorun; ABD ve İran


Dünya Bülteni / Haber Merkezi

The Global News Servise of the Jewish People adlı internet sitesi JTA'da Leslie Susser imzasıyla yayımlanan bir analizde, 1991'den beri önemli barış girişimlerinin altıncısında, İsrail ve Suriyeli müzakerecilerin bütün eski meseleleler ile yine karşılaştığını ve hatta bunlara yenilerinin eklendiği belirtildi.

Eski sorunlar yani sınırlar, güvenlik düzenlemeleri, barışın doğası, su ve zaman çizelgeleri. Bu sorunlara iki yeni daha katıldı; İran ve ABD.

İsrail-Suriye barış anlaşmasına kefil olacağı gözüyle bakılan ABD, ilk kez bu görüşmelerde ortada gözükmüyor. İsrailli JTA sitesine göre, Suriye'nin İran ile bağları da, İsrail'in barış anlaşmasını imzalamasında büyük engel.

İran-Suriye bağları, son İsrail-Suriye barış görüşmelerinin başarısızlıkla neticelendiği Mart 2000'den çok daha fazla kuvvetli. Bu arada, stratejik Golan Tepeleri'nden çekilme konusu, her zaman olduğu gibi bu sefer de büyük önem taşıyor.

"Öncekiler şartlar daha iyi olmasına rağmen başaralı olmadı, şimdi daha ağır şartlarda barış görüşmeleri neden başarılı olsun?" sorusunu soran Leslie Susser, "Engeller göz önüne alındığında, başarı garantili değil. Fakat eğer bir şans varsa, bu iki tarafın birbirlerinin ihtiyaçlarını kesin bilmeleri yüzünden. Daha da öte, jeopolitik riskler şimdi daha fazla. Her iki taraf bir barış anlaşmasından daha fazla kazanmak zorunda" yorumunda bulundu.

İsrail Başbakanı Ehud Olmert'in, Knesset Dış İlişkiler ve Güvenlik Komitesi'ne Pazartesi günü yaptığı konuşmada diyaloğun tekrar açılması için, İsrail'in Suriyelilere hiç bir şey vermediğini söylediğine dikkat çeken JTA, bunun İsrail'in en büyük başarılarından biri olduğunu ileri sürdü.

JTA'ya göre Türk arabulucular ve Suriyeliler, İsrail Başbakanı Olmert'in, Rabin "cebi" veya "akçesi" denilen hususu tekrar onayladığını söylediler. Rabin akçesine göre, İsrail'in güvenlik ve barışla ilgili ihtiyaçları karşılanırsa, İsrail devleti, Altı Gün Savaşı öncesine yani 4 Haziran 1967 sınırları öncesi sınırlara çekilecekti. Daha doğru bir ifade ile bütün Golan Tepeleri'nden geri çekilecekti.

Türkiye'nin arabuluculuğu ile İstanbul'da Ankara'da İsrail ve Suriyeli temsilciler arasında dolaylı sürdürülen barış görüşmelerinin başlıca konusu sınırlar meselesi. Suriye bu görüşmeleri çok cesaret verici buluyor ve ilerle kaydedildiğini düşünüyor. Ancak her ne kadar Olmert, Rabin akçesini tekrarlasa da bununla sınırlar meselesi halledilmiş olmuyor.

Problemlerden biri 1967 sınırlarının neresi olduğu açık değil. Çünkü böyle bir hat hiç belirlenmedi. Yahudi Internet sitesine göre, savaştan sonra 1948 ateşkesi önceki 1923 Suriye ve Filistin arasındaki sınırlara dayanıyordu.

Shepherdstown ve Cenevre Ocak 2000 ve Mart 2008 son tur görüşmelerde, İsrailliler Suriye silahlı kuvvetlerinin 4 Temmuz 1967'de bulunduğu yerlere göre bir hattın çizilmesini önerdi. İsrail hattın Kinneret gölünden en az 400 metre uzakta olduğunu savunurken, Suriyeliler bazı noktalarda hattın sudan sadece 10 metre uzakta olduğunu söyledi.

Kinneret, İsrail'in başlıca su kaynağı. İsrailliler, Kinneret üzerinde tam egemenlikleri olduğunu kayıt altına almak istiyor. Bu sebeplerle görüşmeler başarısız oldu. O dönem Suriye cumhurbaşkanı olan Hafız Esad, Cenevre'de Kinneret'in en az yarısının Suriye'ye ait olduğunu savundu.

İki tarafın ortak bir sınır çizme ekibi kurması bekleniyor. Bunu Shepherdstown'da yapmayı planladılar. Aslında West Virginia'daki taraflar bütün temel meselelerde anlaşmaya çok yaklaşmıştı.

Güvenlik konusunda, başlıca anlaşmazlık noktası İsrail'in Hermon dağındaki gözetleme merkezi. İlişkilerin normalleştirilmesi için İsrail, büyükelçilerin sürecin ortasında iken gönderilmesi, fakat Suriye bunun ancak sürecin sonunda gerçekleşebileceğini belirtiyor. Takvimler konusunda ise, İsrailliler anlaşmanın 3 yılda uygulanmasını isterken, Suriye bunun 18 aydan daha uzun bir süreyi kapsamaması gerektiğini savunuyor.

Bunlar olabilir gözüktü, fakat o günkü İsrail Başbakanı Ehud Barak soğuk adım attı. Kamu oylamalarında İsraillilerin çoğu Golan'dan çekilmeye şiddetli tepki gösterdi. Bunun üzerine Barak, barış girişimlerinde yavaşladı, kolay kolay ödün vermeyeceği izlenimi vermeye çalıştı. Suriyeliler ise Barak'ın geri adım attığını düşündü ve görüşmeler başarısızlıkla sonuçlandı.

Olmert ve Beşşar Esad parçaları toplamaya hazır gözüküyorlar. Ancak değişik bölgesel gerçeklerle karşı karşıya bulunuyorlar.

"İRAN İLE BAĞLARIMIZ STRATEJİK, PAZARDA SATILMAZ"

Barak sadece Lübnan ile paralel barış görüşmelerinin yapılabilmesi için Suriye'nin yardımını beklerken, Olmert Suriye'nin İran ile ilişkilerini kesmesi gerektiğinde ısrar ediyor. Suriyeliler, bu şartı reddetti. Suriye Enformasyon Bakanı Muhsin Bilal, Pazar günü, "İran ile bağlarımız stratejik ve tarihi. Pazarda satılamaz." dedi.

JTA'ya göre, İsrailli uzmanlar Suriye'nin istikametinde büyük bir değişikliğe gitmesi konusunda bölünmüş durumda. Suriye'nin İran, Hizbullah ve Hamas ile bağlarını koparıp koparmayacağı tartışılıyor.

Hayfa Üniversitesi Ulusal Güvenlik Çalışmaları Merkezi Başkanı Dan Shueftan, "Suriye, radikal ideolojisi için büyük bir bedel ödemeye hazır. Hiç bir şekilde kendini İran'dan koparmayacak" dedi. Shueftan, Suriyelilerin sadece Şam üzerindeki uluslararası baskıları hafifletmek amacıyla İsrail'i kullandığını ileri sürdü.

Ancak Suriye uzmanı Hebrew Üniversitesi'nden Moşe Maoz Esad'ın iki açık politika seçeneği ile karşı karşıya bulunduğunu söyledi. Amerikan ve İran. Amerikalıların yeterencise çekici bir paket teklif etmesi halinde Esad'ın kazanılacağını iddia etti.

Fakat Amerikalılar bu kadar hevesli değil. İsrailli yetkililere göre, ABD Başkanı Bush, Esad'a güvenmiyor. Dolayısı ile Suriye liderinin İran ile bağlarını koparacağına inanmasını da hiç kimse kendisinden beklemez. İsrail'i son ziyaretinde Başkan George W. Bush, uzun zamandır sürdürdüğü muhalefetinden geri adım atarak İsrail'in Esad liderliğindeki Suriye ile herhangi bir anlaşmaya varmasını kabul edeceğini söyledi. Barış müzakerelerinde bir ilerleme kaydedilirse, ABD'nin önemli bir rol oynaması bekleniyor. Bush veya onun yerine gelecek yeni başkan gerekli hareketleri yapmak için hazır olacak. Batı taraftarı bir Suriye'den büyük faydalarının olacağı düşünülüyor.

Zor durumdaki Olmert veya onun yerine geçecek İsrail başbakanı için bölge-değişim anlaşması için Suriye ve Amerikalıları bir araya getirmek kolay olmayacak. Hatta İsrailli liderlerin içerden yeterli desteği almaları bile daha zor olabilecek. İsrail bakanlar kurulu üyelerinin çoğu Golan'dan geri çekilmeyi içeren Suriye ile bir anlaşmaya açıktan karşı çıkıyor. İsrail Golan'ı 1981'de ilhak etti.

İsrailli barış güvercinlerine göre, Esad İran ile ilişkilerini koparır ve ABD de yeni düzene büyük destek verirse, bütün bunlar değişecek. Diğer bir ifade ile, İsrailliler Suriye ile barışın sonuçlarını görürse, Golan ödenmesi gereken değer olarak kabul edilecek.

banner53
Yorumlar (0)
33
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?