banner39

İsrail'den büyük kaçış

Güvenlik ve yaşam şartları nedeniyle İsrail'den göç oranı her yıl giderek artıyor.

Arşiv 06.07.2018, 09:30 06.07.2018, 09:31
İsrail'den büyük kaçış

Dünya Bülteni Haber Merkezi

 

 

Maliki: 'Amerikalılar beni iktidardan düşürürlerse kendi sloganlarını yakarlar'

 

Irak Başbakanı Nuri Maliki'nin askeri bir darbeyle görevden uzaklaştırılacağı söylentileri anlaşılan Maliki'yi de ciddi biçimde kaygılandırıyor.

 

Eş-Şarku'l Evsat gazetesinin bugün yayımlanan sayısında, Irak Başbakanı Maliki'nin, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı George Bush'un önceki gün "Amerika'nın sabrının da bir sınırı var" demesine atıfta bulunarak,  'Amerikalılar beni iktidardan düşürürlerse kendi sloganlarını yakarlar' dediğini yazıyor.

 

Haberde belirtildiğine göre Maliki, "Amerikalıların böyle bir düşüncede olduklarını sanmıyorum; çünkü bu, siyasi operasyonun tümüyle başarısızlığı anlamına gelecektir" demiş.

 

 

İsrail'den büyük kaçış

 

Londra'da yayımlanan El-Hayat gazetesinin bugünkü sayısında yeralan bir haberde, eski Sovyetler Birliği ülkelerinden İsrail'e göçün tersine döndüğü ve İsrail'den göçün rekor rakamlara ulaştığı bildiriliyor.

 

Haberde ayrıca, İsrail'in Lübnan'a saldırısı sonrası kaçışın hızlandığı, İsrail'e getirilen 939 bin göçmenden 72 bininin 1999-2002 yılları arasında ülkeyi terkettiği, güvenlik ve yaşam şartları nedeniyle tersine göç oranının her yıl giderek arttığı ifade ediliyor.

 

 

Daha çok fakir aileye yardım

 

Mısır gazetelerinin bugünkü sayısında, hükümetin sosyal dayanışma fonundan yardım alan aile sayısını artırma kararıyla ilgili haberler geniş bir şekilde veriliyor.

 

El-Ehram gazetesinin haberine göre, yardım yapılan aile sayısı 850 bin aileden 1.5 milyon aileye, aylık olarak ödenen 80 Mısır sterlini ise 100 Mısır sterlinine çıkarılacak. Ayrıca çocukları okula giden her aileye, beş çocuğa kadar çocuk başına 20 Mısır sterlini ödenecek.

 

El-Cumhuriye gazetesi aynı haberi, "Önümüzdeki günlerde güçsüzlerin gözetimi için acil programlar" başlığıyla veriyor. Gazetenin yazdığına göre; yardıma muhtaç aileler kendilerine verilecek "akıllı kart"la sağlık, eğitim ve benzeri 9 ayrı hizmetten yararlanılabilecek.

 

 

İsrail, Heniyye'ye suikast niyetinde

 

Birleşik Arap Emirlikleri'nde yayımlanan El-Beyan gazetesinin bugünkü sayısında, İsrail Başbakanı Olmert'in, İsrail'in Hamas liderlerine suikast düzenleme niyetini Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'a bildirdiği haberine yer veriyor. Haberde belirtildiğine göre, listenin başında Filistin Başbakanı İsmail Heniyye var.

 

Birleşik Arap Emirlikleri El-Halic gazetesi ise aynı haberi, "3 şehit ve suikast listesi Heniyye, Sıyam ve Ez-Zehhar'ı kapsıyor" başlığıyla veriyor.

 

Her iki gazetenin haberinde de, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın başbakanını ve bakanlarını öldürmekle tehdit eden Olmert'e ne cevap verdiği ise belirtilmiyor.

 

----------------------------------------------

 

Batı Basınında Bugün

 

İngiliz basınında, ABD Başkanı George Bush'un Irak'la ilgili olarak Çarşamba günü yaptığı açıklamaların yankıları halen sürüyor. Times gazetesinin dış politika editörü Bronwen Maddox, bugünkü yazısında, "Cumhuriyetçiler Kongre seçimlerinden kötü bir sonuçla çıksa da, Irak'ta başarısızlık Bush'un önündeki seçeneklerden biri değil" diyor ve böylesi bir durumda bir sonraki adımının ne olması gerektiğini tartışıyor.

"Irak hakkında bir referandum gibi görüleceği söylenen Kongre seçimlerine iki haftadan az zaman kala, Cumhuriyetçiler ya Senato ya da Temsilciler Meclisi'ndeki çoğunluklarını 12 yıl sonra ilk kez kaybedecekler gibi görünüyor. Ancak seçim sonuçlarının Bush'un fikrini değiştireceğini düşünmek yine de zor. Danışmanları Bush'un teröre karşı savaşa seçim kaygılarını karıştırmayı reddettiğini, ve Irak'ta durum hâlâ başarısızlıkla sonuçlanıyor gibi görünüyorsa ülkeden geri çekilmeyi istemediğini söylüyor."

Yazıya bir dizi istatistiki bilgiler de eşlik ediyor. Buna göre Irak savaşının Amerika'ya maliyeti şimdiye dek 337 milyar doları bulmuş durumda. Bu, saniyede 2 bin 964 dolar anlamına geliyor. Ayrıca savaşın başladığı üç yıl öncesinden bugüne dek ölen Amerikan askeri sayısının da 2 bin 810'u bulduğu belirtiliyor.

Anahtar Kerkük

Guardian gazetesinde yer alan bir haberde ise Irak'ın geleceği için anahtarın, petrol zengini Kerkük kentinin elinde olabileceği yazılıyor. "Ubeydi aşiretinden Şeyh Abdül Rahman Münşid'e göre, "Eğer Irak hükümeti ulusal bir uzlaşıya varılmasını ve şiddetin sona ermesini istiyorsa, bir an önce Saddam Hüseyin'i serbest bırakmalı ve işgale son vermeli. Ama herşeyden önemlisi, Kerkük asla Kürdistan'ın bir parçası olmamalı". Batılı bir diplomat da, tüm gözlerin Kerkük'ün üzerinde olduğunu söylüyor ve "Eğer Kerkük ayakta kalırsa, o zaman Irak için hâlâ umut vardır" diyor.

Tazminat Kuveyt'e mi?

Independent gazetesindeki bir haberde, 1991 yılında Irak'ın işgal ettiği Kuveyt'e, aradan 15 yıl geçmesine karşın hâlâ zararları için tazminat ödendiği yazılıyor. Birleşmiş Milletler'e bağlı Tazminat Komisyonu'nun Kuveyt'in işgali sırasında zarar gören hükümet ve petrol firmalarına son olarak dün 417 milyon doları aşkın ödeme yaptığı belirtiliyor. Habere göre, şimdiye dek ödenen toplam tutar ise 21 milyar dolar. Ve işgalin ardından yapılan anlaşmaya göre daha 31 milyar doların daha ödenmesi gerekiyor.

Independent başyazılarından birini bu konuya ayırıyor: "İşgal sırasında yaralanan ya da kayıplar verenlere tazminat zaten dağıtıldı ve bunlar küçük tutarlardı. Asıl ödemeler ise büyük şirketlere yapıldı ve halen yapılmaya devam ediliyor. Bundan en fazla yarar sağlayan firmalar arasında Halliburton, Bechtel, Mobil ve Shell var. Ayrıca Nestlé, Pepsi, Philip Morris, Sheraton, American Express, Kentucky Fried Chicken ve hatta Toys R Us'a bile tazminat ödenmiş. Ama bu ödeme, Saddam Hüseyin onların Kuveyt'teki mallarına zarar verdiğinden değil, savaş nedeniyle kârları azaldığı ve işleri küçüldüğü için yapılmış. Yani tazminatın büyük bölümü aslında ABD ve İngiltere'ye gidiyor. İşgal edilenin işgalciye tazminat ödemesi bir saçmalık..."

ABD'de yükselen yıldız Obama

Guardian gazetesinden bir habere göre, Amerika'da iki hafta sonra yapılacak olan Kongre ara seçimlerinde sandıklarda sorun yaşanabilir. Zira, bir sivil toplum örgütünün hazırladığı rapora göre 10 eyalet henüz elektronik oylamaya hazır değil... Gazetenin başyazısında ise 2008'de yapılacak başkanlık seçimleri ve Demokratların cephesinde yıldızı giderek parlayan Illinois senatörü Barrack Obama'nın olası adaylığı işleniyor.

"45 yaşındaki Obama sadece iki yıldır Senato'da... Son 80 yıl içinde sadece bir senatör, John Kennedy Beyaz Saray koltuğuna oturmayı başarabilmişti. Obama'nın siyasette öyle çok fazla bir tecrübesi de yok. Ama Hillary Clinton'ın aksine ülkede keskin bir ayrım yaratmıyor.

"Kenyalı bir baba ve Kansas'lı bir annenin çocuğu olan Obama, iki büyük partiden herhangi birinin aday gösterdiği ilk siyah olabilir. Ayrıca Irak Savaşı'na sürekli karşı çıkışı, Hillary Clinton da dahil diğer senatörlerin çekimser tutumlarıyla büyük tezat içinde. Obama'nın göründüğü kadar iyi olup olmadığını söylemek için çok erken. Ama en azından partisine buna karar verme şansı tanımalı."

"Haça da, peçeye de karışılmasın"

Times gazetesinin manşetine ise Canterbury Başpiskoposu Rowan Williams'ın yazdığı bir makale yerleşiyor. Başpiskopos makalesinde, siyasetçilere Müslüman bir kadının peçe takıp takmamasına karışmamaları çağrısında bulunuyor

"Hükümet hangi dini sembollerin kabul edilebilir olduğu konusunda karar verecek merci olmamalı" diyen Başpiskopos Williams, ekliyor: "Haça da, peçeye de karışılmasın". Başpiskopos Williams yazısında şu görüşleri de dile getiriyor:

"İngiltere'nin laik bir toplum olma zamanının gelip gelmediği soruluyor. Boyunlarda haçların takılı olmadığı, zulüflerin, türban ya da peçelerin görülmediği bir toplum siyasi olarak tehlikeli bir yer olacaktır. Bu Çin gibi bazı yerlerde sistematik olarak yapılmaya çalışılmış, ancak başarısız olunmuştur."

İnternette özgürlük çağrısı

Independent gazetesinin manşetinde yer alan habere göre, Uluslararası Af Örgütü, baskıcı yönetimlerin rahatsız olduğu görüşleri ifade ettikleri için tutuklanan internet günlük kullanıcıları ve sohbet odalarını ziyaret eden kişilerle ilgili bugün bir kampanya başlatıyor.

"Uluslararası Af Örgütü, dünya genelinde tüm internet kullanıcılarına; İran, Tunus, Vietnam ve Çin gibi ülkelerde internette günlük tuttukları için tutuklanan kişilerin hakları için mücadele etmeleri çağrısında bulunuyor. Ayrıca hükümetlere bu muhalif seslerin kimlere ait olduğunun tespit edilmesini sağlayacak bilgiyi verdikleri için aralarında Yahoo ve Microsoft da olmak üzere başlıca internet servis sağlayıcılarını kınamaları isteniyor. Yarın da Atina'da Birleşmiş Milletler'in öncülüğünde düzenlenen, internette iletişimin geleceği, ifade özgürlüğü ve telif hakları gibi konuların ele alınacağı İnternet Yönetişim Forumu toplantısı yapılacak."

ABD BASINI

AP’nin "İran Nükleer Programının Kapsamını Yaptırım Olasılığına Rağmen Genişletiyor" başlıklı haberinde, ABD ve yandaşlarının sınırlı yaptırım öngören bir BM karar tasarısı hazırlamalarına karşın, İran’ın tartışmalı uranyum zenginleştirme programının kapsamını genişlettiğini teyit ettiği, kapsam genişletme hareketi haberinin, İran'ın yarı resmi İran Öğrenciler Haber Ajansı tarafından iletildiği, İran yönetiminin, bazı durumlarda, resmi kaynaklar açısından hassasiyet arz eden bazı bilgileri bu haber ajansı aracılığıyla medyaya sızdırdığı belirtilmektedir.

Ajansın "Putin ve Scheffer Rusya'nın İttifakın Genişlemesine Dair Endişelerinin Yanı Sıra İşbirliği Konusunu Görüştüler" başlıklı haberinde, NATO Genel Sekreteri Scheffer’in Rusya'nın dünya meselelerine dahil olmasının, pek çok ihtilafın çözümü açısından gerekli olduğunu ve bu nedenle Moskova ve Batı ittifakı arasındaki ilişkinin derinleşmesini arzu ettiğini söylediği, Putin’in de, terörle mücadele konusunda Rusya ve NATO arasındaki işbirliğini övdüğü, özellikle Moskova'nın Afganistan ve Akdeniz'de NATO'ya sağladığı yardımdan bahsettiği bildirilmektedir.

AINA ajansının "Kürtler ve Asiler Irak'ta Ateşkes Anlaşmasına Yakın" başlıklı haberinde, KDP Sekreteri Fadıl Mirani’nin, Gulf News'e yaptığı açıklamada, Kürtler ile terörist grup arasındaki temasların ileri aşamaya ulaştığını belirterek "Devlet Başkanı Talabani, Başbakan El Maliki tarafından başlatılan yakınlaşma sürecinin desteklenmesinde Kürtlerin daha önemli bir rol üstlenmesini istiyor. Talabani, uzlaşma ve ulusal birliğin pekişmesine yardımcı olacak idari adımlar atmak istiyor" dediği kaydedilmektedir.

Amerika'nın Sesi Radyosu’nun "Rice: İran'a Derhal Yaptırım Uygulanmalı" başlıklı haberinde, Dışişleri Bakanı Rice’ın Washington’da düzenlediği basın toplantısında, nükleer programından ötürü İran'a yaptırım uygulanması için BM Güvenlik Konseyi’ni derhal harekete geçmeye çağırdığı, uluslararası toplumun saygınlığını koruyabilmesi için İran'ı yaptıklarından sorumlu tutması ve yaptırım uygulaması gerektiğini söyleyen Rice’ın, Kuzey Kore'nin karşılaştığı yaptırımların İran'a örnek olması gerektiğini de vurguladığı vurgulanmaktadır.

İNGİLTERE BASINI

BBC’nin "Bush Neden Beklenmedik Bir Konuşma Yaparak Irak'taki Durumu Değerlendirdi?" başlıklı haberinde, ABD Başkanı Bush’un, kongre ara seçimlerine iki hafta kala beklenmedik bir konuşma yaparak Irak'taki durumu değerlendirdiği, ölen Amerikalı asker sayısının bir yıldan bu yana en yüksek rakama bu ay ulaşmasından duyduğu kaygıyı dile getiren Bush'un konuşmasının, bir taktik değişikliğinin ihtimal dahilinde olduğu fikrini uyandırdığından söz edilmektedir.

FRANSA BASINI

AFP’nin "Rene Van Der Linden Türkiye'nin AB Üyeliğine Destek Veriyor" başlıklı haberinde, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Başkanı Linden’in, AB ve Türkiye'nin aralarındaki sorunu çözmeleri gerektiğini zira üyelik müzakerelerinin askıya alınmasının iki tarafın da zararına olduğunun altını çizdiği, Türkiye'yi reform hızını yavaşlatmakla eleştiren AB'ye atıfta bulunan van der Linden’in, Dışişleri Bakanı Gül ile yaptığı görüşmenin ardından NTV televizyonuna "Üyelik müzakereleri sürecinde Türkiye gibi AB'nin de büyük çıkarları vardır. Yavaş da olsa Türkiye'nin attığı adımlar doğru yöndedir. AB ve Türkiye arasında bir denge kurulmalıdır. Üyelik müzakereleri sürecinde AB Ankara yönetimini cesaretlendirmelidir ki Türkiye reformlarını hızlandırsın. Müzakerelerin askıya alınması kimsenin yararına olmaz" şeklide konuştuğu, öte yandan sözde Ermeni soykırımını tanımayanlar hakkında cezai takibat yolunu açan yasa tasarının Fransa Parlamentosundan onay almasını kınadığını ifade ettiği ve bunun ifade özgürlüğüyle çeliştiğini belirttiği, bu arada sözde Ermeni soykırımını tanıyanlar hakkında dava açılmaması konusunda Türkiye'ye de çağrıda bulunduğu yer almaktadır.

Ajansın "G-6 Zirvesi... İslami Terörizm Tehdidi İlk Sırada Yer Alıyor" başlıklı haberinde, G-6 nezdinde bir araya gelen AB'nin en kalabalık nüfusuna sahip altı ülkenin içişleri bakanlarının İngiltere'de, İslami terörizmin teşkil ettiği tehdidi görüşmeye başladıkları, toplantının açılışında konuşan İngiltere İçişleri Bakanı John Reid’in "Tüm Avrupa ülkelerine yönelik en büyük tehdit terörizm tehdididir" dediği, düşmanın İslamiyet değil, terörizm olduğunu belirten Reid’in, "Ayrım çizgisi, aramızda terörist olanlar ve olmayanlar arasından geçiyor, iki medeniyet veya iki din arasından değil" şeklinde yorumda bulunduğu aktarılmaktadır.

İSPANYA BASINI

Europa Press'in "AB, Türkiye ile Müzakerelerin Sürdürülebileceği Konusunda Umutlu" başlıklı haberinde, Finlandiya Başbakanı ve AB Dönem Başkanı Vanhanen’ın, Avrupa Parlamentosu'nda yaptığı konuşmada "Türkiye ile müzakereleri sürdürelim diye bir çözüm bulmaya çalışıyoruz. Makul bir çözüm bulunacağından, hatta sonbaharda bunun yapılabileceğini umuyorum" diyerek aynı zamanda iyimser olduğunu vurguladığı, AB'nin bu durumu çözüme bağlamak için "yeni bir tür inisiyatif" üzerinde çalıştığını belirten, ancak ayrıntıya girmeyen Vanhanen’in, bu konunun, Finlandiya ve 31 Aralık'ta Almanya'ya devredilecek olan dönem başkanlığının son aylardaki en zorlu meselesi olacağını söylediği kaydedilmektedir.

RUSYA BASINI

Regnum ajansının "Brüksel'de 'Ermeni Soykırımı' Adlı Film Gösterime Girecek" başlıklı haberinde, Yahudi "Audio-Visual Bellek" ve "Sefarad" enstitülerinin, 13 Aralık tarihinde Lourance Jordan'ın "Ermeni Soykırımı" adlı filminin gösterimini organize edecekleri, Ermenistan Dışişleri Bakanlığı Basın Merkezi’nden alınan bilgiye göre, gösterim sonrasında, politikacı ve toplumun önde gelen adamlarının katılımıyla konuya ilişkin bir tartışma gerçekleştirileceği belirtilmektedir.

Ajansın "Ermeni-Türk İlişkileri" başlıklı haberinde Ermenistan Dışişleri Bakanı Oskanyan ile yapılan mülakatta yer verilmektedir. Oskanyan; “Gürcistan'la sınır bugün açıktır, gerçi Gürcistan ve Rusya arasında sorunlar var, fakat bu bizi ilgilendirmiyor. Dünyayla bağlantımız Gürcistan üzerindendir. İran'la sınırımız açıktır. Türkiye ve Azerbaycan'la sınırımız malum nedenlerden dolayı kapalı. Fakat bugün, dış politikamızın amacı sınırların açılmasıdır ve bu yüzden de Türkiye ile ilişkiler konusunda soykırımın tanınmasının şart olmadığını söylüyoruz. Soykırımın tanınması, sınırların açılması veya normal ilişkilerin kurulmasında şart değil. Soykırımın tanınması gerekiyor. Dünya ve Türkiye, Türkiye'nin halkımıza karşı tarihte yapmış olduğu kötülüğü tanımalı. Soykırım konusunda düşüncem nettir. Bu, hem duygusal, hem ahlaki, hem siyasi bir meseledir. Soykırımın tanınmasından kimin isteğiyle ne kazanacağını düşünmek bana biraz ahlaksızca gibi geliyor. Sınırın açılması bugün bizim için çok önemli. Bu meseleyi AB’ye taşıdık. Türkiye ile görüşmelerde bu sorunun da dahil edilmesini talep edebildiğimiz kadar talep ediyoruz. Bu sorunu sürekli gündeme getiriyoruz, çünkü gerekli görüyoruz ve çözümlenmesini istiyoruz” şeklinde görüş belirtmektedir.

KIBRIS RUM BASINI

Fileleftheros gazetesinin "Görüntü Net" başlıklı yorumunda, AB-Türkiye ilişkilerindeki görüntünün hala netleşmediği, bu yüzden üye devletler arasındaki ve Türkiye ile olan kulis faaliyetlerinin devam ettiği, Atina ve Lefkoşa'nın rolünün, bu görüşmelerde önem taşıdığı, AB Dönem Başkanı Finlandiya ve Komisyon tarafından şekillendirilen formülün, öneri ve fikirlerin daimi alıcıları olduğu, Papadopulos’un, Estonya Başbakanı onuruna verdiği resmi yemek sırasında "Ankara'nın bu sorumluluğu yerine getirememesi durumunda, kimsenin, Türkiye'nin retçi tavrı yüzünden Kıbrıs Cumhuriyeti'nden herhangi bir karşılık sunmasını bekleme hakkı olmadığını ve kimsenin, yükümlülüklerini uygulamaksızın Türkiye'nin üyelik sürecinin engelsiz bir şekilde devam etmesini destekleyeceğine inanmadığını" bildirdiği, Atina'da, Yunanistan Dışişleri Bakanlığı Temsilcisi Kumuçakos, 2006 yılı sonuna kadar AB karşısındaki yükümlülüklerini uygulamaması halinde "Türkiye'ye yönelik bir çeşit cezanın olması gerektiğini" açıkladığı, Türkiye ve Kıbrıs ile ilgili durumda olduğu gibi, AB'ye üye olmaya aday bir ülkenin, Avrupa topraklarında asker bulundurmasını paradoks olarak nitelendirdiği. sonuç olarak Yunanistan ile Rum Kesiminin tezlerinin net ve yanlış yorumlara yer vermeyecek içerikte bulunduğu, Türkiye’nin ya AB karşısındaki yükümlülüklerini yerine getireceği ya da uyum sağlamamanın sonuçlarına boyun eğeceği ileri sürülmektedir.

Alithia gazetesinin "Papadopulos Tren Kazası Öngörüyor" başlıklı haberinde, Papadopulos’un, yaptığı açıklamada "Türkiye’nin, diğer ciddi iç eksiklikleri yanında, AB yükümlülüklerini yerine getirme konusundaki siyasi istekliliğinde eksiklikler bulunması durumunda, AB ile olan ilişkilerinde gerçekten sorunlar çıkması ve iki trenin çarpışması ihtimali ortaya çıkar (…) Gereken yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda Türkiye’nin AB sürecinin kesintiye uğramadan devam etmesinin desteklenmesinin yasal olmadığına inanıyorum." dediği aktarılmaktadır.

Haravgi gazetesinin "Lillikas, Fransa Temaslarından Memnun" başlıklı haberinde, GKRY Dışişleri Bakanı Lillikas’ın, Fransa’nın Avrupa İşlerinden Sorumlu Bakanı Cathrine Colona ile Paris’te gerçekleştirdiği görüşmenin sonuçlarından oldukça memnun olduğunu, Fransa’nın, Türkiye-AB ilişkilerinde krizin önlenmesi amacıyla Finlandiya’nın girişimini destekleyeceğini, Türkiye’nin AB rotasında kalmasını, bunu da Türkiye’nin gerekli reformları ve yükümlülükleri yerine getirmesi koşuluna bağlı olarak istediklerini bunların ileriye götürülmesi durumunda Türkiye’nin üyelik sürecini destekleyeceklerini söylediği dile getirilmektedir.

 

Kaynak: Dünya Bülteni ve BBC

banner53
Yorumlar (0)
28
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?