banner15

İsrail'den İran karşıtı kampanya atağı

İngiltere, casus Litvinenko'nun katil zanlısının Rusya'dan iadesini istemeye hazırlanıyor. İsrail, İran'a karşı uluslararası kampanya başlatıyor. Parayla barış olur mu? Ve ışın silahının olası riskleri.

İsrail'den İran karşıtı kampanya atağı

Guardian gazetesi geçen yıl öldürülen eski KGB casusu Aleksander Litvinenko'nun katil zanlısını, İngiltere hükümetinin Rusya'dan istemeye hazırlandığını duyuruyor.

Aleksander Litvinenko polonyum-210 denen, son derece radyoaktif bir maddeyle zehirlenmişti.

Guardian'a göre savcılık, Litvinenko'nun Londra'da 1 Kasım'da buluştuğu Rus işadamı Andrey Lugovoy'u resmen suçlamaya hazırlanıyor.

Üstelik bunun diplomatik bir bedeli olacağını da bilerek.

Üst düzey bürokratların verdiği bilgiye göre İngiltere hükümeti, iade talebinden sonra Moskova'yla ilişkilerde soğukluk yaşanmasını bekliyor.

Karşılığında Rusya'nın, Londra'ya iltica etmiş milyarder işadamı Boris Berezovski'nin iadesini isteyeceğine eminler.

Suçlanması beklenen 41 yaşındaki Andrey Lugovoy ise eski bir KGB koruması.

Cinayetle ilgisi olmadığını defalarca yineleyen Lugovoy, dün gece de Guardian'a "Suçlu değilim. İademin isteneceğini de bilmiyordum" dedi.

Lugovoy bundan önce de karısı ve çocuklarında da polonyum izine rastlandığını hatırlatarak, onları asla riske atmayacağını söylemişti.

'Katil de ölecek'

Independent gazetesiyse, öldürülen casus Litvinenko'nun bir dostunun kehanetine yer vermiş.

"Litvinenko'nun katili üç yıla kadar ölecek" diyor bu kaynak.

Kendisi de İngiltere'ye kaçmış eski bir casus olan Oleg Gordievski, zehiri veren kişi her kimse onun da öldürücü dozda polonyum aldığına ve üç yıl içinde öleceğine emin olduğunu söylemiş.

Gordievski katilin az önce adı geçen Andrey Lugovoy'dan bir başkası olduğunu tahmin ediyor olacak ki, zehirin verildiği toplantıda bulunan Lugovoy ile diğer Rus işadamının da beş yıla kadar kan kanserinden öleceğini kaydetmiş.

İsrail'den İran kampanyası

Yine Guardian'a dönüyoruz, bu kez de Orta Doğu'dan bir haber: Gazeteye göre İsrail, İran'ı dünya piyasalarından silmek için yeni bir atılım başlatıyor.

Buna göre İran'la doğrudan iş yapan 70 kadar şirkete yatırım yapan Amerikalı fon yöneticileri hedef alınacak ve yatırımlarını çekmeleri için baskı uygulanacak.

Ayrıca İran'ın petrol sektörüyle çalışan uluslararası bankalara da baskılar geliyor.

Guardian'a göre amaç, apartheid, yani ırk ayrımcılığı döneminde Güney Afrika Cumhuriyeti'ne uygulanan boykotun bir benzerini başlatmak ve İran'ı ekonomik olarak zayıflatmak.

Aynı zamanda, dünya kamuoyunu da askeri saldırı seçeneği için yumuşatmak.

Gazeteye göre İsrail bununla da yetinmeyecek.

Yahudi soykırımını reddeden, İsrail'in haritadan silinmesini isteyen Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad'a uluslararası mahkemelerde davalar açılacak.

Kampanyayı yürütecek isim olan Likud lideri Benyamin Netanyahu'nun, bu amaçla dün Londra'ya geldiği belirtiliyor.

Guardian bu haberi verdikten sonra yorum sayfasındaki baş makalesini de aynı konuya ayırmış.

Gazete, bu hafta Herzliya'daki yıllık konferanslarında buluşan İsrailli savunma ve istihbarat uzmanlarının, iki yeni bölgesel süper gücün doğmakta olduğunda görüş birliği yaptığını söylüyor: İran ve Türkiye.

İsralli uzmanlar bu iki güçten İran'ın, İsrail için varoluşsal bir tehdit oluşturduğuna emin.

Gazeteye göre İsrail yine kendine amansız bir düşman bulmuş görünüyor.

Ancak Guardian'a göre, bu düşmana karşı büyük adımlar atacağına işin temeline inse ve Filistinliler için küçük adımlar atarak barışı getirse, çok daha rahat eder.

Lübnan, çatışma ve para

Sırada yine bir Orta Doğu değerlendirmesi var, bu kez konu Lübnan.

Independent gazetesinin deneyimli Lübnan muhabiri Robert Fisk, "Lübnan'daki bölünmeleri parayla yok edemezsiniz" diyor.

Kastı, dün Paris'te yapılan uluslararası yardım konferansında ülkeye yeniden yapılanması için önerilen 7 milyar 600 bin dolarlık bağış ve kredi.

"Keşke parayla barış satın alınabilseydi" diyor Fisk, "Yoksa dün Paris'te Lübnan başbakanına verdiğiniz milyarlar, Amerika'nın düşmanı Hizbullah'ı Beyrut'ta giderek şiddetlenen sokak çatışmalarında yenmesine yardım etmek için miydi?"

Independent'taki yazı özetle şöyle devam ediyor:

"Çünkü bu konferansın yapıldığı saatlerde, Lübnan askerleri başkentte şu ana dek görülen en büyük sekter çatışmayı kontrol altına almaya çalışıyordu. En azından dört öğrenci, ki biri hükümeti destekleyen bir Sünni'ydi, öldürüldü.

"Dün bir ara Hizbullah ve Emel örgütlerine üye BİNLERCE Şii, Lübnan'ın güney mahallelerinden kamyonlarla Şii ve Sünni öğrencilerin çatışmakta olduğu Lübnan Arap Üniversitesi'nin kampüsüne taşınıyordu. Ordu, saatlerce olayları durduramadı."

Işın silahı tehlikesiz mi?

Son haberimiz, yine Guardian'dan.

Amerikan ordusunun dün tanıttığı yüksek ısı yayan ışın silahının gerçekten de tehlikesiz olup olmadığını sorguluyor gazete.

Amerikalılar bu ışınların yanıklara yol açmadığını, sadece bir anlık ısı hissi vererek kurbanın kaçmasını sağladığını söylüyor.

Etkisini 'sıcak bir ampule dokunmaya' benzettikleri bu silahı, kalabalıkları dağıtmak gibi amaçlarla kullanacaklarını belirtiyorlar.

Ancak Guardian'ın görüşüne başvurduğu İngiliz ve Alman uzmanlar kuşkulu.

Deneyler yapılırken deneklere birkaç saniyeden fazla ışın verilmediğini hatırlatıyorlar ve 'silah daha uzun süre tutulursa 2. ya da 3. derece yanıklar olabileceğini, bunun da ölüme kadar gidebileceğini' savunuyorlar.

Kaynak: BBC

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35